Tartışma:Diyarbakır

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
VikiProje Türkiye yerleşim birimleri
VikiProje simgesi Bu madde, Vikipedi'deki Türkiye yerleşim birimleri maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan bir iş birliği çalışması VikiProje Türkiye yerleşim birimleri kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 

Çıkarma[kaynağı değiştir]

Bu maddenin büyük çoğunluğu, büyük ihtimalle, Surkentli'den alınmıştır. Geçmiş kayıdında görüldüğü gibi 22 Ağustos 2005'de eklenmiştir. Surkentli'nin kaydına bakarsak Archive vikipediye göre daha eskiye dayalı. O yüzden 22 Ağustos 2005 tarihinde ileve edilen kısımlar çıkarılmıştır. Hata yaptıysam lütfen söyleyiniz. Teşekkür ederim. Takabeg ileti 18:57, 17 Ağustos 2008 (UTC)

Bence telifli bir içeriğe benziyordu. Surkentli sayfasının daha eski olup olmadığını bilemeyeceğim. Mızrakmsj 10:51, 19 Ağustos 2008 (UTC)

Farslar ?[kaynağı değiştir]

Diyarbakır nüfusunun çoğu Kürtler ve Farslar mı ? Takabeg ileti 14:06, 11 Ağustos 2009 (UTC) Evet oyle diyebiliriz cunku diyarbakir bircok medeniyete ev sahipligi yapmis bir yer.Cogunluk Kurtlerden olusuyor fakat Yahudisi Zazasi Hristiyani da yok degil

Değişiklik[kaynağı değiştir]

Sinagog yaziyor, ama sinagog yok, degistirip kilise yazmak lazim.

Geri alma[kaynağı değiştir]

Niye hicbir gerekce gostermeden revert ediyorsunuzki? Insanlar emek verip makaleyi gelistirmeye calisiyor, fakat bazilari bir tusa basip geri aliyor. Hos, o da tabi yapilir ama en azindan geri alma gerekcelerimizi belirtelim lutfen.

Eklenen bilgiler telif hakkı saklı başka sitelerden alınmış olduğu için geri alındı.--Eldarionileti 21:23, 3 Mart 2008 (UTC)

Kürtler[kaynağı değiştir]

belki diyarbakirda cogunlukla kürtlerin kaldigi bir yerde yazilmis olsa, güzel olur...Bu imzasız yazı 85.3.144.238 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

ne yazik ki kurtler ile ilgili en kucuk bir bilgi girildiginde hemen siliniyor. diyarbakir sayfasina bakan biri bir kere bile kurt kelimesini gormuyor. kurtler ve diyarbakir hic alakasiz iki sey gibi.Bu imzasız yazı 62.194.111.158 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.
  • Maddeye kürtler ile ilgili bir bilgi varsa onu ekleyebilirsiniz burası açık bir ansiklopedidir. Herkes elinden geldiği kadarını yapmaya çalışıyor. Nüfus bölümüne mesela Diyarbakır'da yaşayan kürt, zaza, ermeni, süryani vs. nüfuslarını biliyorsanız ekleyebilirsiniz. Burası Türkçe ansiklopedi, kimse kasıtlı olarak bir şey silmez.--c3mâL 09:08, 23 Ağustos 2008 (UTC)

mesala almanca vikipediden bazi bilgiler alina bilir... orada bayahi bilgiler toplanmisdir...Bu imzasız yazı 85.3.190.251 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

Almanca çeviri yapabiliyorsanız ekleyin lütfen!--c3mâL 10:21, 15 Eylül 2008 (UTC)


almanca diyarbakir viki pedi sayfasindan: 1) (Diarbekir, osmanisch دیاربکر / Diyâr-i Bekr (Land von Bekr), kurdisch Diyarbekir bzw. Amed, griechisch und Syrisch Ἄμιδα / Amida, armenisch Ամիդա) türkce cevirim: (Diarbekir, osmanca دیاربکر / Diyâr-i Bekr (Bekr'lerin topragi/ülkesi), kürtce Diyarbekir yada Amed, yunanca ve assurice Ἄμιδα / Amida, ermenice Ամիդա)

2)Die Bevölkerung besteht aus Kurden. türkce cevirim: Halk kürtlerden olusuyor Bu imzasız yazı 85.3.141.234 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

