İslam peygamberleri

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Ulu'l azm peygamberler sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara

İslam peygamberleri, ilki Âdem, sonuncusu Muhammed olan; İslam dininde peygamber oldukları kabul edilen dinî şahsiyetlere denir. İslam inancına göre Âdem ile başlayan ve Muhammed ile son bulan bütün peygamberler aynı dini takip etmişler, bu dini devam ettirmişler ve zamana göre şeriat getirmişlerdir.

Kur'an'daki ifadeler şöyledir:

Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye, din olarak Nuh'a tavsiye etiğimizi, sana vahiy ettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi, sizin için hukuk düzeni yaptı. Fakat kendilerini çağırdığın bu nizam Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve onu doğru yola iletir.

(Şura Suresi 13)

Onlara iyice açıklasın diye her peygamberi kendi kavminin diliyle gönderdik. Sonra da Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü o güç ve hikmet sahibidir.

(İbrahim Suresi 4)

Ulu'l azm peygamberler[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'an'da Ahkaf suresinin 35. ayetinde yer alan,[1] hayatı zorlukla, çileyle geçen peygamberler için kullanılmış özel bir ifadedir.

Bu peygamberlerin hangisi olduğu konusunda el-Bağavî ve başka din bilginlerinin İbn Abbas ve Katade’den naklettiği 2 ayet vardır. Bunlar:

  1. "Hani Biz peygamberlerden senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan ahidlerini almıştık." (Ahzab suresi, 33/7)
  2. "O, ‘dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin’ diye dinden Nuh’a tavsiye ettiğimizi, İbrahim, Musa ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptı." (Şura suresi, 42/13)

Bu iki ayetten yola çıkan alimler Ulu'l azm peygamberlerin ayetlerde ismi geçen;

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azabı gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu bir tebliğdir. Hiç yoldan çıkan fasıklar topluluğundan başkası helak edilir mi?"