Müslümanların Maveraünnehir'i istilası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Müslümanların Maveraünnehir'i fethi sayfasından yönlendirildi)
Müslümanların Maveraünnehir'i istilası
Transoxiana 8th century.svg
8. yüzyılda Maveraünnehir'in Ve Horasan'ın Haritası.
Tarih7. ve 8. yüzyıllar arası
Bölge
Sonuç Müslümanların Zaferi
Maveraünnehir'in İslamlaşması
İslamiyet'in Türkler arasında yayılmaya başlaması
Taraflar
Umayyad Flag.svg Emevî Halifeliği
Black flag.svg Abbasi Halifeliği (Emevî Halifeliği'nden sonraki dönemde)

Flag of the Göktürks Khaganate.svg Göktürk Kağanlığı
Türgiş Kağanlığı
Tibet İmparatorluğu


Soğdlu asîler
Maveraünnehir'deki müttefikler
Tang Hanedanlığı (Yalnızca Tibet İmparatorluğu ile olan savaşta)
Komutanlar ve liderler
Kuteybe bin Müslim
Muslim ibn Sa'id  
El-Haraşi
Cüneyd bin Abdulrahman el-Murri
Sawra ibn el-Hurr el-Abani
Sa'id ibn Amr el-Haraşi
Esad ibn Abd Allah el-Kasri
Nasr ibn Sayyar

Flag of the Göktürks Khaganate.svg Tonyukuk
Flag of the Göktürks Khaganate.svg İnel Kağan
Flag of the Göktürks Khaganate.svg Kül Tigin
Flag of the Göktürks Khaganate.svg Bilge Şad
Flag of the Göktürks Khaganate.svg İşbara Bilge Köl İç Çor
Suluk Çor
Kül Çor
Gürek  Teslim
Divaştiç  
Korzanj  

Müslümanların Maveraünnehir'i istilası ya da Arapların Maveraünnehir'i istilası, günümüzde Özbekistan'ı, Tacikistan'ı, Kazakistan'ı ve Kırgızistan'ı kapsayan Orta Asya'nın tümünün ya da bazı bölgelerinin 7. ve 8. yüzyıllarda Müslümanlar tarafından fethedilmesidir.

Müslümanlar İle Türkler Arasındaki Savaşlar[değiştir | kaynağı değiştir]

İran'ın Müslümanlar tarafından fethedilmesinin ardından Müslümanlar Maveraünnehir'deki şehir devletleri ile komşu olmaya başladılar. Maveraünnehir, Türkistan olarak adlandırılan bölgenin içinde yer almasına karşın buradaki şehir devletlerinde yalnızca yönetici kesim Türk idi. Yerli halk ise Soğdlular, Toharlılar gibi çeşitli İranî halklardan oluşmaktaydı. Sasani İmparatorluğu'nun Müslümanlar tarafından yıkılmasından sonra, Suluk Çor komutasındaki Türgiş ve Barcık Kağan komutasındaki Hazar orduları İpek Yolu ticaretini denetim altında tutan ve ekonomik açıdan büyük önemi olan Maveraünnehir'in şehir devletlerini ele geçirmek için Müslüman komşularıyla savaşmaya başladılar.

Emevî-Türgiş Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Maveraünnehir'in bazı bölgeleri Arap komutan Kuteybe bin Müslim tarafından 706 ile 715 yılları arasında fethedilmişti ancak yine de Müslümanlar, bu bölgeleri tam anlamıyla ele geçirememişlerdi. Türgiş kağanı Suluk Çor'un amacı bütün Maveraünnehir'i Müslüman işgalcilerden temizlemekti. Suluk Çor, Türgişler'in batısında yer alan Hazarlar'ın Müslümanlar'a karşı yaptığı saldırılarla eşzamanlı olarak Müslümanlar'a saldırdı. Kül Çor tarafından komuta edilen Türgiş ordusu, 721 yılında Halifelik ordusu komutanı Sa'id ibn Abdülaziz'i Semerkant yakınlarında yenilgiye uğrattı. Bu yenilgi üzerine görevinden alınan Sa'id ibn Abdülaziz'in yerine gelen El-Haraşi, Hucend'de Türkler'i ve Soğdlu sığınmacıları katletti. Bu durum Türgiş Kağanlığı'na doğru yoğun bir sığınmacı akınına neden oldu. 724 yılında Emevî Halifesi Hişam bin Abdülmelik, Müslim bin Sa'id'i, Türkler'i kesin olarak yenilgiye uğratması emriyle birlikte Horasan'a vali olarak atadı ancak İslam ordusu Suluk Çor'un komutasındaki Türgiş ordusunun sert direnişiyle karşılaştı. Araplar'ın Yawm al-'atash (Türkçesi Susuzluk Günü) olarak andıkları bu günde yalnızca bir avuç Müslüman, Semerkant'a ulaşmayı başardı.

