Hormon

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
İnsandaki insülin hormonunun 3D çizimi

Hormon, Yunanca kökenden gelmektedir; ὁρμῶν yani uyarmak, canlandırmak anlamındadır. İç salgı bezlerinden kana geçen ve organların işlemesini düzenleyen adrenalin, insülin, tiroksin vb. fizyolojik etkisi olan maddelerin genel adı olarak tanımlanmaktadır.[1] Hormonlar; klasik anlamda endokrin organlar diye bilinen hipofiz, böbrek üstü bezleri, tiroit, paratiroit, gonatlar gibi kanalsız iç salgı bezlerinde sentez edilen ve kanla taşınarak gittikleri belli hedef doku hücrelerinde etki gösteren organik bileşiklerdir. Hormonlar vücudumuzdaki sindirim, büyüme ve gelişme, üreme, bazı metabolik olayların sağlanması ve vücudun dengeli görev yapmasını sağlayan kimyasal habercilerdir.[2] Fakat klasik hormon tanımına uymayan, ama hormon etkisi gösteren bileşikler de vardır. Hipotalamik düzenleyici hormonlar, antidiüretik hormon, oksitosin, prostaglandinler, gastrin, sekretin, somatostatin, anjiotensin örnek verilebilir.

Hormonların kimyasal yapıları heterojendir. Kimyasal yapılarına göre dörde ayrılırlar; peptid veya protein yapısındaki hormonlar, amino asit türevi hormonlar, steroid hormonlar, eikozanoidler.

Hormonların, biyolojik etkinlikleri için düşük konsantrasyonları yeterlidir; serumda nmol, pmol düzeylerinde bulunurlar; serum düzeyleri ancak çok hassas metotlarla ölçülebilir. Serum hormon düzeyini ölçmek için sık kullanılan bir metod RIA’dir. Hormonların hepsi uyarıcı değildir; bazıları inhibitör etkilidir. Örneğin somatostatin, diğer bazı hormonların sekresyonunu azaltır; adrenalin, bazen stimulatör bazen inhibitör etkilidir. Hormonların sekresyon hızı sabit değildir; hormona duyulan gereksinim ve hormonun inaktivasyon hızı ile düzenlenir.

Hormonların bazıları depolanma özelliği gösterir. Katekolaminler (adrenalin ve noradrenalin), adrenal medülla ve sinir uçlarında hormon-kromogranin a-ATP kompleksi şeklinde depolanırlar; tiroit hormonları, tiroit bezinde depolanırlar. Steroid hormonlar depolanma özelliği göstermezler. Hormonlar, dolaşımda serbest veya transport proteinlere bağlı olarak bulunurlar; peptit yapıda hormonlar ve katekolaminler serbest formdadırlar, steroidler ve tiroit hormonları transport proteinlere bağlı olarak taşınırlar. Hormonun sadece serbest formu biyolojik olayları regüle edebilir. Hormonların bazı etkileri, büyüme faktörleri, histamin, serotonin gibi bazı biyolojik aktif maddeler tarafından gösterilebilir ki endokrin organlardan salgılanmayan fakat hormon etkisi gösteren böyle maddeler doku hormonları olarak adlandırılırlar.

Hormonların başlattıkları yanıt uzun sürelidir; hormon ortadan kaybolduktan sonra da devam eder.

Hedef dokuların hormona fizyolojik yanıtı, yaş ve genetik yapıya bağlıdır.

Hormon tanımına uymadan hormon etkisi gösteren bileşikler[değiştir | kaynağı değiştir]

Hipotalamik düzenleyici hormonlar, hipotalamusta sentez edilirler, hipofizer portal sistem vasıtasıyla taşınırlar ve kısa mesafedeki hipofizin sekretuvar hücrelerini etkilerler. Antidiüretik hormon (ADH) ve oksitosin; hipotalamusta sentez edilirler, nöronlarla hipofize taşınırlar ve gerektiğinde salgılanmak üzere burada depolanırlar. Prostaglandinler; hemen hemen tüm dokularda sentezlenirler, yakında ve uzakta etkili olurlar. Gastrin, sekretin, somatostatin gibi bazı hormonlar gastrointestinal sistemin spesial hücrelerinde sentezlenirler, lokal diffüzyonla parakrin etki gösterirler. Anjiotensin, karaciğer kökenli prekürsörden spesifik enzimatik etki ile oluşur.

