Muhyiddin İbn Arabi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Ibn Arabi Vakfı

Abū `Abd Allah Muhammad b. `Ali b. Muhammad b. al-`Arabi al-Hātimī al-Tā’ī (Arapça: أبو عبد الله محمد بن علي بن محمد بن العربي الحاتمي الطائي) Kısaca Muhyiddin ibn Arabi de denir (d. 1165 - ö. 1240[1]). Ünlü mutasavvıf, İslam düşünürü ve şairidir.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhyiddin İbn-i Arabi, Muvahhidun döneminde 27 Ramazan 560’da Mursiye (Murcia), Endülüs'te (bugünkü İspanya) doğdu. Bilinmeyen bir sebeple 8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye’ye (bugünkü Sevilla) geldi (muhtemelen babasının memuriyeti nedeniyle). Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. Yakın cedleri hakkında fazla bir şey bilinmiyorsa da, anne ve baba tarafından nüfuz ve itibar sahibi kimseler olduğu anlaşılıyor. Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı.

İlk tahsilini bu şehirde yaptı, uzun bir süre burada kaldı. Çocuk yaşlarında 'Ahmed İbnu’l-Esirî' adında genç bir Sufi ile arkadaş oldu. Hakkındaki kayıtlara göre İbnu'l-Arabî, bu tahsil sırasında bir aralık Halvet'e çekilen İbnu'l-Arabi, halvetinden keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır.

Endülüs'de bir süre daha kaldıktan sonra, seyahate çıktı. Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüştü. 1182'de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu görüşmeyi eserinde anlatır. Bu İbnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı.

Bu senelerde 'Şekkaz' isminde bir şeyh'le tanıştı. Bu zat küçük yaşlardan itibaren ibadete başlayan, Allah korkusu taşıyan, hayatında bir kerecik olsun ‘ben’ dememiş olan ve uzun uzun secde eden bir kimsedir. Muhyiddin o ölene kadar onunla sohbete devam etti. 1182-1183'de İşbiliyye’ye bağlı Haniyye’de 'Lahmî' isimli bir şeyhden, bu zatın adını taşıyan bir mescidde Kur'an dersi aldı.

1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. Bu yıllar'da 'Martili' adlı bir şeyhten de istifade etti. Ureynî O’na:’Sadece Allah’a bak’ derken Martilî‘Sadece Nefsine bak, nefsin hususunda dikkatli ol, ona uyma’ diye öğüt vermişti. Martilî’ye bu zıt önerilerin içyüzünü sordu. Bu zat, kendi nasihatinin doğruluğunda ısrar edecek yerde, ‘Oğlum, 'Ureynî'’nin gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir. Ona uyman lazım. Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi.

Bu yıllar'da İşbiliyye’de Kordovalı Fatma adında yaşlı bir kadına (tanıştıklarında 96 yaşındadır) 14 sene hizmet etti. Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti. Çok iyi bir kimseyle evliydi. Yüzünün İbn Arabi'nin bakmaktan utanacağı kadar güzel olduğu söylenir.

1189'da Ebu Abdullah Muhammed eş-Şerefî adında biriyle tanıştı. Kendisi doğu İşbiliyye’li olup, Hatve ehlindendi. Beş vakit namazını Addis Camii'nde kılan bu zatın ibadete aşırı düşkünlüğünden namaz kılmaktan ayaklarının şiştiği söylenir.

Arabi, İşbiliyye’deyken (1190) hastalanıp okuma kabiliyyet'ini kaybetti. İki yıl bu halde kaldıktan sonra 589'da (Hicri) Sebte Şehri'ne giderek orada ahlak makamına erdiğini söylediği İbnu Cübeyr ile tanıştı. Bir süre sonra İşbiliyye’ye döndü. Aynı yıl Tlemsen’e geldi. Burada Ebu Medyen (ö.594)[1] hakkında gördüğü bir rüyayı anlatacaktır.

1196'da Fas’a gitti. Orada yaptığı Seyahatler sırasında büyük şöhret kazandı. 1198'de tekrar Endülüs’e geçti. Gırnata Şehri dolaylarındaki Bağa kasabasında Şekkaz isimli bir şeyhi ziyaret etti. Onun Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söyler. 1199-1200'de İlk defa Hac için Mekke’ye gitti. Orada [el-Kassar] (Yunus ibnu Ebi’l-Hüseyin el-Haşimi el-Abbasi el-Kassar) isimli bir şahıs'la sohbet etti. Hac’dan sonra Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de bulundu. Bir süre sonra tekrar Mekke’ye geldi ve "Ruhu’l-Quds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserler'ini yazdı.