  • Diyarbakır adının kökeni zaten Türkçe Viki'de de mevcut, buradaki konu Diyarbakır'daki Kürtler? olayıdır. Diyarbakır halkı Kürtlerden oluşuyor demek uygun olmaz, onun yerine Diyarbakır halkının %XX'i Kürtlerden olşuyoru demek daha doğrudur ve bu güvenilir kaynağa dayanmalıdır.
    • Diyarbakır'da Kürt nüfusu kaçtır? (aynı durum Zaza, Ermen, Süryaniler için de geçerlidir.)
    • Diyarbakır'da Kürtlerin kültürel yaşayışlar, katkıları, etkinlikleri? --c3mâL 16:32, 19 Ekim 2008 (UTC)

Başkan değil "Belediye Başkanı"[kaynağı değiştir]

Herkese Merhaba

Türkiye'de tüm illerin belediye başkanları aynı adla konumlandırılmıştır. Ancak sadece Diyarbakır Belediye Başkanı, "Başkan" olarak nitelendirilmiştir. Bu yanlışın düzeltilmesini rica ederim.

  • kasıtlı bir şey yok ortada. Kullanılan bilgi kutusu şablonu farklı sadece. Her şeyde de kötü niyet aramamak gerekir.--Hedda Gabler 10:31, 20 Nisan 2009 (UTC)

Diyarbakır İsminin Tarihçesi[kaynağı değiştir]

Öncelikle internet sitelerinde yaygın olarak ve yanlış olarak bulunan bir metni paylaşmak istiyorum:

Diyarbekir'in Diyarbakır olduğu gün

Atatürk'ün Diyarbakır'a gelişinin 70'inci yıldönümü hayli farklı anıldı Bölgedeki askeri birlikler alışılmadık şekilde "Şehitler ölmez / vatan bölünmez", "Her Türk asker doğar" gibi sloganlar eşliğinde yürüdü Basın, Sincan'da tankların yürüyüşünden bu yana, ilk kez bir geçit resmine bu kadar geniş yer ayırdı Elbette içinden geçtiğimiz dönem itibarıyla "askerin jesti" manidardı Bu vesileyle, Atatürk'ün 70 yıl önceki Diyarbakır ziyaretinden ve kentin tarihini değiştiren bir "jest"inden söz etmek istiyorum bugün

ATATÜRK "BU HALKIN EVİNDE"

20 yıl sonra, yeniden Diyarbakır'da Aslında 1937 gezisi, "Atatürk"ün Diyarbakır'ı ilk ziyareti idiyse de, Mustafa Kemal'in ilk ziyareti değildi Gazi son ziyaretten 20 yıl önce Diyarbakır'da görev yapmıştı Bölgenin, önce Ermeni tehciri, sonra Rus işgaliyle sarsıldığı, Sovyet ihtilaliyle dalgalandığı, sancılı bir dönemdi Mustafa Kemal pencereleri Dicle'ye bakan bir köşkte kalmıştı Paşa olduğunu orada öğrenmiş, kendisinde büyük iz bırakan "Allah'ı İnkar Mümkün müdür" kitabını orada okumuş, "kadınların örtünmesi konusunun düşünülmeye değer olduğu" görüşünü ilk kez orada dile getirmişti (Bkz: "Org Çalışlar'ın Anıları: Atatürk'le 2,5 Yıl", İ Çalışlar, Yapı Kredi Y, 1993, s 137)

Şark'a son seyahat Diyarbakır'a yeniden geldiğinde ömrünün son yılına girmiş, geri sayım başlamıştı Sağlığı iyi değildi 12 Kasım'da başladığı "Şark seyahati" onu hepten yoracak ve Ankara'ya döndüğü 20 Kasım'da, kendisini ölüme götürecek ilk krizi yaşayacaktı O gezide Sivas ve Malatya'dan sonra 15 Kasım'da Diyarbakır için yola çıkmıştı Kente akşam varacağından "Beyhude merasim yapılmasın" demişti Ata 20 yıl sonra ilk kez Diyarbakır'a gelecek ve karşılamaya gelinmeyecekti öyle mi? Tabii kimse bu emri dinlememişti İstasyonda toplanan coşkulu kalabalığın tezahüratını duyan Atatürk, bütün yorgunluğuna rağmen trenden inmeye ve gar binasının terasındaki "Diyarbekir" tabelasının üstünden halkı selamlamaya mecbur kaldı

