Historiyografi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Historiyografi ya da tarih yazıcılığı, tarih yapıtlarının yazımının yanı sıra tarihçiliğin kuram ve geçmişini de belirten terim. Genellikle tarihçilik deyimiyle eşanlamlı kullanılır, ama çağdaş bir disiplin olarak tarih ayrı bir başlık oluşturur. Belirli bir konunun historiyografisi o konunun tarihçi tarafından nasıl çalışıldığını belirli kaynaklar, yöntemler ve kuramsal yaklaşımların kullanımıyla ortaya konmasıdır. Tarihçiler historiyografiyi konusal olarak - "Britanya İmparatorluğu'nun historiyografisi", "Erken Dönem İslam historiyografisi", veya "Çin historiyografisi" gibi - ya da yaklaşım ve türlerine göre - "siyasi tarih", "sosyal tarih" gibi - incelerler. 19.yy'dan başlayarak akademik tarihin yükselmesiyle historiyografik bir bilimsel yazın doğmuştur. Ne dereceye kadar tarihçilerin kendi aidiyet ve kimliklerinden etkilendikleri - milliyetçilik/ulus devlet veya din gibi - sıkça tartışılan bir konudur.[1]

Tarihçilerin araştırma konuları değişiklik gösterebilir, özellikle son yıllarda geleneksel diplomatik, iktisadi ve siyasi tarihten yeni yaklaşımlara, toplumsal ve kültürel alanlara doğru bir değişim söz konusudur. 1975'ten 1995'e, Amerikan üniversitelerindeki sosyal tarihle ilgilenen tarih profesörlerinin oranı %31'den %41'e yükselmişken siyasi tarihle ilgilenenlerin oranı %40'tan %30'a düşmüştür.[2] Britanya'daki üniversitelerin tarih bölümlerinde 2007 yılında 5.723 öğretim görevlisinden 1.644'ü (%29) kendisini sosyal tarihle ilişkilendirmişken bu sayı siyasi tarihle ilgilenenlerde 1.425'tir (%25).[3]

Terminoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Avrupa'da Erken Modern dönemde "historiyografi" terimi daha temel anlamda, "tarih yazımı" olarak kullanılmaktaydı. "Historiyograf", "tarihçi" demekti ve bu anlamda İsveç'te (Rikshistoriograf, 1618'den beri), İngiltere'de (Historiographer Royal, 1660'dan beri) ve İskoçya'da (Historiographer Royal, 1681'den beri) vakanüvislere "kraliyet tarihçisi" ünvanı verilmekteydi. İskoçya'da bu makam hala mevcuttur. Furay ve Salevouris (1988) historiyografyayı "yazılmış ve yazılan tarihin araştırılması - tarih yazımının tarihi... Historiyografya araştırmalarında olayları ya da doğrudan geçmişi değil tek bir tarihçinin eserlerindeki bu olaylara dair değişen yorumları araştırırsınız" diyerek tanımlamışlardır.[4]

Modern Dönem Öncesi Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Geçmişi anlamak insanlığın evrensel bir ihtiyacı olarak görülmektedir ve tarihin anlatısı dünya çapında uygarlıklardan bağımsız bir biçimde ortaya çıkmıştır. Tarih nedir sorusu felsefi bir sorudur (tarih felsefesi). En erken kronolojiler Mezopotamya'ya ve Antik Mısır'a uzanır ancak bu dönemdeki tarihçilerin adları bilinmemektedir. Historiyografya bağlamında tarih, gelecek nesilleri geçmiş olaylar hakkında bilgilendirmek için hikaye edilen yazılı tarih kayıtları anlamındadır. Bazı uzmanlar gelecek tahminlerine uymayan tarihsel örüntüler bulma eğilimlerine yönelik çıkarımsal düşüncelere karşı çıkmaktadır.[5]

Yunan uygarlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Tukidides'in Peleponnes Savaşlarının Tarihi 'nin onuncu yüzyıla ait bir kopyası.

Bilinen en eski düzenli tarih yazımı Antik Yunan'da ortaya çıkmıştır. Bu gelişme Akdeniz bölgesindeki tüm tarih yazıcılığını etkileyen önemli bir etkiye sahiptir. Yunan tarihçiler tarihsel metodolojiye önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bilinen en eski eleştirel tarih eseri "tarihin babası" olarak bilinen Heredot (MÖ 484–425) tarafından derlenen Heredot Tarihi 'dir.[6] Herodot güvenilir kaynaklar arasında değerlendirmede bulunarak ve kişisel olarak gerçekleştirilmiş seyahat kayıtlarına dayanarak çeşitli Akdeniz kültürlerine ait yazılı kaynaklara atıflar yapmıştır. Herdot'un ana odağı insanların kişilikleri ve eylemleri olsa da tarihsel olayların gelişiminde ilahi gücün belirleyiciliğine de değinmiştir.