Hormonların hekimlik yönünden önemi[değiştir | kaynağı değiştir]

İnsandaki hipofiz bezi

Hormonlar; metabolizmanın, su ve elektrolit alış verişinin, büyümenin, seksüel gelişimin ve seksüel fonksiyonların regülatörleri olarak hayati öneme sahiptirler. Hormonların yokluk, azlık ve fazlalıkları çeşitli hastalık belirtilerine yol açar; bazılarının yokluğu ölüme neden olur. Bu nedenle hekimlikte bir endokrin organın hipofonksiyonunu veya bir hormonun eksikliğini zamanında saptayarak eksik hormonu yerine koymak (replasman tedavisi) önemlidir.[3]

Bir endokrin organın hiperfonksiyonu da hastalık belirtilerine neden olabilir. Hormon üretiminde patoloji, kandaki hormon miktarının veya karakteristik hormon yıkılım ürünlerinin kantitatif tayini ile saptanabilir. Ayrıca kan plazmasındaki inorganik veya organik maddelerin normal konsantrasyonlarında değişiklik de ilgili maddenin metabolizması üzerine etkili hormonun etkisindeki patolojileri tanımaya yardımcı olur.

Bir hormonun azlığında veya yokluğunda, buna karşı gelen hayvansal organdan saf halde hazırlanan hormonun verilmesi suretiyle tedavi mümkündür. Bu durumda genellikle hayat boyunca süren devamlı tedavi yapılması gerekir. Hormon tedavisinde, protein yapısındaki hormonların parenteral yani enjeksiyon gibi sindirim yolu dışı bir yoldan verilmesi zorunluluğu vardır; çünkü, protein yapısındaki hormonların ağız yoluyla alınması halinde, sindirim kanalında parçalanmaları ve emilmemeleri söz konusudur.[4]

Evcil hayvanlarda verim kabiliyetinin ve büyüme hızının önemli ölçüde artması, endokrin sistem aktivitesinin yüksekliği ile paralel seyreder.

Hormonların salgılandıkları yere göre sınıflandırmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyük iç salgı bezleri. (Erkek sol, kadın sağ tarafta.) 1. Epifiz 2. Hipofiz 3. Tiroid 4. Timus 5. Böbreküstü bezler 6. Pankreas 7. Yumurtalıklar 8. Testis

Hormonların salgılandıkları yerler aynı olabilir.

Hormonların kimyasal yapılarına göre sınıflandırmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Hormonların kimyasal yapıları heterojendir. Dörde ayrılırlar.

Hayvanlarda Hormonlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Hormonlar

Hayvanlardaki hormonal düzenleme gelişmiş bir endokrin sistem tarafından yapılır. Endokrin sistemin temel yapıları iç salgı bezleridir. İç salgı bezleri (Endokrin bezleri) salgıladıkları hormonları doğrudan kana veren kanalsız bezlerdir. Birbirinden ayrı ve özelleşmiş endokrin bezler sadece kan dolaşım sistemine sahip hayvanlarda bulunur.

Sölenterlerde ve halkalı solucanlarda hormon, yalnızca salgı yapan sinir hücreleri tarafından üretilir. Eklembacaklılar ve yumuşakçalar gibi omurgasızlarda özel endokrin organlar bulunur. Vücudumuzun düzenleyicileri: oksijen, vitamin, mineral, tuzlar, enzim ve hormonlardır. Bunlardan son ikisi vücutça sentezlenir. Hormonlar, organik yapılı olmakla beraber protein ve yağlar gibi belli bir gruba girmezler. Hormonlar kanda çok az miktarda bulunur ve vücudun herhangi bir bölümüne taşındığında hormon mesajlarını alabilen reseptörleri taşıyan belli hücre ve dokuları faaliyete geçirir. Yani her hormonun etkilediği hücre, doku ve organ farklıdır. Örneğin: FUH (folikul uyarıcı hormon) yumurtalıktaki folikülü etkilerken (TUH) tiroid uyarıcı hormon tiroid bezini uyarır. Bunun yanı sıra bazı hormonlarda birden fazla dokular üzerinde etkilidir. Östrojen hormonu hem uterusu hem de meme bezlerini uyarır. Hormonların çoğu iç salgı bezleri yada bazı sinir hücreleri tarafından salgılanmakla beraber, bazı bez olmayan dokulardan salgılanan hormonlar vardır. Mideden salgılanan gastrin, 12 parmak bağırsağından salgılanan sekretin gibi. Bir iç salgı bezinin çıkarılması o bezin hormon salgısının azalması ya da hormon salgısının aşırı derecede artması organizmanın işleyişinde büyük aksaklıklar meydana getirebilir.