1204'de Medine, Musul, Bağdad'da bulundu. Musul'da, "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye" yi yazdı. Musul’dan ayrıldıktan sonra Konya’ya geldi. Orada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlendi. Konya’da iken "Risaletü’l-Envar" ı yazdı. Selçuk Meliki tarafından hürmet ve ikram gördü. Sonra Mısır’a geçti. Orada Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Mısır uleması tarafından hakkında verilen idam fetvasıyla yüzyüze gelince gizlice oradan kaçtı.Tekrar Mekke’ye geldi ve burada bir süre kaldı. Bağdad ve Halep’de bir süre dolaştıktan sonra 612/1215 de tekrar Konya’ya geldi. 617 de Şam’a yerleşti. Zaman zaman civar şehirlere seyahatler yaptı.Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı(627/1230). İbn Arabi bu eseri rüya'sında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir. 638 de 22 R.Evvel’de (1239) Şam'da öldü. Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetişdirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.

Muhyiddin İbn Arabi ve Ekberi Öğretisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Ekberilik

Varlık birliği (Vahdet-i Vücud) öğretisinin baş sözcüsü olmakla birlikte kendisinden sonra Vahdet-i Vücud görüşünü benimseyen sufiler için Muhyiddin İbn Arabi'nin lakaplarından olan Şeyh-i Ekber'e atıfla Ekberî sıfatı kullanılmıştır. Her ne kadar varlığın bir olduğunu kabul etmiş olsalar da Ekberi sufiler kimi görüşlerinde farklılıklar sergilemişlerdir. Örneğin Abdülkerim el-Cili ve Sadreddin Konevî her ikisi de Ekberî olmakla birlikte özgün görüşleri de olan ve başlı başına bir sufi metafiziği ve felsefesine sahip olan düşünürlerdir.

İbn Arabi'ye Yönelik Eleştiriler[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhyiddin İbn Arabi'ye karşı öğretisini benimseyenlerce Şeyh-i Ekber (en büyük şeyh), öğretisine karşı çıkanlar veya düşmanları tarafından Şeyh-i Ekfer (en kafir şeyh) gibi birbirine taban tabana zıt lakapların verilişi, Muhyiddin İbn Arabi'nin İslam tarihinde üzerine en sert tartışmaların yapıldığı kişilerden biri hatta en ünlüsü olduğunun da bir göstergesidir. Öğretisini benimseyen birçok sufi/filozoflara göre Muhyiddin İbn Arabi diğer sufilerin yaşadıkları ve bildikleri ancak toplumsal, teolojik gerekçelerle sözünü etmekten kaçındıkları bir durumu ilk ifade edenlerden biridir. Esasen Muhyiddin İbn Arabi de öğretiyi kendisinin keşfettiğini asla söylememiş tersine diğer sufilerin bu hallerini kendisinin açıkça ifade eden ilk kişi olduğunu belirtmiştir. Bu açığa vurmanın sebebini de Fusus adlı eserinde kendi iradesine değil peygamberin doğrudan emrine dayandırmıştır.

İbn Arabi varlığın birliği dolayısıyla varlığın Tanrı olduğunu söylemesi [kaynak belirtilmeli] sebebiyle hem bazı fakihler, kelamcılardan hem de bazı sufilerden bazıları ılımlı bazıları sert eleştiriler almıştır. İbn Arabi'nin bu yaklaşımının yaratıcı ve yaratık arasındaki ikiliği kaldırdığı dolayısıyla dinin gerektirdiği emir ve yasakları ihlal etme veya küçümsemeyle sonuçlanacak etkileri olabileceği düşünülmüş [kaynak belirtilmeli] ve kimi eleştirmenler bunun önüne geçebilmek amacıyla insanların İbn Arabi'nin kitaplarını okumalarının yasaklanmasını savunmuş, kimileri de şeyhin kafirliğine hükmetmiştir. İbn Arabi'nin görüşlerine katılmayan ancak onu kafirlikle suçlamayanlar da eserlerinin tevili yani yorumu gerektirdiği ve bu yorumu bilmeyenler tarafından okunmasının doğru olmadığını iddia etmişlerdir. Akademik, ilmi çevrelerde doğru olmadığı bilinmekle birlikte halk arasında İbn Arabi'nin eserlerinin onun tarafından yazılmadığı dahi söylenebilmiştir.

