İçeriğe atla

Anunnaki

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Anunnaku sayfasından yönlendirildi)

Karakteristik boynuzlu taç giyen Antik Mezopotamya tanrılarını tasvir eden bakır alaşımlı dört temel heykelciği (MÖ y. 2130)

Anunnaki (Sümerce 𒀭𒀀𒉣𒈾 ayrıca Anunaki, Anunna, Ananaki ve farklı varyasyonlarda da yazılır), antik Sümer, Akad, Asur ve Babillerin mitolojik geleneklerinde ortaya çıkan bir tanrı grubudur.[1] Kaç Anunnaki olduğu ve hangi rolü üstlendiklerine dair açıklamalar hem değişkenlik gösterir hem de çoğu zaman tutarsızdır. Akad öncesi dönemden kalma en eski Sümer yazılarına göre Anunnaki, panteondaki en güçlü tanrılardır; gök tanrısı An ile yer tanrıçası Ki'nin torunlarıdır, asıl işlevleriyse insanlığın yazgısını belirmektedir.

İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'nde Anunnaki, yeraltı dünyasında Ereşkigal'ın tahtının önünde oturan yedi yargıç olarak resmedilmiştir. Gılgamış Destanı gibi sonraki Akadca metinlerde de bu betimleme sürdürülür. Eski Babil döneminde Anunnaki'nin yeraltı dünyasının kitonik tanrıları olduğuna inanılırken göklerin tanrılarıysa İgigi olarak bilinirdi. Antik Hititler, Anunnaki'yi genç tanrılar tarafından devrilip yeraltı dünyasına sürülen en eski tanrı nesli olarak tanımlamıştır. Anunnaki, Zecharia Sitchin ve Erich von Däniken'in kitapları gibi çağdaş sözde arkeolojik eserlerde kullanılmıştır.

Bitki tanrıçasını (muhtemelen Ninhursag) ve etrafında ona tapınanları tasvir eden Akad silindir mührü (y. MÖ 2350-2150)

Anunnaki ismi, Sümer gök tanrısı An'dan türemiştir.[2] İsim, "da-nuna", "da-nuna-ke4-ne" ya da "da-nun-na" şeklinde çeşitli biçimlerde yazılmış ve "soylu çocuklar" ya da "An'ın çocukları" anlamına gelmektedir.[1]

Anunnaki'nin, An ve eşi yer tanrıçası Ki'nin çocuğu olduğuna inanılmaktadır.[1] Samuel Noah Kramer, Ki'yi Sümerlerin ana tanrıçası Ninhursag ile özdeşleştirir.[3][4] Anunnaki'nin en büyüğü, hava tanrısı[5] ve Sümer panteonunun baş tanrısı Enlil'dir.[6] Sümerler, Enlil doğana kadar gök ve yerin birbirinden ayrılmadığına inanmaktadır.[7] Daha sonra, Enlil yerden göğü ayırır,[7] babası An göğü ele geçirirken Enlil yeri ele geçirir.[8]

Tapınma ve ikonografi

[değiştir | kaynağı değiştir]

Anunnaki'ye esas olarak edebî metinlerde değinilmiştir[9] ve onlara özgü ayrı bir kültün varlığına dair çok az kanıt ortaya çıkarılmıştır.[9][10] Bu durum, Anunnaki'nin her bir üyesinin, diğerlerinden bağımsız olarak, kendi kültüne sahip olmasından kaynaklanmaktadır.[11] Benzer bir şekilde üyelerin bireysel olarak birkaç tasviri belirlenmesine karşın,[11] Anunnaki'nin bir grup hâlinde temsil edildiği bir tasvir henüz keşfedilmemiştir.[11] Antik Mezopotamya'daki tanrıların neredeyse tamamı insan biçimlidir.[12] İnsanüstü güçlere[12] ve genellikle devasa fiziki büyüklüklere sahip oldukları düşünülmüştür.[12] Tanrılar tipik olarak "onları ürkütücü bir ihtişam içinde gösteren" belirsiz bir madde olan melam giymekteydi.[13] Melam ayrıca kahramanlar, krallar, devler ve hatta ifritler tarafından da giyilebilirdi.[14] Bir tanrının melam'ını görmenin insan üzerindeki etkisi ni (tenin ürpertisi için kullanılan bir kelime) olarak tanımlanmaktaydı.[15] Tanrılar, neredeyse her zaman üst üste binmiş yedi öküz boynuzu çiftinden oluşan[16] boynuzlu başlıklarla tasvir edilmişti.[17][18] Ayrıca bazen, dekoratif altın ve gümüş süslemeli giysiler giymişlerdi.[18]

