Peyami Safa kronolojisi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Peyami Safa kronolojisi, Türk yazar ve gazeteci Peyami Safa'nın yıllara göre verilmiş yaşamını içerir. Kronoloji Beşir Ayvazoğlu'nun Peyami Safa hakkındaki eserinin kaynak alınmasıyla oluşturulmuştur. Tarih ve olaylar için ayrıtılı kaynaklar Peyami Safa maddesinde verilmiştir.[1][2]

1899 - 1913 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1899: İsmail Safa ve Server Bedia Hanım'ın oğlu Peyami Safa 2 Nisan 1899'da İstanbul'un Gedikpaşa semtinde doğdu.
  • 1900: Babası İsmail Safa Sivas'a sürgün edildi.
  • 1901: Babası İsmail Safa sürgündeyken ailesine maddi anlamda hiçbir şey bırakamadan 24 Mart 1901 tarihinde öldü. Peyami Safa annesi ve ağabeyi ile İstanbul'a döndü.
  • 1905: Peyami Safa Abdullah Cevdet'in kendisine hediye ettiği Petit Larousse'dan (Küçük Larousse) Fransızca öğrenmeye başladı.
  • 1908: Peyami Safa'nın sağ kolunda kemik veremi hastalığı başladı. Bu hastalığı 9 yıl sürdü.
  • 1910: İstanbul Fatih'te bulunan Vefa İdadisi'nde (Vefa Lisesi) lise eğitimine başladı.
  • 1912: Eski Dost adındaki ilk roman denemesini yaptı.
  • 1913: Yazdığı ilk şiirlerini Aka Gündüz ve Ubeydullah Efendi tarafından yönetilen Hak Yolu gazetesine götürdü, fakat şiirde ısrar etmedi.[1][2]

1914 - 1921 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1914: Darülbedayi sınavlarına girdi, başarılı olmasına rağmen devam edemedi. Bir mekteplinin Hatıratı/ Karanlıklar Kralı adlı öykü kitabını yayımladı. Keton Matbaasında bir süre çalıştıktan sonra Posta Telgraf Nezaret'ne memur olarak girdi.
  • 1917: Kısa süren öğretmenlik hayatına Boğaziçi’ndeki Rehber-i İttihad Mektebi’nde başladı.
  • 1918: Düyûn-ı Umûmiye İdaresi'nde çalışmaya başladı. Servet-i Fünûn'da bazı tercümeleri yayımladı.
  • 1919: 1917'de başladığı öğretmenlik görevinden ayrıldı. Ağabeyi İlhami Safa ile beraber Yirminci Asır adlı gazeteyi çıkarmaya başladı. Burada "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı hikâyeler büyük ilgi gördü. Cenap Şahabettin'in Küçük Beyler adlı uyarlama piyesini eleştiren dili ilk kalem kavgasına dönüştü.
  • 1920: Alemdar gazetesinin düzenlediği hikâye yarışmasında derece alarak başarılı oldu. Daha sonra devrin önemli edebiyatçıları kendisini yazmaya teşvik etti.
  • 1921: Son Telgraf ve Tasvir-i Efkâr gibi kurumlarda çalıştı. Sözde Kızlar adındaki ilk romanını geçim kaygısı güderek yazdı. Roman sonrasında daha fazla tanınıp ilgi gördü.[1][2]

