Karain Mağarası

Koordinatlar: 37°04′40″K 30°34′15″D / 37.07778°K 30.57083°D / 37.07778; 30.57083
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Antalya Müzesinde sergilenen Paleolitik çağa ait Karain Mağarasından elde edilen buluntular

Karain Mağarası, Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarından biridir. Denizden yüksekliği 430-450 metredir. Antalya'nın 30 km kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5–6 km uzaklıkta bulunan Yağca mahallesi sınırları içinde bulunur. Antalya-Burdur karayolunun 13. km'sinde Karain işaret levhasından sola dönülerek Karain Mağarası yoluna girilir. Antalya'ya uzaklığı 27 km'dir.[1]

Oluşumu[değiştir | kaynağı değiştir]

Karain Mağarası;doğal karstik oluşumlar sonucu meydana gelmiştir.1946 yılında mağara, Kılıç Kökten tarafından keşfedilmiş olup mağaranın oluşumu hakkındaki yaptığı araştırmalar mağaranın ince dehlizlerle üç kayanın birleşimi sonucunda ortaya çıkmış olduğunu göstermektedir.[2]Mağara Çam (Katran) Dağı'nın kalkerli dik yamaçlarında bulunan Çadır Tepesi içine doğal bir şekilde karstik olaylarla oyularak oluşmuştur. Karain Mağarası Kretase yaşında 2. zamana ait kalkerler içinde bulunmaktadır.[1]


Özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Antik yerleşim[değiştir | kaynağı değiştir]

1946 yılından beri kazılar yapılmaktadır. Yapılan kazılardan, bölgenin günümüzden 500.000 yıl kadar önce de yerleşim merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarasıdır. Buluntular mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesi'nde ve Antalya Müzesi'ndeki tarihöncesi bölümde sergilenmektedir.

Arkeolojik araştırma[değiştir | kaynağı değiştir]

Araştırma 2002 Antalya il merkezinin kuzeybatısınnda; Paleolitik Çağ bulgularıyla ünlenen bu mağarada; I. Yalçınkaya tarafından yapılan kazılarda az sayıda İlk Tunç Çağı çanak çömleği de bulunmuştur. Mağaranın bu dönemde mevsimlik iskan gördüğü belirtilmektedir.[1]

Karain Mağarası, Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir paleolitik merkezdir. Mağara paleolitik, neolitik, kalkolitik, eski tunç gibi protohistorik çağlarda ve klasik çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda elde edilen arkeolojik buluntular alt paleolitikten geç Roma dönemine kadar görülen yerleşim izleri ile Anadolu arkeolojik çalışmalarında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır. Yeryüzünde bilinen paleolitik mağaraların çoğu sadece bir dönemi temsil ederken Karain alt, orta ve üst olarak kesintisiz bir katmanlaşma göstermekte ve bu katmanlardan elde edilen veriler, özellikle Avrupa ve Yakın Doğu arasındaki bağlantılar ve göç yolları hakkında fikir vermesi açısından önem taşımaktadır. Karain'den ele geçirilen Anadolu'da bilinen en eski insan kalıntılarının yanı sıra mağarada ortaya çıkarılan taşınabilir sanat ürünleri Anadolu sanatının ilk örnekleridir. Mağaraya giriş paralıdır.

Ayrıca, verdiği bitki ve hayvan kalıntıları ile Batı Akdeniz'in eski çevresinin ortaya konmasında önemli bir rol üstlenen Karain, çevresindeki diğer mağaralarla birlikte doğal ve kültürel özellikleri dolayısıyla karma sit olarak Dünya Miras Listesi'ne önerilmektedir.[3] Mağaradaki kazılar hala devam etmektedir.

Kazılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Buluntular[değiştir | kaynağı değiştir]

İnsanlık tarihinin başlangıcındaki süreç içinde mağara, Alt Paleolitik'ten başlayarak; Orta ve Üst Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, İlk Tunç Çağı, MÖ. 2. binyıl ve Klasik Çağ'da insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m'yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir. Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskanı Paleolitik Çağ'dadır. Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup; mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır. Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda elde edilen arkeolojik buluntular; Antalya Müzesi'nde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesi'nde sergilenmektedir. 1997 yılında 1. derecede arkeolojik doğal sit alanı ilan edilmiştir. Yarasaların yaşadığına dair izler vardır.[1]

Bulgular[değiştir | kaynağı değiştir]

Kemik Aletlerinin Tekno-Tipolojik Analizi[değiştir | kaynağı değiştir]

Karain Mağarası E gözü kazılarından ele geçmiş 1 adet kemik alet bulunmaktadır. Söz konusu aletin, hippopotam ya da fil gibi iri bir hayvana ait olduğu tespit edilmiştir. 2011 yılı kazıları sonucunda ele geçen bu örnek, söz konusu hayvana ait bacak kemiğinden üretilmiştir. Buluntu, VI. jeolojik üniteden ele geçmiştir. 400.000 yıldan daha eski tarih veren bu ünitenin, hippopotam ve fil gibi hayvanları içeren bir faunaya sahip olduğu bilinmektedir.[4] “Dişlemeli Alet” olarak tanımlanan bu buluntu, Alt Paleolitik Dönem içerisinde 500.000 ile 600.000 yılları arasına tarihlendirilmiştir. Söz konusu dişlemeli alet, Alt Paleolitik’e ait bilinen ilk ve dolayısıyla en eski alet olarak nitelendirilmiştir. Üzerinde herhangi bir yanma ya da kırık taşımayan dişlemeli alet, I 14 plankaresinden ele geçmiştir. Dişlemeli aletin uzunluğu 14,2 cm., genişliği 7 cm.’dir. Kalınlığı 2,2 cm. olarak belirlenmiş olan aletin ağırlığı 209,34 gramdır. Karain Mağarası B Gözü kazılarında 2013 kazı sezonu sonuna kadar toplam 395 adet kemik alet ele geçirilmiştir. Tanımlanabilen kemik aletlerin tipolojik incelemeleri sonucunda 7 grup alet tipi belirlenmiştir. Bunlar; ağaç kabuğu soymada kullanıldığını düşündüğümüz “Ağaç Kabuğu Soyucu (Bark Extractor)” “Bızlar” “İğneler” “İşlenmiş Kemik ve Boynuzlar” “Kaşıklar” “Spatulalar” ve “Uçlar” şeklindedir. Tespit edilen 7 grup içerisindeki çoğunluğu bızlar oluşturmaktadır. Bızlar ve bızlara ait olduğu tespit edilen parçalar toplam 222 adettir (% 56). Bızları, 122 adet (% 31) ile işlenmiş kemik ve boynuzlar, 18 adet (% 5) ile spatula ve spatula parçaları, 12 adet (% 3) ile iğne ve iğne parçaları; yine 11 adet (% 3) ile 58 uçlar, 8 adet (% 2) ile ağaç kabuğu soyucu (Bark Extractor) ve 2 adet (% 0,1) ile kaşık ve kaşık parçaları takip etmektedir. Karain Mağarası B Gözü’nden ele geçirilen kemik aletlerin üretildiği kemik türüne ilişkin analizler sonucunda tanımlanamamış 239 adet (% 61), tanımlanabilen 156 adet (% 39) kemik tespit edilmiştir. B Gözü kemik aletlerinin tanımlanabilen türlerine ilişkin değerlendirmeler sonucunda; çift toynaklı olarak tanımlanan ve “Artiodactyla” takımına giren koyun, keçi, geyik, sığır, domuz gibi hayvanlara ait 29 adet (% 24) etraf kemiği (kol, bacak) tespit edilmiştir. Bunun yanında 35 adet (% 30) koyun veya keçi tanımlaması yapılan, 23 adet (% 19) kesin olarak koyun olduğu anlaşılan; 19 adet (% 16) kesin olarak keçi olduğu anlaşılan; 11 adet (% 9) fare gibi kemirgenler ve kuşlara ait olduğu tespit edilen, 2 adet (% 2) kızıl geyik (Cervus elaphus) kemiği olduğu anlaşılan kemik tür tanımlaması yapılabilmiştir.[4]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d "Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - TAY Projesi". 
  2. ^ "Karain Mağarası". Karain Mağarası Oluşumu, Özellikleri. Hürriyet gazetesi,Seyahat sayfası.8 Eylül 2020. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 25 Mayıs 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ağustos 2016. 
  4. ^ a b BULUT, Hande (2015). 31.Arkeometri Sonuçları Toplantısı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Yayınları. ss. 57,59. ISSN 1017-7671. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]