2018-20 Türkiye döviz ve borç krizi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(2018-19 Türkiye döviz ve borç krizi sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

2018-20 Türkiye döviz ve borç krizi, Türkiye'de devam eden ve finansal bulaşma yüzünden uluslararası yansımaları olan bir ekonomik kriz. Türk lirasının değer kaybı, yüksek enflasyon, artan borç ve karşılık gelen kredi temerrütleriyle karakterize olup krizin genel olarak, Türkiye ekonomisindeki yüksek cari açık ve yabancı para borcunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın artan otoriterliği ve faiz politikasına ilişkin alışılmışın dışında fikirleriyle birleştiği düşünülmektedir.[1][2]

Kriz, liranın dalgalanmalar hâlinde büyük oranda değer kaybetmesiyle görünür olmaya başladı ve sonraki aşamada ödenemeyen borçlar ve ekonomik daralma ile daha derin bir boyuta ulaştı. Enflasyon oranı çift hanelerde takılıp kalınca stagflasyon ortaya çıktı. Kriz, kolay kredi ve devlet bütçesiyle desteklenen inşaat sektörü patlamasının yarattığı Erdoğan liderliğindeki ekonomik büyüme döneminin sonunu getirdi.[3]

Etkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

2018 yılı itibarıyla etkisini gösteren Türkiye döviz ve borç krizi, sosyal ve ekonomik olarak en çok döviz kurları ve Merkez Bankasının döviz rezervleri üzerinde hissedilmiştir.

Merkez Bankası'nın verilerine göre, 1 Ocak 2018 tarihinde 3.78 seviyesinde bulunan Dolar kuru, 6 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla 7.30 seviyesine yükselmiştir. Aynı dönemde Avrupa Para birimi Euro ise, 4.54 seviyesinden 8.66 lira seviyesine yükselmiştir.[4]

Yine Merkez Bankasının piyasalar tarafından önemle takip edilen döviz rezervleri de 2018 sonrası önemli düzeyde düştü. 2018 yılı Ocak ayında Merkez Bankasının net döviz rezervi 77.9 milyar dolar iken,[5] 2020 yılı Ocak ayı itibarıyla 33.9 milyar dolara gerilemiştir.[6]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]