Palanka

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Palanka tipi kaleler
Bir palankanın burçları ve perde duvarları (dolma rıhtım palanka duvar ya da sadece dolma duvarı)
Girişi gözetleme kulesiyle korunan basit bir palanka (yalın kat çit palanka)
Her iki resim de Luigi Ferdinando Marsigli tarafından çizilmiştir.

Palanka, palanga veya parkan ahşaptan yapılan ufak bir kaleyi tanımlamaktır.[1] Özellikle Osmanlı İmparatorluğu ve hasımları tarafından yaygın olarak kullanılmıştır. Palankalar Osmanlı'nın Habsburglarla 16 ve 17. yüzyıllardaki mücadelesi sırasında Macaristan, Balkanlar ve Karadeniz'in batı kıyıları olmak üzere[2] Güneydoğu Avrupa’da Osmanlı'nın sınır savunma sisteminin temelini oluşturmuş[3] ve Safavilerle mücadelesi sırasında Osmanlı'nın doğudaki topraklarında da iş görmüştür.[4] Geçici mizaçlarından dolayı günümüzde pek az palanka hayatta kalmıştır ancak araştırmalara göre bu tür yapılar 14 ve geç 19. yy. arasında kullanılmıştır.[5]

Özgüven’e (2001) göre palanka ile parkan arasındaki temel fark palankaların yol ve nehir güzergâhlarına, parkanlarınsa sınır bölgelerine inşa edilmesiydi. Radushev (1995) ise bu yapıların Güney Macaristan’da parkan olarak bilinirken Balkanlar’da palanka olarak bilindiğini dile getirmektedir.

Nişanyan Sözlük'e göre palanka sözcüğü Macarca palánkvārdan gelmektedir. Bu sözcüğün kökeninin ise Latincede kütük anlamına gelen palancadan geldiği düşünülmektedir. Onun kökeni ise Antik Yunancada da kütük anlamına gelen phálanks, phalangdan (φάλανξ, φαλαγγ) geldiği düşünülmektedir.[6]

Doğu Anadolu'da bulunan Erzincan'daki bazı köyler de dâhil olmak üzere Balkanlardaki -özellikle Sırbistan ve Makedonya'daki- pek çok kasabanın isimlerinin kökeni palankalara dayanmaktadır.

Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

1572 yılında Macaristan'daki Osmanlı Hudutları ve kentleri

Özgüven'e (2001) göre palankaların kökeni Osmanlı'nın kuruluş devrinde kuşatmalar sırasında ele geçirilmek istenen kalenin çevresine inşa edilen, birlikler ve kuşatma silahları için bir üs görevi gören havale adlı ahşap istihkâmlara dayanmaktaydı. Palankalar havalelerinkine benzer özelliklere sahipti.

Osmanlılar hudutlarını, menzillerini (askeri istasyon) ve askeri güzergâhlarını koruyabilmek için bir savunma ağına ihtiyaç duydular. İmparatorluk 1526 yılında Mohaç Muharebesi’yle Macaristan'ı ele geçirdikten sonra bölgeyi stabilize edebilmek için palanka denilen ahşap istihkamlardan yararlandı.

Topların yerleştirildiği havale tipi ahşap tahkimatın Zigetvar kuşatması sırasında şehri çevrelediği görülmekte.

Aslında buna benzer ahşap istihkâmlar antik çağlardan beri kullanılagelmekteydi. Kızılderili ve daha sonra Amerika'ya yerleşen göçmenler de dâhil olmak üzere pek çok uygarlık bu tür istihkâmları yaygın olarak kullanmışlardı.

Osmanlı'nın palankalarla Macaristan'da kuruduğu savunma ağı özellikle Romalıların limes sistemine benzemekteydi. Palankaların birbirlerine yol ve nehir güzergâhlarıyla bağlanmasıyla hudutlarda ve stratejik değeri olan bölgelerde bir savunma ağı oluşturulurdu. Yine de bu ağ sisteminin yol açtığı bir zayıflık vardı: Eğer bir palanka düşerse diğerlerinin düşman eline düşmesi kolaylaşabilirdi.

Palankalardaki garnizonun çoğu azeb sınıfı birliklerden oluşmaktaydı. Sınırlarda görev alan palankalar, toplarla savunulan bir kaleye göre daha fazla süvari oranına sahip olabilirdi.

İnşaat tarzı[değiştir | kaynağı değiştir]

Marsigli'nin çizimlerinin daha sonra yayımlanan bir araya getirilmiş hali. Bu sefer her iki palankanın birer adet hendeği olduğu gözükmektedir.

Palankalar, küçük bir kasabada veya köyde iç kale ya da bir ana kalenin uzantısı olarak inşa edilirdi. Nitekim Osmanlı kalelerinin birçoğu ahşap istihkâmlarla taş işçiliğinin bir karışımıydı. İnşa edilen palankalar daha sonra daha dayanıklı kâgir bir yapıyla yer değiştirebilirdi. Bu tür tahkimatlar hızlıca inşa edilip genişletilebilirdi ve yapı malzemesi için ana olarak kazıklı çitler kullanılırdı. Yine de bölgenin coğrafi özellikleri yapım malzemelerini değiştirebilirdi.