Herdot'u takip eden nesil yerel tarihler ve tekil şehir devletlerinin tarihlerine, kent ve tapınak arşivlerinde çalışan yerel tarihçilerin tarih yazımlarına tanık olmuşlardır. Halikarnaslı Dionysos bu tarihçileri Tukidides'in müjdecileri olarak nitelenmiş,[7] ve bu tarihler şehir devletleri devam etiği müddetçe Geç Antik Dönem'e kadar yazılmaya devam etmiştir. Klasik pagan geleneği boyunca gerçekleştirilen Olimpiyat Oyunlarında kazananların listelerini tutarak temel kronolojik çerçeve sağlayan Elisli Hippias ve şu anda var olmayan sivil kayıtlardan yirminin üzerinde tarih derleyen Lesboslu Hellanicus bu dönemin iki önemli figürüdür.

Tukidides, Atina ve Sparta arasında gerçekleşmiş bir savaşa dair yazısında "ilahi nedenselliği" geniş oranda terk ederek sonraki Batılı tarih yazımlarında yer edecek olan mantıksal açıklama geleneğini başlatmıştır. O, aynı zamanda bir olayın doğrudan nedenleri ve sonuçları arasında ayrıma giden ilk kişiyken ardıllarından Xenophon (MÖ 431-355) Anabasis adlı eserinde otobiyografik ve karakter çözümlemelerine dayalı çalışmalar yapmıştır.

Atinalı hatip Demosthenes'in (MÖ 384-322) II. Filip'e yönelik ağır eleştirileri antik çağın politik kışkırtıcılığının zirvesi olmuştur. Günümüze ulaşamamış olan I. Ptolemaios'un (MÖ 367-283) Büyük İskender'in seferlerini anlattığı tarihi, bir hükümdar tarafından derlenen ilk tarih çalışmasıdır. Polybius (MÖ 203-120), Roma'nın dünyaya egemen oluşunu Yunan ve Romalı bakış açılarını bağdaştırarak yazmayı denemiştir.

Kaldeli rahip Berossus (MÖ 3.yy) Selevkos Hükümdarı I. Selevkos için derlediği Yunanca "Babil Tarihi" eserinde özgün bir tarih ortaya koymak için Helenistik historiyografya yöntemlerini ve Mezopotamya kaynaklarını kullanmıştır. Yakın Doğu tarihine dair bilgiler de vardır, Fenikeli tarihçi Sanchuniathon'unkiler gibi; ancak bunlar yarı efsanevi ve bölük pörçük olarak değerlendirilir ki bunların Truva Savaşlarından önce bile yazılmış olabileceği sonraki tarihçiler Bibloslu Philo ve Eusebius tarafından iddia edilmiştir.

Roma uygarlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Romalılar Yunan geleneğini Yunanca yazmak için kullanmışlardır; ancak sonrasında Yunanca dışında yazdılar.[8] Erken Roma tarihi yazıları hala Yunanca yazılırken Romalı devlet adamı Bilge Cato (MÖ 234-149) tarafından derlenen "Kökenler" Yunanca'nın kültürel etkisine karşı koymak için bilinçli bir şekilde Latince yazılmıştır. Bu, Latin tarih yazımının başlangıcını oluşturur. Anlaşılır biçemiyle bilinen Julius Caesar'ın (MÖ 100–44) Bellum Gallicum'u otobiyografik savaş anılarını anlatır. Politikacı ve hatip Cicero (MÖ 106-43) siyasi yazılarına retorik öğeler katmıştır.

Strabo (MÖ 63-MS 24) tarihi coğrafyayla birleştiren Greko-Romen geleneğin önemli bir yorumlayıcısıdır ve kendi dönemine ait yerlerin ve kişilerin tarihini tasvir eder. Livy (MÖ 59-MS 17) Roma İmparatorluğu'nun şehir devletinden imparatorluğa yükselişini anlatır. "Eğer Büyük İskender Roma'ya yürüseydi ne olabilirdi" diye düşünmesi bilinen ilk alternatif tarih denemesidir.[9]

Biyografi, Antik Dönem boyunca yaygın olmasına rağmen Plutarch'ın (MS 46-127) çalışmalarıyla ayrı bir tarih dalı olarak yazılmaya başlanmış ve Suetonius (MS 69-130) o dönemin insanlarının karakterlerini ve eylemlerini insani yanlarını vurgulayarak tasvir etmiştir. Tacitus (56-117) Romanın ahlahsızlığını eleştirerek Cermen erdemlerini, "soylu yabanıl" kavramını detaylandırarak över.

Doğu Asya[değiştir | kaynağı değiştir]

Antik Çin[değiştir | kaynağı değiştir]

Shiji 'nin ilk sayfası.

Çin'de "Tarihi Klasikler", Çin klasik metinlerinden "Beş Klasik"in ve Çin'in en eski tarih hikayeciliğinden biridir. Lu Devleti'nin resmi kayıtları olan ve MÖ 722-481 arasını kapsayan Bahar ve Güz Yıllıkları, yıllık tarzında düzenlenmiş günümüze kalan ilk Çin tarihi metnidir. Bunlar genellikle Konfüçyüs'e atfedilir. Zuo Qiuming'e atfedilen MÖ 5.yy'den kalan Zuo Zhuan MÖ 722-468 arasını kapsayan ilk Çin tarih hikayeciliğinin örneklerindendir. Zhan Guo Ce, MÖ 3. ve 1. yüzyıllar arasında geçen Savaşan Devletler Dönemi'nde nadir eserlerden derlenmiş meşhur bir metindir.

