İçeriğe atla

Tereyağı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Katı ve eritilmiş tereyağı

Tereyağı, ana maddesi süt yağı olan bir mandıra ürünüdür. Tereyağının bileşiminde yaklaşık %80 oranında süt yağı, su, süt şekeri, mineraller, kolesterin, suda çözülmüş vitaminler, protein, asitler ve aroma veren maddeler yer alır. Tereyağı, gıda ve kozmetik sanayisinde kullanılan bir hammaddedir.

Tereyağı sözcüğü; Farsçada “taze, yaş” anlamına gelen tare (تَره) sözcüğü ile Eski Türkçe yāġ “hayvansal yağ veya süt yağı” sözcükleriyle oluşturulmuş bir birleşik sözcüktür. Tereyağı sözcüğünün Türkçedeki karşılığı Dîvânu Lugâti't-Türk'te sağyağ olarak geçmektedir. Türkçe kökle türetilmiş bir başka sözcük de sarı yağ sözcüğüdür.[kaynak belirtilmeli]

Floris van Schooten

Genel özellikleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

Yağın hafif sarı ve beyaz olmak üzere iki renkte olması ihtimal dahilindedir. Çünkü sütü yağ elde etmek için alınan hayvan, öncesinde yeşil renkte (yani canlı) besinler tükettiğinde yağ rengi sarıya daha yakın, kurumuş tahıl sapı veya samanı ile beslemiş hayvanlarda ise elde edilecek yağın rengi beyaza daha yakın olmaktadır. Oda sıcaklığında sıvı yapısı, soğuk buzdolabı (yak. 7 °C) soğukluğunda sert sıvılaşması vardır.

Modern tereyağları katkısız ve kaliteli yağı yüksek sütlerden yapılır. Buzdolabında saklanır. Türkiye'de yayık ayranından imal edilen tuzlanmış tereyağı, ağır kokulu, tuzlu ve ekşimsi tatlıdır. AT standartlarına uygun üretim ve tüketim için çalışmaların başladığı belirtilmektedir.

Kimyasal ihtivası

[değiştir | kaynağı değiştir]
Tereyağının genel formülü. Maviyle çizilmiş kısım doymuş Palmatik asit, yeşil ile işaretlenen kısım doymamış tekli yağ asitleri, kırmızıyla işaretlene kısım Bütirik asit ve son olarak siyah ile çizilen kısım ise Glicerin'dir.

AB standartlarına göre tereyağındaki su miktarı %16 geçmemesi gerekmektedir. Ancak bu şart sağlandığı zaman tereyağı süt ürünü kategorisinde satılabilmektedir. Bunun yanı sıra tereyağı yapısında birçok madde ihtiva etmektedir. Bunlar süt şekeri, mineral maddeler, kolesterol, proteinler, yağda çözülen vitaminler, süt asitleri ve aroma maddeleridir.

Tereyağının diğer bir karakteristik özelliği de yapısında yüksek oranda yağ asitlerinin gliseritleri ve kısa zincirli doymuş yağ asitleri (örn. Bütirik asit) içermesidir. 100 g tereyağının besin değeri yaklaşık 3100 kJ'dir (740 kcal).

Filistin'de yayık ile geleneksel tereyağı yapımı (1914)

İlk tereyağı üretiminin nerede olduğu bilinmemektedir. Ama bunun hayvancılığın başlaması ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. En eski bilinen kaynak ise eski milattan 3000 yıl önce Sümerlerde mozaiklerde resmedilmiş. Ama bunun bir nevi ayran veya tereyağı üretimi olduğu kesin bilinmemektedir.[1]

Antik devirde Akdeniz bölgelerinde tereyağı üretimi bilinmekle birlikte sadece kozmetik ve ilaç olarak kullanılmış zeytinyağı kullanımı daha ağır basmıştır. Orta Çağ'da ise çok önemli bir ticari madde olmuş ve bunun için özel fıçı ve kovalar icat edilerek genelde deniz yolları ile nakledilmiştir.

19. yüzyılda endüstri devrimi ile birlikte büyük mandıra ve tereyağı işletmeleri türeyerek üretim sanayileştirildi. Tarımın ve hayvancılığın gelişmesi, traktör ve süt sağma makinelerinin daha genişçe kullanılmaya başlanması, nakliyat imkânların oluşması, tereyağı üretimi ve tüketiminde bir patlama oluşturmuştur.

Tereyağı yapan bir Türk kadın, Yakutistan, 19. yüzyıl sonları

Suni soğutma tekniğinin (buzdolabı) 19. yüzyılında geliştirilmesi tereyağının geniş kitleler için sıradan bir gıda olmasında büyük bir etkendir. Gelişmiş sanayi ülkelerinde, süt üretiminden ve nakliyattan tüketime kadar süreçteki kesintisiz soğutma zorunluluğu bugün belirlenmiş bir standarttır.