Daha sonra Emevî halifesi Hişam bin Abdülmelik'in Semerkant'a atadığı diğer valiler de Suluk Çor komutasındaki Türgiş ordusu karşısısında bir dizi yenilgiler aldılar. 728 yılında Buhara'yı, 729'da Kemerce'yi ele geçiren Suluk Çor daha sonra birtakım taktiksel yanlışlıklar nedeniyle Dar Geçit Muharebesi'nde İslam ordusu karşısında yenilgi aldı. Türgiş Kağanlığı, Soğdiana ile Fergana Vadisi'ni denetim altına alarak en parlak dönemini yaşadı. 732 yılında Müslümanlar, Semerkant üzerindeki Emevî hakimiyetini pekiştirmek adına iki büyük askerî harekât gerçekleştirdiler. Bunun üzerine Suluk Çor, Semerkant üzerindeki emelllerinden vazgeçti ve kuzeye doğru çekilerek Buhara'dan ayrıldı. 734 yılında El-Harit ibn Suray, Emevî hakimiyetine karşı ayaklandı ve Belh ve Merv'i ele geçirdi ancak daha sonra yenildi ve üç yıl sonra da Türgişler'e sığındı. 737 kışında Suluk Çor, müttefikleri El-Harit ibn Suray, Gürek (Türk-Soğdlu önder) ve Usruşana'dan, Taşkent'ten ve Kutal'dan topladığı adamlarla Emevî Halifeliği'ne karşı son genel saldırıyı başlattı ve Cüzcan'a girdi ancak bir yıl sonra Emevî valisi Esad tarafından Haristan Savaşı'nda yenilgiye uğratıldı. Sonraki yıl Suluk Çor, Çin entrikaları yüzünden komutanlarından biri tarafından öldürüldü. 739 yılında da bu komutan Çinliler tarafından öldürüldü ve Maveraünnehir'e Çin etkisi geri geldi.

Emevî-Göktürk Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Göktürk Kağanlığı'nın da Emevî Halifeliği'ne karşı askerî harekâtları oldu. Göktürk Kağanlığı, 705 yılında Maveraünnehir'deki İslam hakimiyetini tehdit edecek biçimde sınırlarını Semerkant'a doğru genişletti. Kuteybe bin Müslim'in askerî harekâtları sonucunda Gürek'in Müslümanlar tarafından kuşatılması üzerine Göktürk Kağanlığı, Maveraünnehir'deki müttefiklerine yardımcı kuvvetler gönderdi. Bu yardımcı kuvvetler Büyük olasılıkla Kül Tegin tarafından yönetilmekteydi.[1] Arap güçleri ise Kuteybe bin Müslim tarafından yönetiliyordu.[2] Bunun dışında Türklerin komutanının Kül Tegin olmadığı, Göktürklerin bu dönemde Maveraünnehir'e saldırmadığını iddia edenler de vardır.[3] Kuteybe komutasındaki Araplarla Kül Tegin komutasındaki Türkler 712 yılında Semerkand yakınlarında bir savaş yaptılar ve bu savaşı Türkler kazandı.[4][5][6] Bu savaştan sonra Kül Tegin, Kara Türgişler'in Göktürklere isyan etmesi gibi nedenlerle Maveraünnehir'den geri çekildi.

Son Savaşlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Müslümanlar'ın Orta Asya'daki son zaferi 751 yılında gerçekleşen Talas Muharebesi'dir. Abbâsî Halifeliği ile Tang Hanedanlığı'nın karşılaştığı bu savaşta Tibet İmparatorluğu, Müslümanlar ile müttefik idi. Bu savaşta Müslümanlar Xinjiang'a tam olarak ilerleyemedi, savaşın stratejik açıdan ise bir önemi yoktur çünkü Orta Asya'da Çin hakimiyetini sona erdiren olay An Luşan İsyanı'ydı. Savaştan sonra Karluk Türkleri'nin bir bölümü din olarak İslamiyet'i seçse de Karluk Türkleri'nin çoğunluk olarak İslamiyeti benimsemesi Karahanlı Devleti zamanında, 10. yüzyılın ortalarında gerçekleşmiştir.

Türkler, Maveraünnehir'i geri almak için birkaç yüzyıl daha beklemişlerdir. 999 yılında da Karahanlılar, Samanoğulları'nı yıkarak Buhara'yı geri almışlardır. Denis Siner, Orta Asya'daki Çin üstünlüğünü sona erdiren en önemli etkenin Talas Muharebesi değil, Batı Göktürk Kağanlığı'nın yıkılışı olduğunu iddia etmektedir. Batı Göktürk Kağanlığı'nın yıkılışıyla birlikte Müslümanlar bu bölgedeki en büyük düşmanlarından kurtuldular.

Araplar'ın Gözünden Türkler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ortaçağ Arap yazarları Türkler'i, kendi açılarından fiziksel olarak oldukça değişik ve ilginç görmüşlerdir. Ve Türkler'i yüzleri demirde dövülmüş kalkanlar gibi ve küçük gözlü olarak tanımlamışlardır. Yine Ortaçağ Arap yazarları Türkler'i ve Tibetliler'i birbirine benzetmiştir hatta birbirlerinden ayırt etmekte zorlandıklarını belirtmişlerdir. Bu kayıtlar Türkler'in dış görünüşünü Turani tipte tanımlamıştır.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Rıza Nur, Türk Tarihi, Cilt 1, sf.67
  2. ^ BECKWITH, CHRISTOPHER I. (21 Temmuz 2020). The Tibetan Empire in Central Asia. Princeton University Press. ISBN 978-0-691-21630-0. 
  3. ^ admin@gizliilimler.org, Mehmet Akif Ardic (Akhenaton). "- Kül Tegin (Kül Tigin)". www.gizliilimler.org. Erişim tarihi: 24 Haziran 2022. 
  4. ^ Rıza Nur, Türk Tarihi, sf.68
  5. ^ Ahmet Haldun Terzioğlu, Göktürkler, sf.327-329
  6. ^ Gumilev, 2002: 370.
  • Ahmet Haldun Terzioğlu, Göktürkler sf. 327-328-329