Antik Mezopotamyalılar, tanrılarının gökte yaşadıklarına inansa da[19] tanrı heykellerinin, tanrıların bizzat fiziksel birer simgesi olduğuna inanmaktaydı.[19][20] Bu nedenle, tapınılan heykellere sürekli özen ve ilgi gösterilmiş,[19][21] bu heykellere bakmaları için bir grup rahip görevlendirilmişti.[22] Bu rahipler, heykelleri giydirir[20] ve "yemek yiyebilmeleri" için önlerine yiyecek koyardı.[19][21] Bir tanrıya ait tapınağın, tanrının gerçekten de yaşadığı yer olduğuna inanılıyordu.[23] Tanrıların tekneleri vardı ve bu tekneler, normalde tanrıların tapınaklarında saklanan, çeşitli dinî bayramlarda tapınma heykellerini su yolları boyunca taşımak için kullanılan tam boyutlu mavnalardı.[24] Tanrılar ayrıca tapınma heykellerini kara yoluyla taşımak için kullanılan savaş arabalarına da sahipti.[25] Bazen tanrının kült heykeli, savaşın gidişatını izleyebilmesi için savaşın bulunduğu yere taşınınabilirdi.[25] Anunnaki'yi de içeren Mezopotamya panteonunun büyük tanrılarının, tüm kararların verildiği "tanrıların meclisine" katıldığına inanılıyordu.[17] Bu meclis, Üçüncü Ur Hanedanlığı döneminde var olan yarı demokratik yasama sisteminin ilahi bir karşılığı olarak görülmüştü.[17]

İnanna, Utu, Enki ve İsimud'u tasvir eden y. MÖ 2300'e tarihlenen Akad silindir mührü

Anunnaki teriminin bilinen en eski kullanımları, Gudea egemenliği ile Üçüncü Ur Hanedanlığı döneminde yazılmış olan yazıtlardan gelmektedir.[9][11] Ulaşılan en eski metinlerde, gök tanrısı An'ın soyundan gelenler olarak, Sümer panteonundaki en güçlü ve önemli tanrılara bu terim uygun görülmüştür.[9][26] Bu tanrı grubu muhtemelen An, Enlil, Enki, Ninhursag, Nanna, Utu ve İnanna'nın dâhil olduğu "yazgıları belirleyen yedi tanrı"yı ihtiva ediyordu.[27]

Bazı tanrılar Anunnaki'nin üyeleri olarak tanımlansa da Anunnaki'nin isimlerinin tam listesi günümüze ulaşmamıştır[11] ve genellikle edebî metinlerde yalnızca bir topluluk olarak adlandırılırlar.[9][11] Dahası, Sümer metinleri Anunnaki tanımlarında tutarsızdır[11] ve Anunnaki'nin kaç tane üyesinin olduğu ya da ilahi işlevlerinin ne olduğu konusunda hemfikir değildir.[9][11] Esasen Anunnaki, muazzam güçlere sahip göksel tanrılar olarak görünmektedir.[11] Enki ve Dünya Düzeni adlı şiirde Anunnaki, Enki'ye "saygısını sunar", onuruna övgü ilahileri söyler, Sümer halkı arasındaki "konutlarını yapmaya başlar"lar.[9][28] Aynı kompozisyon, Anunnaki'nin "insanlığın yazgısını belirlediğini" birçok kez belirtir.[9]

