Müslüman Rumlar

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Müslüman Yunanlar sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Müslüman Rumlar
Ελληνόφωνοι Μουσουλμάνοι
Toplam nüfus
1,400,000[kaynak belirtilmeli]
Türkiye Türkiye 1,350,000[kaynak belirtilmeli]
Yunanistan Yunanistan 10,000[kaynak belirtilmeli]
Suriye Suriye 7,000[kaynak belirtilmeli]
Lübnan Lübnan 7,000[kaynak belirtilmeli]
Diller
Yunanca (Pontus Rumcası, Girit Rumcası, Kıbrıs Rumcası), Türkçe, Arapça, Rusça, Gürcüce
İlgili etnik gruplar
Yunanlar

Müslüman Rumlar veya Müslüman Yunanlar (Yunanca: Ελληνόφωνοι μουσουλμάνοι Ellinofoni musulmani), Osmanlı döneminde İslam’ı kabul eden Rum kökenli bir halktır. Özellikle Osmanlı’da askerlik yapan özel askerî birim olan yeniçerilerin soyundan gelenler ve Yunan Makedonyası (Yunanca: Βαλαχάδες Vallahades), Girit, Kuzeydoğu Anadolu ve Pontus Alpleri (Rumca: Πόντιοι "Pontii" Podii) bölgesinde bulunan halk İslam’ı kabul etmiştir. Günümüzde çoğunlukla Türkiye’nin batı kısmında (özellikle İzmir, Bursa ve Edirne’de) ve kuzeydoğu kısmında (özellikle Trabzon, Gümüşhane, Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kars’da) bulunurlar. Ayrıca Yunanistan, Kıbrıs, Gürcistan, Lübnan ve Suriye‘de azımsanmayacak kadar çok Müslüman Rum bulunur.

Yunan kökenlerine ve dillerine rağmen Türkiye’de bu halk ya Türk ya da Laz olarak görülmektedir. Pek çok Rum, büyükleri ile Rumca konuşarak bu dilin lehçelerini çok iyi bir şekilde öğrenmişlerdir (Örneğin; Girit Rumcası, Pontus Rumcası). Ancak bu Rumlardan çok azı kendilerini Rum olarak tanımlar.[1] Bunun nedeni Rumların çoğunun Ortodoks Hristiyan olması ve Türkiye Cumhuriyeti’nde Rumların tarihî ve askerî bir tehdit olarak görülmesi sonucu onlara karşı uygulanan asimilasyon politikasıdır. Ayrıca Yunanistan’ın kurulduğu ilk dönemlerde Müslümanlar, Yunan dahi olsalar Yunan milletinin bir parçası olarak görülmemekteydi.[2] Osmanlı Dönemi’nin sonlarına doğru (özellikle 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sonrası) pek çok Müslüman Rum, Yunanistan’dan Libya, Suriye ve Lübnan‘a göç etti. Hamidiye’deki gibi yerleşim yerlerinde Müslüman Rumların çoğu halen Girit Rumcası’nı konuşmaktadır.[3] Müslüman Rumlar tarihsel olarak dilsel ve etnik mensupluklarına rağmen Ortodoks Hristiyanları Rum (Ελληνικος), Müslümanları ise Türk (Τούρκος) olarak olarak saymıştır.[4]

Trakya'daki mukim olan istisna bu Rumların çoğu Lozan Antlaşması sonucu nüfus mübadelesinde Türkiye'ye geçmişlerdi. Millet sisteminin oluşturduğu durum nedeniyle mübadelede önemli olan dil veya etnik mensupluk değil, dindi. Bu nedenle Yunanistan‘dan ayrılan tüm Müslümanlar dilsel ve etnik mensupluklarına rağmen “Türk” kabul edilirken Türkiye’den ayrılan tüm Hristiyanlar dilsel ve etnik mensupluklarına rağmen Hristiyan olmalarından dolayı “Rum“ kabul edildi.[5] Ancak Yunan Hükümeti Batı Trakya’daki Mesta Karasu Nehri‘nin doğusunda yaşayan Müslümanları (Pomaklar ve Batı Trakya Türkleri), Türk hükûmeti ise İstanbul’daki Rumlar’ı istisna olarak mübadeleye dahil etmedi.[6]

Müslüman Rumların günümüzde en çok yaşadığı ülke olan Türkiye’de; yaşadıkları bölgenin yerlisi olan ve Yunanistan veya Kıbrıs’dan göç etmiş pek çok Rum bulunur.

