Reşit Paşa

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Reşit Paşa
Sivas Valisi
Görev süresi
12 Mayıs 1919 - 16 Ekim 1920
Kişisel bilgiler
Doğum 1868
Osmanlı İmparatorluğu Şam, Osmanlı Devleti
Ölüm 14 Nisan 1924
Evlilik(ler) Emine Semiye Hanım, Melek Reşit Hanım
Bitirdiği okul Mekteb-i Mülkiye-i Şahane
Mesleği Bürokrat, siyasetçi

Reşit Paşa (Mehmet Reşit Paşa[not2 1] ; d. 1868, Şam - ö. 14 Nisan 1924), Türk siyasetçi.

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında eğitimci, idareci, siyasetçi olarak önemli devlet hizmetlerinde bulundu. Özellikle Sivas valiliği sırasında Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu Hareketini başlatması ve Sivas Kongresi'ni toplaması sırasında önemli görevler üstlendi.

5. dönem Meclis-i Mebusan'da ve I. dönem TBMM'de milletvekilliği yapmıştır.

Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

1868 yılında Şam'da doğdu. Babası Mahkeme-i Temyiz (Yargıtay) Ceza Dairesi üyesi İzzet Molla, annesi Dürriye Hanım'dır.[1]. Ailesi "Mektubizâdeler" olarak tanınır. Amcası Baha Molla, Dr. Adnan'ın babasıdır.[1]

İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra Mekteb-i Mülkiye-i Şahane'nin "İdadi" ve "Âli" kısımlarına devam etti. 1888 yılında mezun oldu.

1889 yılında devlet hizmetine girdi. 1891'de Maarif Nezareti'nde görev yapmaya başladı. Sırayla Siroz (Serez), Yanya Vilayeti ve Selanik İdadilerinde idarecilik ve öğretmenlik yaptıktan sonra 1893'te Trabzon İdadisi müdürü; 1894'te Selanik Vilayeti Maarif Müdürü oldu.

Meslek hayatına mülki idareci olarak devam etmeye karar verdi ve bir süre vekaleten Siroz Mutasarrıflığı yaptı. Selanik'teki asıl görev yerine döndüğü sırada sonradan İttihat ve Terakki ismini alacak gizli İttihad-i Osmani Cemiyeti'nin Selanik şubesine girdi.

1904 yılında Maarif Müdürlüğünden ayrıldı ve Siroz Mutasarraflığına asaleten atandı. Bu görevdeki başarıları nedeniyle 16 Eylül 1905 tarihinde rütbesi yükseltilen Reşit Bey, "Paşa" unvanı ile anılmaya başlandı.

II. Meşrutiyet'in İlanı[değiştir | kaynağı değiştir]

Meşrutiyet'in İlanı için Rumeli'de başlayan ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin körüklediği halk hareketleri sırasında 23 Temmuz 1908'de telgraf idaresini basan Siroz halkı tarafından "M. Reşit Paşa" imzasıyla çekilen telgraf, padişah II. Abdülhamit'i Meşrutiyet'i ilan etmeye zorlayan birçok telgrafın ilki kabul edilir. Reşit Paşa, yurdun değişik yerlerinden art arda çekilen bu telgraflarla meşhur oldu.[1]

Telgraflarda özetle Siroz'da tüm halk temsilcilerinin bu telgrafın padişaha çekilmesini istedikleri ve olumlu cevap alıncaya kadar dağılmayacakları ifade ediliyor; Kanun-i Esasi'yi yürürlüğe koymazsa, padişaha dahi baş kaldırılacağı bildiriliyordu.[1] Telgrafa cevap gelmeyince Siroz halkı ayaklanarak telgraf binası etrafında toplanmış; yurdun her tarafından padişaha aynı içerikte telgraf gönderilmiştir. Olayların yatışmayacağını anlayan padişah Abdülhamid ertesi gün meşrutiyeti ilan etti. Reşit Paşa, meşrutiyetin ilanından hemen sonra Edirne valiliğine terfi etti.

Valilikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Reşit Paşa, 10 Ağustos 1908'de Edirne valisi olduktan sonra 10 Eylül 1909'da Cezayir-i Bahr-i Sefid(Ege Adaları), 10 Aralık 1910'da Manastır, 13 Haziran 1911'de Ankara valiliğine tayin edildi.

14 Ağustos 1913'te Kastamonu Vilayet valisi oldu. Kastamonu ve çevresi için tehdit oluşturdukları gerekçesi ile vilayet dışına sevk edilmeleri uygun görülen azınlıkların sürülmelerinin gereksiz olduğunu belirten Reşit Paşa, emri yerine getirmediği gerekçesi ile 25 Ağustos 1915'te görevinden azledildi.

Kastamonu valiliğinden azledildikten bir süre sonra Meclis-i Mebusan seçimlerine katıldı. Meclis-i Mebusan'a Diyarbekir Vilayetine bağlı Ergani Sancağından mebus seçildi. Mebusan Meclisinin dağıtılmasından sonra 12 Mayıs 1919'da Sivas Vilayetine vali olarak atandı.

