Barbaros Hayreddin Paşa
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Barbaros Hayreddin Paşa (d. 1473 - ö. 4 Temmuz 1546) Osmanlı tarihinin ünlü denizcilerinden, kaptan-ı derya olarak Osmanlı'nın ilk kaptan paşası. Akdeniz’de Osmanlı egemenliğini pekiştirmiş ve bir türk gölüne çevirdi. Osmanlı'nın Derya İşlerine ve Tersane-i Amireye nizam verdi.Osmanlı'da kaptan paşalar hil'ati onun Beşiktaşta metfun bulunduğu makamında giyinir dua edilir ve fakir fukaraya yemeke verilirdi.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın asıl adı Hızır’dı ('Hızır Reis'). Ona Hayreddin adını, "dinin hayırlısı" anlamına gelmekte olup Osmanlı Devletine yaptığı hizmetinden dolayı Padişah Kanuni Sultan Süleyman verdi. Avrupalılar ise onu, sakalının kızıla çalması nedeniyle Barbarossa ya da Barbaros (kızıl sakal) olarak adlandırdılar.(Vardar Türklerinin sakalı kızıla çalar.) Barbarossa ismi ilk olarak kızıl sakalından dolayı ağabeyi Oruç Reis'e takılmıştır.
Konu başlıkları |
[değiştir] Kökeni
Hayreddin Paşa, etnik köken olarak Selanik Vardar Yenice'sindeki Kayı Türklerinden olup Midilli Fatihlerinden de olan sipahi Vardari Yakup Ağa'nın dört oğlundan biri olarak 1473'li yıllarda Midilli (Lesbos) adasında doğdu.
[değiştir] Denizciliği
Genç yaşta kardeşleriyle birlikte deniz ticareti yaparken, Ege Denizi'nde Rodos Şövalyelerine tutsak düştü. Serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi. Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti. Cebre Adası’nı üs olarak kullanan Hızır Reis ve ağası(ağabeyi) Oruç Reis’in ünü bütün Akdeniz’e yayıldı. İki kardeş Tunus Sultanı Muhammed ile anlaşarak Tunus’taki Halkü’l-Vadi (La Gaulette) limanını kullanmaya başladı. Hızır ve Oruç, ele geçirdiği ganimetin beşte birini Tunus sultanına veriyor, kalan malları Tunus pazarında satıyorlardı.
[değiştir] Yavuz Sultan Selim ve Barbaros
Hızır ve Oruç 1512'de ele geçirdikleri yüklü bir gemiyi armağan olarak Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'e gönderdiler. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim de onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak armağanlar yolladı. Oruç Reis ve Hızır Reisi'in, ağaları(ağabeyleri) İshak'ın da kendilerine katılmasından sonra korsanlıkla yetinmeyip Kuzey Afrika'da toprak edinmeye başladılar. 1516-1517'de İspanyollara karşı savaştılar ve Tenes, Tlemsen ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir'i denetimlerine aldılar. Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi. İspanyollar ertesi yıl Cezayir’i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçtiler. Bu savaşta Barbaros'un ağaları(abileri) olan İshak Reis ve Oruç Reis şehit edildiler. Güç durumda kalan Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim’den yardım istedi. Yavuz Sultan Selim, Hızır Reis’i Cezayir beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı. Hızır Reis, Birleşik Avrupa kuvvetleri karşısında kara savaşlarında yenilerek Cezayir’i kaybetti. Ama deniz gücünü koruyarak Şerşel Adaları’na çekildi.
[değiştir] Kanuni Ve Barboros'un Kaptan-ı Derya "Hayreddin" Olması
Barbaros 1520-1525 arasında Avrupa’nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti. 1530’da Cezayir'i yeniden ele geçirdi. Ertesi yıl Şerşel'e baskın düzenleyen Cenevizli Amiral Andrea Doria’yı yenilgiye uğrattı. Kanuni Sultan Süleyman’ın Alman seferi sırasında Andrea Doria’nın Mora kıyılarına saldırması Osmanlıları güç duruma düşürdü. Bunun üzerine Kanuni, Barbaros'u İstanbul'a çağırdı ve 1533’te "Hayreddin" adını verdiği Hızır Reis’i Osmanlı donanmasının başına (kaptan-ı derya) atadı.
Barbaros Hayreddin Paşa 1534'te Akdeniz’e açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenleyip Tunus'u ele geçirdi. Ancak Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması karşısında Tunus'u bırakmak zorunda kaldı ve ertesi yıl İstanbul'a döndü. 1536'da daha güçlü bir donanmayla yeniden Akdeniz'e açılan Barbaros, İtalya kıyılarını vurdu ve Ege Denizi'ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.
