Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Düz yerleşme
Adı: Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi
il: Ankara
İlçe: Merkez
Köy:
Türü: Düz yerleşme
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi: Kazı

Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi, Ankara il merkezinin yaklaşık olarak 14 km. güneybatısında, ODTÜ arazisi içinde, eski Yalıncak Köyü'nün güney – güneybatısında, Haymana yolu üzerinde yer alan bir düz yerleşmedir. Bölgede geniş bir alanın yakın geçmişte toprakla doldurulmuş olması nedeniyle, 1933 yılında kazısı yapılmış olan yerleşmenin tam olarak yeri yakın zamana kadar saptanamamıştı. Ancak Gülçin İlgezdi Bertram ve Jan - K. Bertram'ın çalışmalarıyla yerleşmenin yeri 2010 yılında saptanmıştır.[1] Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.[2]

Kazılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşme, Ankara civarındaki tümülüsleri belirlemek için 1933 yılında yapılan araştırmalar sırasında saptanmıştır. Aynı yıl Atatürk'ün izniyle Hamit Zübeyir Koşay başkanlığında kazılmıştır. Böylece Türk arkeologlar tarafından yapılan ilk kazı çalışmasıdır. Yerleşme civarında 2006 yılında ODTÜ tarafından yüzey araştırmaları başlatılmıştır.[2]

Tabakalanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşmedeki kültür dolgusunun 4 metre kalınlığında olduğu belirtilmektedir. Kazı başkanı üç yapı evresi ortaya çıkarıldığını belirtmektedir. Yerleşme Erken Tunç Çağı II. ve III. evreye, MÖ 3. binyıl ortalarına tarihlenmektedir.[2]

Buluntular[değiştir | kaynağı değiştir]

Yerleşme mimarisi bir müstahkem mevkidir. Batı ve kuzey kesiminde, iri taşlardan iki duvarla teraslama yapılmıştır.[3] Doğu tarafında sepet kulpu benzeri bir çıkıntı, muhtemelen bir kule duvarı, yapmaktadır. Yapı tekniği özensizdir. Çevreden toplanan iri taşlar, işlenmeden temellerde kullanılmıştır. Kerpiç duvarlı olan yapı tek katlıdır. Mekanların dış duvarlarının savunma duvarı işlevi gördüğü ve düz damların yürüme alanı olarak da kullanıldığı düşünülmektedir. Yapı, bütün olarak 40 x 30 metre boyutlarında görünmektedir. Avluya girişi batı tarafta, küçük bir aralıktandır. Koruma ve kontrol amacıyla girintili – çıkıntılı inşa edilmiştir.[2]

Plan olarak yamuk biçimli bir avlu ve bu avlunun çevresinde çok sayıda, bazıları daha büyük olan küçük odalar olarak inşa edilmiştir. Bazı mekanların, özenli tabanlarından, hem işlik hem de oturma mekanları olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu mekanlar dışında çok sayıda tahıl depolama odası bulunmaktadır. Buralarda çok sayıda değirmen taşı ve tahıl tanesi ele geçmiştir.[2]

Çanak çömlek buluntuları çok sayıda el yapımı, saman ya da ot katkılı ince hamurlu, içi ve dışı kırmızı ya da siyah, içi kırmızı, dışı siyah ya da tersi ve alacalı yüzey renkli astarlı, açkılı, iyi fırınlanmamış maldan oluşmaktadır. Bazı kaplarda çivi ve yiv bezeme tekniği kullanılmıştır. Kazı raporunda derinde ele geçen parçalarla yüzeye daha yakın seviyede ele geçen çanak çömlek parçaları arasında bir fark olmadığı vurgulanmaktadır. Ele geçen çok sayıda küçük kase, dini amaçlarla kullanıldığı izlenimi vermektedir. Ağzı emzikli ya da emziksiz kırmızı maldan testilere ait parçalar vardır. Diğer biçimler olarak kulplu ve kulpsuz çanaklar ile küpler belirtilmektedir. Farklı bir çanak çömlek grubu ise içi ve dışı siyah astarlı, açkılı mal grubudur. Bunlardan bazılarının dip tarafı göbekli ve bir merkezden çıkan ışınlarla bezendiği görülmektedir. Maden tasların taklidi olara yorumlanmaktadır.[2]

