Ahmed-i Hani

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Ahmed-i Hani
Statue of Kurdish poet and writer Ahmadi Xani in Sulaymaniyah, Kurdistan, Iraq.JPG
Ahmed-i Hani'nin Süleymaniye'deki heykeli
Doğumu: 1650/1651
Doğum yeri: Hakkari, Çukurca, Han Köyü
Ölümü: 1707
Ölüm yeri: Ağrı, Doğubeyazıt
Okul/gelenek: Medrese
İlgilendikleri: İslam, Astronomi, Tarih, ve Kürt Edebiyatı
Etnik köken: Kürt
Çağ: 17. Yüzyıl
Bölge: Osmanlı İmparatorluğu
Fikirleri: Kürt İttifakı
Etkilendikleri: Aristoteles, Hipokrat, Şihabeddin Sühreverdî, Firdevsî, Farabi, İbn-i Arabî, Ömer Hayyam, Ali Hariri, Melayê Cizirî, Faki Tayran
Etkiledikleri: Mahmud Beyazidi, Evdirehman Şerefkendî, İsmail Beyazidi, Miradxan, Mestûrey Erdelan, Nali, Hecî Qadirê Koyî, Hêmin
Önemli çalışmaları: Eserleri

Ahmed-i Hani (Kürtçe: Ehmedê Xanî) (d. 1650/1651, Han köyü,[1] Çukurca, Hakkari - ö. 1707, Doğubayazıt, Ağrı), 17. yüzyılda yaşamış Kürt edebiyaçısı, astronom, şair, tarihçi ve İslam alimi[2][3]

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmed-i Hani ilk okumaya aile içinde babası İlyas’tan hukuk kuralları ilim kaynaklı bilgilerle okumaya başladı. Bir yönünü okula, bir yönünü de divana vererek eğitimini yapması sağlanıyor. Okulda bilim, divanda yaşam derslerinde büyüdükçe okuma düzeyi de yükseliyor. Talebelik derslerinde Arapça öğrenir. O dönemde imkanı olanlar yüksek öğrenimlerini medrese okullarında yaparlardı. Hani için bu imkanlar oluşur. Beyazıt’taki Muradiye medresesine gider. Bir süre sonra Doğubeyazıt ve çevresindeki tüm camileri gezer. Daha sonra Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür. Botan ve Mezapotamya'da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe'yi tavaf ettiği, Mısır'a gittiği yazdığı eserinin içeriğinde açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerinde Antik Yunan felsefesi'ni, Mezopotamya ve İran medreselerinde de tasavvufu (İslam felsefesini) astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. Bunun yanında, buralarda Feqiyê Teyran'a, Molla Ahmed-i Cezirî'ye, Hipokrat'a, Platon'u, Aristoteles'i, Farabi'yi, Şihabeddin Sühreverdî'yi, Muhyiddin İbn Arabi'yi, Ali Hariri'yi, Firdevsi'yi, Ömer Hayyam'ı ve bir çok ilim adamlarını öğrendi. Her yerde isim yapmış alimlerle araştırır ilmi ve bilimi daha da ilerletmek için onların yanında diplomasını aldıktan sonra Beyazıt’a eğitim vermeye çalışır. Halk içerisinde otorite ve saygınlığı vardı. Toplum içinde iki yeri vardı. Biri ilim, diğeri de misafirperverliği, mertliği ve dindarlığıydı. Söz ve maneviyatı herkesin üzerinde derin etkiler bırakıyordu.[4][5]