İbn Arabi'nin en sert eleştirmenlerinin başında gelen kişi Hanbeli mezhebi geleneğinden beslenen alim İbn Teymiyye'dir. Arabi'nin vefatından yirmi sene sonra Harran'da doğan İbn Teymiye Arabi'nin görüşlerini kıyasıya eleştirmiştir.

Hanefiler’den Ali el-Qarî, İbn Teymiyye’yi savunarak İbn Arabi hakkında Sert Eleştiriler'de bulundu. Bu Eleştiriler İsmail Fenni Ertuğrul tarafından göğüslenmeye çalışıldı. Burhaneddin Ebu’n-Nasr Parsa, Fusus için Can, Fütühat için Gönül Tabir'ini kullanır.

’..Şu halde o Ezelî olan İnsan (şekliyle) Hadis, Zuhur ve Neş’eti bakımından Ebedî ve Daimi'dir.’ (Fass-ı Âdem’den)

Alem'in kıdem'i inancını savunan bu sözü Zahirî Mütekellimlerce Küfür sayılmıştır. Eğer Fikirlerinde bir Değişme meydana gelmemişse Futuhat’ta savunduğu tez'in ışığında bu söz'ü anlamak gerekir.

Futuhat’ta Araz olduğunu söylediği Alem’in Fusus’ta insan sözkonusu edildiğinde A’yan-i Sabite yani Allah’ın İlmi'nde olan Sureti (Suver-i İlmiye) yönüyle ezeli olduğunun (Feyz-i Akdes) savunulduğu görülür. Çünkü O’nun ilmi kadimdir.

Bu yoruma imkân veren gerekçe, bir Şey'in hem Hadis, hem de Ezelî olacağının söylenmesinin mantıklı olmamasıdır. Fusus’taki Cümle'den anlaşılan mana, Alem'in bir itibara göre Hadis (Feyz-i Mukades), diğer bir itibara göre de Ezelî olması gerektiğidir (Feyz-i Akdes).

Ibn Arabi'nin Ortaçağda yayınlanmış kitaplarının listesi

Aliyyu’l-Karî, bu Söz'ün Açık bir Küfür olduğunu söyler. Çünkü İnsan'ın Zat ve Sıfat'ı ancak, Hulul ve İttihat ve Vucudiyye (Panteizm) Mezhebi'nce Allah’ın aynı ve Sıfatı Kabul edilir.[12]

İsmail Fenni ise bu Metni şu Anlam'da okuyarak [Aliyyu’l-Karî]’ye katılmaz:

Bu sözler'den maksat, Allah ilahî isimlerin suretleriyle bize göründüğünden, biz kendimizi, O’nun bizde Zahir olan Sıfatlar'ı üzerine biliriz. Hayat, ilim, irade, kudret, semi, basar, kelam gibi, kendimize nisbet ettiğimiz sıfatları, O’na nisbet ederiz. Yani bizde Zahir olan ilahi sıfatlar'la, bizim sıfatlanmamız sebebiyle, biz o sıfatlar'la Hakk’ı vasıflandırıp, kendimize nisbet ettiğimizi, O’na nisbet ederiz demektir. Gerçi bu sıfatları Allah da kendisine nisbet etmiştir. (9/et-Tevbe 104, 56/el-Vakıa 63).

Molla Cami, bir Bağdad Şeyhine dayanarak O’nun 500 kadar Eseri olduğunu nakleder. Kendisi dostlarının yardımıyla tasnif ettiğini söylediği firhistinde, çoğu tasavvufla ilgili olan 250'yi geçmeyen eserini sayar. En büyük eleştiriyi de ‘Fususu’l-Hikem’ dolayısı ile aldığını söyler. O’na göre ‘onun ıstılahlar'ını anlamadan, tenkidler'in düşünülmeden veya bir başkasının farkındaki söz ve tenkidleri göz önünde bulundurularak yapılmaktadır bu eleştiriler. O, çözüm'ü şu tavsiyeler'de arayacaktır:

a) Şeriat'a Aykırı olduğunu zannettiğimiz bir Söz nakledilirse, Naklin Sıhhatli olup olmadığına bakarız. Sıhhatli değilse, bu sözün o kişi tarafından söylendiği iddiasını reddederiz.
b) Te’vil’e imkân buluyorsak te’vil eder, aksi taktirde ‘Tasavvuf Ehli katında belki te’vil'i vardır’ demeliyiz.
c) Bu Sözler sekir halinde söylenenler cümlesindedir diyerek, anlayamadığımızı beyanla o söz ile amel etmemeliyiz.’