Beşeriyetin medeni halkı O gece Halkevi'ne gitti Genç elemanlardan kurulu orkestranın klasik müzik konserini izledi Konser bitince de şu konuşmayı yaptı: "20 yıl sonra Diyarbakır'da bulunuyorum Dünyanın en güzel ve en modern binası içinde, modern, nefis bir müziği dinleyerek Beşeriyetin medeni bir halkı huzurunda, bu halkın evinde duyduğum zevk ve saadetin ne kadar büyük olduğunu elbette takdir edersiniz Bunu kaydetmekle bahtiyarım"

Yeni adı Diyarbakır Konuşmayı heyecan içinde dinleyen şehir ahalisi şaşırdı Çünkü Atatürk, şehirlerinin adını bir başka söylemiş, "Diyarbekir" yerine "Diyarbakır" demişti Bunu bir dil sürçmesi sananlar, yanıldıklarını çabuk anladılar Çünkü hemen ertesi gün, şehrin adı "Diyarbakır"a çevrildi Ve bu ad, 10 Aralık 1937 günkü Bakanlar Kurulu kararı ile kesinleştirildi Ama hepi topu iki harfin değiştirilmesinden ibaret görünen bu "küçük müdahale"nin ardında, büyük bir dil ve tarih seferberliği vardı

BİR GECEDE OLUŞTURULAN KURUL

Diyarbakır Sözü Tetkik Komisyonu "Diyarbekir"in "Diyarbakır" oluşuna dair çalışmalar, Türk Dili dergisinin Haziran 1938 nüshasında özetlenmiştir "Diyarbakır Adı Üzerine Çalışmalar" başlıklı bu özet okunduğunda bile "iki harfin" değiştirilmesi için nasıl hummalı bir faaliyet gerçekleştirildiği anlaşılır Her şey, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman'ın 17 Kasım 1937'de (yani Atatürk'ün trenle Diyarbakır'dan Elazığ'a geçtiği gece), muhtemelen özel vagondaki sofrada yapılan bir dil tartışmasının ardından, sabaha karşı 0345'te Ergani'den geçtiği telgrafla başladı "Acele" kaydıyla, "Türk Dil Kurumu Genel Sekreteri Bay İbrahim Necmi Dilmen"e gönderilen telgraf, aynen şöyleydi: "DBekir şehrinin isminin etimolojisine dair etüt var mıdır? Esasta bu şehrin ismi 'Bakır memleketi' manasına olan 'Diyarbakır' olması gerektir ve artık bu isimle tanınacaktır Dil Kurumu'nun bu hususta Tarih Kurumu ile işbirliği yaparak, historik ve lengüistik tetkikatta bulunması emrediliyor Balıkesir saylavı İsmail Hakkı'nın da mesai birliğine davet edilmesi faydalı olacaktır Tetkikatın titizlikle yapılmasını ve mümkün ise neticelerin takiben bildirilmesini saygılarımla dilerim"

Üç saatte tetkik Bu emirden 12 saat sonra Türk Dil Kurumu ile Tarih Kurumu ortak toplantı yaptı Toplantıyı açan Prof Abdülkadir İnan söze, "Aldığım emir üzerine 'Diyarbekir' ve 'Diyarbakır' kelimeleri üzerine ilimizde bulunan mehazlarda araştırmalar yaptım Aldığım neticenin üç saat zarfında yapılan bir tetkikin mahsulü olduğunu dikkat nazarınıza alarak kusurlarımın affını da önce dilerim" diye başladı İnan o günlerde popüler olan "Güneş Dil Teorisi"ne göre "Diyarbekir"in "Bakır Diyarı" anlamında kullanıldığı kanısındaydı Şehrin eski adı olan "Amida" sözünün Yakut lügatinde "Bakır sikke" anlamı taşıdığını, "Diyar"sözcüğünü n de Yakutça'da "ev" manasına "dier"den geldiğini belirtti

