İbşir Mustafa Paşa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
İbşir Mustafa Paşa
Osmanlı Sadrazamı
Görev süresi
28 Ekim 1654 - 11 Mayıs 1655
Hükümdar IV. Mehmed
Yerine geldiği Koca Derviş Mehmed Paşa
Yerine gelen Kara Murad Paşa
Kişisel bilgiler
Ölüm 11 Mayıs 1655
İstanbul

İbşir Mustafa Paşa (d. 1607 - ö. 11 Mayıs 1655) IV. Mehmed saltanatında 28 Ekim 1654 - 11 Mayıs 1655 tarihleri arasında altı ay on dört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Abhaz asıllıdır.[1][2][3] Dayısı, İstanbul'da çıkan büyük bir ayaklanmada Yeniçeriler tarafından öldürülen Sultan II. Osman'ın kanını dava ederek 1622'de Erzurum'da ayaklanan ve Celali ayaklanmacı ilan edilen Erzurum beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa idi. Genç İbşir Mustafa bu ayaklanma sırasında ve Abaza Mehmed Paşa'nın sonraki devlet görevleri sırasında devamlı olarak dayısı maiyetinde bulunmuştur. Eğitimi ve yetişmesi bu şekilde olduğu kabul edilmektedir. Dayısının Celali lideri olarak 1623'de kendine karşı gönderilen Murtaza Paşa ile Şarkikarahisar'da yapıp galip geldiği muharebede de dayısı yanında idi. 1629'da Abaza Mehmed Paşa affedilerek Bosna Valiliği'ne atanınca yine dayısı maiyetinde idi. Dayısı Abaza Mehmed Paşa bundan sonra kısa aralıklarla Budin, Silistre, Özi ve Hotin bölgesi, Kamaniçe ve Dinyester (Turla) Nehri eyalet, yöreler ve civarlarında muhafızlık görevlerine getirilince genç İbşir Mustafa da onun maiyetinde çalışmaya devam etti. Eylül 1633'de Sultan IV. Murat Abaza Mehmed Paşa'ya antlaşma koşullarına uymayan Lehistan'a girmesini emretti. Vidin'de Kırım, Eflak ve Boğdan'dan gelen birliklerle buluşan Abaza Mehmed Paşa Lehistan'a büyük bir akın düzenledi ve bu akında büyük ganimet kazandı. Genç İbşir Mustafa dayısının maiyetinde bu akına da iştirak etti. Ertesi yıl, 1634 yılında dayısı Abaza Mehmed Paşa Rum ve Ermeniler arasında çıkan bir anlaşmazlıkta, Ermenilerden rüşvet alarak onlara çıkar sağladığı gerekçesiyle, Sultan IV. Murat tarafından idam ettirildi.[1]

Bunun üzerine genç İbşir Mustafa İstanbul'a gidip Kemankeş Kara Mustafa Paşa'ya intisap etti. Onun aracılığı ile saraya alındı. Endurun'da yetiştirilip çıkma yaptıktan sonra imrahorluk görevlerine atandı. 1635'de Sultan IV. Murad’ın Revan Seferi’nde ikinci imrahor olarak bulundu. 1638-39'da yine Sultan IV. Murad'ın imrahoru olarak Bağdat Seferi’ne katıldı. Bu seferden döndükten sonra 1639 basında büyük imrâhorluğa yükseltildi.Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; geçersiz isimler, ör. çok fazla (Bkz: Kaynak gösterme)

Nisan 1639’da vezâretle Budin valiliğine tayin edildi. Takiben Silistre valisi; 1640/41de Rumeli Beylerbeyi; 1642'de Maraş Valisi; 1644'de Van Valisi; hemen ardından Musul valisi ve Karaman valisi; 1645'de ikinci defa Budin valisi; 1646'da Şam valisi; 1651'de Halep valisi olarak atandı. Halep valisi iken devlete muhalefet etmiş hatta Celali olarak tanınmıştır ama sonunda devletle anlaşma yolunu seçti.Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; geçersiz isimler, ör. çok fazla (Bkz: Kaynak gösterme)[1]