Bazı eleştirmenlere göre "Varlıkta ancak Allah vardır", veya "Varlıkta ancak bir vardır: Suyun rengi kabının rengidir." diyen İbn Arabî, bu sözleriyle inancını ifade ederken Kur'ân âyetlerini de hiçbir kural tanımaz tavırla yorumlamıştır.

Bazıları için safi küfür olan bu itikadı yumuşatmak için çeşitli yorumlar yapılmıştır.

Bazı tasavvuf ehilleri Muhyiddin İbn-i Arabi'nin geldiği idrak ve ilahi anlayış seviyesinin, -peygamberler hariç- insanlığın gelebileceği en yüksek seviye olduğu görüşündedirler. Tasavvuf çevrelerindeki genel kanaat gelmiş geçmiş en büyük birkaç şeyhten biri olduğu yönündedir; bu da "Şeyh-ül-Ekber" yakıştırması ile paraleldir. Muhyiddin İbn-i Arabi'nin öğretisinin ve anlayışının ancak onun düzeyinde olanlarca anlaşılabileceği yani irade-i cüzinin tamamen devre dışı bırakılması ile ancak anlaşılmasının mümkün olabileceği; aksi halde irade-i cüziden tamamen kopamayan ve ilahi irade ile tamamen bütünleşemeyen bir kişinin Muhyiddin İbn-i Arabi'nin bu yöndeki söylemlerini dillendirmesinin bir anlamda yalan beyan olacağı ifade edilmektedir.[2]

Sadreddin Konevî'den itibaren günümüze kadar 7 asır boyunca İbn Arabî ekolünü Osmanlılar döneminde devam ettiren sufilerden bazıları[değiştir | kaynağı değiştir]

Adı veya Namı hayatı ve vefatı hakkında
Fahreddin Iraki 1213-1289
Müeyyidüddin el-Cendi 691/1291
Aziz Nesefi v.1300
Dâvûd-i Kayserî v. 751/1350 Konevî'nin talebelerinden Kemaleddin Kâşânî'nin talebesidir.
Sadeddin Fergani v. 699/1300
Abdürrezzak Kaşani v.1329
Mahmud Şebüsteri 1288-1340
Şeyh Bedreddin 1359–1420
Abdülkerim el-Cili 1366-1424
Molla Fenârî v. 834/1430 Babası Konevî'nin halifelerindendir.
Şah Ni'metullah-i Velî ''(Nûr'ed-Dîn Kirmanî)'' 1330–1431
Abdurrahman Câmî 1414-1492
Muhammed Kutbuddin İznikî v. 855/1450 Molla Fenârî'nin talebesidir.
Yazıcızâde Muhammed Efendi v. 855/1451 Muhammediye isimli meşhur eserin müellifidir.
Akşemseddin v. 863/1459 Fatih Sultan Mehmed'in hocasıdır. "Risâletü'n-Nuriyye" ve "Def'u Metaini's-Sufiyye" adlı eserlerinde

İbn Arabi'nin görüşlerini savunmuştur.

Abulvehhab Şarani 1493-1565
Cemal Halvetî (Çelebi Halife) v. 912/1506 İbn Arabî'nin iki beytini şerh etmiştir.
İdris Bitlisî v. 926/1520
Sofyalı Bâli Efendi v. 960/1552 Füsûs şârihi.
Üftâde Muhammed Muhyiddîn v. 968/1580 Bursalı ve Celvetiye Tarikatı büyüklerindendir.
Aziz Mahmud Hüdâyi v. 1038/1629 Üftâde Hazretlerinin talebesidir.
Nureddin Musliheddin Mustafa Efendi 981/1578
İsmail Ankaravî v. 1041/1631 Meşhur Mesnevî şârihidir.
Abdullah Bosnevi v. 1046/1636 Füsus şârihidir.
Sarı Abdullah Efendi v. 1071/1660
Sunullah Gaybi v. 1087/1676 Keşfü'l Gıta adlı eserinde Vahdet-i vücud açıklanmaktdır.
Karabaş Veli Ali Alâeddin Atvel v. 1097/1685
Atpazarî Osman Fazlı İlâhî v. 1102/1690
Niyâzî-i Mısrî v. 1105/1693 En yaygın ve meşhur tasavvufî divanın sahibidir.
İsmail Hakkı Bursevî v. 1137/1724
Nasuhî Mehmet Efendi v. 1130/1717
Neccarzade Mustafa Rıza Efendi v. 1159/1746
Abdülaziz Debbağ v.1717
Abdülgani Nablusi 1641–1731
Kırımlı Selim Baba 1756
Şah Veliullah Dehlevi 1703–1762
Abdullah Salâhî-i Uşşâkî v. 1196/1781
Ahmed İbn Acibe 1747-1809
Köstendilli Süleyman Şeyhi 1750-1820
Safranbolulu Mehmed Emin Halvetî v. 1283/1867
Harîrîzâde Seyyid Muhammed Kemaleddin v. 1299/1881
Emir Abdülkadir 1808–1883
Muhammed Nur'ül Arabi v. 1305/1887
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî v. 1311/1893 Tercüme-i Cânibü'l-Garbi fî Halli Müşkilâti İbn Arabî adlı bir eseri vardır.
Ahmed Amiş Efendi 1807-1920
Hüseyin Vassaf 1872-1929 Uşşaki şeyhlerinden yazar.
Abdurrahman Sami Uşşâki 1878-1935 Halvetî-Uşşaki şeyhlerindendir. İbn Arabi'nin bazı eserlerini tercüme ve şerh