Sanayileşme ile birlikte tereyağına esaslı bir rakip oluştu: bitkisel margarin. Fransız kralı III. Napolyon'un verdiği sipariş üzerine kimyager Hippolyte Mège-Mouriés margarini buldu. Tereyağını alamayacak yoksul kitle için, ekmeğe sürülebilen ekonomik bir yağ gerekli idi.

Üretim yöntemleri

[değiştir | kaynağı değiştir]

Elde edilmesi her zaman kolay olmasa da, tereyağı genel olarak yağ içeren tüm sütlerden elde edilebilmektedir. Her sütten tereyağı elde etmek mümkün değildir. Örneğin kısrak ve sıpa sütü tereyağı elde etmek için elverişli değildir. Tereyağı üretiminde en elverişli süt; inek, koyun ve keçi sütüdür.

Tereyağı yapımı

[değiştir | kaynağı değiştir]
19. yüzyılda tereyağı yapımında kullanılan yayık.

Eski zamanlarda tereyağını üretmek için, bu işlemde kullanılacak süt bir kaba konulur ve iki gün böyle bekletilirdi, ta ki sütün kreması yüzeyde toplanıncaya kadar. Bu krema tabakası elle tereyağı yapma aşamasına geçmeden önce başka bir kaba alınır ve olgunlaşması için bir müddet daha bekletilirdi.

Bu fiziksel olgunlaşma sayesinde yağın kristalleşmesi sağlanır ve bunun yanında süt yağının düzgün ve en uygun şekilde yayılır. Bu da ekşimemiş kremadan tereyağı yapılmasını mümkün kılmaktadır. Kremanın olgun hâle gelmesi için bir takım biyolojik ilaçlarda kullanılmaktadır. Bunun sonucunda yağın pH değeri düşer ve çeşitli mikroorganizmalar oluşur. Bu da tereyağına farklı bir aroma kazandırır.

Tereyağı elde etme aşamasında krema iyice çırpılır. Bu işlem esnasında sütte bulunan yağ damlalarını saran zar parçalanır. Böylelikle yağ sütün içine karışır. Bundan sonra süt içerisinde serbest kalan yağ birbirlerine yapışmaya başlar. Burada yapısında yağ zarı parçacıkları, su ve bir miktar süt proteini barındıran bir emülsiyon oluşmuş olur. Oluşan bu emülsiyonun karıştırmaya devam edilmesiyle sıvı hâldeki su içerisinde yağ emülsiyonundan katı hâldeki yağ içerisinde su emülsiyonu oluşmuş olur. Bu işlemler sonucunda yağsız olan kısım yayıkaltı olarak kullanılırken diğer kısım ise tereyağı olarak kullanmak üzere şekil verilerek paketlenir.

Deniz tuzuyla tuzlanmış Alman tereyağı.

Tereyağı rengini iki farklı faktörden almaktadır. Bunlardan ilki sütünden tereyağı yapılan hayvanın yeminden ve ikicisi ise üretim esnasında içine ekstra konulan renklendiricilerdir.

Tereyağının klasik rengi sarıdır. Eğer tereyağı yaptığımız süt inek sütü ise, buradan ineğin doğal yollarla çayırlarda otlandığını ve taze çimen ya da ot yediğinin bir göstergesi olarak gösterilebilir. Bilindiği üzere çimenler yüksek oranda yapısında karotenoid ihtiva eder. Eğer otlar sarı değil de yeşil bile olsa yapısında gene de karotenoid barındırır. Sadece bu durumda karotenoidin etkisi klorofiller tarafından bastırılmıştır. karotenoidler klorofillere kıyasla yağda çözülebilme özelliğine sahiptirler. Bu yüzden tereyağı yapma işlemi sırasında karotenoidler sütteki yağda çözülürler ve böylelikle tereyağının içine de geçmiş olurlar. Bu da Tereyağının neden sarı renkte olduğunu açıklar. Bir başka deyişle hayvan sadece suni hayvan yemiyle ya da sadece samanla beslenirse ki bu yöntem günümüzde kış aylarında modern tesislerde kullanılan bir yöntemdir, bu hayvanların sütlerinden üretilen tereyağı daha çok beyaz renkli olur. Çünkü suni yemler ve saman karotenoid bakımından oldukça fakirdirler. Avrupa Birliği ülkelerinde tüketicilerin bu hassasiyetlerini bilen üreticilerin hayvan yemlerinin içine yeteri miktarda karoten maddesi eklemektedirler. Böylelikle yılın her döneminde alınan tereyağını her zaman aynı renge sahip olması sağlanmış olur. Bu yöntem özellikle Almanya'da çok kullanılan bir yöntemdir.