Hormonların sentezlenmesi ve parçalanması enzimlerin yardımıyla olur. Hormonlar kana geçtikten ve belli konsantrasyona ulaştıktan sonra ilgili hücre, doku ve organ işleyişinde düzenleyici görevini yapar. Hormonların salgılanması sinir sistemi tarafından kontrol edilebileceği gibi, çoğunlukla hormonlarda sinir sistemini etkiler. Böylece sinir sistemi ve endokrin sistem birbirine bağımlı ve etkileyerek çalışır. Ancak, sinir sistemi bir organda kısa zamanda düzenleyici etkisini gösterebildiği halde, hormonların düzenleyici etkisi çok daha yavaştır. Hormonların etkileri dört grupta incelenebilir: Vücudun büyümesini düzenlerler. Üremeyi düzenlerler. İkincil eş eysel karakterlerin gelişmesine yardımcı olurlar. Vücudun iç dengesinin düzenlenmesinde görev yaparlar. Sinir sistemiyle beraber organ ve sistemlerin koordinasyonunu ve organizmanın bütünlüğünü sağlar.

Organizmanın herhangi özel bir faaliyeti bir hormonla düzenlenebildiği gibi birden fazla hormonla da düzenlenebilir. Kan şekerinin düzenlenmesi gibi. Örneğin, kandaki şeker miktarının düzenlenmesinde pankreastan salgılanan insülin ve glukagon hormonlarıyla[7], böbrek üstü bezi tarafından salgılanan adrenalin hormonu etkilidirler. Kanda glikoz yükselince pankreastan insülin salgılanır. İnsülinin etkisi ile glikozun karaciğer ve diğer vücut hücreleri tarafından alınışı hızlanır, kandaki glikoz normal seviyeye düşer. Emilen glikoz karaciğer ve vücut hücrelerinde glikojen halinde depolanır. Kandaki glikoz miktarı normalin altına düşerse adrenalin hormonu hücrelerde depo edilmiş glikojenin glikoza dönüşmesini sağlar. Pankreastan salgılanan glukagon hormonu glikozun kana geçişini artırır. Böylece kandaki şeker miktarı normal seviyeye ulaşır.[7]

Oksitosin[değiştir | kaynağı değiştir]

Oksitosin

Oksitosin, primer olarak beyinde nöromodülatör görevi olan bir memeli hormonudur. Beyinde hipotalamusta sentez edilir ve arka hipofizden salınır.

Oksitosin en fazla üremedeki rolü ile bilinir. Özellikle doğum esnasındaki ve doğum sonrasındaki rolü önemlidir. Doğum esnasında serviks ve uterusun gerilmesi ile çok miktarlarda salınır, rahim kaslarının kasılmasını uyarır ve doğumu kolaylaştırır. Doğumdan sonra ise meme başı uyarısı ile sütün salınımını sağlayarak emzirmeye yardımcı olur.

Son zamanlardaki çalışmalar oksitosin hormonunun davranışlar üzerine etkisini de ortaya koymaktadır. Örneğin; orgazm, sosyal tanıma, eşler arasındaki bağ, anksiyete ve anne davranışları bu davranışlar arasında sayılabilir.[10] Bu nedenle bu hormona bazen "aşk hormonu" da denmektedir. Oksitosin salgılanmasındaki yetersizlik sosyopati, psikopati, narsisizm ve genel manipülasyon eğilimi ile ilişkili bulunmuştur.[11]

Oksitosin Yunanca ὼκυτοκίνη, ōkytokínē, “hızlı doğum” kelimesinden gelmektedir. Britanyalı farmakolog Sir Henry Hallett Dale 1906 yılında bu hormonun uterus kasılmalarındaki etkilerini keşfinden sonra bu ismi kullanmıştır.[12] Süt atılımındaki etkileri Ott ve Scott tarafından 1910 yılında,[13] ve Schafer ve Mackenzie tarafından 1911 yılında tanımlanmıştır.[14] Hormonun 9 aminoasitlik dizilimi Vincent du Vigneaud ve ark. ve Tuppy tarafından 1953'de tanımlanmıştır.[15] Kimyasal sentezi Vigneaud ve arkadaşları tarafından 1953'de yapılmıştır.[16][17]

Büyüme hormonu[değiştir | kaynağı değiştir]

GH yapısı

Büyüme hormonu, Growth hormon (GH) veya Somatotropin; ön hipofizden salgılanan, peptit yapılı, insanlarda ve hayvanlarda büyüme, hücre üretimi ve yenilenmesini uyaran hormondur. Ön hipofizin somatotropik (asidofilik) hücrelerinde 191 aminoasitlik tek bir polipeptit zincir şeklinde üretilmektedir. GH sentez ve salınımı, hipotalamustan salgılanan Büyüme hormonu salgılatıcı hormon (GH-RH) tarafından kontrol altında tutulmaktadır.