Sima Qian (MÖ 100 civarında) ilk profesyonel Çin tarihyazımının temelini atan kişidir. Shiji adlı çalışması (Büyük Tarihçilerin Kayıtları), edebiyattaki yaşam boyu derlenmiş bir başyapıttır. Kapsamı, MÖ 16. yüzyıla kadar gider ve önemli kişilerin yaşam öyküleriyle belli konular hakkında bilimsel incelemeler içerir. Ayrıca zamanının ve önceki dönemlerin sıradan insanlarının hayatlarıyla eylemlerine de ışık tutar. Eseri sonraki Çinli tarihçilerin hepsini, Erken Han Hanedanı döneminden saygın Ban ailesi dahil etkilemiştir.

Geleneksel Çin tarihyazımı, tarihi olayları hanedan dönemleri açısından tasvir eder. Bu bakış açısına göre her yeni hanedan ahlaken güçlü kişiler tarafından kurulmuştur. Zamanla hanedanlıklar ahlaki olarak yozlaşır ve zayıflar. Sonunda yeni bir hanedanın kendi yerine geçmesini engelleyemez.[10]

Kore[değiştir | kaynağı değiştir]

Kore tarihyazımı geleneği Samguk Sagi tarafından Kore'nin efsanevi ilk dönemlerinden başlayan tarihini anlattığı eseriyle kurulmuştur. Bu eser, Goryeo vakanüvisi Kim Busik tarafından Kral Goryeolu Injong'un (1122 - 1146) isteği üzerine derlemiştir. 1145'te tamamlanmasının ardından yalnızca Çin'de tarihi kaynak olarak değil, 8. yüzyılda tarihçi Kim Daemun tarafından yazılan Hwarang Segi 'de de kullanılmıştır. Derlediği diğer eseri kayıptır.

Japonya[değiştir | kaynağı değiştir]

Japonya'da yazılmış ilk tarihi eser Japonya'nın efsanevi başlangıcından 9. yüzyıla kadar olan dönemi anlatan altı ulusal tarihi eseri içeren külliyat Rikkokushi 'dir. Bu eserlerin ilki 720 yılında Prens Toneri tarafından derlenen Nihon Shoki 'dir.

Hristiyanlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Bede'nin İngiliz Toplumunun Kilise Tarihi'nden bir sayfa

Hristiyan tarihyazımı tahminen ilk olarak tarihi gerçekliği tartışmalı olduğu düşünülen Luka İncili ile Resullerin İşleri'ni Havariler Dönemi için birincil kaynak olarak inceleyen Hristiyan din adamları ve araştırmacılarının yazılarıyla başlamıştır. Yeni Ahit metinleri Hristiyanlığın ilk dönemlerinde oluşmaya başladı. Hristiyanlığın gelişimi ve Roma İmparatorluğu'nda I. Konstantin'den sonra Hristiyan dinbilimi ve İncil'in doğasının etkisiyle yeni çalışma alanları ve bakış açılarıyla çevrelenmiş ayrık bir Hristiyan tarihyazımının oluşmasına katkı sağlamıştır. İncil'in Hristiyanlıktaki esas rolü klasik tarihçilerin sözlü kaynak tercihleriyle kıyaslandığında Hristiyan tarihçilerin yazılı kaynak tercihleriyle ve siyasi olarak önemli olmayan insanların dahil edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Hristiyan tarihçiler aynı zamanda din ve toplumun gelişimiyle de ilgilenmişlerdir. Bu durum Caesarealı Eusebius'un 324'te yazdığı Kilise Tarihi eserine ve içerdiği konulara yaptığı yoğun yazılı kaynak eklemesiyle görülebilir.[11] Hristiyan dinbilimi tarihi doğrusal olarak kurgular, ilahi takdire göre ilerlediğini düşünür. Tanrı'nın takdiri herkesi kapsadığı için bu dönemin Hristiyan tarihçilerinin eserleri evrensel bir yaklaşım içerir. Örneğin yazarlar kitaplarına kendi eserlerinden önceki zamanlara ait önemli olayların bir özetini de eklerler.[12]

Orta Çağ'da tarihyazımı Hristiyan rahipleriyle ruhban üyeleri arasında yaygındı. İsa Mesih, kilise, kilise yöneticileri ve yerel yöneticilerin aile tarihleri üzerine yazdılar. Erken Orta Çağ'da tarihyazımı yıllıklar ya da yıl yıl kaydedilen kronikler halinde olmuştur, ancak bu durum olayların sebeplerinin ve sonuçlarının incelenmesini zorlaştırır.[13] Bu eserlerin bir örneği farklı yazarların çeşitli eserlerinden geç 9. yüzyılda başlamış olan ve bir kopyası 1154'te hala yazılmaya devam eden Anglosakson Kronikleri'dir. Bu dönemin bazı yazarları hikayeci bir tarih geliştirdiler. Bunlar Tourslu Gregory ve daha başarılı olan, laik ve dini tarihler yazmış İngiliz Toplumunun Kilise Tarihi 'nin yazarı olan Bede'dir.[11]

Rönesans döneminde tarih devletler ve milletler üzerine yazılmıştır. Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir. Voltaire, olayları kronolojik olarak anlatmak yerine önemli olarak değerlendirdiği belirli dönemlerin tarihlerini anlatmıştır. Böylece tarih ayrı bir alan haline gelmiştir; artık tarih felsefesi olarak değil sadece tarih olarak adlandırılmıştır.