[değiştir] Preveze Deniz Savaşı
- Osmanlıların Akdeniz’deki denetiminin artması üzerine, Papalık, Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz gemilerinden oluşan bir "Haçlı donanması" kuruldu ve başına Andrea Doria getirildi. Osmanlı donanması ile Haçlı donanması 1538’de Preveze Körfezi önlerinde karşılaştı. Haçlıların 600'den fazla gemisi vardı. Bunun 308'i harp teknesi olup, 120'si en büyük oturak gemileriydi. Haçlılar donanmaya on binlerce forsadan başka 60 bin asker bindirmişlerdi. Barbarosun komutasında ise 122 kadırga ve forsalar dışında 20 bin askeri vardı. Toplamı 120 bin kişiyi bulan bir deniz savaşı daha önce hiç görülmemşti. Savaş sonucunda haçlı donanması 128 gemisini kaybetmiş, 29'u da Osmanlı denizcileri tarafında ele geçirilmişti. Barbaros hiçbir gemisini kaybetmezken dört yüz kadar levent'i sehit olmuştu. Barbaros Hayreddin Paşa, tarihe Preveze Deniz Savaşı olarak geçen savaşın mutlak galibiyetini Osmanlı devletine kazandıran Kaptanı Derya olarak adını tarihe yazdıracaktı.. Bu zafer Osmanlı Devleti’nin Akdeniz'deki egemenliğini pekiştirdi.
Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken, Preveze’nin öcünü almak için 1541'de Cezayir'e saldırdıysa da başarılı olamadı. Bu arada Fransa Kralı I. François, Şarlken'e karşı Osmanlılardan yardım isteyince, Kanuni gücünü göstermek için Barbaros’u Fransa’nın Akdeniz kıyılarına gönderdi. Barbaros, Toulon'da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543'te Nice'i aldı. Ertesi yıl İstanbul’a dönen Barbaros Hayreddin Paşa, 4 Temmuz 1546’da burada öldü. Beşiktaş'taki türbesine gömüldü.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın anısına 1941-1943’te İstanbul’un Beşiktaş semtinde dikilen Barbaros Anıtı, ünlü heykelciler Ali Hadi Bara ile Zühtü Müridoğlu tarafından yapılmıştır. Beşiktaş'taki Kadıköy seferlerini yapan iskeleye Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi adı verilmiş ve bu iskele mimarlar Erkan İnce ve M.Hilmi şenalp tarafından Osmanlı Mimarisi tarzında yenilenmiştir.
[değiştir] Muharebelerinin Kronolojisi
- Ege Denizi'nde Rodos Şövalyelerine tutsak düştü.
- Serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi.
- Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti.
- Cebre Adası’nı ağası(ağabeyi) Oruç Reisle beraber üs olarak kullanmya başladı.
- İki kardeş Tunus Sultanı Muhammed ile anlaşarak Tunus’taki Halkü’l-Vadi (La Gaulette) limanını kullanmaya başladı.
- 1516-1517'de İspanyollara karşı savaştı ve Tenes, Tlemsen ve Oran kentlerini ele geçirerek Cezayir'i denetimlerine aldılar.
- 1517 Oruç Reis Cezayir hükümdarı ilan edildi.
- 1518 İspanyollar Cezayir’i geri almak için Araplarla birleşerek saldırıya geçtiler. Bu savaşta kendi tabiriyle Kadaşları(kardeşleri) İshak Reis ve Oruç Reis şehit oldular.
- 1518 Güç durumda kalan Hızır Reis, Yavuz Sultan Selim’den yardım istedi.
- 1518 Yavuz Sultan Selim, Hızır Reis’i(barbarosu) Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı.
- Hızır Reis, Birleşik Avrupa kuvvetleri karşısında kara savaşlarında yenilerek Cezayir’i kaybetti.
- Şerşel Adaları’na çekildi
- 1520-1525 arasında Avrupa’nın Akdeniz kıyılarını vurarak büyük ganimetler elde etti.
- 1530’da Cezayir'i yeniden ele geçirdi.
- 1531 Şerşel'e baskın düzenleyen Cenevizli Amiral Andrea Doria’yı yenilgiye uğrattı.
- 1534'te Akdeniz’e açıldı ve İtalya kıyılarına seferler düzenledi
- 1534Tunus'u ele geçirdi. Ancak Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması karşısında Tunus'u bırakmak zorunda kaldı.
- 1536'da daha güçlü bir donanmayla İtalya kıyılarını vurdu.
- 1536Ege Denizi'ndeki Venedik adalarını Osmanlı topraklarına kattı.
- 1538]]’de Preveze Deniz Savaşıında Haçlı Donanmasını yendi.
- Toulon'da Fransız donanmasıyla birleşerek 1543'te Kutsal Roma Germen İttifakını yenerekNice'i aldı.
| Önce gelen: Kemankeş Ahmed Bey |
Kaptan-ı Derya 1533 –1546 |
Sonra gelen: Sokullu Mehmed Paşa |
[değiştir] Kitapları
- Gazavat-ı Hayrettin Paşa'nın tam metni vikikaynakta yer almaktadır
Gazavat-ı Hayrettin Paşa - Türk Edebiyat tarihinin ilk otobiyografi denemesidir. Eserin baş tarafında da belirtildiği gibi Barbaros Hayreddin Paşa biyografisini Seyyid Muradi'ye yazdırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman bir gün Barbaros Hayreddin'i huzuruna çağırmış ve ferman etmiş:" Bre Hayrettin bir kulun ömrüne bu kadar az zamanda bu kadar çok fütuhat düşmez. Siz in misiniz yoksa cin misiniz? Bana ister manzum ister mensur bir eser yaz ben de haine-i amiremde saklayayım ki bizden sonra gelecek nesillere ibret ve ders olsun." Bu ferman üzerine kendi söylemiş, Seyyid Muradi yazmıştır.