Neredeyse Sümer panteonundaki her büyük tanrı, belirli bir şehrin koruyucusu olarak kabul edilmiş[29] ve o şehrin çıkarlarını koruması beklenmiştir.[29] Tanrının, o kentin tapınağında kalıcı olarak yaşadığına inanılmıştır.[30] Bir metin, Eridu şehriyle ilişkili elli kadar Anunnaki'den bahseder.[1][31] İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'nde yeraltı dünyasında ikamet eden ve yargıçlık yapan sadece yedi Anunnaki mevcuttur.[9][32] İnanna, yeraltı dünyasını ele geçirme girişiminden ötürü bunların önünde yargılanır[9][32] ve aşırı gurur yüzünden suçlanarak ölüme mahkûm edilir.[32]

Sümer mitolojisindeki büyük ilahlar, belirli gök cisimleriyle ilişkilendirilmiştir.[33] İnanna'nın Venüs gezegeni olduğuna,[34][35] Utu'nun Güneş olduğuna,[35][36] Nanna'nın ise Ay olduğuna inanılmıştır.[35][37] An, gök ekvatorunun tüm yıldızları; Enlil, kuzey gökyüzünün yıldızları; Enki, güney gökyüzünün yıldızları olarak tanımlanmıştır.[38] Enlil'in göksel yörüngesinin yolu, kuzey göksel kutbunun etrafında sürekli, simetrik bir çemberdi.[39] An ve Enki'nin çeşitli noktalarda kesiştiğine inanılmaktaydı.[40]

Akad, Babil ve Asurlar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Hürmet, iyiliğe yol açar; fedakârlık, ömrü uzatır; dua, suçluluk duygusunu telafi eder. Tanrılardan korkan kişi kaybolmaz. (...) Anunnaki'den korkan [gününü] uzatır.

—Babil ilahisi[41]

Babillilerin ulusal tanrısı Marduk'u tasvir eden bir figür, Babilliler ve Asurlular tarafından Anunnaki'nin önde gelen bir üyesi olarak görülmüştür.

MÖ 2. binyıla ait Akad metinlerinde Annunaki, İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'ndekiyle benzer bir şekilde betimlenir ve kitonik yeraltı tanrıları olarak gösterilir. MÖ 2. binyılın başında yazılan İnanna'nın İnişi'nin kısaltılmış Akadca versiyonunda, yeraltı dünyasının kraliçesi Ereşkigal, "Anunnaki ile su içtiğini" söyler.[42] Aynı şiirde daha sonra Ereşkigal hizmetçisi Namtar'a Anunnaki'yi Egalgina'dan getirmesini, "eşik basamaklarını mercanla süslemesini" ve "onları altın tahtlara oturtmasını" emreder.[43]

Birinci Babil Hanedanlığı döneminde İgigi olarak bilinen yeni bir tanrılar topluluğu ortaya çıktı.[44] Anunnaki ve İgigi arasındaki ilişki belirsizdir.[11] Bazı durumlarda, bu iki zümre eş anlamlı olarak kullanılıyor gibi görünse de[9][11] Erra'nın Şiiri gibi diğer yazılarda, ikisi arasında bariz bir ayrım vardır.[9][11] Geç Akad destanı Atra-Hasis'te İgigi, Anunnaki için hizmet etmeye zorlanan tanrıların altıncı neslidir.[45][46] Kırk günün ardından İgigi başkaldırır ve Anunnaki'nin bir üyesi olan tanrı Enki, onların yerine insanları yaratır.[45][46]

Orta Babil Dönemi'nden itibaren Anunnaki adı genellikle yeraltı dünyasının tanrıları için kullanılırken[1] İgigi adıysa göksel tanrılar için kullanıldı.[1] Bu dönemde, yeraltı tanrıları Damkina, Nergal ve Madānu, Antik Babil'in ulusal tanrısı Marduk ile birlikte Anunnaki'nin en güçlüleri olarak listelenmişti.[1]