1647'de Sultan İbrahim'in Sivas Valisi Varvar Ali Paşa'dan İbşir Mustafa Paşa'nın güzelliği ile meşhur olan karısını istettiği, Varvar Ali Paşa'nın da "Bir Müslümanın nikahlı karısını sultan bile olsa bir başkasına nasıl teslim edeyim" dediği ve daha sonraki isyanında bu olayın da payı olduğu bilinir. Aynı yıl diğer bir Celali isyanı Hamiteli'nde (modern Isparta ve civarı) Haydaroğlu Mehmed tarafından başlatıldı. Bu iki Celali isyanı üzerine Anadolu'ya gönderilien askeri güçlerin serdarlığı Sivas valisi unvanı da verilen İbşir Mustafa Paşa'ya verildi. İbşir Mustafa Paşa önce Hamideli'ye Haydaroğlu Mehmed üzerine yürüyüp bu Celali eşkiyayı tepeledi. Sonra Sivas'a Varvar Ali Paşa'nın üstüne yöneldi. Önce isyan eden Varvar Ali Paşa'ya nasihatte bulunup onu isyanı bıraktırmaya çalıştı. Fakat isyan devam edince Varvar Ali Paşa'ya katılma bahanesi ile yaklaşarak, onu yakalayarak 20 Mayıs 1648'de idam ettirip kellesini İstanbul'a göndermiştir. Bu Celali tenkil seferinde Varvar Ali Paşa tarafındna yakalanıp tutuklanan Karaman Valisi Köprülü Mehmed Paşa ve diğer vezirleri de hapisden kurtardı.[1][3]

1649 yılında yine Sivas valisi unvanı ile yeni bir Celalı tenkil ordusu başında önce Celali isyancısı Gürcü Nebiʼ'nin isyanını bastırmak için ve takiben de Nogay Paşa oğlu Aslan Paşa'yı elemine etmek üzere sefere gönderildi.[1]

1649 yılı sonlarında Şam eyaletine vali gönderildi. Burada Dürzi reisleri arasında Sayda ve Beyrut mukataası sorunu nedeniyle anlaşmazlıklar çıkmıştı. Bu sorunu hal etmek için Dürziler üzerine yürüdü. Fakat Şam halkı ona destek vermemişti. Yapılan silahlı çatışmalarda Dürzî şeyhleri Şam valisi İbşir Mustafa Paşa'nın birliklerine galip geldiler ve bu çatışmada vali İbşir Mustafa Paşa'yaralandı.[1]

1650 yılı sonunda tekrar Halep valiliğine atandı. Ama çok geçmeden tekrar Sivas valiliğine tayin edildi. Bu görevle Celalı isyancı Abaza Hasan’ı tenkil etme icin serdarlık görevi de verildi. Fakat hem vali hem de isyancı Abhaz asıllı olduğu için bu sakıncalı görülüp İbşir Mustafa Paşa'dan bu görevden alındı ve serdarlık Katırcıoğlu Mehmed Paşa'ya verildi. İbşir Mustafa Paşa'yı Bağdad valiliğine tayin etme düşünülmekte idi.

Fakat İbşir Mustafa Paşa buna çok kızıp alındı. Kızgınlığından kendini celali isyancı ilan etti. Sivas'da isyancı olan Abaza Hasan ile anlaştı. Onunla birlikte bir isyancı sekban ordusu topladı. Bu Celali isyancı sekban ordusu başında İbşir Mustafa Paşa ve Abaza Hasan batıya doğru yürüyüşe geçtiler. Ankara ve Eskişehir bu celali gücüne düştü. Buralarda bulunan devlet ilerigelenleri öldürüldü ve bu iki celali komutanı altında yeni bir yönetim sistemi kurulmaya başlandı. Civar yörelere özel tuğralı emirler gönderildi ve tüm civar yerleşkelere mütesellimler tayin edildi. Osmanlı Devleti'nin Anadolu'da bu yeni celali yönetimine karşı koyup elemine edecek gücü bulunmadığı aşikardı. Merkezi İstanbul yönetimi bu iki isyancı celali komutanı ile anlaşma yolunu seçtiler. Yapılan konuşmalardan sonra İbşir Mustafa Paşa'ya Halep valiliği ve Abaza Hasan'a da Türkmen Ağalığı verildi ve bu sorun hal yoluna girdi.[1]