etmiştir.

Ali Salahaddin Yiğitoğlu v. 1937 Ahmed Avni Konuk ve Yakub Han Kaşgârî ile birlikte Osmanlı'nın son Füsûs şarihlerindendir. İbn

Arabi'nin Füsûsu'l-Hikem'ini ve İbn Farız divanını Türkçeye tercüme ve şerh etmiştir. Eserleri basılmamıştır.

Ahmed Avni Konuk 1868-1938 İbn Arabi'nin Füsûs'unu hem tercüme hem şerh etmiştir. Ayrıca Mevlana'nın Mesnevisini, Fahrüddin

Iraki'nin Lemaat'ını da Türkçeye tercüme etmiştir.

Hüseyin Şemsi Ergüneş 1872-1968 Muhammed Nur'ul Arabi'nin talebelerindendir. Çok sayıda tercümelerinden çok azı günümüz Türkçesine aktarılmıştır.
Lütfi Filiz 1911-2007

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Nefahat'a göre, Bağdad Uleması’ndan birisi Muhyiddin İbnu’l-Arabî üzerine bir Kitap Te'lif etmiş ve bu Kitap’ta Musannefat’ının 500’den fazla olduğunu söylemiştir. İbnu’l-Arabî’nin Eserlerinin sayısı kendine de Malum değildi, denir. Hayat’ında Dostlar’ının İsteği üzerine birkaç defa bunların Fihristini yapmak istedi. Bu Fihristler birbirinden ayrı 3 yazma halinde bugüne geldi. Bugüne gelenlerin bazıları:

  1. Fütûhat-ı Mekkiyye fi Esrâri'l-Mahkiyye ve'l Mülkiye, Kendi el yazısı ile olan nüsha, Türk-İslam Eserleri Müzesi no. 1845-1881'dedir. Bu Nüsha 31 Cild halinde tertib edilmiştir.
  2. Fusûsu'l-Hikem, Türkçe’ye çevrildi Molla Cami, Hoca Muhammed Parsa'nın "Füsûs" için, "can", "Fütûhat" için "gönül" dediğini rivayet eder.
  3. Kitabu'l-İsra ilâ Makâmi'l-Esrâ,
  4. Muhadaratü'l-Ebrâr ve Müsameretü'l-Ahyâr,
  5. Kelamu'l-Abâdile,
  6. Tacu'r-Resail ve Minhacu'l-Vesâil,
  7. Mevaqiu'n-Nucûm ve Metali' Ehilletü'l-Esrar ve'l-Ulûm,
  8. Ruhu'l-Quds fi Münasahati'n-Nefs,
  9. et-Tenezzülatü'l-Mevsiliyye fi Esrari't-Taharat ve's-Salavat,
  10. Kitabu'l-Esfar,
  11. el-İsfar an Netaici'l-Esfar,
  12. Divan,
  13. Tercemanu'l-Eşvak,
  14. Kitabu Hidayeti'l-Abdal,
  15. Kitabu Taci't-Terâcim fi İşarati'l-İlm ve Lataifi'l-Fehm,
  16. Kitabu'ş-Şevâhid,
  17. Kitabu İşarati'l-Qur'an fi Âlaimi'l-İnsan,
  18. Kitabu'l-Ba'.
  19. Nisabü'l-Hiraq,
  20. Fazlu Şehâdeti't-Tevhîd ve Vasfu Tevhîdi'l-Mükinîn,
  21. Cevâbü's-Sual,
  22. Kitabu'l-Celal ve hüve Kitabu'l-Ezel,
  23. Kitâbu'l-Cem ve't-Tafsîl fî Esrâri'l-Ma'ânî ve't-Tenzîl, Meryem Süresi'ne kadar yazdığı Kuran-ı Kerim tefsiridir. Her ayeti Celal, Cemal ve İ'tidal olmak üzere 3 ayrı makamda incelediğini belirtir. İbn Arabi'ye göre Kuran-ı Kerim'i bu tarzda tefsir eden hiç olmamıştır. Sadece 64 defter Kehf Süresi'ndeki "Ve iz kâle Mûsâ li fetâhu lâ ebrahu ..." (18/60) ayetine ayrılmıştır.