1922 - 1930 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1922: Gençliğimiz adını taşıyan ilk uzun hiâyesini yayımladı.
  • 1923: Siyah-Beyaz Hikâyeler ve Sözde Kızlar adlı eserleri kitap olarak çıktı.
  • 1924: Mahşer, Bir Akşamdı, Süngülerin Gölgesinde ve İstanbul Hikâyeleri'ni yayımladı. Sözde Kızlar adlı ilk romanı Muhsin Ertuğrul tarafından sinema uyarlandı. Maurice Leblanc'ın Arsen Lüpen karakterini örnek olarak Cingöz Recai tiplemesini yarattı. On kitaptan oluşan Cingöz Recai’nin Harikulade Sergüzeştleri dizisi yayımlamaya başladı.
  • 1925: Halil Lütfü Dördüncü ile beraber Büyük Yol adlı gazeteyi çıkarmaya başladı.
  • 1926: Türk Musikisi Federasyonu'nun yönetim heyetinde yer aldı, kısa bir süre sonra istifa etti.
  • 1928: Cumhuriyet gazetesinin edebiyat sayfasını yönetmeye başladı. Bu dönemde günlük fıkralar yayımladı, romanlarını tefrika ettirmeye devam etti. (1940 yılına kadar) Cumhuriyet'de Nâzım Hikmet'e ait bir şiiri yayımlayınca gazete ile ters düştü ve istifa etti. Güzel Sanatlar Birliği edebiyat bölümünde umumi kâtip olarak çalışmaya başladı. Ahmet Haşim'e karşı büyük bir kalem kavgasına girişti. Harf Devrimi'nde gerçekleştiği bu dönemde bohem bir yaşam sürdü. Nâzım Hikmet'le olan dostluğu başladı ve Resimli Ay dergisi ile Hareket gazetesinde yazmaya başladı.
  • 1929: “Saman ekmeği yiyen nesil” adlı kalem kavgasında Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile polemiğe girdi.
  • 1930: Arkadaşı Nâzım Hikmet'e ithaf ettiği Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı otobiyografik özellikler taşıyan romanını yayımladı.[1][2]

1931 - 1943 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1931: Mustafa Şekip Tunç'un başkanlığında ikinci kez kurulan Türk Felsefe Cemiyeti'nde olarak görev almaya başladı. Fatih-Harbiye adlı romanını yayımladı. Annesi Server Bedia Hanım'ı üremi hastalığından dolayı kaybetti.
  • 1932: Ahmet Ağaoğlu etrafından toplanan fikir ortamına katıldı. Cahit Sıtkı Tarancı'yı keşfederek Cumhuriyet gazetesindeki üç yazısıyla kamuoyuna tanıttı.
  • 1933: Türk Felsefe Cemiyeti’nde “Felsefe ve Diyalektik” konu üzerine bir konferans verdi (12 Ocak). Yedigün dergisinde yazmaya başladı. Bir Tereddüdün Romanı adlı eserini yayımladı.
  • 1934: Ağabeyi ile beraber 11 Nisan'da Hafta dergisini çıkarmaya başladı, önce Server Bedi ardından da kendi imzasıyla yazılar yazdı. Yahya Kemal Beyatlı ile olan dostluğu başladı.
  • 1935: 2 Ağustos'ta Tan gazetesinde görev almaya başladı. Burada Nâzım Hikmet'le beraber ikinci sayfanın farklı köşelerinde yazılar yazdı. Önce ima ardından da itham yoluyla birbirlerini eleştirdiler. Bu noktadan sonra Nâzım Hikmet'le arası açıldı ve ölümüne kadar antikomünist bir yaşam sürdü.
  • 1936: 5 Ocak tarihinde Kültür Haftası dergisini çıkarmaya başladı. Haftalık olarak çıkan dergi 21. sayısında kapandı. Daha sonra Avrupa seyahatine çıktı.
  • 1938: Nebahet Erinç'le evlendi.[3]
  • 1939: Felsefi Buhran adlı eserini yayımladı. Oğlu Merve dünyaya geldi.
  • 1940: 9 Ağustos tarihinde Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı. 14 Ekim'de Tasvir-i Efkâr'a geçti. 21 Aralık'ta Yeni Mecmua'da yazmaya başladı.
  • 1941: 30 Ağustos tarihinde Çınaraltı dergisinde yazmaya başladı.
  • 1943: Çınaraltı dergisinde çıkan yazılarını Millet ve İnsan adındaki kitabında topladı. Akbaba Yayınları tarafından basımı yapıldı. Aleyhinde Rıza Çavdarlı imzalı bir broşür yayımlandı.[1][2]