Kazıda ele geçen buluntular Anadolu Medeniyetleri Müzesi'den sergilenmektedir. Bu müzedeki Ahlatlıbel buluntuları üzerinde 2008 yılındaki ODTÜ çalışmalarında en yaygın kap biçiminin küçük, sığ ve bezemesiz kasecikler olduğu belirtilmektedir. Bunların yanında gaga ağızlı testiler, fincanlar ve çanaklar sık görülen biçimlerdir. Özelilikle yüzeyleri siyah, açkılı kapların üzerinde, genellikle oldukça karmaşık oluk yiv bezemeler görülür.[2] Bazı siyah kapların dış yüzeylerinde çizme yöntemiyle açılan ve geometrik şekil veren oyukların içi beyaz bir macunla doldurularak bezeme yapılmıştır. Bu bezeme türü, Batı Anadolu'nun Yortan Kültürü bezeme özellikleri göstermektedir.[4]

Pişmiş kilden yapılma, ortası delik, çoğunluğu bezemeli ve çeşitli boylardaki ağırşaklar, küçük buluntular arasında yer almaktadır. Fakat bazıları ağırşak olamayacak kadar küçüktür.[2] Bununla birlikte yerleşmede yoğun bir biçimde dokuma yapıldığı düşünülmektedir.[3] Yine pişmiş kilden düğme şeklindeki mühürler, ticaretin varlığına delildir. Mühür bezemelerinin bir kısmı, pişmiş kilden yapılma idollerde de görülmektedir.[2]

Yontmataş endüstrisi, çakmaktaşından dilgilerin hakim olduğu bir endüstridir. Yan ve ön kazıyıcılar, testere, ok ucu, dilgi bıçak gibi aletler görülür. Sürtmetaş tekniğiyle yapılmış çok sayıda sap delikli topuzlar, çekiç baltalar, kalın namlulu, sap delikli baltalar ve yassı baltalar görülür. Bir diğer sürtmetaş buluntu da öğütme taşlarıdır. Bunlar, tahılların bu müstahkem mevkide yoğun biçimde öğütüldüğü şeklinde yorumlanmıştır.[2]

Kemik ve boynuz buluntular arasında eklem ve kaburga kemiklerinden yapılma bızlar ve iğneler gösterilmektedir. Bir kemik nazarlık ile geyik boynuzundan yapılmış çekiç, bölgedeki diğer Erken Tunç Çağı yerleşmelerindeki buluntulara benzemektedir.[2]

Kazılarda 18 mezar açılmıştır. Bunların varlığı, yerleşme içi gömüt geleneğinin varlığını göstermektedir. Gömüt tipi olarak küp mezarlar, taş sanduka mezarlar vardır. Çoğu gömüt, mekanların içinde, köşede, taban altında ortaya çıkarılmıştır. Örneğin 8 küp mezardan yedisi mekan içindedir. Tüm ölüler hocker biçiminde (ana rahmindeki gibi) gömülmüştür. Başlar batıya bakmaktadır. Gömüt armağanları olarak bırakılanlar, bireylerin üstlerinde taşıdıkları günlük eşyalar ve süs nesneleridir. Kadın ve erkek gömüt armağanları arasında bir fark yoktur. Bir kadın gömütün yer aldığı mezarda altın yüzük, bakır / bronz boyun halkası, bilezik, bakır kama, bakır balta, gömüt armağanı olarak bırakılmıştır. İki sanduka mezardan kadın gömütü olana bakır bilezik, erkek olana ise bakır balta, iğne ve bir kap konulmuştur.[2] Bazı erkek mezarlarına mızrak başları bırakıldığı da görülmektedir.[3] Tüm mezarlar Erken Tunç Çağı II. evreye tarihlenmektedir.[2]

Çanak çömlek buluntularının, Ankara / Koçumbeli ve Karaoğlan yerleşme buluntularına benzediği belirtilmektedir.[3]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]