Müze

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Müze; sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapılardır.

Toplumun ve gelişimin hizmetinde olan, halka açık, insana ve yaşadığı çevresine tanıklık etmiş malzemelerin üzerinde araştırmalar yapan, toplayan, koruyan, bilgiyi paylaşan ve sonunda inceleme, eğitim ve zevk alma doğrultusunda sergileyen, kâr düşüncesinden bağımsız, sürekliliği olan bir kurumudur.[1]

Müzelerin Amacı[değiştir | kaynağı değiştir]

Müzeler tarihte yer almış ve şuan yaşamakta olan toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yeraltı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek, sunmak amacıyla oluşturulan kurumlardır. Müzeler değerli eserleri saklamak ve halka sunma amacı taşır ve bilim ve sanat açısından bu eserleri işleyerek, hem günümüze hem de geleceğimizi aydınlatmaya yarayan kurumlardır. Müzelerde bulunan nesnelerin anlam ve önemi rehberler aracılığıyla yapılan gezilerde ziyaretçilere bilgilenme imkânı sunar ve böylece ziyaretçiler eserler hakkında bilgi sahibi olurlar.[2]

Müzelerin İşlevleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Müzeler, insanlığın geçmişine ait materyalleri, bunların bulunduğu çevreyi araştırır ve korur. Elde edilenleri halka sunarak halkı eğitmeyi, eğlendirmeyi geliştirmeyi amaçlar. Müzeler, toplumun hizmetinde sürekli ve kalıcı olan, kâr amacı gütmeyen kurumlardır. Müzelerin işlevleri toplama, belgeleme (arşivleme), koruma (bakım - onarım) sergileme ve eğitimden oluşur.

  • Toplama İşlevi

Müzelerin koleksiyon yönetim politikaları doğrultusunda şekillenir. Müzeler koleksiyonlarını, belirledikleri politika doğrultusunda oluştururlar ve müzeye edinecekleri nesneleri bu politikaya göre seçerler. Nesne satın alma, bağış ve değişim yoluyla edinilir.[3]

  • Belgeleme İşlevi

Eserleri belgeleme, kaydetme, arşivleme, araştırma ve sistemli olarak sıralamadan oluşur.

  • Sergileme İşlevi

Sergileme, müzelerdeki eserlerin insanlarla buluştuğu andır. Müzeler, kültür hizmeti veren kurumlar arasında yer alır; sergi gibi aktivitelerle ilgi çeker.

  • Koruma İşlevi

Müzenin toplandığı nesnelerin bakımının yapılması ve müzenin gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğu yerine getirebilmesi için uygun koşullarda muhafaza ve konservasyon işlemleri, nesneler için uygun depolama sistemlerinin kurulması bu işlev kapsamına girer. Koruma işlevi aynı zamanda sadece fiziksel olarak nesne üzerinde gerçekleşmez; nesnenin bilgisinin, bilgi teknolojisinden faydalanarak gelecek kuşaklara aktarılması için yapılacak çalışmaları da içerir. İnsanlığın ortak mirasını elinde bulunduran müzeler sadece bu miras eserlerinin kendilerini değil, eserlerin bilgisini de gelecek kuşaklara aktarmakla yükümlüdürler.[4]

  • Eğitim İşlevi

Müze, insanlara ilgi çekici ve özgür bir öğrenme ortamı sağlar. Öğrenme, kitap veya okul ile sınırlı değildir. Bugün müzeler okul ve toplumla iş birliği yaparak “duvarsız sınıf”ın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Müzede eğitim kapsamında oyunlar, dramalar, atölye çalışmaları, tartışma oturumları vb. etkinlikler de yapılabilir. Müzeler, eserleri barındırma ve gelecek kuşaklara aktarma, sanat ve eğitim kurumu olmanın yanında kütüphaneleri, sergileri, toplantıları, çok işlevli salon ve atölyeleri, açık alanları ile hoşça vakit geçirten, eğlendirirken öğreten mekânlardır.[5]