Halk arasında geniş bir kabul bulan inanışa göre tereyağının rengi, hayvanların yılın farklı zamanlarında tükettikleri yemlerin yapılarında ihtiva ettikleri yağ oranlarına bağlamışlardır. Onlara göre sonbaharda ve kışta üretilen süt, yıllın diğer zamanlarında üretilen sütten daha yağsız olduğu ve bu yüzden bu zamanda yapılan tereyağı beyaz renkte olur. Yukarıda daha önce açık bir şekilde anlatıldığı gibi, tereyağına rengini veren sütün ihtiva ettiği yağ oranı değil aksine yapısındaki karotenoid maddesidir. Bundan yola çıkarak halk arasındaki bu anlayışın yanlış olduğunu kesin bir dille söyleyebiliriz. Yapısında yüksek oranda yağ barındıran süt bile, içinde karotoin maddesi barındırmadığı ve taze olduğu sürece gene beyazımsı bir renkte olur. Kısacası tereyağının rengine bakarak, içerdiği yağ miktarından bahsetmemiz pek mümkün değildir.

Bunun yanı sıra tereyağının tipik rengi ülkeden ülkeye farklılıklar gösterebilmektedir. Örneğin İtalya’da üretilen tereyağın rengi genel olarak saf beyazdır. Bu yüzden bu renk, İtalyanlar arasında tereyağının doğal rengi olarak kabul görmektedir.

Tereyağı erirken.

Günümüzdeki endüstriyel üretimi

[değiştir | kaynağı değiştir]

Günümüzde tereyağı üretimi modern tesislerde yapılmaktadır. Bu tesislerde tereyağı üretimi pastörize edilmiş kremadan yapılır. Bu tesislerde süt, santrifüjleme işleminden geçirilir ve kısa bir sürede krema kısmı sütten ayrılmış olur. Santrifüjleme işleminden sonra krema, pastörizasyon işleminden geçer. Pastörizasyon işleminde krema, hızlı bir şekilde ısıtılır ve saniyeler içinde tekrar oda sıcaklığında soğutulur. Krema olgunlaşması için yaklaşık 20 saat bekletildikten sonra tereyağı makinelerine aktarılır. Bu makinelerde krema iyice çırpılarak tereyağı elde edilir ve bu işlem esnasında bir yan ürün olan ayran yağdan ayrılır. Elde edilen tereyağına şekil verildikten sonra paketleme işlemine geçilir. Ortalama olarak 1 kg tereyağı elde etmek için yaklaşık 20 kg süte ihtiyaç vardır.

Dünyada tereyağı üretiminde önde gelen ülkeler

[değiştir | kaynağı değiştir]

2004 yılı verilerine göre tereyağı üretiminde Hindistan açık bir farkla başı çekmektedir ve Hindistan'daki tereyağı üretimi, 2,5 milyon ton yıllık üretimiyle ikinci sırada bulunan Pakistan'ın üretiminden neredeyse 5 kat daha fazladır. İkinci sıradaki Pakistan'ı ise az bir farkla ABD takip etmektedir.

2012 yılı verilerine göre Hindistan 4,5 milyon tonla dünya tereyağı üretiminde birinci sırayı alırken, Hindistan ürettiği bu tereyağı miktarıyla dünya üretiminin %40'ını tek başına karşılamaktadır. İkinci sıradaki ABD 0,8 milyon tonla Hindistan'ı takip ederken, Pakistan 0,7 milyon tonla üçüncü sıraya gerilemiştir.[2]

Dünyanın Tereyağı Üretiminde En Önde Gelen Ülkeler (2004)
Kaynak: Handelsblatt Die Welt in Zahlen (2005)'teki Sayısından
Sıralama Ülke Üretim
(Milyon ton)
Sıralama Ülke Üretim
(Milyon ton)
1 Hindistan2,510 İran0,150
2 Pakistan0,55711 İrlanda0,142
3 ABD0,52512 Avustralya0,130
4 Yeni Zelanda0,47313 İtalya0,125
5 Almanya0,44014 Hollanda0,117
6 Fransa0,42015 Mısır0,116
7 Rusya0,26216 Ukrayna0,110
8 Polonya0,18017 Belçika0,102
9 Birleşik Krallık0,160

Tereyağı, yüksek doymuş yağ oranı ve hayvansal yağ olması nedeniyle kötü kolesterole bir sebep olarak görülse de, tereyağı doğal kaynaklı bir gıdadır. Doğal üretim süreçleriyle elde edilen tereyağı, kimyasal işlemlerle katılaştırılan margarinlere kıyasla besin değeri açısından daha zengin ve sağlıklı bir alternatiftir. Yağlar arasında protein içeriği en yüksek olan ürün tereyağıdır; tereyağının yaklaşık yüzde birini proteinler oluştururken diğer bitkisel ve hayvansal yağlarda bu oran neredeyse sıfıra yakındır.

Ayrıca bakınız

[değiştir | kaynağı değiştir]
  1. Der Große Brockhaus in Zwölf Bänden. 18. völlig neubearbeitete Aufl., F. A. Brockhaus, Wiesbaden 1980.
  2. "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 21 Şubat 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2015.

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]