Pek yüksek bir buluş Cumhurbaşkanlığı'nın tezini doğrulayan bu buluş, toplantıdakileri sevindirmişti Diğer üyeler de benzer açıklamalar yaptılar TDK Genel Sekreteri Dilmen, durumu Atatürk'ün Özel Kalem Müdürü'ne bildirdi: "Telgrafınız üzerine hemen iki kurumun buradaki üyeleriyle 22 kişilik bir toplantı yapıldı Toplantıya katılanlar bu yerlere 'Bakır eli' anlamında 'Diyarbakır' denilmesinin pek yüksek bir buluş eseri olduğu görüşünde" dedi Ardından mesele komisyona havale edildi "Diyarbakır Sözü Üzerine Tetkik Komisyonu" kuruldu Komisyon üyeleri Prof Hasan Reşit Tankut, Prof İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Prof Yusuf Ziya Özer, Prof Abdülkadir İnan, Ahmet Cevat Emre ve Mükrimin Halil Yinanç'tı

"İslam gayreti" Komisyon ertesi gün toplandı O toplantıda da "Tutulga" (yani zabıt) tutuldu Gündem "Diyarbakır adının ilmi durumu" idi Uzmanlar, iki gün boyunca konuyu tartıştılar Çoğunlukla ilk "buluş" doğrulanıyordu: "'Amid', Türkçe 'bakır' demektir İslam'dan sonra imlanın verdiği imkan ve halk etimolojisi 'bakır' kelimesini Arap şivesiyle 'Bekir' şekline sokmuş, muahhar coğrafyacıların İslam gayreti bunu 'Bekr-ibni-vail' adına bağlamak gayretini teşvik etmiştir" Eskişehir'deki "Kalemi Mahsus Müdürü" gelişmeleri yakından izliyordu TDK'ya "çok tez" kaydıyla şu telgrafı çekti: "'Bekr İbn-i Vail' ile 'Bakır, ebin, avıl' sözlerini karşılaştırarak elde edeceğiniz anlamı Ankara'ya vardığımızda bize bildirmeniz"

"'Bakıreli' desek?" Komisyon 19 Kasım günü işini bitirdi ve şu karara vardı: "'Diyarbakır' kelimesinin 'bakır' anlamına gelen eski Türkçe 'amiday' tercümesi olduğuna tetkikler neticesinde tam kanaat hasıl olmuştur İlkin 'bakır diyarı' anlamıyla 'Amiday' denen bu yerlere sonradan gelen Türkler, bu eski Türk sözünü 'bakıreli' manasıyla 'Diyarbakır' şekline koymuşlar ve bu söz de sonradan Arap dili gayretiyle ve avam etimolojisiyle 'Diyarı Bekir' şeklini almıştır" Prof Uzunçarşılı, kentin adı "Diyarbakır"a çevrilse de halk ağzında yine "Diyarı Bekir" kılığına girme ihtimalinden söz etti: "Nasıl 'Tunceli' diyorsak, buraya da 'Bakıreli' diyelim" dedi "Bu temenni ve mütalaaların Ulu Önder'in Ankara'ya avdetlerinde ağızdan arzı muvafık görüldü" Gerçekten de tetkikin sonucu, 20 Kasım gecesi Ankara'ya gelen Atatürk'e daha istasyonda haber verildi Ata'nın koyduğu isim böylece, onun acilen toplantıya çağırdığı dil ve tarih bilginlerince de tescillenmiş oluyordu O günden sonra Diyarbekir, "Diyarbakır" diye anılacaktı.

Ve bizim açıklamamız:

Bir işinin ve Türk dilinin ehli olan bir Türkçe öğretmeni ve de Diyarbakırlı olarak ben de bu hususta birkaç bilgi vermek istiyorum