Somatostatin, GH salınımını azaltır. Bunun yanında insülin, glukagon, TSH, FSH, ACTH gibi hormonlar da salınımını baskılamaktadır. GH, glikoz ve serbest yağ asitlerinin konsantrasyonunu artıran bir stres hormonudur.[18][19] Egzersiz, stres ve uykunun derin döneminde artış gösterir. GH dokuları doğrudan etkilemez. Etkilerini somatomedin denilen peptitler aracılığı ile gösterir. GH kıkırdak yapımını arttırmakta ve uzun kemiklerde büyümeyi sağlamaktadır. Bu yüzden çocukluk döneminde büyük önem arz etmektedir.[20] Eksikliği büyümede yetersizliğe yol açar ve değişik tipte cücelikler görülür.[20] Büyüme hormonu aşırı salınımı (genellikle hipofiz tümörüne bağlı) uzun kemik uçlarındaki epifiz plaklarının kapanmasından önce orantılı olarak aşırı büyümeye (gigantizm), epifiz plaklarının kapanmasından sonra ise akromegali hastalığına neden olur. Günümüzde GH, rekombinant DNA teknolojisi ile üretilebilmekte ve tedavide kullanılabilmektedir.[21]

İnsülin[değiştir | kaynağı değiştir]

İnsülinin yapısı
Kırmızı: karbon; yeşil: oksijen; mavi: azot; pembe: kükürt. Mavi/pembe şeritler iskeleti simgeliyor.

İnsülin, moleküler ağırlığı 5,8 kilodalton (kDa) olan, polipeptit yapılı ve vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagon ile birlikte rol alan bir hormondur. Kan şekerini düşürücü etki yapar.[7] Pankreasin hormonal salgı birimleri olan Langerhans adacıklarından salgılanan insülinin adı da Latince'de "ada" anlamına gelen "insula" sözcüğünden türetilmiştir.[22]

İnsülinin, karbonhidrat özüştürmesinin birincil dengeleyicisi olmanın yanında, karbonhidrat metabolizması ile ilişki içinde bulunan yağ ve protein metabolizmaları üzerinde de önemi vardır ve kandaki insülin derişimi değişikliklerinin tüm bedende yaygın etkileri bulunur. Bu hormonun tam yokluğu, şeker hastalığının 1. tipine (yüksek şeker); görece azlığı ya da insüline karşı direnç ya da her ikisinin birlikte olması ise 2. tip şeker hastalığına (düşük şeker) yol açar. Bu doğrultuda, endüstriyel olarak üretilmiş olan insülin, tip-1 şeker hastalığında ve başka ilaçların yetersiz kaldığı tip-2 şeker hastalığı vakalarında ilaç olarak kullanılır.

İnsülinin yapısı hayvanlar arasında görece küçük farklara bağlı bir çeşitlilik gösterir ve insan insülinine en benzer yapıdaki insülin, arada tek bir aminoasit biriminin farklı oluşuyla, domuz insülinidir. İnsülinin karbonhidrat metabolizması üzerindeki düzenleyici işlevinin etkinliği de insandan insana değişkenlik gösterebilmektedir.

Glukagon[değiştir | kaynağı değiştir]

Glukagon, Pig.