İbşir Mustafa Paşa yeniden vali olduğu Halep'e büyük bir törenle giriş yaptı. Hemen devlet idaresini iyileştirmek amacı ile bir seri devlet yönetimi reformu yapıp uygulamaya koydu. İlk olarak bu eyalette bulunan ve birbirleriyle daima zıt ve hatta düşman görünen yerel yeniçeri taifesi ile sipah taifesini barıştırma yoluna koyuldu. "İslah-ı Alem" adı verilen ve yönetim reformlerini içeren bir nizamname hazırlattı. Bu reformların başlıcaları şunlardıː (i)Herbir devlet makamı ehil olana verilecektir.(ii) Rüşvet ve caize kaldırılacaktır. (iii) Beylerbeyi, sancak beyleri ve kadılar bir yerde 3 yıl hizmet etmeden azledilip başka bir yere tayin edilmeyeceklerdir, (iv) Sikke taşhisi kanuna uyarak yapılabilecektir. (v) Tüm devlet işleri şer' ve kanuna göre icra edilecektir. Vali olarak İbşir Mustafa Paşa yerel yeniçeri ve sipahiler taifesini toplayarak onlara bu nizamnameye uyup uygulayacaklarına yemin ettirdi. Daha sonra Bağdat, Diyarbekir, Erzurum, Sivas, Karaman ve Anadolu’daki diğer eyaletlere mektuplar göndererek onları bu "İslah-ı Alem" nizamnamesinden haberdar etti ve bu eyaletlerde de bu nizamnamede ele alınan devlet reformlerının incelenip ve kabul edilmesi için müzerelerde bulunmak üzere 1652 ilkbaharında Maraş yakınında bir toplantı yapmaya davet etti.[1]

Lakin kısa bir süre sonra Halep'de İbşir Mustafa Paşa'nın keyfi idareye başladığı ve halka zulüm ettiği söylentileri yayılıp bu haberler Istanbul'a kadar erişti. Tarhuncu Ahmed Paşa Haziran 1652'de devlet bütçesini inceleyip mali reformlar uygulama amacı ile İstanbul'da sadrazamlığa getirildiği dönemde eyalet harcamalarını da inceleyen merkezi devlet yöneticileri eyaletteki sekbanların ve kapı halkının sayısının indirilip eyalet harcamalarının kısılmasını tavsiye ettiler. Fakat İbşir Mustafa Paşa daha önce Abaza Hasan'la birlikte bir eski celali isyancı olduğu için bunu uygularsa merkezi idarenin kendini katlettireceğinden korkmakta idi ve bu harcama kısıntısı tekliflerini uygulamadı. Diğer tarafından kendi kapı halkı ve sekban liderleri de merkezi İstanbul devleti aleyhinde devamlı kışkırtmalarda bulunmakta idi.[1][3]