Evvela yukarda bilgi veren arkadaşımız emek vermiş, zahmet etmiş güzel bir paylaşımda bulunmuş. Aktarmış olduğu bilgiler aktarılma hususunda doğru ve ispatı pek mümkün bilgilerdir. Ancak sorun şu ki; kendisinin de belirttiği üzere çok ama çok kısa bir sürede böyle bir çalışma! Efendim Şehr-i Amed, yada Diyarbekir olmadı Diyarbakır bir peygamberler ve sahabeler şehridir, Allah'ın rahmetine vakıf olmuş olan şehrimiz sevgili kullarınca başı boş bırakılmamıştır 30'dan fazla sahabenin ve yattığı türbler vardır Hülasa, Vakt-i zamanında bir ehl-i iman şehri ziyaret etmiş (ki rivayetlere Yunus Peygambermiş, yanlışsak Allah affetsin) ve şehri çok beğenmiş Şehrin başındaki hükümrana günümüz Surlarının yani dünyanın bu en büyük kalesinin kaba taslak planını da sunduktan sonra şu ismi sunmuştur: Diyar-ı Bikr Diyarın anlamını herkes bilir Bikr kelimesi önce Bekr, sonra Bekir ve en sonunda da asimilasyon politikası sonucu Bakır haline gelmiştir Bikr'e tekrar dönelimBakire kelimesini, bekaret kavramını günümüzde bilmeyen yoktur Bakir olan, yani el değmemiş olan, güzel olan vb anlamları ihtiva eder Diyar-ı Bikr: Güzeller Şehri (şehrin güzelliği anlamında), El değmemiş güzellikte olan şehir ve anlamları ihtiva ederken siz gelin ünvanı kendinden menkul Profesörler oturup atın tutun sonra da memleketi uyutun Kastamonu'ya şapka devrimi Diyarbakır ve Tunceli'ye isim devrimi Ne yani şükranlarımızı mı bekliyorsunuz ahımız yerine Fazla söze ne hacet, bir iki ispatla bitireyim yazımı Atatürk de dahil günümüz Türkiye'sinin günümüz Türkçe'sinde akil adamlara, devlet adamlarına yol gösteren; dilin bugünkü (bastıra bastıra belirtmek istiyorum şu an kullandığımız lisanı) halini şekillendiren kim? Türkiye'nin ilk sosyologu ve büyük dilbilimcisi Ziya Gökalp Adam bir Diyarbakırlı olarak ülkenin dilini şekillendirmiş yaşadığı şehrin ismini çözememiş de biraz evvel zikrettiğim üzre menkul meçhul ünvanlarla sözde akademik çalışma yapan zavallılar mı Türkiye Türkçe'sinin babasının çözemediği bir ismi çözsünler Zavallılar! Yakutçaymış! Neden Yakutça; cevabı basit, kaç kişi bu dili biliyor ki? Kaldı ki Yakutlara da sorsan bilemezler, çünkü eski Yakutça.

Son bir hatırlatmayla sonlandırmak istiyorum: Vikipedia'nın Diyarbakır ile ilgili başlığında geçen bu şu bilgiyi paylaşmak istiyorum; Diyarbakır surları, 9000 yıl önce Yunus tarafından inşa edilerek, değişik devletler tarafından onarılmış, günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır Milattan önce 9000 yıl Ne muazzam bir tarih Söyler misin bana, nerde Yakutlar, Nerde Bekirler, Nerde Bakırlar

Saygılarımla

Veysea88.226.150.205 22:03, 31 Temmuz 2010 (UTC)VEY SEA88.226.150.205 22:03, 31 Temmuz 2010 (UTC)

Merkezi neresi oluyor?[kaynağı değiştir]

  • Parantez ile merkez denmiş ama merkezi neresi oluyor bilmiyorum. Sur mu oluyor? --— heddagabler 15:57, 22 Mayıs 2011 (UTC)

İfade yanlış kullanılmış. Diyarbakır şehir merkezi yerine Diyarbakır şehri demek daha doğru.--Szoszvmesaj 16:26, 18 Eylül 2011 (UTC)

Türkmen feryadı[kaynağı değiştir]

Diyarbakırın geçmişten günümüze tarihi ve diyarbakırlı Türkmen feryadı saklanan gerçekler

Nüfusun % 15.9 Türk[kaynağı değiştir]

2011 yılında yapılan Türkiye geneli ve Diyarbakırıda kapsayan araştırmaya göre Nüfusunun % 15.9 Türk olduğunu belirtmiştir.

ilginc?[kaynağı değiştir]

Vikipedi Bilgileri uc ayri dilde ayri ve farkli veriyor,,,

Birleştirme[kaynağı değiştir]

6360 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları il sınırlarına genişletildiğinden ve köy çeşmesinde yapılan tartışmanın ardından il ve merkez maddeleri tek madde altında birleştirilmiştir.--B.S.R.F. 💬 11:49, 9 Ağustos 2014 (UTC)

müze[kaynağı değiştir]

