Nazlı Ecevit

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Fatma Nazlı sayfasından yönlendirildi)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Nazlı Ecevit
Doğum Fatma Nazlı Ecevit
4 Ocak 1900
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 14 Ağustos 1985 (85 yaşında)
Ankara, Türkiye
Milliyet Türk
Vatandaşlık Türkiye Türkiye Cumhuriyeti
Meslek Ressam
Etkin yıllar 1948-1975[1]
Tanınma nedeni Türk ressam ve Türkiye Cumhuriyeti'nin 16. başbakanı Bülent Ecevit'in annesi
Evlilik(ler) Fahri Ecevit
Çocuk(lar) Bülent Ecevit
Akraba(lar) Rahşan Ecevit (gelini)

Fatma Nazlı Ecevit (4 Ocak 1900 - 14 Ağustos 1985) Türk ressamdır. VII. ve VIII. dönem milletvekili Fahri Ecevit'in eşi ve 16. Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit'in annesidir.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kişisel Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Nazlı Ecevit; 4 Ocak 1900 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Soylu bir aileye mensup olan Ecevit'in babası Albay Emin Sargut, büyükbabası ise Ferik Salih Paşa'dır. Zamanın padişah yaverlerinden olan Ali Kırat Paşa da annesinin babasıdır.

1915 yılında Meşrutiyet döneminde açılmış olan Darülmuallimat'ı (Kız Öğretmen Okulu) bitiren Nazlı Ecevit; Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere Kastamonu'ya giden babasıyla beraber şehir şehir dolaşmış, Kastamonu, Bolu ve İzmit'te öğretmenlik yapmıştır. İstanbul'a dönünce ilk Türk kadın ressamlardan olan Mihri Müşfik'in etkisi altında kalarak Sanayi-i Nefise Mektebi'nin[2] resim bölümüne kayıt olmuş, burada Ömer Adil Bey'den dersler alarak 1922 yılında mezun olmuştur.

Çalışma hayatına Feyhaman Duran'ın atölyesinde başlamış olan Ecevit; ilk yıllarında Beşiktaş Kız Ortaokulu'nda resim öğretmenliği yapmış, sonrasında ise İstanbul ve Ankara'daki konservatuarlarda eğitim vermiştir. 1924 yılında Fahri Ecevit ile evlendikten sonra Ankara'ya yerleşmiş, bir süre Ankara Kız Lisesi ve Musiki Öğretmen Okulu'nda görev yapmıştır. 1985 yılının 14 Ağustos'unda, 85 yaşındayken, yine Ankara'da hayata gözlerini yummuştur.[3]

Sanat Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Her ne kadar tüm ömrü boyunca resime ilgi duymuş olsa da, çeşitli sebeplerden dolayı bir süre çalışmalarına ara vermiş olan Nazlı Ecevit; 1948-1975 yılları arasında aktif olarak sanatını devam ettirmiş ve neredeyse her yıl Devlet Resim ve Heykel'in sergilerine katılmıştır. Aynı zamanda Galatasaray sergilerinin de vazgeçilmez sanatçısı olan Ecevit'in başta İş Bankası, Milli Kütüphane, Ankara ve İstanbul Resim ve Heykel Müzeleri başta olmak üzere birçok resmi ve şahsi koleksiyonda resimleri bulunmaktadır. Meydan Larousse gibi ünlü ansiklopedilerde ise sıkça ismi geçmektedir. Resimle sadece sanatçı olarak ilgilenmeyen Ecevit, bir süre Güzel Sanatlar Birliği'nin de başkanlığını yapmıştır. 1975 yılında, 75 yaşındayken, İstanbul'da düzenlenen Resim, Heykel ve Seramik Festivali'nde İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından verilen bir madalyayla onurlandırılmıştır.[4]

Sanat Tarzı[değiştir | kaynağı değiştir]

Nazlı Ecevit, öğrencilik yıllarında daha çok nü çalışmalar yapmasına[5] karşın mezun olduktan sonra peyzaj, portre ve ölü doğa türlerinde yoğunlaşalmış; geleneksel doğacı anlayış çizgisinde ilerlemiştir. Aynı zamanda izlenimci etkiler taşıyan üslubu; atölyelerinde eğitim aldığı Mihri Müşfik ve Feyhaman Duran'dan izler taşır. Eğer çalışmaları bir kategorilendirilmeye tabi tutulursa; imparatorluktan cumhuriyete geçiş dönemini oldukça iyi yansıttıkları ve Türkiye’de “asker ressamlar kuşağı” olarak adlandırılan akıma uyum sağladığı açıkça görülür.[6]

Daha çok doğa üzerine eskizler çizmiş ve çalışmış olması Ecevit'i sadece bir manzara ressamı olarak tanımlamaya olanak vermez çünkü portrelerinde izlenimciliğin de etkisiyle daha kişisel bir anlatım yakalamayı başarmıştır. Nazlı Ecevit’in resimlerinde desen, rengi dengeleyen ve hattâ bazı yerlerde onun etkisini ikinci plana iten bir olgu olarak karşıya çıkmaktadır. Yağlıboya, suluboya, pastel ve karakalem kullanarak resimler yapmıştır.[6]

Önemli Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Nisan 2000'de İstanbul'da gerçekleştirilen bir müzayedede Nazlı Ecevit'in "Bebek" isimli tablosu, dönemin parasıyla tam 12 milyar Türk lirasına bir koleksiyonere satılmıştır.[7] 2003 yılında ise dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, özel isteğiyle Ecevit'in "Salacak'tan" adlı tablosunu başbakanlık konutuna getirterek makam odasının bulunduğu koridora astırmıştır.[8]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]