Xani, İshakpaşa Sarayı'nın temeli atılırken (1674) dua okumuştur. Beyazıt Beyi Mir Muhammed’dir. Daha sonra Beyazıt’ta Muradiye Camii’nde imamlık yapmıştır. Mir Muhammed’e divan katipliğinde bulunmuştur. Onunla yakınlığını, ona sevgisini bir şiirinde ifade etmiştir, ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir. Mir adına İran sınır Serdar’ı ile alınan karara imza atmıştır. Ahmed-i Hani’nin siyasi özlemi, düşünceleri açıktır ki o dönemin genel atmosferinden doğmuştur. Bu dönemde, Kürt düşün hayatının geri olduğu açık. Ancak bu, Kürt düşünce ve edebiyat mirasının hiç olmadığı anlamına gelmiyordu. Önemli bir düşünce ve edebiyat mirasına sahipti. Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomik koşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı. Çok dar sınırlar içinde düşüne haps olmuştu. Bu bir idari yaptırımdan çok sosyal ve kültürel nedenlerden kaynaklanıyordu. Hani daha çok birlik ve ittifak parolalarını kullanarak sesini yükseltiyor, Kürtlerin kendi aralarındaki çelişkilerine de dikkat çekiyordu. Butür şartlar altında Beyler Hani’yi anlayamadılar. Kısaca bu modern düşünceler pratikleşmeyip sonrasız kaldı.[6]

Ahmed-i Hani'nin en önemli yönü, yurtsever ve halkçı oluşudur. O aslında aydınlanmanın öncüsü sayılır. Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temel sorundur. Denilebilinir ki, tüm düşüncelerinde ana tema budur. Bu nedenle Kürtlerin birliği, Kürtlerin diğer halklar gibi özgür yaşaması, Kürt kültürü ve dili'nin özgürce gelişmesi için feryat eder. Tüm bunları sağlamanın yolunun çağdaş bir millet olmaktan geçtiğine inanır. Kürtlerin aslında hiçbir yönü ile komşu halklardan geri olmadığını yalnızca birlik ve iyi yöneticilerden yoksun olduğunu savunur. Bu nedenle şiirlerinde komşu halkların sanatıyla dilleriyle yarışır ve bununla Kürtlerin sahip olduğu yeri dile getirir. Ancak Hani’de başka halkları karşısına alan bir milliyetçiliğe rastlanmaz. Tam tersine Hani hep eşitliği gösterir. Komşu halkların kültürel, tarihsel, dinsel yakınlıklarını kardeşlik olarak görür. Kimi şiirlerinde her bir mısrasını ayrı bir dilde (Kürtçe, Farsça, Türkçe, Arapça) ifadelendirdiği dörtlüklerde sembolize eder.[7]

Hani aynı zamanda iyi bir eğitmen ve dil uzmanıdır. Dönemin felsefi, teolojik ve edebiyat bilgilerini iyi özümsediği ve bu yönüyle yetkinleştiği anlaşılıyor. Ayrıca Kürtçe ile birlikte Arapça, Farsça ve Osmanlıca’ya oldukça hâkim olduğu biliniyor. Şiirlerindeki derin kültürel birikim ve bilgi hayranlık uyandıracak düzeydedir. Mem û Zîn adlı temel yapıtında her olayı ele alışı derin bir çözümleme biçimindedir. Anlatımda vecizidir. Şihabeddin Suhreverdi'den, Farabi'ye, Aristo ve Eflatun'a ve daha birçok büyük şahsiyetten etkilenme düşünceler ortaya koyar. Hani bu birikimini 4 ayrıdilde dile getirir. Kültürel birikimi söz konusu dilleri yetkince kullanmasına dillere hakimiyeti de birikimin sistemleşmesine yol açmaktadır. Hani’nin Kürtçe'yi kullanması olağan üstüdür. İşte bu nedenle halka çok kolay bir şekilde dini eğitim vermek için hem Arapça hem de Kürtçe dilinde çok pratik ve halkın kavrayabileceği metotlar geliştirir. Hani’nin özellikle çocuklar için Nûbihara Piçûkan adlı eseri yazar nitekim eserinde ‘’ne ji boy sahip rewacan, belki ji boy piçûkên kurmancan’ eder. Yani eseri küçük çocuklar için yazdım der.[8][9]

Filozof Ahmed-i Hani, ardında birçok tarih, şiir divanı, astronomi ve dinî kitap bırakmıştır. 1707'de Doğubayazıt'ta vefat etmiştir. Türbesi Ağrı Doğubeyazıt'tadır.

2015 yılında Ağrı Havalimanın adı Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı olarak değiştirildi.[10]

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]