Şizofreni

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Şizofreni kelimesi, Yunanca ayrık veya bölünmüş anlamına gelen 'şizo' (ayrik) ve akıl anlamına gelen 'frenos'(ruh) kelimelerinin birleşiminden gelir. Anlatılmak istenen kişinin iki kişilikli olmasi değil,aynı anda iki farklı gerçeklige inanmasıdır. 'Gerçek Gerçeklik' normal, sıradan bir insanın algilamasına denk düşerken, 'İkinci Gerçeklik' sağlıklı bir insanın anlayamayacağı, çoğu kez belli bir sisteme dayalı bir gerçekliktir.

Şizofreniye nüfusun yaklaşık % 1 inde rastlanır. Şizofren tanısı konulan insanların %20' si tamamen iyileşirken, %70'i dogru tedavi yöntemleriyle bozukluğun olası kısa akut dönemleri dışında normal bir hayat sürdürebilirler. Geri kalan %10'unda ise bozukluk, akut dönemlerin ağırlaşması ve bozukluğun kişilik gelişimine olan etkileri yüzünden daha da ilerler.

Konu başlıkları

[değiştir] Tarihçesi

20. Yüzyilin baslarina kadar psikolojik hastaliklarin siralandigi bir sistematik yoktu. Alman Psikiyatr Emil Kraepelin (1899) ilk defa bedensel olmayan psikoz grubunu Fransiz Psikiyatrist Benedict Morel`e (1852) dayanarak "Dementia Praecox" (latince "erken bunama") ve "manik depresif" olarak ikiye ayirmistir. Emil Kraepelin (1899) "Dementia Praecox" hastaligiyla yalnizca negatif semptomlari ( * [Gücsüzlük, Düsünce Bozukluklari, Insanlardan uzaklasma vb.)tanimlamistir.

Sizofreni kavrami ise bugünkü tanimiyla 1911 de Isvicre`li Psikiyatr Eugen Bleuler tarafindan ilk defa kullanilmistir. Bleuler`e göre Kraepelin `de oldugu gibi yalnizca bir tür degil, bozuklugun seyrine göre bir den fazla sizofreni türü vardir;

  • Paranoid Sizofreni (Emil Kraepelin 1893, Otto Diem 1903)
  • Hebefren Sizofreni (Ewald Hecker 1871)
  • Katatonik Sizofreni (Karl Ludwig Kahlbaum 1863)
  • "Sizofreni Simplex"

Bleuler, Kraepelin'in ileri sürdüğü gibi her hastada yıkımın (detoriorasyonun ) olmadığını; duygu, düşünce ve davranışta yarılmayı (skizis) ortaya atmıştır. Şizofrenide çağrışımlarda (Assosiasyonda) enkoherans, duygulanımda (Affektivitede) küntlük, duygu düşünce ve davranışta ikilemler (Ambivalans), kişinin dış alemden çekilerek kendi iç alemine dönmesi (Autism) 4 A belirtisinin olduğu birincil; hezeyan, halüsinasyonlar ve diğer belirtileri ikincil belirtiler olarak değerlendirmiştir.

Psikobiyolojinin ve modern psikiyatrinin kurucuları olan Meyer, Sullivan, Longfield ve Schneider şizofreninin ve diğer ruhsal hastalıkların yaşam stresine karşı tepki olarak geliştiğini ileri sürerek “Reaksiyon” terimini kullanmışlardır. İnterpersonel psikoanalitik okulun kurucusu Sullivan, şizofrenide hem bir semptom, hem de bir neden olarak sosyal izolasyon olduğunu vurgulamıştır. Kretschmer şizofreninin daha çok astenik, atletik, displastik tiplerde; bipolar bozukluğun ise daha çok piknik tiplerde görüldüğünü vurgulamıştır.

G. Longfield, şizofreni ve şizofreniform psikoz ayırımını yapmıştır. Şizofrenide, depersonalizasyon, otizm, duygusal küntlük, sinsi başlangıç, derealizasyon, gerçeği test etme yeteneğinin bozukluğunu vurgulamıştır. Schneider, şizofrenide birincil ve ikincil dereceden semptomları belirtmiştir.

[değiştir] Belirtiler

[değiştir] Pozitif Semptomlar

  1. Halüsilasyon
  2. Evham
  3. Kendini Tanıyamamak
  4. Heyecan, Sıkıntı
  5. Kuşku, Şüphe, Güvensizlik
  6. Düşmanca Düşünceler

[değiştir] Negatif Semptomlar

  1. Güçsüzlük, spontane olamama
  2. İnsanlardan kaçma
  3. Fazla Düşünme
  4. Konuşmada Bozukluk
  5. Üzüntü
  6. Kendi kendine konuşma
  7. Ugrastigi ise kayitsizlik
  8. Dis Görünüsü Önemsememe, Bakimsizlik

[değiştir] Birincil dereceden semptomlar

  1. Kendi düşüncelerinin yüksek sesle söylendiğini işitme.
  2. Kendisine emir veren yönlendiren seslerin işitilmesi.
  3. Kendisiyle kavga eden tartışan seslerin işitilmesi.
  4. Somatik pasivite.
  5. Düşünce çalınması.
  6. Düşünce yayınlanması.
  7. Düşünce sokulması.
  8. Hezeyansal algılar.
  9. Duygu, düşünce ve davranışta kontrol edilme ve etkilenme.
  10. Genel olarak gerçeklikten uzaklaşma, farkındalık yetisini kaybetme.
  11. Dikkat bozukluğu