  • Araştırma İşlevi

Müzeye giren birçok nesne bulunduğu mekân ya da ortamdan koparılmış olduğundan, öncelikle nesnenin geldiği kaynağın tespitiyle başlar, sonra nesnenin kendisine odaklanır. Araştırmada nesnenin kendisi kadar, geride kalmış diğer kültürel öğelerin de araştırılması anlaşılması gerekir.[6]

  • İleşim İşlevi

İnsanlığın ortak mirasının müze eğitimi, yayınlar, sergiler, sanal uygulamalar gibi pek çok farklı etkinlikle topluma sunulmasını kapsamaktadır. Bir başka deyişle, müzenin sahip olduğu bilginin yayılmasıdır. Pek çok müze iletişim politikaları kapsamında iletişim kanallarını belirler. Kullanılacak iletişim teknolojilerini ve iletişim biçimlerini belirleyen iletişim politikaları hedef kitlelerin eğitim durumlarına, yaşlarına ve fiziksel özelliklerine göre değişmektedir.[7]

Müzecilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Müzedeki eserlerin sergilenmesi, saklanması ve korunması için gerekli teknik bilgileri içeren bilimsel çalışma alanına müzecilik adı verilir. Müzecilik ilk olarak müzelerin batıda soyluların kişisel zevk için çeşitli sanat eserlerini ya da kumandanların ganimetlerini bir araya toplamaları sonucunda ortaya çıkmıştır. Müzeler başlangıçta halka açık olmayan sadece devlet adamları ile bilginlerin yararlandıkları yerlerdi. Halkın ilgi ve bilgisine sunulması 1850 yılından sonra olmuştur. Müzecilik; müzenin kurulması, müzede yer alan eserlerin hangi çağa ait olduğu, nereden geldiği veya kim tarafından yapıldığının belirlenmesi, tasnifi, gerekliyse onarılması, ısı ve nem gibi dış etkenlerden korunması gibi konularda faaliyet gösterir.[8]

Modern Müzecilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Müzeler, yalnızca ülke idarelerine ait eserlerin saklanıp, korunduğu yerler değil, toplumun belleğini oluşturan, bilgi ve deneyimlerinin artmasını sağlayan, kişisel beğenilerin gelişmesine de etki eden birimlerdir. Ülkelerin gelişim düzeyleri ile birlikte kültür ve sanata duyulan ilgi de artmaktadır. Müzecilik konusunda, gerek ekonomik ve teknolojik gerekse nitelikli insan gücünde ortaya çıkan gelişme ile birlikte klasik müzecilik anlayışı, yerini modern müzecilik anlayışına bırakmıştır. Bu süreçte, idareciler sahip oldukları eserlerin ziyaretçilere ulaşmasında modern yöntemler kullanarak müzeciliğe yeni bir bakış kazandırmaya başlamıştır.

Modern müzecilik, çok yönlü olup yeniliklere açık bir anlayıştır. Bu anlayış çerçevesinde müze ziyaretçilerine hitap eden sürekli-geçici sergiler gibi etkinlikler ile koleksiyonların hikâyelerini anlatmak için yeni gösterim tekniklerinden faydalanmaktadır. Klasik müzecilik sunumunda sıkça karşımıza çıkan vitrin içi, stant üzeri sergileme ya da duvar panolarıyla sergilemenin yanı sıra, anlatımı kuvvetlendirmek için dekor, kostüm, fotoğraf maket, manken, mumya, kulaklık ve/veya telefon düzeneğiyle sesli, yönlendiriciler kullanılmak suretiyle, sunum zenginleştirilerek ziyaretçinin ilgisi canlı tutulmaktadır. Çağdaş müzecilik yaklaşımında, müze ve izleyici arasında iletişimin kurulması önemlidir. Rehberler eşliğinde ziyaretler yapılırken, dia-film gösterileri izlenerek, seminerler düzenlenerek, atölye eğitim uygulamaları gerçekleştirilerek, gezi eğlenceli ve eğitici bir hal almaktadır. Bilgisayar destekli sergi, dokunmatik ve interaktif sistem, simülatör gibi teknolojinin getirdiği imkanlar kullanılarak etkili bir sunum gerçekleştirilmektedir. Modern müzecilikte, toplumun her kesimini kucaklayan programlar, etkinlik takvimleri ile müzelerin bir kültür merkezi olarak toplumla bütünleşmesi sağlanmaya çalışılmaktadır. Yapılacak etkinliklerin basında, radyoda ve televizyonda duyurulması, müze programlarının afiş veya pankartlarla sergilenmesi, broşür dağıtılmasıyla halkla iletişim kurulmakta ve böylece müze ziyaret alışkanlığı olmayan kesimin de ilgisi çekilmektedir. [9]