Sadrazam olan Koca Derviş Mehmed Paşa felç inmesinden ve Kurban Bayramı beklenildikten sonra Koca Derviş Mehmed Paşa sadrazamlıktan azledildi. Yerine geçecek kişi üzerinde devletin ileri gelenleri arasında büyük çatışmalar olduktan sonra, sonunda o zaman Halep valisi İbsir Mustafa Paşa Sultan IV. Mehmed dönemindin 8. sadrazamı olarak gsedarete atandı. Şadâret mührü Halep'e İbsir Mustafa Paşa’ya gönderildi ve İstanbul'a çağrıldı. Bu görev verilmesinde Ayşe Sultan’ın başağası Mercan Ağa, Dârussaâde Ağası Bayram Ağa ve Şeyhülişlâm Ebûsaid Mehmed Efendi önemli etkenler olmuşlardı. Bu atama ile arzu edilen yeniden büyük bir celalı sorunu ve isyanının çıkmasının önlenmesi idi.[1]Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; geçersiz isimler, ör. çok fazla (Bkz: Kaynak gösterme)

11 Mayıs 1655 gunu Topkapi Saray'inda sadrazam Ibsir Mustafa pasa devlet ricalinin katildigi bir mesveret toplantisi duzenledi. Bu toplantıda devlet ricâlinden hiç kimse sadrazam lehinde bir şey söylemedi. Bunun üzerine Ibsir Mustafa Paşa seadaret mührü padişaha teslim edip sadrazamlik gorevinden ayrildi. Yerine Kara Murrad Pasa ikinc kez sadrazam olarak gorevlendirildi. Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; geçersiz isimler, ör. çok fazla (Bkz: Kaynak gösterme)

Sedaretten ayrildiktan sonra Ibsir Mustafa Pasa bir muddet hapiste tutuldu. Fakat yeniceri ve sipahi isyancilari bir turlu dagilmadilar. Atmeydaninda to[lanmis bulunan sipahilerin istekleri uzerine 11 Mayıs 1655'de Ibsir Mustafa Pasa idam edildi.[1]

Mezari Çarşıkapı’daki Kemankeş Kara Mustafa Paşa Türbesi dışında bulunmaktaydi. Ama bu turbe ve etrafi 1950li yillar sonlarinda yapilan "imar" faaliyeti ile yol yapilmak amaci ile sonunda bu turbe ve etrafindaki mezarlar istimlak edilip yok edilmistir.[1][4]

Değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

M.Munir Aktepe TDV İslam Ansiklopedisi'nde onun hakkında şu değerlendirmeyi vermektedir:[1]

Devrin kaynaklarında saf, ümmî, leventmeşrep, az konuşan, tasavvufa meyilli, cimri, zalim, cirit ve mızrak kullanmada usta bir kişi olarak belirtil(miştir).

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Son isyandan once Halep sehri harap olmadan İpşir Mustafa Paşa’nın Halep’te Zimmîler mahallesinde cami, han ve dükkânlardan oluşan bir külliyesi bulunmakta idi.[1]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f g h i j k l m n Aktepe, M. Münir (1994)) Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt:22 Sayfa:375-376, İstanbul:TDV. Online:[1]
  2. ^ Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani Cilt:3 Sayfa:110, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383. Online:[2]
  3. ^ a b c Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1954, 6.bas:2011) XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar. Osmanlı Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu. ISBN 9789751600103
  4. ^ Osmanlı tarihi 1566-1789, Anadolu Üniv. yayınları Sayf 69

Dış kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım , XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.408-409
  • Buz, Ayhan, (2009) Osmanlı Sadrazamları, İstanbul: Neden Kitap, ISBN978-975-254-278-5, say.109.
  • Danişmend, İsmail Hami, (2011), İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi 6 Cilt, İstanbul:Doğu Kütüphanesi, ISBN 9789944397681
  • Kayas, Ahnmed. "Mustafa Paşa (İpşir)" (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.2 s.310 ISBN 975-08-0072-9

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Mehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 Cilt:3 Sayfa:110. Online:[3]
  • Aktepe, M. Münir (1994)) Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Cilt:22 Sayfa:375-376, İstanbul:TDV. Online: [4]
Siyasi görevi
Önce gelen:
Koca Derviş Mehmed Paşa
Osmanlı Sadrazamı
28 Ekim 1654 - 11 Mayıs 1655
Sonra gelen:
Kara Murad Paşa