İslam dünyası[değiştir | kaynağı değiştir]

Müslüman tarihyazımı 7.yy'da, Muhammed peygamberin hayatının ölümünden sonraki yıllarda yeniden yazımlarıyla gelişmeye başladı. Çeşitli kaynakların Muhammed ve sahabelerine dair pek çok çelişkili anlatımlarından dolayı kaynakların doğruluğu sınanmalıdır. Bu kaynak sınaması için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir; Rical ilmi, hadis ve İsnad gibi. Bu yöntemler daha sonra İslam'ın Altın Çağı'nın tarihi kişilikleri için de uygulanmıştır. Bu gelenekteki önemli tarihçiler Urvah ibni Zübeyir (ö.712), Vahhab ibni Münebbih (ö.728), İbni İshak (ö.761), Vâkidî (745–822), İbni Hişam (ö.834), Muhammed el-Buhari (810–870) ve İbn Hâcer el-Askalanî (1372–1449)'dir.[14] Ortaçağ İslam Dünyası'nın tarihçileri dünya tarihiyle de ilgilenmişlerdir.[15]

Tunus'daki İbn-i Haldun anıtı, tarihyazımının, kültür tarihinin ve tarih felsefesinin öncüsü.

İslami tarih yazımı arap tarihçi İbn-i Haldun'un (1332-1406) çalışmalarıyla doruk noktasına ulaşmıştır. Tarihi çalışmalarını Mukaddime ve Kitâbu'l-İber eserlerinde yayınlamıştır.[16][17] Eserleri 19.yy'da yeniden keşfedilene kadar unutulmuştur.[18]

Aydınlanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Aydınlanma Çağı boyunca tarihyazımının modern gelişimi titiz yöntemlerin uygulanmasıyla başladı.

Voltaire[değiştir | kaynağı değiştir]

Voltaire'in tarih üzerine yaptığı çalışmaları Aydınlanma döneminin tarih eserlerine mükemmel bir örnektir. Pierre Charles Baquoy'un tablosu.

Fransız filozof Voltaire (1694–1778) tarih yazımı sanatı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bilinen en önemli tarih eserleri XIV. Louis Dönemi (1751) ve Ulusların Gelenek ve Ruhları Üzerine Denemeler 'i (1756) dir. "Birincil amacım," diye yazar 1739'da, "siyasi ya da askeri tarih değil; sanat, ticaret, uygarlık tarihidir: -kısacası- insan aklının tarihi."[19] Diplomatik ve askeri olayları anlatan gelenekten kopmuş, âdetler, toplumsal tarihle bilim ve sanattaki gelişmeleri vurgulamıştır. "Âdetler Üzerine Bir Deneme"de dünya uygarlığının gelişimini evrensel bağlamda izlemiştir, dolayısıyla hem milliyetçiliği hem de geleneksel Hristiyan bakış açısını reddetmiştir. Dünya tarihi yazma üzerine gayretli bir çalışma yapmış ilk bilgin olan Bossuet'in dinbilimsel çerçevelerden uzaklaşarak iktisatı, kültürü ve siyasi tarihi önceleyen "Evrensel Tarih Üzerine Söylev"inden (1682) etkilenmiştir. Avrupa'ya uluslar topluluğu olarak değil bir bütün olarak yaklaşmıştır. Orta Çağ kültürünün Arap Uygarlığı'na borçlu olduğunu ilk söyleyen kişi olmuş, öte yandan Orta Çağ konusunda eksik kalmıştır. Tarihçinin siyasi taraflılığı konusunda sürekli uyarıda bulunmuş olsa da kendisi gördüklerinin Kilisenin tarih boyunca yaptığı sahtekarlıkları ve hoşgörüsüzlüğü olarak ifade etme imkanını kaçırmıştır. Voltaire bilginleri doğanın normal akışına aykırı olan hiçbir şeye inanmamalarını öğütlemiştir. Tarihsel kaynaklarda kötülüğü bulsa da o mantığın ve cahil kitlelerin eğitiminin ilerlemeye yol açacağına hararetli biçimde inanmıştır. Voltaire tarihyazımına olan bakışını Diderot'nun Encyclopédie'sindeki "Tarih" maddesinde şöyle açıklar: "Modern tarihçinin istediği daha çok detay, iyi biçimde saptanmış gerçekler, kesin tarihler, geleneklere, kanunlara, adetlere, ticarete, sermayeye, tarıma ve nüfusa daha fazla dikkattir."