Türkiye'de Müzecilik[değiştir | kaynağı değiştir]

19.yy. Ortalarında Ahmet Fethi Paşa tarafından başlatılmıştır. 1846 yılında Sultan Abdülmecit’in emri ile bazı eski eserler ve eski silâhlar Aya İrini Kilisesi’nde toplanmış daha sonra1868 yılında Ali Paşa’nın sadrazamlığı sırasında bu kilise ve içerisindeki eserler “Müze-i Hümayun” adı altında ilk müze olarak açılmıştır. Bu dönemde Maarif Nezareti Osmanlı Devleti sınırları içerisinde bulunan tüm tarihî eserlerin İstanbul’a gönderilmesi konusunda bir emir yayınlamıştır. 1881 yılında Osman Hamdi Bey müze müdürü olunca gerçek anlamda müzecilik çalışmaları başlamıştır. Osman Hamdi Bey 1883 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkışını önleyen “Eski Eserler Kanunu” nu hazırlayan kişidir. Anadolu’daki kazılar bu dönemde denetim altına alınmıştır. Osman Hamdi Beyin vefatından sonra O’nun yerine Halit Eldem atanmıştır. Halit Bey zamanında da Türk-İslam Eserlerini içine alan “İslam Müzesi” kurulmuştur. 1924 yılında Topkapı Sarayı, 1934 yılında Ayasofya müze olarak hizmete sunulmuştur. Mevlevî Dergâhı ve Mevlâna Türbesi 1926 yılında "Konya Âsâr-i Âtîka Müzesi" adi altında müze olarak hizmete başlamıştır. 1954 yılında ise müzenin teshir ve tanzimi yeniden gözden geçirilmiş ve müzenin adı "Mevlâna Müzesi" olarak değiştirilmiştir.

Müzecilik özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde büyük önem kazanmıştır. Bir yandan yeni müzeler kurulurken bir yandan da bazı tarihsel anıt ve yapılar müze olarak kabul edilmiştir. Yine bu dönemde müzecilik ayrı bir bilim dalı olarak ortaya çıkmıştır. 1945 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel bugün Anadolu’yu bir açık hava müzesi durumuna getiren önemli çalışmaların temelini atmıştır. Ülkemizde son yıllarda müzecilik alanında önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bugün yurdumuzun her ilinde ve bazı ilçelerimizde halka açık müzeler yer almaktadır. Fakat her şeye rağmen ülkemizde tarih bilinci, müzecilik anlayışı henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır.[10]

Cumhuriyet döneminde yapılan ilk müze binası Ankara Etnografya Müzesi olup, inşasına 1925 yılında başlanmış ve 1930 yılında ziyarete açılmıştır. 1925 yılında çıkarılan Kanunla kapatılan tekke, türbe ve zaviyelerdeki eşya ve eserlerin çoğu Ankara Etnografya Müzesinde sergilenmeye başlanmış, halk yaşamından kesitler sunmak amacıyla törensel ya da günlük eşyalar kullanılmıştır. Diğer taraftan Konya Mevlana Türbesi Atatürk’ün isteği üzerine kapatılmayarak koleksiyonları ile birlikte müze haline dönüştürülmüştür.

