Zeki Arif Ataergin

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Zeki Arif Ataergin'in Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri, İstanbul

Salih Zeki Ataergin, (d. 1896, İstanbul - ö. 3 Ocak 1964, İstanbul), Türk musikişinas, bestekâr ve hukukçu. Kanun virtüözü Hacı Arif Bey'in oğludur. Asıl ismi Salih Zeki olmasına rağmen, babasına izâfetle Zeki Ârif adıyla tanınmıştır.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kıvrak ve sanatlı besteleriyle meşhur Zeki Ârif Ataergin, İbnülemin Mahmut Kemal İnal'a bizzat gönderdiği "tercüme-î hâl"de hayatını şöyle özetlemiş:

"...Silsile itibarıyla, İstanbul'da Yemiş İskelesi civarında Zindankapı'sında medfun, sâdât-ı Hüseynîye'den Baba Câfer'in ahfadındanım. Babam Kanûnî Hacı Ârif Bey'dir. İlk tahsilimi Beşiktaş'ta Akaretler'de Âfitâb-ı Maarif Mektebi'nde, yüksek tahsilimi Kukuk'ta ikmal edip muhtelif adliye memurluklarında bulundum. 1952 senesinde Adliye Vekâleti tarafından Fatih noterliğine tayin olundum. Musikiye çocukluğumdan beri meclup olarak elli senedir çalışmaktayım. İlk musiki dersini, babam Hacı Ârif Bey'den aldım. Yine onun delâleti ile Haseki semtinde komşumuz olan Hacı Kirâmî Efendi'ye devam ettim. Çok hazîn, kıvrak bir sese maliki olan bu değerli üstadtan birkaç sene meşk ederek feyz aldım. Daha sonraları Zekâî Dedezâde Hâfız Ahmed Efendi, Kemânî Abdülkadir Bey, Leon Haciyan ve muzikalı İsmail Hakkı Bey gibi üstadlardan müstefîd oldum. Bestekârlığım Hocam Seyyid Abdülkadir Bey'in teşvikiyle olmuştur."[1]

İlkokulu Beşiktaş Akaretler'de Âfitâb-ı Maârif Mektebi'nde, ortaokulu Vefa Sultanisi'nde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuk'tan mezun oldu. Avukatlık, hâ­kimlik ve savcılık gibi memuriyetlerde bulun­du. 1952 yılında Fatih noteri olarak tayin edildi.

Devrinin tanınmış hukukçularından olan Zeki Ârif Bey, ilk musiki bilgilerini babasından aldı. Ardından yine babasının teşvikiyle Hacı Kirâmî Efendi'den fasıl, Lâmekânî Mustafa Efendi'den ilahi meşk etti. Yine babası ile iştirak ettiği musikî meclislerinde Tanbûrî Cemil Bey, Kemençeci Vassilaki, Ûdî Nevres, Kaşıyarık Hüsameddîn, Hâfız Şehlâ Osman gibi devrin musikişinaslarından istifade etti.

Babası Hacı Ârif Bey'in vefâtından sonra Abdülkadir Töre ile tanıştı. Ataergin, Abdülkadir Töre'nin hem şahsî dostluğundan, hem de musikî bilgisinden istifade etmiş, nihayetinde kendisi de musikî konusunda bir otorite olmuştur.[1]

Ataergin bu dönemde, önce Dârulmûsikî'ye, bir müddet sonra da Dârultâlim-î Mûsikî'nin icrâ heyetlerinde görev yaptı.

Zeki Ârif Bey, hususî mûsikî meclislerine iştirak etmeye devam etti. Bu meşk meclislerinde Üsküdarlı Hoca Ziya, Leon Hancıyan, Muallim İsmail Hakkı Bey, Zekâîzade Ahmet Irsoy, Rauf Yektâ, Hikmet Hamdi Bey gibi virtüözlerden büyük destek gördü.[1]

Peşrev, saz semâisi, bes­te, ağır semâi, yürük semâi, şarkı, tevşîh, durak ve ilâhi formlarında 200'ün üzerinde eser besteleyen Zeki Arif Ataergin, 5 Ocak 1964'te İstanbul'da vefat etti ve Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c Hoş Sadâ: Son Asır Türk Musikişinasları. Ketebe Yayınları. 1 Ekim 2019. ss. 300-310. Erişim tarihi: 10 Şubat 2021.