Glukagon, pankreasın α-hücreleri tarafından sentez edilen bir polipeptit hormondur. Sintalin ve kobalt klorür ile, pankreasın α hücreleri tahrip edilebilir; bu durum, glukagon üretiminin ve salıverilişinin durmasına yol açar. Glukagon molekülü, 29 amino asitten kurulmuştur; sistin, prolin ve izolösin içermez. Glukagon, bağırsak hormonları olan sekretin, vazoaktif intestinal polipeptit ve gastrik inhibitör polipeptit ile yapısal benzerlik gösterir. Glukogonun son zamanlarda memeli beyninde de bulunması, bir nörotransmitter olarak işlev görüyor olabileceğini düşündürmektedir.[23]

Pankreastan glukagonun salıverilişi, açlık, insülin veya sülfanilüreler tarafından oluşturulan düşük kan glukoz düzeyi durumunda artar.[7] Özellikle arjinin olmak üzere amino asitlerin büyük kısmı da pankreastan hızlı bir glukagon salıverilişine neden olurlar. Yüksek karbonhidratlı karışık beslenme sırasında insülin daha fazla olmak üzere hem insülin hem glukagon salıverilir; yüksek proteinli bir beslenme sırasında glukagon salıverilişi daha fazladır. Karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesinde glukagon ile insülinin salıverilişleri arasındaki denge önemlidir.[23]

Akut streste epinefrin, β-stimülasyonla glukagon salıverilişine neden olur ve α-stimülasyonla insülin salıverilişini inhibe eder.[23]

Pankreastan glukagon salıverilişi, insülin varlığında glukoz tarafından inhibe edilir. Yağ asitleri de glukagon salıverilişini inhibe ederler. Etkileri: Glukagon, cAMP üzerinden hormonal etki gösterir. Genelde glukagonun etkileri, insülinin etkilerine karşıt olan etkilerdir. Glukagon, karaciğerden glukozun ve daha az olarak da yağ dokusundan yağ asitlerinin hızlı mobilizasyonunu sağlar; hiperglisemik-glikojenolitik faktör diye de bilinir. Glukagon, glikojen yıkılımını artırır ve sentezini inhibe eder; hepatik glukoz debisini hızlandırır. Glukagon, amino asitlerden glukoz oluşumunu uyarır ve glukozun oksidasyonunu inhibe eder. Glukagon konsantrasyonunda artış, keton cisimleri oluşumunu artırır. Glukagon, yağ dokuda ve olasılıkla karaciğerde, yağların yağ asitlerine ve gliserole parçalanmalarını artırır. Glikojen ve yağların parçalanması yönünden glukagon ve epinefrin, cAMP sentezi, glikojen ve yağların parçalanmalarını artırma yönünden birbirine benzer şekilde etki gösterirler. Ancak glukagon karaciğerde daha aktiftir, epinefrin ise yağ dokuda ve iskelet kasında daha aktiftir. Glukagon, pankreasın β hücrelerinden insülin salıverilişini uyarır. İnsülin ve glukagonun kan dolaşımında bulunan düzeyleri, glukoza cevap olarak karşılıklı bir şekilde değişir.[23]

Somatostatin[değiştir | kaynağı değiştir]

Somatostatin, pankreasın Langerhans adacıklarının D-hücrelerinden ve hipotalamustan salıverilen bir peptit hormondur; hipotalamustan salıverilen büyüme hormonu salıverilişini inhibe eden faktör olarak da bilinir. Somatostatin, insülin ve glukagon salıverilişini inhibe eder; bu hormonların salıverilişlerinde parakrin bir düzenleyici olarak işlev görür. Somatostatin, gastrin ve sekretinin salgılanmasını, glukozun gastrointestinal emilimini, pankreasın ekzokrin işlevlerini bastırır; safra kesesi kontraksiyonunu azaltır; gastrik boşalmayı ve duodenal motiliteyi yavaşlatır. Somatostatin, beyinde nörotransmitter olarak işlev görür.[24]

Pankreatik polipeptit[değiştir | kaynağı değiştir]

Pankreatik polipeptit, pankreasın F-hücrelerinden salıverilen, 36 amino asit içeren, glukagona kimyasal benzerliği olan, daha çok gastrointestinal sisteme etkili bir hormondur. Pankreatik polipeptit salıverilişi, vagal kontrol altındadır. Proteinden zengin diyet, pankreatik polipeptit salıverilişini artırır. Pankreatik polipeptidin, glukagon benzeri, glikojeni parçalayıcı etkisi vardır.[25]

Adrenalin[değiştir | kaynağı değiştir]

Adrenalinin moleküler yapısı

Adrenalin (Epinefrin), böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından öz bölgede salgılanan bir hormondur.[26]

Doğada bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır. Etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle, acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir. Heyecan ve korku durumunda adrenalin salgılanması artar. Kan damarlarını genişletir. Acı hissini azaltır. Göz bebeklerinin büyümesiyle göze alınan ışık artar, daha net ve hızlı görüş sağlanır. Adrenalin hormonunun yarılanma ömrü iki dakikadır.[kaynak belirtilmeli]