Standart Akadcayla yazılmış olan Gılgamış Destanı'nda Büyük Tufan'dan kurtulan ölümlü Utnapiştim, fırtına yaklaşırken toprağı alevlendiren Anunnaki'yi Yeraltı Dünyası'nın yedi yargıcı olarak tanımlar.[47] Daha sonra, tufan geldiğinde İştar (İnanna'nın Doğu Sami dilindeki karşılığı) ve Anunnaki insanlığın yok edilmesine yas tutar.[9][48]

Babilce yazılan Enûma Eliš'te Marduk, Anunnaki'yi görevlerine atar.[49] Destanın daha sonra yazılmış başka bir Babilce versiyonunda 600 yeraltı dünyası Anunnaki'sinden ve 300 gökyüzü Anunnaki'sinden bahsedilir, bu da karmaşık bir yeraltı dünyası kozmolojisinin varlığını gösterir.[1] "Yüce Tanrılar" Anunnaki, minnet borcu olarak Marduk, Ea ve Ellil'e adanmış "görkemli" bir tapınak olan Esagila'yı inşa eder.[50] MÖ sekizinci yüzyıl Erra'nın Şiiri'nde Anunnaki, Tanrı Nergal'ın erkek kardeşleri olarak tanımlanır ve insanlığa karşı düşman olarak tasvir edilir.[9]

Yeni Asur İmparatorluğu (MÖ 911-612) dönemine ait ağır hasarlı bir metinde Marduk, Anunnaki'den oluşan ordusunu kutsal Nippur şehrine doğru yönlendirir ve kargaşaya sebep olur.[51] Bu kargaşa, bir sele neden olur ki bu da yerleşik Nippur tanrılarını Eşumeşa tapınağında Ninurta'ya sığınmasına mecbur bırakır.[51] Enlil, Marduk'un yaptıklarına sinirlenerek Eşumeşa'nın tanrılarına Marduk ile diğer Anunnaki'yi tutsak olarak tutmalarını emreder.[51] Anunnaki yakalanır[51] ancak Marduk, Muşteşirhablim'i Eşumeşa tanrılarına isyan etmek için görevlendirir ve habercisi Neretagmil'i okuryazarlık tanrısı Nabu'yu uyarması için gönderir.[52] Eşumeşa tanrıları Nabu'nun konuşmasını duyduğunda onu aramak için tapınaklarından çıkar.[53] Marduk, Eşumeşa tanrılarını yener ve Enlil'in de aralarında bulunduğu 360 tanesini savaş esiri olarak ele geçirir.[53] Enlil, Eşumeşa tanrılarının masum olduğunu iddia eder bundan ötürü Marduk, onları Anunnaki'nin önünde yargılar.[53] Metin, Damkianna'dan (Ninhursag için başka bir isim) tanrılara ve insanlığa bir uyarısı ile biter ve Anunnaki ile Eşumeşa tanrıları arasındaki savaşın tekrar edilmemesini ister.[53]

Hurri ve Hititler

[değiştir | kaynağı değiştir]
Yazılıkaya'da bulunan Antik Hitit kabartmasında, Hititler tarafından Mezopotamyalı Anunnaki olarak tanımlanan[54][55] Yeraltı Dünyası'nın on iki tanrısı tasvir edilmektedir.[56]

