Türkiye ve Holokost

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Türkiye, Holokost döneminde Nazi Almanyası ile güçlü diplomatik ilişkilerini sürdürmesine rağmen, 2. Dünya Savaşı sırasında tarafsız kaldı.[1] Savaş sırasında Türkiye, yurt dışında yaşayan 3.000 ila 5.000 Yahudiyi vatandaşlıktan çıkardı; 2.200 ve 2.500 Türk Yahudi, Auschwitz ve Sobibor gibi imha kamplarına sürüldü ve birkaç yüz Nazi toplama kamplarında hapsedildi. Nazi Almanyası tarafsız ülkeleri Yahudi vatandaşlarını geri göndermeye teşvik ettiğinde Türk diplomatlar, Türk vatandaşlıklarını kanıtlasalar bile Yahudileri ülkelerine geri göndermekten kaçınmaları için talimatlar aldı.[2] Türkiye aynı zamanda savaş sırasında Yahudi karşıtı yasaları uygulayan tek tarafsız ülkeydi.[3] Ancak Alman yetkililer, Türkiye'nin açıkça Yahudi karşıtı yasalar uygulamadığını ve Yahudi karşıtı nefret kampanyaları için uygun olmadığını savaş boyunca birçok kez kaydettiler.[4] 1940 ile 1944 yılları arasında, Türkiye üzerinden Filistin Mandası'na yaklaşık 13.000 Yahudi geçti.[5] Rıfat Bali'nin bir araştırmasına göre, savaş sırasında ayrımcı politikalar sonucunda Türkiye tarafından kurtarılandan daha fazla Türk Yahudi zarar gördü.[6] Bunun yanında, İzzet Bahar'a göre dönemin Türk otoritelerinin Yahudilere olan tavrı diğer ülkelerin hükûmetlerinden farklı değildi ve bu yüzden bu sıradışı zamanlarda meydana gelen olumsuz olayların çoğu için Türkiye suçlanmamalıydı.[7]

Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

1950'ye kadar Türkiye, ülkenin Türkleştirilmesine öncelik veren son derece milliyetçi bir hükümet altında faaliyet gösteren tek partili bir devletti. Birçok Yahudi başlangıçta Türkiye'ye olumlu bir şekilde yaklaşmış olsa da, Türkiye'nin varlığının ilk yirmi yılında, Yahudi nüfusunun yarısı ila üçte biri ülkeyi terk etti. Bunun sebepleri arasında Yahudi derneklerinin yasaklanması ve "Vatandaş, Türkçe konuş" kampanyasının bir parçası olarak Yahudi İspanyolcası gibi Türkçe olmayan dillerin kullanımına yönelik kısıtlamalar ve kamuoyu kınanması yer aldı. 1934 Trakya olayları ile Yahudiler Doğu Trakya'dan etnik olarak temizlendi.[8]

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye, 1942'de Alman işgali altındaki Avrupa ile karşılaştırıldığında

1939'da Başbakan Refik Saydam, Türkiye'nin "Yahudi kitlelerini veya diğer ülkelerde baskı gören bireysel Yahudileri kabul etmeyeceğini" belirtti.[3] Yaklaşık 100 Alman Yahudi mülteci akademisyen kabul edildi; ancak o dönemde Türkiye tarafından daha fazla sayıda Alman Nazisine istihdam sağlanıyordu. 1937'den sonra göç, "Türk ırkı" ile sınırlandırılmıştı.[6] Savaş sırasında, Türkiye'de yaşayan Yahudiler, zorla çalıştırma taburlarına zorunlu askerlik ve 1942'de gayrimüslim vatandaşlardan yüklü olarak alınan varlık vergisi ile karşı karşıya kaldılar.[9]

Savaş sırasında Türkiye, yurtdışında yaşayan 3.000 ila 5.000 Yahudiyi vatandaşlıktan çıkardı; 2.200 ve 2.500 Türk Yahudi, Auschwitz ve Sobibor gibi imha kamplarına sürüldü ve birkaç yüz Nazi toplama kamplarında hapsedildi. Diğer tarafsız ülkeler, Alman işgali altındaki Avrupa'da yaşayan Yahudi vatandaşları adına sık sık müdahalede bulunurken, tarihçi Corry Guttstadt'a göre "Türk Yahudi vatandaşları adına Türk müdahalelerine dair neredeyse hiçbir kayıt bulunamadı.[10]

Türk olmayan Yahudilere diplomatik koruma sağlayan bir Türk konsolosunun bilinen tek bir vakası var: Fransız uyruklu Monsieur Routier. Fransa'daki Türk büyükelçisi Behiç Erkin, insani nedenlerle hareket ettiği için Routier'i kınadı ve bir daha yapmayacağına dair söz verdirdi.[kaynak belirtilmeli] Marsilya'daki Türk konsolosu Fuat Carım, Nazi yetkililerine Routier'in yardım ettiği "düzensiz" Yahudilerin listesini verdi.[2] Şubat 1943'te Türkiye, Fransa'nın Kuzey Bölgesi'ndeki 3.000 ila 5.000 Yahudiden 631'inin vatandaşlığını tanıdı. Paris'teki Türk konsolosluğu geri kalanların "şimdiye kadar Türk vatandaşı olduğunu" kabul etmesine rağmen, onlara yardım etmek için hiçbir şey yapılmayacaktı.[10] Birkaç yüz Yahudi, Fransa'dan Türkiye'ye geri gönderildi, ancak ölüm kamplarına sürülenlerin sayısından daha fazlaydı.[10]