Memlûklü Müslüman bir Rum (Louis Dupré, oil on canvas, 1825)

İslam'a geçiş nedenleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlı döneminde Yunanların Müslüman olmalarını gerektiren bir kanun yoktu ancak Osmanlı yönetiminin sosyal ekonomik zorluğunu aşmak için ya da Rum ruhban sınıfın bozulması nedeniyle birçok Yunan İslam dinini kabul etmiştir. Bir oryantalist, Thomas Walker Arnold Rum Kilisesi hiyerarşisi Hristiyanları büyük vergi ile yükledi ve Hristiyan cenaze töreni hakkı için yüksek ücret istediklerini dikkat çekti.[özgün araştırma?] Din adamları çocukları köle olarak sattığını iddia ediliyordu. İslam'a geçmeleri başka bir nedeni Arnold'a göre "entelektüel yaşamın enerjisi din ve namus konusunda tartışmasını yasaklayan dogmatizmin ağırlığın altında ezen kilise despotizm" ine haline gelen Rum Kilisesi'nin durumuydu. Arnold'a göre diğerleri "Kutsal Ayin'de maya veya mayasız ekmeğin kullanmasının gibi ehemmiyetsizliğine sonsuz muhavere sağlayan Hristiyan doktrinlerin aksine İslam ilkelerinin açık anlayışı olduğu için Hristiyanlığı bırakıp İslam'a geçtiler.[kaynak belirtilmeli]

Kafkasya ve Pontuslu Müslüman Rumlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Pontus Rumcası (Yunanistan’dakilerin aksine kendi dillerini "Pontiaka" (Ποντιακά Podiaka) yerine "Romeika" (Ρωμαίικα) olarak tanımlarlar, Karadeniz’in güney sahillerine yakın yerlerde topluluklar halinde dağılmış Müslüman Rumlarca konuşulmaktadır. Pontuslu Müslüman Rumlar, daha çok Trabzon’da bulunmakla birlikte pek çok bölgede iskan etmektedirler. Pontus Rumcası şu bölgelerde konuşulmaktadır:[7][8] Tonya ve Tonya’ya bağlı 6 köy, Beşköy’e bağlı 6 köy, Sürmene, Köprübaşı ve Maçka‘daki Galyana Vadisi’nde bulunan 9 köy. Galyana Vadisi’ndekiler, 1929 yılında Beşköy’de gerçekleşen yıkıcı bir selden sonra buradaki Ortodoks Pontus Rumları’nın mübadele sonrası terk ettikleri evlerine yerleştirildiler. En büyük Pontuslu Müslüman Rum topluluğu Of Vadisi’nde (Çaykara, Dernekpazarı ve Of’un bir kısmı) bulunur. Çaykara ilçesinde 23 tane köyde Rumca konuşulmaktadır[9], bölgedeki anadili Rumca olan kişilere göre Çaykara ilçesinde 70 tane Müslüman Rum köyü vardı ancak yaşanan büyük göç nedeniyle bu sayı değişmiştir.[10] Ayrıca Dernekpazarı’na bağlı 12 tane Müslüman Rum köyü vardır.[9] 1914 yılında Ekümenik Patrikhane’nin yaptığı resmî sayıma göre sadece Pontus bölgesinde yaklaşık 190,000 Müslüman Rum yaşıyordu.[11]Yıllar geçtikçe, Trabzon bölgesinden Türkiye'nin İstanbul, Sakarya, Zonguldak, Bursa ve Adapazarı gibi bölgelerine yoğun göçler yaşanmıştır.[9] Ayrıca 1960’larda Türkiye’den Almanya’ya göç edenler de olmuştur.[9] Pontus’daki pek çok Müslüman Rumlar (hatta gençler bile) konuştukları dili ya akıcı ya da akıcıya yakın bir şekilde konuşurlar.[12] Erkekler genellikle Türkçe ve Rumca olmak üzere çift dillidir. Ancak kadınlar genellikle Rumca konuşurlar.[12] Pontuslu Müslüman Rumlar ayrıca; Rize (daha çok İkizdere ilçesinde bulunur), Erzincan, Gümüşhane, Erzurum ilinin bir kısmı ve Rus İmparatorluğu‘nun Kars Oblastı (bkz. Kafkasya Rumları) ve Gürcistan gibi diğer yerleşim yerlerinde de bulunabilir (bkz. Gürcistan’da İslam). Günümüzde bu bölgedeki Müslüman Rumlar[13] kendilerini Türk olarak görmektedir.[10][14] Türkiye’de bu topluluk ”Rum” veya “Yunan” olarak adlandırılır. Ancak Pontuslu Müslümanlar, bu terimleri Yunanistan, Hristiyanlık ve Türk düşmanı olarak algılandığı için kendilerini tanımlamak için kullanamazlar. Ayrıca kendi dillerini ”Rumeyka“, ”Rumca” ya da ”Rumcika” olarak tanımlarlar.[15] Yunanistan’dakiler kendi dillerinin dokuzuncu yüzyılın başlarından itibaren Rumeyka yerine «Ελληνικά» (Okunuşu;Ellinika) olarak tanımlıyorlar.[16] Pontuslu Müslümanlar Hanefi mezhebine bağlıdırlar ve katı dini hassasiyetleriyle ve birçok âlim yetiştirmeleriyle bilinirler.[12]

Yanyalılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Epir bölgesinde tüm Müslümana Rumlar tarafından Τουρκογιαννιώτες ("Türk Yanyalılar") denilirdi. 1912 ve 1923 yıllarında Türkiye'ye göç ettiler. Epirli Müslümanın çoğu Arnavut asıllı olduğu halde Yunan asıllı olanlar da az değildi. 18. yüzyılda Yanya'da yaşamış olan Hoca Esat Efendi Aristoteles'i Türkçeye çeviren ilk tercümandır.[kaynak belirtilmeli]

Makedonyalılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Güney Makedonya'nın merkezinde yaşamış olan Müslümanlaşmış Yunanlara "Valaades (Βαλαάδες)" denirdi. Nüfus mübadelesiyle Türkiye'ye yerleştiler. Kayıtlara göre, 1912'de Makedonya bölgesinde yaşayan Müslüman sayısı 13.753 idi.

Moralılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Navarin Katliamı,[17] Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması sırasında yaşanan katliam dizisinin bir parçası olan bir katliamdı. Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşti ve şehrin yaklaşık 3000 kişilik Türk sakinleri katledildi.

Avrupa kaynaklarında Navarin katliamı hakkında bilgiler onlarca yıl sonra yayınlanmıştır.

Tripoliçe katliamı, Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndaki Tripoliçe kuşatması esnasında Türklerin ve Yahudilerin katledilme olaylarıdır. İngiliz asker ve tarihçi Thomas Gordon, katledilen sivillerin sayısını 8.000 olarak tahmin ederken, 8.000 de Osmanlı askerinin öldürüldüğünü belirtmektedir.[18] J. M. Wagstaff ise 10.000 - 15.000 sivilin katledildiğini yazmıştır.[19] Yunan tarihi üzerinde uzman olan tarihçi ve yazar William St. Clair öldürülen sivillerin sayısının 10.000 üzerinde olduğunu belirtmiştir.[18] Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.[20]

Kıbrıslılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kıbrıs'taki Müslümanlaşmış Yunanlar karakter olarak Hristiyan komşularına benzerdi. 1936'da en son grupları Antalya'da yerleştiğini bildirmiştir. Bakınız Linobombaki

Kırımlılar[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Katerina, 1777-1778 yıllarında Kırım yarımadasını Osmanlı İmparatorluğu'ndan fethedince oradaki Ortodoks mukimleri çıkarılıp Ukrayna'da yerleştirildiler.[kaynak belirtilmeli] Sürgün edilmemek için bazı Yunanlar İslam'a geçti. Kermençik köyünde yaşayan Tatarlar Yunan kimlikler tutarak gizlice Hristiyan dinini uyguladılar. 19. yüzyılında Kermençiğin güney yarısı Anadolu'dan yerleşen Hristiyan Yunanlar, kuzey ise Müslümanlar tarafından ikamet edildi.[kaynak belirtilmeli] 1944 Josef Stalin döneminde Tatar olarak geçen Müslümanlar Kırım'daki diğer azınlıklar ile beraber Orta Asya'ya sürgün gittiler.