Hurri ve Hititlerin mitolojilerinde en eski tanrıların, genç tanrılarca tanrıça Lelvani'nin hükmettiği[57] Yeraltı Dünyası'na sürüldüğüne inanılırdı.[54][57] Hititli yazıcılar, Anunnaki'ye tanrısallık atfetmişlerdir.[54][55] Öyle ki Antik Hurricede Anunnaki, "sabık antik tanrılar" anlamında karuileş şiuneş olarak ya da "yeryüzü tanrıları" anlamında kattereş şiune olarak anılır.[58] Hitit ve Hurri antlaşmaları, yeminler tutulsun diye sıklıkla eski tanrılar üstüne yapılırdı.[54][58] Bir mite göre tanrılar, taştan dev Ullikummi tarafından tehdit edildi.[59] Böylece sonradan Enki olarak anılacak Ea, eski tanrılara yeryüzü ile gökyüzünü ayırmak için kullanılan silahı bulmalarını buyurdu.[54][60] Silah bulunduğunda da Ullikummi'nin ayaklarını kestiler.[60]

Her ne kadar Hurri ve Hitit metinlerindeki Anunnaki isimleri sık sık değişse de[55] her zaman sekiz üye mevcuttur.[55] Bir Hitit ritüelinde, eski tanrıların isimleri şöyle sıralanır: "İlahi Aduntarri, Zulki, Dünya'nın Efendisi İrpitia, Narā, Namšarā, Minki, Amunki ve Āpi."[55] Eski tanrıların Hurri-Hitit dininde tanımlanabilir bir kültleri yoktu;[55] bunun yerine, Hurriler ve Hititler, toprakta kazılmış bir çukurdaki bir domuz yavrusu kurbanı ayini ile eski tanrılarla iletişim kurmaya çalıştılar.[61] Eski tanrılar genellikle arınma ayini yapmak için çağrıldı.[62]

Eski tanrıların yeraltı dünyasına sürülmesinin Hitit anlatımı, daha sonraları Yunan şair Hesiodos'un Theogonia eserinde Titanların Olimposluları devirmesi anlatımının kaynağı oldu.[63] Yunan gök tanrısı Uranüs (adı "Gök" anlamına gelir) Titanların babasıdır[64] ve Anu'nun Hitit versiyonundan türetilmiştir.[65] Hesiodos'un anlatımında Uranüs, Hitit hikâyesindeki Anu'nun oğlu Kumarbi gibi[66] oğlu Kronos tarafından hadım edilmiştir.[67]

Sözde arkeoloji

[değiştir | kaynağı değiştir]

1968'de Tanrıların Arabaları ile başlayarak yayımlanan bir kitap serisinde İsviçreli sözde arkeolog Erich von Däniken, dünya dışı "antik astronotlar"ın tarih öncesi dünyayı ziyaret ettiğini iddia etti. Von Däniken, dinlerin kökeninin dünya dışı yaşamla temastan kaynaklandığı iddia ederek Sümer metinlerini ve Eski Ahit'i delil olarak gösterdi.[68][69][70]

1976 tarihli The Twelfth Planet (lit. On İkinci Gezegen) kitabında Rus-Amerikan yazar Zecharia Sitchin, Anunnaki'nin aslında, yaklaşık 500 bin yıl önce keşfedilmemiş Nibiru gezegeninden dünyaya gelen gelişmiş insansı dünya dışı bir tür olduğunu ve gezegenin kıymetli maden açısından zengin olduğunu keşfettikten sonra altın madenciliği yapmak için bir operasyon üssü inşa ettiğini iddia etti.[68][69][71] Sitchin'e göre Anunnaki, köle madenci türü insanlar yaratmak için tüp bebek yöntemiyle kendi türleri ile Homo erectus'u melezleştirdi.[68][69][71] Sitchin, Antarktika'daki buzullar eridiğinde Anunnaki'nin geçici olarak dünyanın yüzeyini ve yörüngesini terk etmek zorunda kaldığını ve bu erimenin Anunnaki'nin dünyadaki üslerini de yok eden Büyük Tufan'a neden olduğunu iddia etti.[72] Bunlar yeniden inşa edilmeliydi; bu büyük uğraş için daha fazla insana ihtiyaç duyan Anunnaki, insanlığa tarımı öğretti.[72]