Türkçede İbn Arabi[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Fusus'ül-Hikem, çev. Ekrem Demirli, Kabalcı Yayıncılık
  • Fütuhat-ı Mekkiye, çev. Ekrem Demirli, I.-XVIII. Cilt Litera Yayıncılık
  • Fususu'l - Hikem Tercüme ve Şerhi I, Ahmed Avni Konuk, Hazrılayan: Doç. Dr. Selçuk Eraydın, IV cilt, Marmara Üniv. İlahiyat Fak. Vakfı
  • Arzuların Tercümanı, İz Yayıncılık
  • Fenâ Risâlesi, İz Yayıncılık
  • Fenâ Risâlesi - Arzuların Tercümanı, İz Yayıncılık
  • Marifet Kitabı, İz Yayıncılık
  • Marifet ve Hikmet, İz Yayıncılık
  • Nurlar Hazinesi, İz Yayıncılık
  • Saatlerin Hazinesi, Sümer Yayınları
  • Tedbirât-ı İlâhiyye -Tercüme ve Şerhi-, İz Yayıncılık
  • Ahadiyyet Risalesi, İlk Harf Yayınevi, 2012.
  • Allah'ın İsimlerinin Sırları ve Manalarının Keşfi, Gelenek Yayıncılık, 2010.
  • Bir Sufinin Portresi/ Şeyh-i Ekber'in Kaleminden Zunnun-ı Misri, Gelenek Yayıncılık.

İbn Arabi Üzerine[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Yetkin İlker Jandar, İbn Arabi ve Ekberilik, Ataç Yayınları
  • Tahir Uluç, İbn Arabi'de Sembolizm, İnsan Yayınları
  • İbn Arabi Anısına, ed. İbrahim Medkur, Çev: Tahir Uluç, İnsan Yayınları
  • Suad El-Hakim, İbnü'l Arabî Sözlüğü, Çev: Ekrem Demirli, Kabalcı Yayınları
  • Claude Addas, İbn Arabi-Kibriti Ahmer'in Peşinde, Çev: Atila Ataman, Gelenek Yayınları
  • Michel Chodkiewicz, Sahilsiz Bir Umman: Muhyiddin İbn Arabi, Çev: Atila Ataman, Gelenek Yayınları
  • Şeyh Mekki Efendi ve Ahmed Neyli Efendi, Yavuz Sultan Selim'in Emriyle Hazırlanan İbn Arabi Müdafaası, Gelenek Yayınları
  • Seyfullah Sevim, İslam Düşüncesinde Marifet ve İbn-i Arabi, İnsan Yayınları
  • İsmail Fenni Ertuğrul, Vahdeti Vücud Ve İbn Arabi, Hazırlayan: Prof. Dr. Mustafa Kara, İnsan Yayınları
  • Mustafa Fevzi, Vahdet-i Vücud Meselesi, Hece Yayınları
  • Metin Yasa, İbn Arabi ve Spinoza’da Varlık, Elis Yayınları
  • William Chittick, Hayal Âlemleri, İbn Arabi ve Dinlerin Çeşitliliği Meselesi, çev: Mehmet Demirkaya, Kaknüs Yayınları
  • Ekrem Demirli, İbn'ul Arabi Metafiziği, Sufi kitap yayınları, 2013.

