Irakeyn Seferi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Irakeyn Seferi
1533-1536 Osmanlı-İran Savaşı
Tarih 1533-1536
Bölge Tebriz
Sonuç Kesin Osmanlı zaferi
Taraflar
Safevî Devleti Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı Devleti
Komutanlar ve liderler
I. Tahmasp Osmanlı İmparatorluğu I. Süleyman
Osmanlı İmparatorluğu Pargalı İbrahim Paşa
Güçler
15.000- 20.000

Tebrizde İbrahim Paşa komutasında 35.000-40.000

Sultan Süleymanın sefere katılması ile birlikte 90.000-95.000
Kayıplar
5.000 ölü 1.000 esir 7.000
Şah Tahmasp, Osmanlı ordularına karşı savaşmaya gelmedi

Osmanlı ordusunun doğuya yönelik en büyük ve en uzun süreli askeri harekatlarından biridir. Irâk-ı Acem olarak adlandırılan İran'ın kuzeybatı kesimiyle, Irâk-ı Arap olarak adlandırılan Bağdat ve yöresine girilmesi sebebiyle tarihi kaynaklarda Irakeyn (İki Irak) Seferi olarak adlandırılmıştır.

Harekatın Sebepleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Mohaç Seferi sırasında Anadolu’nun orta ve doğu kısımlarında çıkan isyanlar sonrasında Anadolu’nun güvenliği açısından İran’a sefer açmayı gerekli hale getirdi. İsyanların bastırılmasından sonra Osmanlı-Safevi sınırı boyunca karşılıklı ihlallerin olmasıyla da seferin kararlaştırılması süreci hızlandı.

Harekat[değiştir | kaynağı değiştir]

1533’te Habsburglarla yapılan barışla Avrupa’daki sınırları belirli süre güvence altına alan I. Süleyman bunun hemen ardından İran seferi için hazırlıkları başlattı ve kendisine geniş yetkiler verdiği Vezir-i azam Pargalı Damat İbrahim Paşa'yı Ekim ayı sonlarında önden sefere gönderdi. 1533 yılı Aralık ayında Halep’e varan ve kışı burada geçiren Pargalı Damat İbrahim Paşa Mayıs 1534’te Diyarbakır’a gelerek Tebriz’e yönelerek 6 Ağustos 1534 yılında büyük oranda boşaltılmış olan şehri kolayca ele geçirdi.[1]

14 Haziran'da Üsküdar' dan hareket eden I. Süleyman, 20 Temmuz'da Konya’ya vardı. Konya’da Mevlana Celaleddin Rumi’nin türbesini ziyaret etti. Kayseri-Sivas-Erzincan yolunu izleyerek 28 Eylül'de Tebriz’e girdi. I. Selim'e karşı 1514 Çaldıran mağlubiyetinin etkisinde olan Safeviler, üstün ateşli silah gücüne sahip Osmanlılar'la meydan savaşına girmeyip Osmanlı ordusunun geçeceği yerleri tahrip etmek ve ani baskınlar yapmak şeklinde direniş gösterdi. Osmanlı ordusu güç şartlar altında Sultaniye’ye ulaşsa da Şah I. Tahmasb’ın izine rastlayamadı. Osmanlı ordusu buradan hareketle zorlu arazi ve iklim şartlarıyla mücadele ederek Bağdat üzerine yöneldi. Bağdat' ı savunan Tekelü Mehmed Han komutasındaki Safevi kuvvetlerinin şehri terkederek kaçması üzerine Bağdat 28 Kasım 1534 Osmanlı kuvvetlerince kolayca ele geçirildi.[1]

Takip ve dönüş[değiştir | kaynağı değiştir]

1534-1535 kışını Bağdat’ta geçiren Kanuni, burada Osmanlı devlet örgütünü kurdu. Bağdat’ın dini önem edinen yerlerini gördü. Safevi tehlikesini kesin olarak kaldırmak isteyen I. Süleyman, Şah'ın Tebriz'i geri aldığını ve Van'ı kuşattığı haberi üzerine harekete geçti. 3 Temmuz 1535'de Tebriz’e gelen Osmanlı Sultanı, devamlı kaçan Şah Tahmasb kuvvetlerini takip için İran içerisinde Dergezin'e kadar ilerledi. Ancak Tahmasb’ın izine rastlanılmaması üzerine Tebriz’e dönüldü (20 Ağustos). Kanuni komutasındaki Osmanlı ordusu Tebriz’i boşaltarak 23 Eylül 1535' te Ahlat’a geldi ve bir süre burada kaldı.

Osmanlı ordusunun Tebriz’i boşaltması üzerine Tahmasb süratle hareket ederek şehre girdi ve ardından Van’ı da ele geçirdi. Bu süreçte Erciş' i kuşatan Safevi ordusu şehri ele geçiremediği gibi Osmanlı kuvvetleri de Van'ı geri alamadı. Kanuni, kış mevsiminin iyice ilerlemesi ve Şah Tahmasb’ın Van’a asker bırakıp buradan ayrıldığını haber alması üzerine ileri harekata geçmeyerek sınır bölgesinin güvenliğini sağlamlaştırdıktan sonra Ahlat’tan Bitlis’e, oradan Diyarbakır’a gelip Halep, Antakya, Gülek Boğazı, Konya yoluyla 8 Ocak 1536'da İstanbul’a ulaştı

Seferin sonuçları[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlı tarihinin bu en uzun ve büyük askeri harekatı sonucunda Bağdat, Basra ve civarında Osmanlı hakimiyeti başlamıştır.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Büyük Osmanlı Tarihi, Enver Ziya Karal, İ. Hakkı Uzunçarşılı, 2001, Sabah Yayınları, Cilt 3