Ronald H. Fritze, Sitchin'e göre, "Annunaki'nin, antik astronot teorisyenlerinin son derece ileri teknolojileri olmadan bunları inşa etmenin imkânsız olduğunu düşündüğü, piramitler ve dünyanın dört bir yanındaki diğer tüm anıtsal yapıları inşa ettiğini" yazdı.[68] Sitchin, The Stairway to Heaven (1980, lit. Cennet'e Merdiven) ve The Wars of Gods and Men (1985, lit. Tanrılarla İnsanların Savaşı) gibi daha sonraki çalışmalarında bu anlatımı genişletti.[73] The End of Days: Armageddon and the Prophecy of the Return (2007, lit. Günlerin Sonu: Armageddon ve Dönüş Kehaneti) adlı çalışmasında Sitchin, Anunnaki'nin Mezoamerikan Uzun Sayım takviminin sonuna karşılık gelen 2012 yılı gelir gelmez, dünyaya döneceği tahmininde bulundu.[74][73] Sitchin'in yazıları ana akım tarihçiler tarafından tamamıyla reddedildi, kitapları sözde arkeoloji olarak nitelendirildi.[75] Bu tarihçiler, Sitchin'in, Sümer metinlerini bağlamlarından kopararak alıntılamak, alıntıları kısaltmak ve Sümerce sözcükleri yanlış çevirerek kabul edilmiş tanımlarından tamamen farklı anlamlar vermek suretiyle kasıtlı olarak çarpıttığını öne sürdü.[76]