[değiştir] Kökenleri

Sizofreni herşeyden önce biyolojik bir hastalıktır.Beyinde düsünme fonksiyonunu saglayan Dopamin (Bir Neurotransmitter) sivisinin yüksek miktarda salgilanmasi sonucu aciga cikar. Şizofreniye yatkınlık kalıtımsal olmakla birlikte bozuklugun akut krizler halinde su yüzüne cikmasinda en önemli etkenler şunlardır;

  • Her türlü uyusturucu (Özellikle Cannabis=Kenevir)
  • Hamilelikte Komplikasyonlar
  • Çocuklukta anne ile olan ilişkide sorunlar
  • Sorunlu bir aile ortamı, ebeveynlerın ayrılığı ya da kaybı
  • Duygusal anlamda etkileyebilecek olaylar (Kazalar, Kayıplar)
  • Evlilik, Hamilelik Dönemi

[değiştir] Tedavi

Şizofreni tedavisi dört önemli başlık altında özetlenebilir;

  • İlaçla Tedavi (Yan etkileri günümüzde son derece azaltılmış Neuroleptikalar)
  • Psiko- ve Sosyoterapi (Hastanın güven duyduğu bir uzman tarafından)
  • Psikoedukation (Hastanın bozukluk üzerine bilgi edinmesi ve kişi ve kurumlarca aydınlatılması)
  • Beslenme Planı (Önerilen gfcf Diyetidir.Ayrıca et, şeker ve yağın azaltıldığı bir beslenme biçimi. Kahve içilmesi engellenmelidir)

[değiştir] Neuroleptika ve Yan Etkileri

Şizofreninin ilaçla tedavisinde yüksek düzeydeki Dopamin seviyesini kontrol altına alabilmek için Neuroleptikalar (Clozapin, Risperidon, Zotepin, Sulpirid , Olanzapin, Sertindol, Amisulprid, Quetiapin, Ziprasidon) kullanılır. Neuroleptikalar yalnızca olası akut krizlerin önlenmesi için ve semptom tedavisinde ,gerektiğinde ömür boyu, kullanılır. 90 lı yıllardan beri kullanılan, eskilerine kıyasla daha pahalı olan Atipik Neuroleptikalar ın yan etkileri daha azdır.

Sıkça görülen yan etkiler; yorgunluk, özellikle bacaklarda kasılma, yerinde oturamama, susuzluk, terleme, bulanık görme, iştah artması, kilo alma. Uzun süre alınan Neuroleptikalar yüzde tiklere neden olabilir.

[değiştir] Beslenme

Beslenmenin beyne olan etkisi düsük düzeyde olsa dahi, sizofreni`de ilacla tedavi disinda bir beslenme plani da önerilir. Alkol, kahve, et ve sekerin mümkün oldugunca minimuma indirilmesi gerekir.Omega-3 yaglarinin( Balik, her türlü deniz ürünleri, tofu, soya, badem, ceviz), Omega-6(aycicegi, Susam, Misir), Fol Asitleri(Taze portakal Suyu, Ispanak, Fistik, Kuru Fasulye, Nohut), B3 Vitamini(Balik, Patates, Avokado, Kahverengi Pirinc), B6 Vitamini (Tavuk, Karnibahar,Domates) ve C-Vitamini(Brokoli, Turuncgiller, Lahana, Kiwi) tüketimi arttirilmalidir.

Bir diger öneri ise cölyak hastaliginin da tedavi sekli olan Glutensiz ve kazeinsiz diyet`tir (gfcf Diet).


[değiştir] Sizofreni ve Genetik

10 Subat 2007 tarihli "The Times" gazetesi yazari Mark Henderson`ìn bir yazisina göre US National Institute of Mental Healthìn bir calismasi Sizofreni`ye neden olan genlerin evrim sürecinde neden dogal seleksiyona ugramadiklarini, aksine daha da yayginlasip sabitlestigini yanitliyor. Bu calismanin sonuclarina göre Sizofreni`ye neden olan genler ayni zamanda beynin evrimi sonucunda yüksek zekayi ve yaraticiligi kosullayan genler.Daha fazla Detay Journal of Clinical Investigation`da bulunabilir.


[değiştir] Sizofreni ve Ünlüler

  1. Van Gogh Ressam
  2. John Nash Nobel Ödüllü Matematik Profesörü
  3. Tom Harrell Jazz Müzisyeni
  4. Eduard Einstein Albert Einstein`in Oglu
  5. Syd Barrett Pink Floyd Üyesi
  6. Vaclav Nijinski Rus Balet
  7. Antonin Artaud Drama Yazari
  8. Charles "Buddy" Bolden Jazz Müzisyeni

[değiştir] Ayrıca bakınız

[değiştir] Dış bağlantılar


Bu vikipedi maddesinde yazılanlar; yalnızca bilgi verme amaçlıdır, doktor uyarısı ya da önerisi yerine geçmez.
Ayrıca bakınız: Vikipedi tıbbi sorumluluk reddi