Palankalar genellikle dörtgen bir plan üzerine inşa edilirlerdi. Palankaların inşasında kullanılan duvarlar çeşitlilik göstermektedir: Bu duvarlar ya Evliya Çelebi’nin yalın kat çit palanka olarak adlandırdığı tek sıra kazıklı çitlerden oluşabilirdi ya da yine Evliya Çelebi tarafından dolma rıhtım palanka duvar olarak adlandırılan daha karmaşık bir yöntemle inşa edilirdi. Dolma duvar inşasında iki sıra kazıklı çit, arasında boşluk kalacak şekilde birbirine paralel dikilir ve arası toprakla doldurulurdu. İç ve dış duvarların toprağın basıncına karşı direnmesi için duvar boyunca uzanan yatay kalaslar kullanılırdı. Sonra destek kalaslarının başları dübellerle kazıklı çitlere sabitlenirdi. Dolma duvar, askerlerin üzerinde yürüyebileceği bir platform oluşmasını da sağlamaktaydı. Ayrıca top ateşine karşı dayanıklılığını arttırmak için duvar horasani palanka adı verilen bir yöntemde harçla sıvanabilirdi.

Palankaların etrafı şarampa denilen hendeklerle çevrilirdi. Girişte bir asma köprü bulunabilir ve ana kapının üstüne ağaçtan lonca köşkü denilen bir gözetleme kulesi eklenebilirdi. Palankaların köşelerine yarım ay şeklindeki tabyalar inşa edilir ve buraya toplar yerleştirilirdi.

Ahşaptan yapılmalarına rağmen palankaların duvarları toprakla doldurulduğu ve inşalarında kullanılan kütükler rutubetli olduğu için tutuşturulmaları zordu.

Kentin yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlı yönetimi altındaki Macaristan'da kentlerle birlikte nehir güzergahları

Osmanlı öncesi döneme ait Buda-Eszék arasındaki Orta Çağ kentleri, ticari faaliyetler Tuna Nehri boyunca uzanan yollarda gerçekleşse de nehir kenarları yerine tepe başlarına kurulmuşlardı. Osmanlı dönemindeyse palankalı kentler, düz araziye ve sıklıkla nehir kenarlarına kuruldu. Böylelikle kolaylıkla savunulabilen yerleşim yerleri oluştu.[7]

Palanka benzeri ahşap tahkimatla çevrelenen ve bir hendekle korunan Pápa'nın bir gravürü

Palankalarla korunan kentlerde çeşitli binalar bulunurdu. Bunlar seyyahların ve tüccarların kalabilmeleri için kervansaray, ticaret için çarşı, su depolamak için sarnıç, hijyen için hamam, ibadet etmek için cami veya kilise, lağım sistemi, eğitim için medrese ve askerlerin barınabilmeleri için kışlalardı. Bu kentler birbirine komşu mahallelerin birleşmesiyle oluşurdu. Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler mahalle kurma haklarına sahipti.[7]

Balkanlar'da palankayla savunulanlar da dâhil olmak üzere 16 ve 17. yüzyıldaki Osmanlı kentleri, üç kısımdan oluşurdu: iç kale, varoş ve dış şehir. Bir tepe gibi müdafaası kolay bir yerde dış saldırılardan korunmak ve isyanları bastırmak bir iç kale bulunurdu. Tarihi Geç Orta Çağ'a dayanabilen iç kale, paşanın konağını ve kışlalarda ufak bir garnizon barındırır, Osmanlı kamu yönetimi tarafından askeri amaçlarla kullanılırdı. Altın ve gümüş külçeleri de dâhil olmak üzere erzak ve diğer tedarikler bu kısımda saklanırdı. Burada camiye çevrilen bir kilisenin mahzeni içi boşaltıldıktan sonra zahire ambarı olarak kullanılabilirdi. Varoşsa sakinleri asker olmayan sivil yerleşkeyi tanımlamak için kullanılırdı. Varoş sakinleri barış zamanı tarım ve ticaretle uğraşır, savaş zamanı ise göreve çağrılırdı. Varoşun etrafı kazıklı çitten örülü bir duvarla çevrilebilirdi. Dış şehirdeyse Sırp, Macar gibi milletlere mensup Hristiyanlar ikamet ederdi. İç kale görevi gören palankanın etrafındaki bu yerleşkeler Tuna Nehri'ndeki ticarete canlılık getirdi.[7]

Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

İlgili kentler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sırbistan[değiştir | kaynağı değiştir]

Makedonya[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Acıoğlu 2016, s. 3.
  2. ^ - 2009, s. 3.
  3. ^ Özgüven 2001, s. 1.
  4. ^ Akto 2019, s. 25.
  5. ^ Özgüven 2009, s. 1.
  6. ^ "palanka". Nişanyan Sözlük. 9 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ocak 2021. 
  7. ^ a b c Özgüven 2003, ss. 157-160.

Genel[değiştir | kaynağı değiştir]