Mustafa Muğlalı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Mustafa Muğlalı
1316-P. 21
Mustafa Muğlalı.jpg
Mustafa Muğlalı
Doğum 1882
Muğla
Ölüm 11 Aralık 1951 (69 yaşında)
İstanbul
Bağlılığı  Osmanlı (1901-1921)
 Türkiye (1921-1947)
Hizmet yılları 1901-1947
Rütbesi Orgeneral
Komuta ettiği Adana Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı, 10. Kolordu Kurmay Başkanı, 44. Tümen
18. Tümen, 13. Tümen, 10. Tümen, 3. Tümen, 11. Tümen, 41. Tümen, 3. Ordu Kurmay Başkanı, Genelkurmay İkinci Başkan Yardımcısı, 57. Tümen, 1. Kolordu, İstanbul Komutanı, 3. Kolordu, 10. Kolordu, Yüksek Askerî Şûra üyesi, 3. Ordu, Yüksek Askerî Şûra üyesi
Savaşları/Çatışmaları Balkan Savaşları
I. Dünya Savaşı
Kurtuluş Savaşı
Madalyaları İstiklal Madalyası

Mustafa Muğlalı (1882 - 11 Aralık 1951), Türk asker.

Yaşam öyküsü[değiştir | kaynağı değiştir]

1882 yılında Muğla’da dünyaya gelen Mustafa Muğlalı, Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1904 yılında Harp Akademisini bitirdi. 1912–1913 yıllarında Balkan Savaşlarında. 19141918 yıllarında I. Dünya Savaşında savaştı. 1. Dünya savaşı sırasında Adana Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanlığı yaptı. Bugünkü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın nüvesi olan Teşkilatı Mahsusa’da görev yaptı, Kurtuluş Savaşında, Kuva-yi Milliye'ye bağlı olup sonradan adı Yavuz Grubu olarak değişen Zabitân Grubu'nun komutanlığını yaptı. Yavuz Grubu'nun mührü, Yavuz Sultan Selim'in resmini taşıyordu. Kurtuluş savaşına Tümen komutanı olarak katılan Muğlalı Mustafa, 1922’de Albay 1927’de Tümgeneral oldu. Soyadı Kanunu çıkınca, Muğlalı soyadını aldı. 23.Aralık.1930’da Menemen’de Devlete Karşı ayaklanıp Genç Asteğmen Kubilay’ı şehit eden Menemen Olayı sonrası kurulan Divan-ı Harp Mahkemesine başkanlık etti. 1931-1939 yıllarında 1. Ordu komutanlığı, iki kez yüksek askeri Şura üyeliği ve 1943-1945 yılları arasında da 3. Ordu Komutanlığı yaptı.