Lübnan ve Suriye[değiştir | kaynağı değiştir]

Trablusşam'da yaklaşık 7000, Suriye'nin Hamidiye kentinde yaklaşık 8000 çoğu Giritli olan Müslüman Yunanlar var. 1866-1897 yılları arasında Osmanlı-Yunan Savaşının sonunu getiren isyana kadar Girit adasını terk ettikleri kayıtlanmıştır. Sultan II. Abdülhamit o Girit Müslümanlarına Levent bölgesinde bir sığınak sağlamış, ardından yeni kurulan kente Hamidiye adı verilmiştir. Hamidiye nüfusun en az %60 Yunan'dır. Bugüne kadar o Yunan toplumu dil ve kültürü korunmuştur.

Orta Asya[değiştir | kaynağı değiştir]

Malazgirt Savaşı’nda, Selçukluların Bizans İmparatoru Romen Diyojen önderliğindeki Bizans ordusunu yenmesi sonucu pek çok Bizanslı, köle olarak alındı. Bu Bizanslı kölelerin en ünlüsü; o zamanki Selçuklu İranı’nın Horasan eyaletinde bulunan ancak bugünkü Türkmenistan’da yer alan Merv şehrinde yaşamış müslüman bir bilim adamı olan Hazinî’dir.[21]