Adrenalinin salgılanması sırasında iskelet kaslarına ait atardamarlarda genişleme, düz kas ve sindirim sistemine ait atardamarlarda daralma meydana getirir. Koroner arterler genişler, kan basıncı yükselir, kalp atış hızı artar, göz bebekleri (pupilla) büyür, kan şekeri (glisemi) yükselir.[27][28]

Tiroksin[değiştir | kaynağı değiştir]

Tiroksin veya T4 ; tiroid bezi tarafından salgılanan, tirozin aminoasitlerinden üretilen, iyot atomları içeren bir hormondur.[29]

T4, iki adet tirozin aminoasitine toplam 4 tane iyot atomunun bağlanmasıyla oluşur. Bazal metabolizma hızını arttırır, protein sentezine etki eder ve vücudun katekolaminlere (adrenalin vs.) olan duyarlılığını arttırır. Bazal metabolizma hızının artması, hücre reaksiyonlarının hızlanması, böylece daha hızlı ve yüksek oranda enerji açığa çıkması nedeniyle vücut ısısı yükselir. Soğuk iklimli bölgelerde yaşayan insan topluluklarının daha sıcak iklimde yaşayanlara oranla daha fazla T4 salgıladığı bilinmektedir.[29]

Testosteron[değiştir | kaynağı değiştir]

Testosteronun 3B yapısı

Testosteron androjen grubundan bir steroid hormondur.[30] Memelilerde testosteron birincil olarak, erkeklerde testisler, dişilerde yumurtalıklarda üretilir. Çok az bir oranda da böbreküstü bezlerinden salgılanır.[30] Erkek cinsiyet hormonudur.[30]

Sağlık, enerji, libido, bağışıklık sistemi ile ve kemik erimesi ile yakından ilgilidir. İnsanlarda yetişkin bir erkeğin kanındaki derişimi yetişkin bir kadındakinin 40-60 katı kadar olabilir. Ancak kadınlar davranışsal açıdan (anatomik ya da biyolojik açı yerine) bu hormona karşı çok daha fazla hassasiyet gösterir.[31]

Erkeklerde saçların dökülmesine neden olabildiği gibi saç dökülmesi, sadece testosterona bağlı bir olgu değildir.[30]

Kadınlarda eritrosit sayısının erkeklere göre daha düşük olmasının nedenlerinden biri de kadınlardaki testosteron seviyesinin erkeklere göre daha düşük seviyede olmasıdır.

Östrojen[değiştir | kaynağı değiştir]

Östrojen

Östrojenler, kadınların adet döngüsünde ve diğer memeli hayvanların dişilerinde estrus döngüsünde önemli rol oynayan bir grup steroid hormondur.[30] Östrojenler hem erkek hem kadınlarda bulunmakla beraber, üreme yaşında kadınlarda seviyeleri çok daha yüksektir.[32] Bu hormonlar kadınlarda göğüs gibi ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimini sağlarlar ve adet döngüsüyle ilişkili olan endometrium kalınlaşması ve diğer süreçleri düzenlerler. Folikül uyarıcı hormon (follicle stimulating hormone, FSH) ve lüteinizan hormon (LH), yumurtalayan kadınlarda östrojen üretimini düzenlerler.[32] Kan dolaşımında bulunan östrojen, FSH ve LH'nin seviyelerinin azalmasına neden olduğu için bazı oral kontraseptiflerde östrojenler bulunur.

Kadınlarda bulunan üç ana östrojen, östradiol, östriol ve östron'dur. Menarş ile menopoz arasında başlıca östrojen östradioldür. Vücutta bunlar enzim reaksiyonları sonucu androjenlerden sentezlenir. Östradiol testosterondan, östron da androstenedion'dan sentezlenir. Östron östradioldan daha zayıf etkilidir ve menopoz sonrası kadınlarda östradioldan çok östron bulunur.[33] Genital bölgede kıllanma, kalça bölgesinde yağlanma, memelerde büyüme, meme başının renginde koyulaşma ve gelişme görülür.[32]