Voltaire'in çalışmaları geçmişi incelemek için Aydınlanmanın değerlerini kullanmıştır. Historiyografyayı Antikçiliğe, Avrupamerkezciliğe, dini hoşgörüsüzlüğe, büyük adamlara, diplomasiye ve savaşa odaklanmaktan kurtarmaya çalışmıştır.[20] Peter Gay Voltaire'in "çok iyi tarih" yazdığını "gerçeklik için titizliğe önem" verdiğini, "kanıtların sıkı incelenmesini", "neyin önemli olduğuna zekice karar vermeyi", "eylemlere yakın ilgiyi" ve "tüm uygarlığın tek bir çalışma alanı olduğu gerçeğini kavramayı" alıntılayarak ifade etmiştir.[21][22]

David Hume[değiştir | kaynağı değiştir]

Aynı zamanda, filozof David Hume Büyük Britanya'da tarih üstüne benzer bir etkiye sahipti. 1754'te "Julius Caesar'ın İstilası"ndan "1688 Devrimi"ne kadar uzanan 6 ciltlik bir çalışma olan İngiltere'nin Tarihi 'ni yayımladı. Hume tarihte Voltaire'e benzer bir alanın yanı sıra kralların tarihi, Parlementolar ve orduları çalıştı; kültür tarihini bilim de dahil olmak üzere inceledi. Onun öncü bilim adamları hakkında yazdığı kısa biyografileri bilimsel değişimin sürecini açıkladı ve bilim adamlarının birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerine kendi dönemlerinden bakmaya çalışarak onları incelemenin yeni yollarını geliştirdi – özellikle Francis Bacon, Robert Boyle, Isaac Newton ve William Harvey ile ilgilenmiştir.[23]

Geçmişi yargılamanın en nitelikli yönteminin özgürlük arayışıyla mümkün olduğunu belirtmiş, epey dalgalanmadan sonra kendi yazdığı dönemde İngiltere'nin "insanoğlu tarafından bilinen en yüce özgürlük seviyesine" ulaşmış olduğunu söylemiştir.[24]

William Robertson[değiştir | kaynağı değiştir]

William Robertson, İskoç bir tarihçi ve Kraliyet tarihçisidir.[25] 1759'da İskoçya'nın Tarihi 1542-1603 'ü yayımlamış, 1769'da en bilinen eseri olan V. Karl'ın Hükümdarlık Tarihi 'ni yayımlamıştır.[26] Çalışmaları zamanına göre özenlidir ve daha önce çalışılmamış olan çok sayıda belgeye erişebilmiştir. Ayrıca genel ve evrensel olarak kabul edilebilir düşüncelerin tarihsel olayları şekillendirmedeki önemini kavramış olan ilk tarihçilerdendir.[27]

Edward Gibbon[değiştir | kaynağı değiştir]

Edward Gibbon'ın Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi (1776) geç 18.yüzyıl tarih yazımının şaheserlerindendir.

Aydınlanmacı tarih yazımının zirvesi Edward Gibbon'ın 6 ciltlik anıtsal eseri olan ve 17 Şubat 1776'da basılan Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi'dir. Görece eleştirel yaklaşımı ve yoğun birincil kaynak kullanımı, onun eserlerinin yönteminin sonraki tarihçilere örnek olmasını sağladı. Bu durum Gibbon'ın ilk "modern tarihçi" olarak anılmasına yolaçmıştır.[28] Kitabı çok sayıda satmış ve yazarına toplam 9000£ kazandırmıştır. Biyograf Leslie Stephen sonrasında "Onun ünü çok hızlıydı ve hala devam ediyor" demiştir.

Gibbon'ın çalışması biçemi, düşündüren taşlamaları ve etkileyici hicivleri nedeniyle övülmüştür. Winston Churchill hatırasında der ki "Gibbon'ın Roma İmparatorluğu'nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi 'ni...okumaya koyulmuştum [ve] anında tarzı ve öyküsü beni etkisi altına aldı. ... bir çırpıda bitirdim. Baştan sona muzaffer bir edada okudum ve çok zevk aldım."[29] Gibbon Hristiyanlığa karşı şiddetli saldırıları sayesinde tarihin laikleşmesi ve 'kutsiyetinden arındırılması' meselesinde öncü rol oynamıştır.[30] Bir 18.yüzyıl tarihçisinin aksine Gibbon, birincil kaynaklara erişim mümkünken (bunların çoğu tanınan basılmış eserlerden alınmış olsa da) ikinci el kaynaklarla tatmin olmamasıyla bilinir. "Her zaman" der "pınarın başından beslenmeye çalışmışımdır. Merakım ve görev bilincim beni asıl olanı araştırmaya yönlendirmiştir; dahi, bazen çalışmalarımı geciktirmiş olsa bile ikincil kaynakları dikkatle incelemişimdir ki bir bölüm veya gerçeklik onların güvenli bilgilerine dayandırılmış olmasın."[31] Bu birincil kaynaklara olan ısrarından dolayı Gibbon çokları tarafından tarihin yöntem çalışmalarında çığır açmış biri olarak görülür:

Doğrulukta, tamlıkta, açıklıkta ve geniş bir konunun etraflıca anlaşılmasında tarih geçilmezdir. Tek bir İngiliz tarihi belki kesin diye değerlendirilebilir. ... eksik yönleri ne olursa olsun bir kitap sanatsal olarak gösterişli olmasından ve tarihsel olarak uzun bir dönemin geniş bir panaroması olduğundan suçlanamaz.[32]

19. yüzyıl[değiştir | kaynağı değiştir]

Fransız İhtilali'ni çevreleyen çalkantılı olaylar erken 19. yüzyıl tarihyazımı ve incelemelerine ilham kaynağı oldu. The tumultuous events surrounding the French Revolution inspired much of the historiography and analysis of the early 19th century. Ayrıca İngiltere'de 1688'deki Muhteşem Devrim'e ilgi 1832 tarihli Büyük Islahat Yasası ile tekrar canlanmıştır.