Müzenin 05.11.2014 tarihi itibariyle iç kaleye eski cezaevine taşıdığını ve yeni yerinin düzenlenmesi sebebiyle kapalı olduğunu ordan oraya kosturarak öğrendim.yani şu an Diyarbakırda müze felan yok. Böyle biline++++

Dedeman Otel'in arkasındaki arkeoloji müzesi İçkale'deki binaların restorasyonu dahi başlamadan önce kapatılmıştı ve uzun bir süre halk ve turistler bu müzeden mahrum kaldılar. Artık Plaza Hotel olan eski Dedeman Otel'in arkasındaki arkeoloji müzesi uzun zaman önce kapatıldı ve mevcut müze ve sergi binaları Sur'un içindeki İçkale'de yer alıyor. İçkale'deki binalar, eski ceza ve tevkif evi ile birlikte restore edilerek müzeye, sergi salonlarına ve kafeterya'ya çevrildi. Müzeyi ve sergi salonunu gezmiştim. Vikipedi'deki müze maddesini ilerleyen günlerde düzenleyeceğim. 88.252.8.135 14:42, 19 Şubat 2016 (UTC)

zazaca[kaynağı değiştir]

Bence zazaca dilininde kullanıldığını yzmalıydı.Miraynaz (mesaj) 17:42, 13 Mart 2015 (UTC)

Diyarbakır[kaynağı değiştir]

Azerbaycanca vikipedi'de merkez olan ilçeyle birleştirilmiş bu sayfa. Anlamayanlar için söylüyorum: Bizde şehir olandan, Azerice de ise ilçe olarak Diyarbakır'dan bahsetmiş. Asıl [| şununla] birleştirilmeliydi. [| Bununla] değil. Sifreyibirdahaunutursamolurum (mesaj) 16:14, 25 Mart 2015 (UTC)

Sayın Sifreyibirdahaunutursamolurum, Yeni çıkan büyükşehir yasasından sonra artık Diyarbakır ilçesi diye biryer kalmadı! Büyükşehirlerdeki merkez ilçeler birkaç ilçeye bölünerek Diyarbakır ili altında görünmeye başladı. Selamlar ve iyi vikiler, Fenerli1978Buyrun beniiiim? 08:42, 26 Mart 2015 (UTC)

Onu demiyorum. Azerice vikipedi de Diyarbəkir ili diye bir sayfa var. Onunla birleştirilmeliydi. Sifreyibirdahaunutursamolurum (mesaj) 11:35, 26 Mart 2015 (UTC)

Sayın Sifreyibirdahaunutursamolurum, iki sayfadan da türkçe bağlantıya tıkladığınızda bu sayfaaya yönlendiğini görebilirsiniz. Selamlar ve iyi vikiler, Fenerli1978Buyrun beniiiim? 12:16, 26 Mart 2015 (UTC)

Anlam ayrımı[kaynağı değiştir]

Anlam ayrımı sayfasında aynı şeyden bahsetmiş il ve şehir aynı şeydir. --MYLITTLEPONYFIMvk (mesaj) 19:08, 3 Nisan 2015 (UTC)

Bilgilendirme için teşekkürler. -- Supermæn (mesaj) 20:08, 4 Nisan 2015 (UTC)

Hevsel Bahçeleri[kaynağı değiştir]

Maalesef yazıda hevsel bahçelerine hiç değinilmemiş bu konuda birkaç bilgi eklenmesi bence yararlı olur. Bu imzasız yazı 95.15.222.132 (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.

zaza[kaynağı değiştir]

diyarbakırda yaşıyan insan popülasyonunu kürtler %xx türkler %xx zazalar %xx a'lar %xx b'ler %xx diye verirken ve aynı şeyi dil yapısı için de kullanırken (kürtçe %xx türkçe %xx zazaca %xx) çok ciddi bir hata yapılıyor. Eğer zazalar için ayrı bir başlık açılacaksa bu kürtlerin içinde kurmanciler ve zazakiler şeklinde olmalıdır yada dil için zazaca olarak ek bir başlık açılıyorsa da bu oran kürtçe içine eklenip daha sonra gene kurmanci ve zazaki şeklinde ayrıştırmalıdır. Zazalar ve kürtleri kasıtlı olarak ayrı gösterme çabasından vazgeçin eğer zazalar bir yerde ayrılıyorsa bu kürt başlığı altında kurmanci zazaki lori gorani şeklindedir!