Bitkilerde Hormonlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Oksin

Hormonlar, bitki tarafından çok düşük yoğunlukta üretilen ve üretildikleri yerden bitkinin diğer kısımlarına taşınan kimyasal habercilerdir. Hormonlar bitkide doğal olarak sentezlendiği gibi laboratuvar ortamında sentetik olarak da üretilir. Bitkisel hormonlar, aktif büyüme gösteren kök ve gövde uçlarında, meyvelerde ve genç yapraklarda yer alan hücreler tarafından sentezlenir. Bitkisel hormonlar belirli hedef hücrelere taşınır. Hedef hücrelerin hücre zarlarında alıcı (reseptör) moleküller olarak bilinen kimyasallar vardır. Uygun bir hormon hedef hücrelere geldiği zaman bu alıcı moleküller hormonu tanır ve hedef hücrelerin yanıt vermesi sağlanır.[34]

Hormonların bir kısmı üretildiği dokuda etkili olurken bir kısmı bitkinin farklı bölgelerinde etkilidir. Hücre bölünmesini, çiçek ve meyve oluşumunu hızlandıran hormonlar yaprak dökümü, meyve olgunlaşması ve tropizma hareketlerinin gerçekleşmesinde de etkilidir.[34] Bitkilerde hormon denilen düzenleyiciler üretilmektedir.[35]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Türk Dil Kurumu'nun hormon tanımı" (Türkçe). 15 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20170115171324/http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&kelime=HORMON. 
  2. ^ "Hormonlar ne işe yarar?" (Türkçe). http://www.endokrin.com.tr/tag/hormonlar-ne-ise-yarar/. 
  3. ^ Menopoz tedavisi, Nobel Tıp Kitapevi, Editör Prof.Turgay Atasü
  4. ^ "Büyüme Hormonu Tedavisi" (Türkçe). 4 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160504203815/http://www.novonordisk.com.tr:80/hastalara-ozel/buyume-hormonu-tedavisi.html. 
  5. ^ a b "Hipotalamus hormonları" (Türkçe). 12 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20170112194541/http://endokrin.org/Tr/content3.asp?m1=1&m2=2&m3=120. 
  6. ^ a b c d e f g h "T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ALANLAR ORTAK ENDOKRİN SİSTEM 720S00026 Ankara, 2011" (Türkçe). 9 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160109065059/http://www.megep.meb.gov.tr:80/mte_program_modul/moduller_pdf/Endokrin%20Sistem.pdf. 
  7. ^ a b c d e "Pankreas tarafından salgılanan insülin ve glukagon hormonunun görevi nedir?" (Türkçe). 3 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160403165927/http://www.acibadem.com.tr:80/Hayat/Bilgi/pankreas-tarafindan-salgilanan-insulin-ve-glukagon-hormonunun-gorevi-nedir. 
  8. ^ "Doku hormonları" (Türkçe). 15 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20170115171339/http://www.biyologlar.com/doku-hormonlari. 
  9. ^ Marieb, Elaine (2014). Anatomy & physiology. Glenview, IL: Pearson Education, Inc. ISBN 978-0321861580. 
  10. ^ Lee HJ, Macbeth AH, Pagani JH, Young WS (June 2009). "Oxytocin: the Great Facilitator of Life". Progress in Neurobiology 88 (2): 127–51. DOI:10.1016/j.pneurobio.2009.04.001. PMC 2689929. PMID 19482229. http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=2689929. 
  11. ^ O'Callaghan, Tiffany (7, June 2010). "Thanks, Mom!". Time Magazine (Time, Inc.). http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,1992405,00.html. Erişim tarihi: 2010-06-08. 
  12. ^ Dale HH (May 1906). "On some physiological actions of ergot". J. Physiol. (Lond.) 34 (3): 163–206. PMC 1465771. PMID 16992821. http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=1465771. 
  13. ^ Ott I, Scott JC. The Action of Infundibulum upon Mammary Secretion. Proc Soc Exp Biol. (1910) p.8:48–49.
  14. ^ Schafer EA, Mackenzie K. The action of animal extracts on milk secretion. Proceedings of the Royal Society of London Series B-Containing Papers of a Biological Character. (1911) p.84:16–22.
  15. ^ du Vigneaud V, Ressler C, Trippett S (December 1953). "The sequence of amino acids in oxytocin, with a proposal for the structure of oxytocin". J. Biol. Chem. 205 (2): 949–57. PMID 13129273. 