Thomas Carlyle[değiştir | kaynağı değiştir]

Thomas Carlyle'ın Fransız Devrimi: Bir Tarih adlı elyazmasının yanmasından duyduğu korkuyu resmeden 1837 tarihli Japon baskı.

Thomas Carlyle üç ciltlik eseri Fransız Devrimi: Bir Tarih 'i 1837'de yayımladı. İlk cilt kazara John Stuart Mill'in hizmetçisi tarafından yakılmıştır. Carlyle cildi notlarından tekrar yazmıştır.[33] Carlyle'ın tarihyazım tarzı olayların aniliğini temel alır ve genelde geniş zaman kipi kullanır. O tarih ve düşüncede bulunan güçlerin mücadeleci unsurların toplumdaki çarpışmalarının üstesinden gelebilecek "kahramanlara" ihtiyaç duyan düzensizlik üzerindeki rollerine vurgu yapmıştır. Tarihteki dinamik güçleri, insanların düşünce haline gelen ve sonra genellikle ideolojilere dönüşen umutları ve istekleri olarak görmüştür. Carlyle'ın Fransız Devrimi aşırı derecede aykırı biçimde yazılmıştır; Gibbon'ın geleneğinin yansız ve nesnel havasından hayli uzaktır. Carlyle tarihi, kendisi ve okuyucuları Paris sokaklarının meşhur olaylarında katılımcı olmalarına rağmen, sonrasında anlaşılabilen heyecanlı olaylar olarak sunmuştur. Carlyle'ın kurgusal biçemi destansı şiirin felsefi tezlerle birleşimi şeklindeydi. Geçen yüzyılda nadiren okunmuş ve atıfta bulunulmuştur.[34][35]

Thomas Macaulay[değiştir | kaynağı değiştir]

Thomas Macaulay, en bilinen eseri İkinci James'in Hükümdarlığından itibaren İngiltere Tarihi 'ni 1848'de yazdı.[36] Çalışmaları çınlayan düz yazısı ve emin, bazen dogmatik, Britanya tarihinin ilerlemeci yaklaşımına vurgularıyla bilinir. Bu yaklaşıma göre ülke hurafelerden, mutlakiyetten ve dengeli bir anayasa hazırlama bunalımından vazgeçmiş, inanç ve ifade özgürlüğü ile bütünleşmiş ileriye dönük bir kültüre sahiptir. İnsan ilerleyişinin bu modeli tarihin Whig yorumu olarak adlandırılır.

Onun mirası hakkında çeşitli tartışmalar vardır. Gertrude Himmelfarb, hakkında "Profesyonel tarihçilerin çoğu nicedir Maculay'ı okumayı bıraktılar, tarihi onun yazdığı gibi yazmayı ve düşündüğü gibi düşünmeyi bıraktıkları gibi" demiştir.[37] Ancak J. R. Western "Yaşı ve kusurlarına rağmen Maculay'ın İngiltere Tarihi hala dönemin tam ölçekli modern tarihinin yerini tutmaktadır" yorumunda bulunmuştur.[38]

Fransız tarihçiler: Michelet ve Taine[değiştir | kaynağı değiştir]

Jules Michelet (1798–1874), kariyerinin sonraki yıllarında.
Hippolyte Taine (1828–1893)

Başyapıtı olan Histoire de France (1855) (Fransa Tarihi)'da, Fransız tarihçi Jules Michelet, Rönesans'ı (Fransızca'da "yeniden doğuş" demektir) Avrupa kültür tarihinde Orta Çağ'dan kopuşu ifade eden ve insanlığın ve onun dünyadaki yerinin yeni bir anlayışı niteliğinde bir terim olarak ilk kullanan kişi olmuştur.[39] Bu 19 ciltlik eser Şarlman'dan Fransız Devrimi'ne kadar olan dönemi kapsar.

Michelet tarihin odağını yöneticiler ve ülkelerin kurumlarından ilk kez sıradan insana kaydıranlardandır. Kendisini Orta Çağ'ın canlı bir tarihini yazmaya adamıştır ve bu çalışması hala varolanların en canlısıdır. Elyazması ve basılı eserlere yönelik sorgulamaları çok zahmetle gerçekleştirilmiştir; ancak canlandırmacı hayal gücü ve güçlü dini ve siyasi önyargıları onun tüm olan bitenleri birincil kişi bakış açısıyla yorumlamasına neden olmuştur.

