The Blitz

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Alman uçakları Birleşik Krallık semalarında, 7 Eylül 1940

The Blitz ("Yıldırım"), II. Dünya Savaşı sırasında Birleşik Krallık'ın Almanya tarafından 7 Eylül 1940 ile 16 Mayıs 1941 tarihleri arasında aralıksız bombalandığı döneme verilen ad.

Blitz Birleşik Krallık çapında birçok kent ve kasabayı etkiledi. Ancak asıl saldırı başkent Londra'yı hedef aldı. 1941 yılının mayıs ayı sonunda 40 bini aşkın sivil ölürken bir milyondan fazla kişi evsiz kaldı.

Hitler 1941'de Rusya'ya karşı saldırı başlatacağı güne kadar İngiltere'yi 7 Eylül 1940 ile 16 Mayıs 1941 tarihleri arasında neredeyse her gün bombaladı. Blitz saldırılarının asıl amacı Londra'yı düşürmekti. Halk gece evlerinde saklanırken, gündüz yer altındaki metrolarda saklanıyordu.

II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra Hitler'in tam olarak alamadığı yerlerden sadece Britanya kalmıştı. Fransa zaten teslim olmuştu ve Avrupa kıtası Almanya'nın kontrolü altına girmişti. Hitler büyük bir bombalama kampanyasıyla İngiltere'yi savaştan atmayı ya da işgale hazırlık için hava kuvvetlerini imha etmeyi planlıyordu.

Blitz saldırıları sırasında, Britanya halkının gündelik hayatını sürdürdüğünü göstermek için propaganda amaçlı fotoğraflar çekilmiştir. Bunlardan bir tanesi de Fred Morley tarafından çekilen London Milkman fotoğrafıdır.

Öncesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Britanya Hava Kuvvetleri'nin, Almanya'yı özellikle geceleri gelişigüzel bombalaması sonrası Hitler, 4 Eylül 1940'ta şunları söyledi: "Bu saçmalığa son vereceklerini umarak 3 ay boyunca sessiz kaldık. Bay Churchill, bunu bizim zayıflığımız olarak algıladı. Ama artık her gece cevabımızı gittikçe artan oranlarda veriyoruz. İkimizden birinin düşeceği zaman gelecektir. Ama bu asla Nasyonal Sosyalist Almanya olmayacaktır!" Dedi. Konuşmasından sadece 3 gün sonra, 7 Eylül'de İngiltere'nin çok kapsamlı bir şekilde bombalanması talimatını verdi.[1]

Almanya ve İngiltere arasındaki savaş artık denizlere de taşmıştı. Almanlar, deniz gücü olarak da ilginç bir şekilde İngilizlere üstünlük sağlıyorlardı. Özellikle Fransız limanlarını kullanmaları İngilizlerin Atlantik'teki hakimiyetini bitiriyordu. İngilizlerin korkulu rüyası Alman denizaltıları tam bir baş belası olmuştu. Almanlar öylesine denizaltıları üretmişlerdi ki bu denizaltıları 200 metre derinliğe kadar inebiliyor, o basınca bile dayanabiliyordu. Alman denizaltılarının en büyük düşmanı da İngiliz destroyerleriydi. Denizaltıları takip eden destroyerler, denizaltıların üst hizasında durup sualtı bombaları atıyor, denizaltı mürettebatına adeta kâbus yaşatıyorlardı. Buradaki en önemli faktör sayı üstünlüğüydü. Savaşın başlarında Alman denizaltıları sayıca İngiliz destroyerlerine üstünlük sağlıyordu, fakat bu durum Atlantik Savaşı süresince değişecekti.

Almanlar, İngiltere'nin masaya oturacağından emindi ama bu bir türlü gerçekleşmiyordu. En son şansları Denizaslanı adını verdikleri operasyondu. Denizaslanı Operasyonu İngiltere'nin doğrudan işgal edilme operasyonuydu. Fakat Alman generallerine göre bu hiç de kârlı bir operasyon olmayacaktı. Almanya'nın bunun için fazlasıyla harcama yapması, çok güç sarf etmesi lazımdı. Bu nedenle de hiçbir zaman bu plan devreye alınmadı. Almanlar, İngiltere'yi ara verilmeyen bombardımanlarla psikolojik olarak çökerterek masada sonlandırmaya çalıştılar. Belki de bu, Almanların en büyük yanlışlarından birisiydi. Çünkü eğer Almanya Denizaslanı Operasyonu'nda başarılı olup da İngiltere'yi işgal etseydi, ABD dahi Almanya ile masaya oturup ortak çıkar hesapları yapmak zorunda kalacaktı.[kaynak belirtilmeli]

Sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Zaman geçtikçe İngiltere'nin direnişi sonuç vermeye başlıyordu. Başta Luftwaffe'nin üstünlüğüyle başlayan hava savaşı şimdi yavaş yavaş el değiştiriyordu. Kraliyet Hava Kuvvetleri, Luftwaffe'nin üstünlük kurmasına izin vermemişti. O dönemde Kraliyet Hava Güçleri yeni yeni radar sistemlerini kullanmaya başlamıştı, Alman uçaklarını 5 km öteden tespit edebiliyorlar ve buna göre önlem alabiliyorlardı. Bu savaş dünya tarihine radarların kullanıldığı ilk savaş olarak geçti.

İşgal için hem hava kuvvetlerinin hem de donanmanın daha güçlü olması gerekiyordu, fakat Alman Hava Kuvvetleri bu şartı şu anda sağlamıyordu. Ekonomik nedenlerin yanında, Denizaslanı Operasyonu'nun devreye alınama sebeplerinden birisi de buydu aslında.

Fakat yine de Almanya psikolojik baskı yapıp Blitz döneminde İngiltere'yi bombalamaya devam etti. Hitler, İngiltere'nin hava kuvvetleri direncini bir türlü kırıp da ateşkese ikna edemiyordu. Aslında bu Almanların II. Dünya Savaşı'ndaki ilk büyük yenilgisi ve savaşın seyrini değiştiren ilk direnişti. Keza, bu direniş Haziran 1941'e kadar sürdü. Her ne kadar Hitler umudunu ekim sonu gibi kesmiş olsa da Haziran 1941'e kadar Blitz dönemini devam ettirdi, savaşı artık psikolojik oynuyordu. Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu. Kraliyet Hava Kuvvetleri, Almanya semalarında dolaşıp Almanya'nın stratejik noktalarına mermiler yağdırıyordu. Tersaneler, fabrikalar, cephaneler. Net bir üstünlüğün kurulamadığı bu savaş sonuç vermiyordu ve dışarıdan da Balkanlara inen bir Sovyet tehlikesi geliyordu. Bu nedenle Almanya, Haziran 1941'de İngiltere'den tamamen elini eteğini çekmek zorunda kaldı.

Bu süre zarfında İngilizler büyük başarılar elde ettiler. Denizlerde gerçekleşen Atlantik Savaşı'nda İngiliz destroyerleri, Alman denizaltılarına korku dolu anlar yaşattı. Birçok denizaltı mürettebatı batan denizaltılarında yaşamını yitirdi.

Blitz'in sonuna gelindiğinde yaklaşık 30 bin Londralı ölüp 50 bin kişi yaralandı.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]