  16. ^ du Vigneaud V, Ressler C, Swan JM, Roberts CW, Katsoyannis PG, Gordon S (1953). "The synthesis of an octapeptide amide with the hormonal activity of oxytocin". J. Am. Chem. Soc. 75 (19): 4879–80. DOI:10.1021/ja01115a553. http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/ja01115a553. 
  17. ^ du Vigneaud V, Ressler C, Swan JM, Roberts CW, Katsoyannis PG (June 1954). "The synthesis of oxytocin". J. Am. Chem. Soc. 76 (12): 3115–3121. DOI:10.1021/ja01641a004. 
  18. ^ "Stress and hormones". Indian J Endocrinol Metab 15 (1): 18–22. January 2011. DOI:10.4103/2230-8210.77573. PMC 3079864. PMID 21584161. http://www.pubmedcentral.nih.gov/articlerender.fcgi?tool=pmcentrez&artid=3079864. 
  19. ^ "Growth hormone secretion in response to stress in man". Nature 210 (5035): 540–1. April 1966. DOI:10.1038/210540a0. PMID 5960526. 
  20. ^ a b "Büyüme Hormonu Nedir?" (Türkçe). 28 Nisan 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160428174323/http://www.saglikla.net/buyume-hormonu-nedir.html. 
  21. ^ Daniels ME (1992). "Lilly's Humatrope Experience". Nature Biotechnology 10 (7): 812. DOI:10.1038/nbt0792-812a. 
  22. ^ "İnsülin - Kelime Kökeni" (Türkçe). 10 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151110082736/http://www.etimolojiturkce.com:80/kelime/ins%C3%BClin. 
  23. ^ a b c d "HORMONLAR" (Türkçe). ss. 30-31. 23 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20120523054505/http://www.mustafaaltinisik.org.uk:80/89-1-26.pdf. 
  24. ^ "HORMONLAR" (Türkçe). ss. 31-32. 23 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20120523054505/http://www.mustafaaltinisik.org.uk:80/89-1-26.pdf. 
  25. ^ "HORMONLAR" (Türkçe). ss. 32. 23 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20120523054505/http://www.mustafaaltinisik.org.uk:80/89-1-26.pdf. 
  26. ^ U.S. National Library of Medicine: Drug Information Portal - Epinephrine
  27. ^ Voet D, Voet J (2004). Biochemistry (3rd bas.). USA: Wiley. ISBN 0-471-19350-x. OCLC 154657578. 
  28. ^ Boron WF, Boulpaep EL (2005). Medical Physiology: A Cellular And Molecular Approach. Philadelphia, PA: Elsevier/Saunders. ISBN 1-4160-2328-3. OCLC 56191776. 
  29. ^ a b "Tiroksin Hormonu" (Türkçe). 10 Ekim 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20131010063053/http://www.fensinif.com:80/tiroksin-hormonu.html. 
  30. ^ a b c d e "Östrojen ve Testosteron" (Türkçe). 19 Ekim 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20161019010850/http://endokrinoloji.com/ostrojentestosteron.html. 
  31. ^ James McBride Dabbs, 2000
  32. ^ a b c "Östrojen Nedir? Östrojen Hormonunun Görevleri Nelerdir?" (Türkçe). 22 Ekim 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20161022160148/http://www.evdekieczane.net/ostrojen-nedir-ostrojen-hormonunun-gorevleri-nelerdir.htm. 
  33. ^ "ESTROGENS: E1, E2, E3" (İngilizce). 22 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150922013515/http://www.rxcompoundcentre.com:80/DynamicData/PDFs/Estrogen.pdf. 
  34. ^ a b c d e f "Bitki Büyümesinde Rol Oynayan Faktörler- Bitkisel Hormonlar" (Türkçe). 15 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20170115171413/http://ebadersleri.com/bitki-buyumesinde-rol-oynayan-faktorler-bitkisel-hormonlar/. 
  35. ^ ""Bitkilerde bulunan hormonlar ve etkileri nelerdir?" sorusuna cevap" (Türkçe). 15 Ocak 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20170115171425/http://www.nkfu.com/soru-cevap/question/bitkilerde-bulunan-hormonlar-ve-etkileri-nelerdir/. 
  36. ^ "Giberellin hormonu nedir?" (Türkçe). 12 Eylül 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20140912200826/http://www.nkfu.com/giberellin-hormonu-nedir/. 
  37. ^ "Sitokinin(Cytokinin)" (Türkçe). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304041805/http://biyolojik.org:80/botanik/95-sitokinin. 
  38. ^ "Absisik asit". ss. Türkçe. 27 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20141027022548/http://biyolojik.org:80/botanik/86-aba. 
  39. ^ "Etilen nedir?". ss. Türkçe. 22 Haziran 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20140622092227/http://www.nkfu.com:80/etilen-nedir/. 

Dış Bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]