Hippolyte Taine Fransız doğalcılığı'nın en önemli kuramcılarından, toplumsal olguculuğun başlıca destekçilerinden ve Tarihselci eleştirinin ilk uygulayıcılarından biri olmuştur. Bu bağlamda Taine'nin belirli bir akademik alanı yoktur. Etkin bir tarihi güç olarak coğrafi, psikolojik ve toplumsal etmenlerin bileşimi anlamında "çevre" fikrinin yaratıcılarındandır. Onun için tarih araştırması doğa kanunlarının bulunması için bir uğraşıdır. Tarzının parlaklığıyla yazılarının kendi kuramlarının demode olmasının çok sonrasında bile döngü içerisinde kalmasını başarmıştır.[40]

Kültürel ve anayasal tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Kültür ve sanat tarihi çalışmalarının kurucu babalarından biri İsviçreli tarihçi Jacob Burckhardt'tır.[41] Siegfried Giedion Burckhardt'ın kazanımlarını şöyle tanımlar: "Rönesan çağının büyük kaşifi, o bir dönemin bütünlüğü ile nasıl incelenmesi gerektiğini yalnızca tabloları, heykelleri ve mimarisi ile değil aynı zamanda gündelik yaşamının toplumsal kurumlarının da hesaba katılmasını sağlayarak ortaya koymuştur.[42] Burckhardt'ın en bilinen eseri İtalya'da Rönesans Uygarlığı 'dır (1860).

En bilinen eseri İtalya'da Rönesans Uygarlığı 1860'ta basılmıştır ve İtalyan Rönesansı'nın 19. yüzyıldaki en etkili yorumudur ve hala yaygın biçimde okunmaktadır. John Lukacs'a göre, belirli bir dönemin, insanın ve bölgenin ifade biçimini ve ruhunu tanımlamaya çalışan kültür tarihinin ilk ustasıdır. Tarihsel araştırmaya yönelik yenilikçi yaklaşımı sanatın ve onun paha biçilmez değerinin tarih araştırması için birincil önemini vurgulamıştır. 19. yüzyılın dar tarih kavramı olan "tarih geçmiş siyasalar ve şimdiki tarihin siyasetidir"in üzerine çıkabilmiş tarihçilerden biridir.[43]

19. yüzyılın ortalarında, araştırmacılar kurumsal değişimleri, özellikle anayasal hükümetlerin gelişimini incelemişlerdir. William Stubbs'ın İngiltere'nin Anayasal Tarihi (3 vilt, 1874–78) bu gelişmekte olan alanda önemli bir etkiye sahiptir. Çalışma İngiliz anayasasının gelişimini Britanya'nın Töton İstilasından 1485'e kadar izlemiş ve İngiliz tarih öğreniminde önemli bir basamak oluşturmuştur.[44] Tarihin birliği ve devamlılığı ilkesinin antik ve modern tarih arasındaki farkları ortadan kaldırmaması gerektiğini savunmuştur. Antik tarih üzerine çalışmanın modern tarih çalışması için önemli bir hazırlık olduğuna inansa da ona göre ikisi de faydalı biçimde ayrı ayrı çalışılabilir. İyi bir paleograf, metin ve yazarlık eleştirmeni olmasının yanı sıra geniş bilgi birikimi ve kuvvetli hafızası onun yorumlama ve ifade konularında üstat olmasını sağlamıştır.[45]