Batı Dillerine Çevirilen Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Commentary on Tirmidhi's Hadith Collection (book)
  • The Bezels of Wisdom (Fusus al-Hikam) , Arabi'nin Magnum Opusu olarak değerlendirilen eseri.
  • The Meccan Illuminations (Al-Futuhat al-Makkiyya), Mistik felsefesinden tasavvufi pratiklere kadar kadar geniş bir konu yelpazesine sahip en hacimli eseridir.
  • The Meccan Revelations, Volume I (Al-Futuhat al-Makkiyya),Edited by Michel Chodkiewicz. Translated by William C. Chittick & James W. Morris. Preface and Introduction by James Morris. Pir Press, New York, 2002.
  • The Meccan Revelations, Volume II (Al-Futuhat al-Makkiyya),Edited by Michel Chodkiewicz. Translated by Cyrille Chodkiewicz and Denis Gril. Introduction by Michel Chodkiewicz. Pir Press, New York, 2004.
  • The Mysteries of Bearing Witness to the Oneness of God and Prophethood of Muhammad A translation by Aisha Bewley of three chapters of the Futuhat and a portion of the Introduction. The greatest part of the book consists of the translation of the last chapter of the Futuhat (Chapter 560), called here "Advice Which Benefits the Seeker". Great Books of the Islamic World, 2002
  • The Diwan, beş ciltlik şiir kolleksiyonu
  • The Holy Spirit in the Counselling of the Soul (Ruh al-quds), Mağrip'deki çeşitli tasavvuf üstadlarıyla edindiği deneyimlerin özetini de içeren ruh üzerine risalesi.
  • Contemplation of the Holy Mysteries (Mashahid al-asrar), Ondört rüyet ve Tanrı ile diyaloglarını içermektedir.
  • Divine Sayings (Mishkat al-anwar),Anqa Publishing, new edition 2010, Arabi'nin hadis kolleksiyonu.
  • The Book of Annihilation in Contemplation (K. al-Fana' fi'l-mushahada), Zühdün anlamı üzerine kısa bir risale.
  • Devotional Prayers (Awrad), Arabi'nin gündüz ve gece okuduğu dualar.
  • The Four Pillars of Spiritual Transformation (Hilyat al-abdal) Translation and Arabic edition by Stephen Hirtenstein, Arabi'nin tasavvuf yolunda tanıştığı velilerle ilgili eseri.
  • A Prayer for Spiritual Elevation and Protection (al-Dawr al-a'la or Hizb al-wiqaya)Study, translation, transliteration and Arabic text by Suha Taji-Farouki
  • The Universal Tree and the Four Birds – Treatise on Unification (al-Ittihad al-kawni) Introduction, translation and commentary by Angela Jaffray, Arabic text edited by Denis Gril.
  • The Universal Tree and the Four Birds – Treatise on Unification (al-Ittihad al-kawni)
  • Muhyiddin Ibn 'Arabi - A Commemorative Volume, Edited by Stephen Hirtenstein and Michael Tiernan. A selection of papers and translations.
  • Divine Governance of the Human Kingdom, Interpreted by Tosun Bayrak from the Ottoman Turkish, Fons Vitae, 1997.
  • The Seven Days of the Heart, Prayers for the nights and days of the week, Translation into English of Ibn 'Arabi's Awrâd al-usbû (Wird), with introduction and notes. Translated by Pablo Beneito and Stephen Hirtenstein. Read an Extract on the publisher's website. Anqa Publishing, 2000
  • La Production des Cercles, Kitâb inshâ ad-dawâ'ir al-ihâtiyya Book of the Description (i.e. drawing) of the Circles Encompassing the Correspondence of Man to Creator and Creatures. Parallel text - Arabic / French translation, with introduction and notes by Paul Fenton & Maurice Gloton. Éditions de l'Éclat, 1996
  • Las contemplaciones de los misterios (Mashahid al-asrar al-qudsiya wa-matali al-anwar al-ilahiyya) Muhyi l-Din Ibn 'Arabi This includes a critical edition made by Suad Hakim and Pablo Beneito of the Arabic text of the Mashâhid al-asrâr of Ibn 'Arabi, and their introduction and translation of the text into Spanish. This was the basis for the English translation by Cecilia Twinch, Contemplation of the Holy Mysteries. Editora Regional de Murcia, first printed 1994, reprinted 2003
  • Le Dévoilement des Effets du Voyage, Kitâb al-isfar 'an natâij al-asfâr Muhyiddin Ibn 'Arabi Describes the kinds of journeys travelled by human beings, with specific reference to the model journeys of the prophets. Parallel text - Arabic / French translation, with introduction and notes by Denis Gril. Read a Review from the Journal. Éditions de l'Éclat, 1994
  • L'Interprète des Désirs by Ibn 'Arabi The Tarjuman al-Ashwaq translated into French with introduction and notes. Includes Ibn 'Arabi's full commentary. Translated by Maurice Gloton. Albin Michel, Paris, 1996
  • El lenguaje de las alusiones - amor, compasión y belleza en el sufismo de Ibn 'Arabi Pablo Beneito. This book includes three chapters related to essays which appear in English on this website, on The Divine love of Beauty, and The Servant of the Loving One - reflections on the Divine Names al-Jamil and al-Wadud, and on The Presence of Superlative Compassion (Rahamût). Altogether there are seven chapters. Editora Regional de Murcia,2005