Muğlalı Olayı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Muğlalı Olayı

İran'ın Türkiye sınırına yakın bir yerde yaşamını sürdüren Misto aşiretinin reisine ait 2000 kadar koyunun Van Özalp'ten gelen kaçakçılar tarafından el konulması üzerine olay gelişir. Aşiret reisi Mehmed Misto, Özalp Kaymakamına mektup yazarak hayvanlarının geri verilmesini ister. Kaymakamın umursamaz tavrı üzerine aşiret reisi adamlarını toplayarak Türkiye sınırını geçtikten sonra Özalp halkına ait 500'e yakın koyuna İran'a kaçırır. İçten bir yardım gelmediği sürece baskının mümkün olamayacağını düşünen kaymakam ve çevresindekiler askeri harekat düzenlenmesi için Van Valiliğine "Rus askerlerinin Özalp sınırına dayandığı" bahanesini öne sürer. İşbirlikçilerin arandığından haberdar olan Rıfat adlı bir arzuhalci toprak ihtilafı bulunan Milalengiz köylülerini ihbar ederek kırk kişinin adını verir. Sevk edildikleri Özalp Sulh Ceza Mahkemesi kırk köylüden beş kişiyi, kaymakamı küçük düşürmemek için tutuklanması yönünde karar verir. Ancak bu sırada "Özalp'e Rus askerinin girdiği" haberi üzerine Genelkurmay, III. Ordu Kumandanı Mustafa Muğlalı'ya bölgeye gitmesi emrini verir. İçişleri Bakanlığı da hem birinci genel müfettişini hem de jandarma komutanını Özalp'e yönlendirir. Bu gelişmeler sonrasında yerel yöneticiler olayın önünü alamaz. Kaymakam ve yerel komutanlar generalin tepkisini çekmemek için hayali bir isyan ve işgal tablosu çizerler. Vatanın elden gitmesine hâkim dahil sivillerin sessiz kaldığını, ortada gizliden gizliye yürütülen planlı bir ihanetin var olduğunu söylerler. "Bunları yargılamaya lüzum yok, infaz etmemiz gerek. Silahtan başka dilden anlamaz bunlar. Gevşek davranırsak hududun öbür tarafında tetikte bekleyenleri yüreklendiririz" derler. General 35 kişinin tekrar gözaltına alınması emrini verir. Firar eden iki kişi haricinde bulunan biri kadın, biri 11 yaşında çocuk, ikisi askerden izinli gelmiş 33 kişi bulunur. İçişleri Bakanlığı'nın müfettişi Mehmet Avni Doğan tutuklularla görüşüp suçsuz olduklarını anlar ve Muğlalı'ya itiraz eder. Ancak köylülerin casusluk yaptıklarında inanan Muğlalı, Doğan'ı tehdit ederek susturur. 30 Temmuz 1943 günü gece yarısından sonra tutuklular jandarma tarafından cezaevinden alınıp hudut taburu komutanına teslim edilir. Komutan tutuklular arasında bulunan bir kadını kimseye sormadan serbest bırakır, kalan 32 kişiyi Çilli Gediği denilen hududa yakın bölgeye götürür. Hepsinin elleri bağlıdır. Bir işaret mangasının havaya ateş açmasından sonra iki manga da kafilenin üzerine ateş açar. Olaydan sonra tutulan tutanaklarda saldırıya uğranıldığı, saldırganlara açılan ateş neticesi 32 şakinin öldürüldüğü bilgisi yer alır.[1]

Yargılanması ve ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

33 suçlunun kurşuna dizilmesi olayında sorumluluğu olduğu gerekçesiyle yargılanıp idama mahkum oldu.[2] Aldığı ceza, yaşı nedeniyle yirmi yıl hapis cezasına çevrildi.[2] Askeri Yargıtay kararı bozdu, ancak ikinci yargılamayı göremeden Aralık 1951'de hapishanede öldü.[kaynak belirtilmeli] Edirnekapı Şehitliğine defnedildi.

Ölümünün ardından[değiştir | kaynağı değiştir]

1988 yılında, Muğlalı'nın Edirnekapı Şehitliğinde bulunan mezarı törenle Devlet Mezarlığına nakledilmiştir.

1997 yılında itibarı iade edilmiştir.[3]

1998'de Harp Akademileri Komutanlığının bahçesindeki "Kahramanlar Geçidi"ne büstü dikilmiştir.[4]

2004'te Muğlalı'nın adı olayın yaşandığı yerdeki Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı "Özalp Tabur Sınır Komutanlığı Kışlası"na verildi ve kışlanın adı "Orgeneral Mustafa Muğlalı Kışlası" olarak değiştirildi. Bu kararın ardında 1943 yılında yakınlarını kaybedenler Genelkurmay Başkanlığına tepki olarak bir imza kampanyası başlatmışlar ve İnsan Hakları Derneğine başvurmuşlardır. 2011 yılında kışlanın adı "Şehit Astsubay Erkan Durukan Kışlası" olarak değiştirildi.[5]

Muğlalı, Makbule Muğlalı ile evli ve Leman ile Neşe adlarında iki kız çocuğu babasıydı.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Askeri görevi
Önce gelen:
Kâzım Orbay
3. Ordu Komutanı
1 Aralık 1943 - 29 Ağustos 1945
Sonra gelen:
Sabit Noyan