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Marc Ferro, The Use and Abuse of History: Or How the Past Is Taught to Children (2003)
  2. ^ Diplomatic dropped from 5% to 3%, economic history from 7% to 5%, and cultural history grew from 14% to 16%. Based on full-time professors in U.S. history departments. Stephen H. Haber, David M. Kennedy, and Stephen D. Krasner, "Brothers under the Skin: Diplomatic History and International Relations," International Security, Vol. 22, No. 1 (Summer, 1997), pp. 34–43 at p. 42 online at JSTOR
  3. ^ See "Teachers of History in the Universities of the UK 2007 – listed by research interest"
  4. ^ (The Methods and Skills of History: A Practical Guide, 1988, p. 223, ISBN 0-88295-982-4)
  5. ^ J. Scott Armstrong and Fred Collopy (1993). "Causal Forces: Structuring Knowledge for Time-series Extrapolation". Journal of Forecasting 12: 103–115. DOI:10.1002/for.3980120205. http://marketing.wharton.upenn.edu/ideas/pdf/armstrong2/causal.pdf. 
  6. ^ John L. Myres, Herodotus, Father of History (1953)
  7. ^ Dionysius, On Thucydides, 5.
  8. ^ Muljadi, Paul (2009). History. ss. 20. http://books.google.com/books?id=tVP4vKrbAI8C&pg=PA20&dq=The+Romans+adopted+the+Greek+tradition,+writing+at+first+in+Greek,+but+eventually+chronicling+their+history+in+a+freshly+non-Greek+language&hl=en&sa=X&ei=OtnmUp_dMNHYoATxhYHwCw&ved=0CCsQ6AEwAA#v=onepage&q=The%20Romans%20adopted%20the%20Greek%20tradition%2C%20writing%20at%20first%20in%20Greek%2C%20but%20eventually%20chronicling%20their%20history%20in%20a%20freshly%20non-Greek%20language&f=false. 
  9. ^ "Livy's History of Rome: Book 9". Mcadams.posc.mu.edu. http://mcadams.posc.mu.edu/txt/ah/Livy/Livy09.html. Erişim tarihi: 2010-08-28. 
  10. ^ Jörn Rüsen (2007). Time and History: The Variety of Cultures. Berghahn Books. ss. 54–55. ISBN 978-1-84545-349-7. http://books.google.com/books?id=SvGyzu-nLaUC&pg=PA54. 
  11. ^ a b Historiography, Concordia University Wisconsin , retrieved on 2 November 2007
  12. ^ Warren, John (1998). The past and its presenters: an introduction to issues in historiography, Hodder & Stoughton, ISBN 0-340-67934-4, pp. 67–68.
  13. ^ Warren, John (1998). The past and its presenters: an introduction to issues in historiography, Hodder & Stoughton, ISBN 0-340-67934-4, pp. 78–79.
  14. ^ Chase F. Robinson, Islamic historiography (Cambridge University Press, 2003)
  15. ^ M. S. Khan (1976). "al-Biruni and the Political History of India", Oriens 25, pp. 86–115.
  16. ^ Khalidi, Tarif. Arabic historical thought in the classical period. Cambridge Univ Pr, 1996.
  17. ^ Warren E. Gates (July–September 1967). "The Spread of Ibn Khaldun's Ideas on Climate and Culture". Journal of the History of Ideas 28 (3): 415–422. DOI:10.2307/2708627. JSTOR 2708627. 
  18. ^ Charles Issawi, An Arab Philosophy of History: Selections from the Prolegomena of Ibn Khaldun of Tunis (1987).
  19. ^ E. Sreedharan (2004). A Textbook of Historiography: 500 BC to AD 2000. Orient Blackswan. s. 115. http://books.google.com/books?id=jJVoi3PIejwC&pg=PA115. 
  20. ^ Paul Sakmann, "The Problems of Historical Method and of Philosophy of History in Voltaire", History and Theory, Dec 1971, Vol. 11#4 pp 24–59
  21. ^ Peter Gay, "Carl Becker's Heavenly City," Political Science Quarterly (1957) 72:182-99
  22. ^ Peter Gay, Voltaire's Politics (2nd ed. 1988)
  23. ^ S. K. Wertz, "Hume and the Historiography of Science," Journal of the History of Ideas (1993) 54#3 pp. 411–436 in JSTOR
  24. ^ Hume vol 6. p 531 cited in John Philipps Kenyon (1984). The history men: the historical profession in England since the Renaissance. U. of Pittsburgh Press. s. 42. ISBN 9780822959007. http://books.google.com/books?id=1LkbAAAAIAAJ. 
  25. ^ "The Poker Club". http://www.jamesboswell.info/Misc/The_Poker_Club.php. 
  26. ^ Sher, R. B., Church and Society in the Scottish Enlightenment: The Moderate Literati of Edinburgh, Princeton, 1985.
  27. ^ "William Robertson: An 18th Century Anthropologist-Historian". http://www.aaanet.org/committees/commissions/centennial/history/021hoebel.pdf. Erişim tarihi: 2012-12-17. 
  28. ^ Deborah Parsons (2007). Theorists of the Modernist Novel: James Joyce, Dorothy Richardson and Virginia Woolf. Routledge. s. 94. http://books.google.co.uk/books?id=yH9rdaF1CckC. 
  29. ^ Winston Churchill, My Early Life: A Roving Commission (New York: Charles Scribner's Sons, 1958), p. 111.
  30. ^ "Edward Gibbon: And He Rose Again". http://www.historytoday.com/tom-holland/edward-gibbon-and-he-rose-again. Erişim tarihi: 2012-12-17. 
  31. ^ e , Decline and Fall, vol. 2, Preface to Gibbon vol. 4, p. 520.
  32. ^ Stephen, DNB, p. 1134.
  33. ^ John D. Rosenberg, Carlyle and the Burden of History (1985).
  34. ^ Alfred Cobban, "Carlyle's French Revolution," History (1963) 48#164 pp: 306-316.
  35. ^ Mark Cumming, A Disimprisoned Epic: Form and Vision in Carlyle's French Revolution (1988).
  36. ^ Macaulay, Thomas Babington, History of England. Philadelphia, Pennsylvania: J. B. Lippincott & Co., 1878. Vol. V, title page and prefatory "Memoir of Lord Macaulay".
  37. ^ Gertrude Himmelfarb, ‘Who Now Reads Macaulay?’, Marriage and Morals Among The Victorians. And other Essays (London: Faber and Faber, 1986), p. 163.
  38. ^ J. R. Western, Monarchy and Revolution. The English State in the 1680s (London: Blandford Press, 1972), p. 403.
  39. ^ Brotton, Jerry (2002). The Renaissance Bazaar. Oxford University Press. ss. 21–22. 
  40. ^ Cobban, Alfred (1968). "Hippolyte Taine, Historian of the French Revolution". History 53 (179): 331–41. 
  41. ^ Jakob Burckhardt Renaissance Cultural History
  42. ^ Siegfried Giedion, in Space, Time and Architecture (6th ed.), p 3.
  43. ^ John Lukacs, Remembered Past: John Lukacs on History, Historians, and Historical Knowledge, ed. Mark G Malvasi and Jeffrey O. Nelson, Wilmington, DE: ISI Books, 2004, 215.
  44. ^ s:A Short Biographical Dictionary of English Literature/Stubbs, William
  45. ^ Encyclopædia Britannica (11th ed.)