1944 - 1951 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1944: Çalıştığı kurum Tasvir-i Efkâr kapatıldı. Irkçılık-Turancılık davası için hazırlanan 47 kişilik raporda ismi geçti. Fakat yargılan 27 kişi arasında olmadı.
  • 1945: Ziyad Ebüzziya'nın kapanan Tasvir-i Efkâr'ın yerine çıkardığı Tasvir'de yazmaya başladı. Büyük Doğu dergisinin yazı kadrosuna dahil oldu. Sene sonuna doğru Tasvir'den ayrıldı. Amcası Ali Kemal Akyüz'ü kaybetti.
  • 1946: 23 Nisan'da Vakit gazetesinde çalışmaya başladı. Roma Büyükelçisi Cemal Hüsnü Taray davası sebebiyle Necip Fazıl'la arası açıldı ve Büyük Doğu dergisinden ayrıldı. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yakınlaştığı için Necip Fazıl Kısakürek tarafından eleştirildi ve aralarında büyük bir polemik başladı.
  • 1949: Ulus gazetesinde yazmaya başladı. Matmazel Noraliya'nın Koltuğu psikolojik türdeki romanını yayımladı.
  • 1950: Nâzım Hikmet için açılan af kampanyasına karşı çıkarak mücadele etti. Cumhuriyet Halk Partisi'nden Bursa milletvekili adayı oldu fakat kazanamadı.
  • 1951: Yalnızız adlı psikolojik romanını yayımladı. Ocak ayında Nihat Karaveli tarafından çıkartılan Seksoloji dergisinin yazı kadrosuna dahil oldu.[1][2]

1952 - 1961 yılları arası[değiştir | kaynağı değiştir]

Peyami Safa'nın eşi ve oğlu ile beraber Edirnekapı Şehitliği'nde bulunan aile mezarı.
  • 1953: 13 Ağustos tarihinde Ulus'tan ayrıldı. Aralık ayında Türk Düşüncesi adlı dergiyi çıkarmaya başladı.
  • 1954: 1 Ekim'de Milliyet gazetesinde çalışmaya başladı. 24 Ekim'de ise ağabeyi İlhami Safa'yı kaybetti.
  • 1958: Aziz Nesin'le bir polemiğe girdi.
  • 1959: Daha önce 1937 yılında tefrika ettirdiği Biz İnsanlar adlı romanının kitap olarak baskısı yapıldı. Milliyet gazetesindeki son yazısını 17 Mart tarihinde yazdı. 29 Mart tarihinde Tercüman gazetesine geçti. Necip Fazıl Kısakürek'le ikinci kez polemik yaşadı.
  • 1960: 29 Nisan'da yazı işleri müdürüyle anlaşamadığı için Tercüman'dan ayrıldı. İzmir-Salihli baraj yolculuğuna Başbakan Adnan Menderes’in davetlisi olarak katıldı. Nisan ayında Türk Düşüncesi dergisinin yayımına ara verdi. Türk Dil Kurumu ve Türk Edebiyatçılar Birliğinden çıkarıldı. 21 Temmuz'da Havadis gazetesine geçti. 28 Temmuz'da aleyhinde bir protesto düzenlendi.
  • 1961: 5 Ocak tarihinde Düşünen Adam dergisinin yazı kadrosuna dahil oldu. 27 Şubat'ta oğlu Merve'yi kaybetti. 10 Mart'ta Son Havadis gazetesine geçti. 15 Haziran'da Çiftehavuzlar'da bir arkadaşının evinde hayatını kaybetti.
  • 1962: Doğu-Batı Sentezi eseri kitabı Yağmur Yayınları tarafından yayımlandı.
  • 1970: 20 Aralık'ta eşi Nebahat Safa hayatını kaybetti.[1][2]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]