Diğer Müslüman Rumlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Tanınmış Müslüman Yunanlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel
  1. ^ Mackridge, Peter (1987). "Greek-speaking Moslems of north-east Turkey: prolegomena to a study of the Ophitic sub-dialect of Pontic." Byzantine and Modern Greek Studies. 11. (1): 117.
  2. ^ Mackridge, Peter (2010). Language and national identity in Greece, 1766–1976. Oxford University Press. p. 65. "Greek-speaking Muslims have not usually been considered as belonging to the Greek nation. Some communities of Greek-speaking Muslims lived in Macedonia. Muslims, most of them native speakers of Greek, formed a slight majority of the population of Crete in the early nineteenth century. The vast majority of these were descended from Christians who had voluntarily converted to Islam in the period following the Ottoman conquest of the island in 1669."
  3. ^ Barbour, S., Language and Nationalism in Europe, Oxford University Press, 2000, ISBN 0-19-823671-9
  4. ^ Hodgson, Marshall (2009). The Venture of Islam, Volume 3: The Gunpower Empires and Modern Times. University of Chicago Press. Chicago. pp. 262–263. "Islam, to be sure, remained, but chiefly as woven into the character of the Turkish folk. On this level, even Kemal, unbeliever as he was, was loyal to the Muslim community as such. Kemal would not let a Muslim-born girl be married to an infidel. Especially in the early years (as was illustrated in the transfer of populations with Greece) being a Turk was still defined more by religion than by language: Greek-speaking Muslims were Turks (and indeed they wrote their Greek with the Turkish letters) and Turkish-speaking Christians were Greeks (they wrote their Turkish with Greek letters). Though language was the ultimate criterion of the community, the folk-religion was so important that it might outweigh even language in determining basic cultural allegiance, within a local context."
  5. ^ Poulton, Hugh (2000). "The Muslim experience in the Balkan states, 1919‐1991." Nationalities Papers. 28. (1): 46. "In these exchanges, due to the influence of the millet system (see below), religion not ethnicity or language was the key factor, with all the Muslims expelled from Greece seen as "Turks," and all the Orthodox people expelled from Turkey seen as "Greeks" regardless of mother tongue or ethnicity."
  6. ^ See Hugh Poulton, 'The Balkans: minorities and states in conflict', Minority Rights Publications, 1991.
  7. ^ Mackridge. Greek-speaking Moslems of north-east Turkey. 1987. p. 115-116.
  8. ^ Özkan, Hakan (2013). "The Pontic Greek spoken by Muslims in the villages of Beşköy in the province of present-day Trabzon." Byzantine and Modern Greek Studies. 37. (1): 130–131.
  9. ^ a b c d Hakan. The Pontic Greek spoken by Muslims. 2013. p. 131.
  10. ^ a b Schreiber, Laurentia (2015).Assessing sociolinguistic vitality: an attitudinal study of Rumca (Romeyka). (Thesis). Free University of Berlin. p. 12. "Moreover, in comparison with the number of inhabitants of Romeyka-speaking villages, the number of speakers must have been considerably higher (Özkan 2013). The number of speakers was estimated by respondents of the present study as between 1,000 and 5,000 speakers. They report, however, that the number of Rumca-speaking villages has decreased due to migration (7).(7) Trabzon’da ban köylerinde konuşuluyor. Diǧer köylerde de varmış ama unutulmuş. Çaykaran’ın yüz yırmı köyu var Yüz yırmı köyünden hemen hemen yetmişinde konuşuluyor. F50 "[Rumca] is spoken in some villages at Trabzon. It was also spoken in the other villages but it has been forgotten. Çaykara has 120 villages. Rumca is more or less spoken in 70 of 120 villages.""; p.55. "Besides Turkish national identity, Rumca speakers have a strong Muslim identity (Bortone 2009, Ozkan 2013) functioning as a dissolution of the split between Rumca and Turkish identity by emphasising common religious identity. Furthermore, the Muslim faith is used as a strong indicator of Turkishness. Emphasis on Turkish and Muslim identity entails at the same time rejection of any Rumca ethnic identity (Bortone 2009, Ozkan 2013) in relation to Greece, which is still considered an enemy country (Sitaridou 2013). Denial of any links to Greece goes so far that some female respondents from G2 even hesitated to mention the word Rum or Greek. On the one hand, respondents are aware of the Greek origin of Rumca and may even recognize shared cultural elements. Due to the lack of a distinct ethnic identity, Rumca speakers have no political identity and do not strive to gain national acknowledgement (Sitaridou 2013, Bortone 2009, Macktidge 1987)"
  11. ^ Α. Υ.Ε., Κ. Υ.,Α/1920, Ο Ελληνισμός του Πόντου, Έκθεση του Αρχιμανδρίτη Πανάρετου, p.12
  12. ^ a b c Mackridge. Greek-speaking Moslems of north-east Turkey. 1987. p. 117.
  13. ^ Poutouridou, Margarita (1997). "[1] 18 Mayıs 2015[Tarih uyuşmuyor] tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. The Of valley and the coming of Islam: The case of the Greek-speaking muslims." Bulletin of the Centre for Asia Minor Studies. 12: 47–70.
  14. ^ Mackridge. Greek-speaking Moslems of north-east Turkey. 1987. p. 117. "lack of any apparent sense of identity other than Turkish".
  15. ^ Hakan. The Pontic Greek spoken by Muslims. 2013. p. 132-133.
  16. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Hakan. 2013. p. 133 isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  17. ^ St. Clair 1972, s. 40.
  18. ^ a b St. Clair 1972, s. 43.
  19. ^ Wagstaff 1978, s. 301.
  20. ^ Finlay 1861, s. 269.
  21. ^ Klotz, "Multicultural Perspectives in Science Education: One Prescription for Failure".
    « "Al-Khazini (who lived in the 12th century), a slave of the Seljuk Turks, but of Byzantine origin, probably one of the spoils of the victory of the Seljuks over the Christian emperor of Constantinople, Romanus IV Diogenes." »
Genel
  • Wagstaff, J. M. (1978), War and Settlement Desertion in the Morea, 1685-1830 (İngilizce), 3, Transactions of the Institute of British Geographers 
  • St. Clair, William (1972), That Greece Might Still Be Free The Philhellenes in the War of Independence (İngilizce), Londra: Oxford University Press, ISBN 0-19-215194-0 
  • Finlay, George (1861), History of the Greek revolution (İngilizce), Edinburgh: William Blackwood