Sivas Kongresi[değiştir | kaynağı değiştir]

Reşit Paşa Sivas valisi olarak atandığı sırada, III. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa Anadolu'da işgallere karşı kurtuluş mücadelesine girişmiş bulunuyordu. Göreve başladığında hükümetin emirleri ile Mustafa Kemal Paşa taraftarı olanlar arasında kalan Reşit Paşa, uzun zaman iki taraf arasında denge politikası izlemeye gayret etti.[1] Sivas Kongresi'nin hazırlık çalışmaları sırasında çalışmalara bizzat katılmasa da üzerindeki yetkiyi Millî Hareket adına toleranslı kullandı. Kongrenin hemen öncesinde çift taraflı idareden vazgeçmeyi seçerek vatana zararlı bir harekete yönlendirilmektense istifasına istedi.

Tüm engellemelere rağmen zamanında toplanan Sivas Kongresi'nin ardından, Reşit Paşa'ya emirleri yerine getirmeyip Sivas'ta kongre toplanmasına müsaade ettiği için görevden alındığı bildirildi. Ancak o, azli hakkındaki iradenin güvenilir bir Nazır tarafından kendisine gönderilmesini isteyerek hiçbir şey olmamış gibi görevine devam etmeye karar verdi. 14 Eylül 1919'da Musatafa Kemal Paşa'nın İstanbul ile her türlü haberleşmenin kesildiğini ilan etmesinden sonra Vali Reşit Paşa'nın Mustafa Kemal Paşa ilişkileri tam bir güven ortamına kavuştu.[1] İstanbul'la haberleşmenin kesilmesinin ardından Reşit Paşa, Mustafa Kemal Paşa'nın emirlerini harfiyen uygulayarak Millî Mücadele safında hizmet verdi.

Bütün bu gelişmeler sonucunda Damat Ferit Paşa hükûmetinin istifa edip Ali Rıza Paşa hükûmetinin kurulmasının ardından bütün kolordu komutanları ve valiler, Mustafa Kemal Paşa'nın emri ile Dahiliye ve Harbiye Nezaretlerine topluca telgraf göndererek, Sivas Valisi Reşit Paşa'nın eski görevine iadesini istediler. Zaten görevine devam etmekte olan Reşit Paşa Ekim 1919'da görevine iade edildi.

Vali Reşit Paşa'nın da fikrini alarak Ankara'ya taşınma kararı alan Heyet-i Temsiliye, 18 Aralık 1919'da Sivas'tan Ankara'ya doğru yola çıktı. Vali Reşit Paşa ile Mustafa Kemal Paşa, düzenli olarak haberleşmeye devam ettiler.

Bu dönemde Valinin eşi Melek Reşit Hanım, "Anadaolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti" adıyla bir dernek kurarak Millî mücadeleye katkı verdi.

Ankara'da 23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi'nde R3şit Paşa Adana vilayetine bağlı Kozan ilçesinden mebus olarak seçtirildi.[1] Ancak milletvekilliği ile memurluğun bir arada yürütülmesini yasaklayan kanunun çıkması üzerine henüz çalışmalara başlamadan milletvekilliğinden istifa etti.[2] Sivas Valiliğine bir buçuk yıl kadar daha devam ettikten sonra sağlık sorunları nedeniyle iklimi daha yumuşak bir yere nakledilmesine karar verilen Reşit Paşa, 16 Ekim 1920'de ikinci kez Kastamonu valisi oldu.

Sivas Kongresi'nden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Onun valiliği döneminde Kastamonu Yunanlara karşı verilen mücadelede lojistik bir üs görevi yaptı. Reşit Paşa özellikle eğitim alanında çalışmalara önem verdi. Göreve başlamasından beş ay sonra hastalığının şiddetlenmesi üzerine İnebolu'ya yerleşti. Sağlık sorunları nedeniyle görevine geri dönemedi ve emekli olana kadar İnebolu'da istirahate devam etti. 3 Ağustos 1921'de emekli oldu ve İstanbul'un işgalden kurtarılmasından sonra ailesi ile İstanbul'a yerleşti. 14 Nisan 1924'te İstanbul'da öldü. Mezarı İstanbul Beyazıt Camii avlusundaki mezarlıktadır.

Ölümünden sonra Soyadı Kanunu çıktığında ailesi "Ronabar" soyadını almıştır. Ailenin soyadı daha sonra "Yularkıran" olmuş, son olarak "Lağaş" adında karar kılınmıştır.[1] Sivas valiliği dönemine ait hatıraları 1939 yılında kitap olarak yayımlanmıştır.[3]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f g h Gemici, Filiz. "Milli Mücadele'de Bir Vali: Sivas alisi Mehmet Reşit Paşa (1868*1924)". http://dergipark.ulakbim.gov.tr. Akademik İncelemeler, Cilt: 2, Sayı:2, Yıl:2007. 10 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2017.  Birden fazla |yazar1= ve |soyadı1= kullanıldı (yardım); |website= dış bağlantı (yardım)
  2. ^ "TBMM Albümü". tbmm.gov.tr. 31 Ekim 2012. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Aralık 2012. 
  3. ^ "Yularkıran, Cevdet R". http://www.worldcat.org/. 1 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Kasım 2017.  |website= dış bağlantı (yardım)

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Nüfus kaydında ve mecliste sadece Reşit, Sicil kaydında Mehmet Reşit olarak kayıtlıdır. Kaynaklarda ismin yaygın kullanımı "Reşit Paşa" şeklindedir.