Bazı Türk yetkililer, Ankara'dan gelen talimatları göz ardı ederek Türk Yahudilerine belgeler verdi.[6] Ancak, bu insani nedenlerden dolayı zorunlu değildi; Yahudilerin yasal olarak elde etme hakkına sahip olduğu belgeler için sıklıkla cinsel iltimas veya rüşvet talep ediliyordu.[6] Emirlere uymayan Türkiye Başkonsolosu Özkaya, Şubat 1944'te 72 Türk Yahudiyi ülkesine geri göndermeye çalıştı.[11] 24-25 Mart tarihlerinde SS, 40 Türk Yahudiyi tutukladı ve onları Yunanistan'daki Haidari toplama kampına götürdü. Türk temsilciler bu Yahudilerden 32'sini serbest bırakıp Türkiye'ye göndermeyi başardı.[11] Rodos'taki Türk konsolosu Selahattin Ülkümen, 15-20'si Türk vatandaşlığı sona ermiş 50 Yahudiyi kurtardı.[1][12] O, 2020 itibarıyla Uluslararası Dürüst olarak tanınan tek Türk'tür.[13]

1942'de Filistin Mandası'na ulaşmaya çalışan Romanya'dan 769 Yahudi mülteci, gemilerinin Türk karasularında batmasının ardından Struma Olayında öldü. Olaya atıfta bulunan Saydam, "Türkiye, kimsenin istemediği insanların yurdu olmayacak" dedi.[3] 1940'larda, yaklaşık 10.000 Yahudi, Filistin Mandası' yolunda Türkiye'den geçmelerini sağlayan transit vize aldı. Türkiye bu vizelere sınırlar koydu ve yalnızca on gün süreyle geçerli olacak şekilde düzenledi, bu da savaş koşullarının gecikmelere yol açtığı durumlarda kullanılamayacakları anlamına geliyordu. Guttstadt, 1942 ve 1943 yıllarında, "Türkiye üzerinden uçuşun büyük ölçüde engellendiğini" ve bu Bu Yahudilerin çoğunun, Müttefiklerin güneydoğu Avrupa'yı ele geçirmesinin ardından 1944'ün sonlarında Türkiye'den geçtiğini belirtti.[8]

Corry Guttstadt'a göre, Nazilerin Yahudilere karşı olan nefreti ve propagandası "Türk kamuoyu tarafından açıkça reddedildi."[1]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c Webman, Esther (2014). "Corry Guttstadt, Turkey, the Jews and the Holocaust (Cambridge: Cambridge University Press, 2013). Pp. 370. $99.00 cloth". International Journal of Middle East Studies. 46 (2): 426-428. doi:10.1017/S0020743814000361. 
  2. ^ a b Baer 2020, ss. 202–203.
  3. ^ a b c Baer 2020, s. 202.
  4. ^ Corry Guttstadt, Turkey, the Jews, and the Holocaust. Cambridge University Press, 2013, s. 313
  5. ^ Ofer, Dalia (1990). Escaping the Holocaust: Illegal Immigration to the Land of Israel, 1939–1944 (İngilizce). Oxford University Press. s. 320. ISBN 978-0-19-506340-0. 
  6. ^ a b c d Baer, Marc David (2015). "Corry Guttstadt. Turkey, the Jews, and the Holocaust. Translated from German by Kathleen M. Dell'Orto, Sabine Bartel, and Michelle Miles. Cambridge: Cambridge University Press, 2013. 353 pp. – I. Izzet Bahar. Turkey and the Rescue of European Jews. New York and London: Routledge, 2015. 308 pp". AJS Review. 39 (2): 467-470. doi:10.1017/S0364009415000252. 
  7. ^ Baer, Marc David (Kasım 2015). "Corry Guttstadt. Turkey, the Jews, and the Holocaust. Translated from German by Kathleen M. Dell'Orto, Sabine Bartel, and Michelle Miles. Cambridge: Cambridge University Press, 2013. 353 pp. - I. Izzet Bahar. Turkey and the Rescue of European Jews. New York and London: Routledge, 2015. 308 pp". AJS Review (İngilizce). 39 (2): 467-470. doi:10.1017/S0364009415000252. ISSN 0364-0094. 
  8. ^ a b Guttstadt, Corry; Mannoni, Olivier (2015). "La politique de la Turquie pendant la Shoah". Revue d'Histoire de la Shoah (2): 195. doi:10.3917/rhsho.203.0195. 
  9. ^ Corry Guttstadt, Turkey, the Jews, and the Holocaust. Cambridge University Press, 2013, s. 75
  10. ^ a b c Baer 2020, s. 203.
  11. ^ a b Guttstadt 2008, s. 293.
  12. ^ "Selahattin Ülkümen". Yad Vashem (İngilizce). 18 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ocak 2021. 
  13. ^ "Names of Righteous by Country". Yad Vashem (İngilizce). 16 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Ocak 2021.