Günümüzde aralarında Avrupa'da yılın müzesi ödülünü de kazanmış, 187'si Bakanlığımıza bağlı, 183'ü Bakanlığımız denetiminde özel müze olmak üzere toplam 370 müze bulunmaktadır. Sayıları gün geçtikçe artan müzelerimiz, artık sadece eserlerin sergilendiği ve depolandığı mekânlar olmaktan çıkmış, halkın eğitimi için ulusal ve uluslararası konferansların, seminerlerin düzenlendiği, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği, sergilerin açıldığı, bilimsel yayınların yapıldığı, ülkemizin tanıtımına katkıda bulunan eğitim ve kültür kurumları hâline gelmiştir. Son yıllarda dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Kırşehir Kaman Kale höyük Arkeoloji Müzesi, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi, Aydın Müzesi, Tokat Arkeoloji ve Etnografya Müzesi gibi yeni müzeler çağdaş müzecilik anlayışına göre tasarlanmış ve ziyarete açılmıştır.[11]

Ülkemizdeki Önemli Müzeler ve Özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ülkemizdeki en önemli müzelerden biri Ankara Arkeoloji Müzesidir. Bu müzede tarih öncesi devirlerden kalma eserler kronolojik bir sıra ile sergilenmektedir.
  • Antakya Mozaik Müzesi dünyaca ünlü müzelerdendir; çünkü mitolojik devirlerden kalma mozaiklerin sergilendiği bir müzedir. Bu müzede yer alan en önemli eser ise bir erkek moazik portresidir. Bu eserin özelliği nereden bakarsanız bakın size bakan gözlere sahip olmasıdır. Müzede dolaşırken tablodaki gözlerin sizi takip ettiğini tablodaki resmin gözlerine baktığınızda onun da size baktığını görmenizdir.
  • Gaziantep Saugma Müzesi mozaikleri ile ünlüdür. Zamanın yaşam tarzını sergilerken tavan, taban ve duvarlarda kullanılan mozaiklerin özelliklerini yansıtır.
  • Topkapı Sarayı Müzesi dünyanın büyük bir bölümüne hükmeden bir imparatorluğun yönetildiği yer olması nedeni ile önemli ve ünlüdür.
  • Saray ve Kasırlar, döneminin yaşam şeklini ve ihtişamını gösteren müzelerdir.
  • Sanat Tarihi müzeleri sanatla ilgili resim ve heykellerin sergilendiği müzelerdir.
  • Şehirlerde yer alan tarihi evlerin restorasyonu ile oluşturulan müze evler ya da restoran veya oteller, o yerlerdeki yaşanmışlıkları ve kültürü yansıtan yerlerdir.
  • Safranbolu, Beypazarı, Amasya Kent Müzeleri o yörenin kültürünü yansıtması ile

ünlüdür.[12]

Müze türleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Müzeler teşhir ve tanzimi yapılan eserler bakımından, kültür, sanat, bilim ve tekniğe, ait objelerin birlikte sunulduğu mekanlar olabileceği gibi doğa, tarih, etnografya, arkeoloji gibi tek bir konuyu içeren eserlerin sergilendiği mekanlar da olabilir. Genel olarak müzeleri; arkeoloji, etnografya, tarih, bilim-teknik, askeri, güzel sanatlar ve açık hava müzeleri gibi türlere ayırmak mümkündür.

Ülkemizde çeşitli kurumlara bağlı olarak faaliyetlerini devam ettiren müzeler bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere diğer Bakanlıklara ait müzeler, TBMM'ye bağlı saray müzeler, vakıflara ait müzeler bu kapsamda değerlendirilebilir. 2011 yılı Ekim ayı itibariyle, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde müzecilik faaliyetlerini yürüten 189 müze ve bu müzelerde 3.106.066 eser bulunmaktadır. Bakanlığımız denetimindeki özel müze sayısı ise 155 olup, bu müzelerde bulunan eser sayısı 285.627 adettir.