Yabancı Dillerde İbn Arabi ve Okulu[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Masataka Takeshita  : Ibn 'Arabi's Theory of the Perfect Man and Its Place in the History of Islamic Thought, Tokyo: Institute for the Study of Languages and Cultures of Asia and Africa, Tokyo University of Foreign Studies, 1987
  • William C. Chittick :Ibn 'Arabi's Imaginal Worlds: Creativity of Imagination and the Problem of Religious Diversity
  • The Sufi Path of Knowledge: Ibn al-'Arabi's Metaphysics of Imagination
  • Ibn 'Arabi - Heir to the Prophets.
  • Imaginal Worlds.
  • The Self-Disclosure of God
  • Stephen Hirtenstein: The Unlimited Mercifier: The Spiritual Life and Thought of Ibn 'Arabi
  • Prayer and Contemplation: The Principles of Spiritual Life according to Ibn 'Arabi.
  • Henry Corbin : Creative Imagination of the Sufism of Ibn 'Arabi
  • Alone with the Alone: Creative Imagination in the Sufism of Ibn 'Arabi.
  • Claude Addas  : Looking for the Red Sulphur: The Story of the Life of Ibn 'Arabi (İbn Arabi: Kibrit-i Ahmer'in Peşinde adıyla Türkçeye çevirildi)
  • The Voyage of No Return
  • Michel Chodkiewicz: An Ocean without Shore -Ibn 'Arabi, The Book and the Law.
  • The Seal of the Saints
  • The Spiritual Writings of Amir Abd al-Kader
  • Peter Coates  : Ibn 'Arabi and Modern Thought - The History of Taking Metaphysics Seriously
  • Alexander D. Knysh : Ibn 'Arabi in the later Islamic Tradition
  • Titus Burckhardt  : Mystical Astrology According to Ibn 'Arabi
  • Universal Man by Abd al-Karim al-Jili translated with commentary
  • Michael Sells  : Mystical Languages of Unsaying
  • Ronald L. Nettler  : Sufi Metaphysics and Qur'anic Prophets: Ibn 'Arabi's thought and method in the Fusûs al-Hikam
  • Toshihiko Izutsu : Sufism and Taoism (Fusus'daki Anahtar Kavramlar ve Lao Tzu'da Anahtar Kavramlar adıyla Türkçeye iki cilt olarak tercümesi yapıldı)
  • Caner K. Dagli: The Ringstones of Wisdom (Fusús al-hikam)translation, introduction & glosses by Caner K. Dagli.
  • E.A.Afifi  : Ibn Arabi: Life and Works,[3]
  • Mohamed Haj Yousef : Ibn 'Arabi – Time and Cosmology Ibn Arabi'nin zamanın kozmos ve yaratıcıyla ilişkisini ele aldığı eseri.
  • Pablo Beneito  : La taberna de las luces, İbn Arabi, Şusteri ve diğer sufilerin İspanyolca'ya çevirilen şiirlerini içeren seçki. Editora Regional de Murcia, 2004

Eserlerinden Alıntılar, Tez ve Makaleler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Molla Cami, Nefahat'ül Üns
  • İbn Arabi, Fütuhat-ı Mekkiyye ve Füsus'ül Hikem
  • Wikipedia-İbn Arabi
  • İbn Arabi-Prof.Dr. Süleyman Uludağ-Diyanet Vakfı Yayınları
  • İbn Arabi'nin Menkıbeleri, Ebu'l-Hasen'Ali b. İbrahim el-Kari', İz Yayıncılık
  • İcazetname: İbn Arabi'nin kendi kaleminden icazet aldığı hocaların ve yazdığı eserlerin listesi, (çev.: Veysel Kaya), [1]

Dış bağlantılar ve diğer internet sayfaları[değiştir | kaynağı değiştir]