Özel
  1. ^ a b c d e f g h Black & Green 1992, s. 34.
  2. ^ Leemings, David (2009). The Oxford Companion to World Mythology (İngilizce). Oxford University Press. s. 21. ISBN 978-0-19-538708-7. 
  3. ^ Kramer 1961, s. 41.
  4. ^ Kramer 1963, s. 122.
  5. ^ Coleman, J. A.; Davidson, George (2015). The Dictionary of Mythology: An A-Z of Themes, Legends, and Heroes (İngilizce). Londra, İngiltere: Arcturus Publishing Limited. s. 108. ISBN 978-1-78404-478-7. 
  6. ^ Kramer 1983, ss. 115-121.
  7. ^ a b Kramer 1961, ss. 72-73.
  8. ^ Kramer 1961, ss. 72-75.
  9. ^ a b c d e f g h i j k l m n Leick 1998, s. 8.
  10. ^ Falkenstein, A. (1965). Die Anunna in der sumerischen Überlieferung. Assyriological Studies (Almanca). ss. 127-140. 
  11. ^ a b c d e f g h i j k l Brisch, Nicole (2016). Anunna (Anunnaku, Anunnaki) (a group of gods). Ancient Mesopotamian Gods and Goddesses (İngilizce). University of Pennsylvania Museum. 3 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2019. 
  12. ^ a b c Black & Green 1992, s. 93.
  13. ^ Black & Green 1992, ss. 93-94.
  14. ^ Black & Green 1992, ss. 130-131.
  15. ^ Black & Green 1992, s. 130.
  16. ^ Black & Green 1992, s. 102.
  17. ^ a b c Black & Green 1992, s. 98.
  18. ^ a b Nemet-Nejat 1998, s. 185.
  19. ^ a b c d Black & Green 1992, s. 94.
  20. ^ a b Nemet-Nejat 1998, s. 186.
  21. ^ a b Nemet-Nejat 1998, ss. 186-187.
  22. ^ Nemet-Nejat 1998, ss. 186-188.
  23. ^ Black & Green 1992, s. 174.
  24. ^ Black & Green 1992, ss. 44-45.
  25. ^ a b Black & Green 1992, s. 52.
  26. ^ Katz, D. (2003). The Image of the Underworld in Sumerian Sources (İngilizce). Bethesda, Maryland: CDL Press. s. 403. 
  27. ^ Kramer 1963, ss. 122-123.
  28. ^ Kramer 1963, s. 180.
  29. ^ a b Nemet-Nejat 1998, s. 179.
  30. ^ Nemet-Nejat 1998, s. 187-189.
  31. ^ Edzard, D. O. (1965). Mesopotamien. Die Mythologie der Sumerer und Akkader. Wörterbuch der Mythologie, erste Abteilung (İngilizce). I. ss. 17-140. 
  32. ^ a b c Wolkstein & Kramer 1983, s. 60.
  33. ^ Nemet-Nejat 1998, ss. 201-203.
  34. ^ Black & Green 1992, ss. 108-109.
  35. ^ a b c Nemet-Nejat 1998, s. 203.
  36. ^ Black & Green 1992, ss. 182-184.
  37. ^ Black & Green 1992, s. 135.
  38. ^ Rogers, John H. (1998). Origins of the Ancient Astronomical Constellations: I: The Mesopotamian Traditions. Journal of the British Astronomical Association (İngilizce). 108. Londra, İngiltere: The British Astronomical Association. s. 13. Bibcode:1998JBAA..108....9R. 
  39. ^ Levenda 2008, s. 29.
  40. ^ Levenda 2008, ss. 29-30.
  41. ^ Leick 2003, s. 100.
  42. ^ Dalley 1989, s. 156.
  43. ^ Dalley 1989, s. 159.
  44. ^ Black & Green 1992, s. 106.
  45. ^ a b Leick 1998, s. 85.
  46. ^ a b Leick 2003, s. 96.
  47. ^ Dalley 1989, ss. 112.
  48. ^ Dalley 1989, s. 113.
  49. ^ Pritchard 2010, ss. 33-34.
  50. ^ Pritchard 2010, s. 34-35.
  51. ^ a b c d Oshima 2010, s. 145.
  52. ^ Oshima 2010, ss. 145-146.
  53. ^ a b c d Oshima 2010, s. 146.
  54. ^ a b c d e Leick 1998, s. 141.
  55. ^ a b c d e f Collins 2002, s. 225.
  56. ^ Collins 2002, s. 228.
  57. ^ a b Van Scott, Miriam (1998). The Encyclopedia of Hell: A Comprehensive Survey of the Underworld (İngilizce). New York, NY: Thomas Dunne Books/St. Martin's Griffin. s. 187. ISBN 0-312-18574-X. 
  58. ^ a b Archi, Alfonso (1990). The Names of the Primeval Gods. Orientalia. NOVA (İngilizce). 59. Roma, İtalya: Gregorian Biblical Press. s. 114. JSTOR 43075881. 
  59. ^ Puhvel 1987, ss. 25-26.
  60. ^ a b Puhvel 1987, s. 26.
  61. ^ Collins 2002, ss. 225-226.
  62. ^ Collins 2002, ss. 226-227.
  63. ^ Puhvel 1987, ss. 26-27.
  64. ^ Puhvel 1987, ss. 27-29.
  65. ^ Puhvel 1987, ss. 29-30.
  66. ^ Puhvel 1987, ss. 25-26, 29-30.
  67. ^ Puhvel 1987, ss. 27-30.
  68. ^ a b c d Fritze 2016, s. 292.
  69. ^ a b c Robertson, David G. (2016). Cox, James; Sutcliffe, Steven; Sweetman, William (Ed.). UFOs, Conspiracy Theories and the New Age: Millennial Conspiracism. Bloomsbury Advances in Religious Studies (İngilizce). Londra, İngiltere: Bloomsbury Publishing. ISBN 978-1-4742-5320-8. 
  70. ^ Story, Ronald (1976). The Space Gods Revealed: A Close Look at the Theories of Erich von Däniken (İngilizce). Harper & Row. ss. 3-8. ISBN 0-06-014141-7. 
  71. ^ a b Fritze 2009, s. 212.
  72. ^ a b Fritze 2009, ss. 212-213.
  73. ^ a b Fritze 2009, s. 213.
  74. ^ Robertson 2016.
  75. ^ Fritze 2009, ss. 213-214.
  76. ^ Fritze 2009, s. 214.
Genel

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]