Müzelerimiz ağırlıklı olarak arkeoloji ve etnografya müzeleri olarak çeşitlenmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, modern müzecilik anlayışına uygun ülkemiz müzelerinin yenilenmesi, bakım ve onarımlarının yapılması, yeni müzelerin açılması adına belli programlar yürütmektedir. Gaziantep Zeugma Müzesi, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi bu anlayışa uygun olarak ziyaretçiye açılan müzelerdendir.[13]

Müze çeşitlerini gruplarken en etkin ayırım, koleksiyonların türlerini göz önünde bulundurmaktır. Bu grupları kökenine, doğasına, nicelik veya niteliğine, kronolojik bütünlüğüne vb. göre ayırmak mümkündür. Daha detaylı gruplama olarak müzeler, koleksiyonlarına göre, bağlı oldukları yönetim birimine göre, hizmet ettikleri bölgeye göre, hitap ettikleri kitleye göre ve koleksiyonlarını sergileme mekanlarına göre ayrılmışlardır. </ref>Atagök,T.(1999).Yeniden müzeciliği düşünmek.İstanbul: Yıldız Teknik Üniversitesi Yayınları.

Kaynak hatası: <ref> etiketi için </ref> kapanışı eksik (Bkz: Kaynak gösterme)

Resimler[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Uysal, M. (2013). Müze tasarımında ortaya çıkan kriterler. Yüksek lisans tezi, Gazi Üniversitesi, Ankara.
  2. ^ İlgili FORUM. (2015). 12 Aralık 2015 tarihinde http://ilgiliforum.com/muze-nedir-muzelerin-amaci-nedir-t68135.0.html adresinden erişildi.
  3. ^ Ayaokur, A. (2014). Müzelerde bilgi yönetimi: Sadberk hanım müzesi örneği. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi. Ankara.
  4. ^ Ayaokur, A. (2014). Müzelerde bilgi yönetimi: Sadberk hanım müzesi örneği. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi. Ankara.
  5. ^ Denizci,A. ve Mirza,H.(2012).Müze Eğitimi 12.Devlet Kitapları.(1.bs.).ISBN 978-975-11-3629-9. http://www.meb.gov.tr/Ders_Kitaplari/2012/OrtaOgretim/Devlet/GuzelSanatlar_SporLis/MuzikEgitimi_12.pdf .adresinden erişilmiştir.
  6. ^ Ayaokur, A. (2014). Müzelerde bilgi yönetimi: Sadberk hanım müzesi örneği. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi. Ankara.
  7. ^ Ayaokur, A. (2014). Müzelerde bilgi yönetimi: Sadberk hanım müzesi örneği. Yüksek lisans tezi, Hacettepe Üniversitesi. Ankara.
  8. ^ Gümüş,N.Müze Nedir ve Türkiye’de Müzecilik.27 Ocak 2012 tarihinde http://www.gonulsitesi.net/index.php?option=com_content&view=article&id=895:mueze-nedir-ve-tuerkiyede-muezecilik&catid=1:yazarlarmz&Itemid=44 adresinden erişilmiştir.
  9. ^ Altunbaş,A. ve Özdemir,Ç.(2012).Çağdaş müzecilik anlayışı ve ülkemizde müzeler:Ankara.
  10. ^ Gümüş,N.Müze Nedir ve Türkiye’de Müzecilik.27 Ocak 2012 tarihinde http://www.gonulsitesi.net/index.php?option=com_content&view=article&id=895:mueze-nedir-ve-tuerkiyede-muezecilik&catid=1:yazarlarmz&Itemid=44 adresinden erişilmiştir.
  11. ^ T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı. Kültür varlıkları ve müzeler genel müdürlüğü. http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,69904/turkiyede-muzecilik.html .adresinden erişilmiştir.
  12. ^ Konaklama ve Seyahat Hizmetleri.Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (MEGEP).Ankara2006. http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/konaklama/moduller/TurProgramlari.pdf .adresinden erişilmiştir.
  13. ^ Altunbaş,A. ve Özdemir,Ç.(2012).Çağdaş müzecilik anlayışı ve ülkemizde müzeler.Ankara.