Gürcü milliyetçiliği

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Gürcü milliyetçiliği, Gürcistan'ın Rus İmparatorluğu'na bağlı olduğu 19. yüzyılın ortalarında gelişmeye başlayan bir milliyetçilik akımıdır. Rus İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği dönemlerinde kültür milliyetçiliği formunda olan Gürcü milliyetçiliği, 1980'lerin sonlarında ve Gürcistan'ın bağımsızlığını ilan ettiği dönemde radikal etnik milliyetçiliğe dönüştü. 2000'lerin ortalarında vatandaşlık odaklı bir milliyetçilik formuna evrildi. Bununla birlikte, birçok Gürcü arasında etnik milliyetçiliğin izleri vardır.[1]

Ortaya çıkışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Gürcü istisnacılığının kökeni Orta Çağa dayansa da, modern Gürcü milliyetçiliği 19. yüzyılın ortalarında Rusya'nın Gürcistan'ı ilhakına tepki olarak ortaya çıktı. Rusya'nın bölgeyi işgal etmesi bağımsız Gürcü prensliklerini tek bir otorite altında birleştirdi. Ulusal canlanmaya ilk ilham verenler, vatan sevgisi temalı ağıtlar yazan aristokrat şairler oldu. 1832'deki başarısız darbe planı başta olmak üzere birçok başarısız isyanın ardından, Gürcü yöneticiler Rus yönetimiyle uzlaşırken, ulusal uyanış çağrıları kültürel çabalarla yeniden başladı. 1860'larda Rus üniversitelerinde eğitim gören ve Avrupa'da ortaya çıkan düşünce akımlarını öğrenen Gürcü aydınlar, İmparatorluğun asimilasyon politikalarına karşı Gürcü kültürünü desteklediler. İlia Çavçavadze gibi edebiyatçılar tarafından yönetilen akım, soyluların eski gücünü kaybetmesi ve kapitalizmin ilerlemesiyle daha milliyetçi bir hale büründü. Rus bürokrasisinin Gürcistan'daki egemenliği ve Ermeni orta sınıfının Tiflis'teki ekonomi ve demografiyi domine etmesi milliyetçiliği daha da körükledi. Çavçavadze ve arkadaşları, tüm Gürcülere birlik çağrısında bulundular ve ulusal çıkarlarını sınıf ve bölge ayrımlarının üzerine koydular. Hedefleri bağımsızlıkla sonuçlanacak bir isyan çıkarmak değildi, ancak daha fazla kültürel özgürlük, Gürcüceye teşvik ve Gürcü eğitim kurumları ve Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin desteklenmesi talep ediyorlardı.[2]

İlk Gürcü milliyetçileri Gürcistan'ın kent merkezlerindeki Rus ve Ermeni egemenliğine karşı Gürcü kültürünü savunmalarına rağmen, etnik gruplar arasındaki çatışmalara karşı çıkan kapsayıcı bir yaklaşımı tercih ettiler. Niko Nikoladze gibi yazarlar, Kafkas halklarının özgür, merkezi olmayan ve kendi kendini yöneten bir federasyon kurmasını destekliyordu.[2]

Rus devleti içindeki Kafkas federasyonu fikri, 19. yüzyılın son yıllarında Gürcü sosyal demokrat ideologlar tarafından da dile getirildi. Başlangıçta Gürcü sosyal demokratlar milliyetçiliğe karşı çıktılar ve onu rakip bir ideoloji olarak gördüler, ancak kendi kaderini tayin hakkını savunmaya devam ettiler.[2] Gürcü sosyal demokratlar, Rusya Sosyalist hareketinde çok aktifti ve partinin 1905'teki bölünmesinden sonra, görece liberal fikirlere bağlı kalan Menşeviklerin yanında yer aldılar.[2]

İlk Gürcü cumhuriyeti[değiştir | kaynağı değiştir]

Yeni kurulan Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti bir dizi yerel ve uluslararası zorlukla karşı karşıya kalırken, enternasyonalist Sosyal-Demokrat hükumet ulusal sorunlara daha fazla odaklanmaya başladı. [2] [3] Milliyetçiliğe yeniden yönelimle birlikte, Gürcistan cumhuriyeti milliyetçilik-sosyalizm hibriti bir ideolojiyle yönetilmeye başlandı.[4] Hükümetin eğitim ve idareyi daha Gürcü yapma çabaları, etnik azınlıkların protestolarına yol açtı. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle protestolar daha da şiddetlendi ve devrimi destekleyen Bolşevikler tarafından siyasi amaçları için sömürüldü. Abhazlar ve Osetler gibi etnik azınlıklar da dahil olmak üzere hükümetin muhalefete tepkisi sıklıkla şiddetli ve aşırı oldu.[4] Genel olarak, Gürcü Menşevikler otoriterliğe ve teröre başvurmadılar. [5] Bununla birlikte, o dönemde yaşanan çatışmalar, Gürcistan'ın son günlerindeki etnik çatışmalara dahil olan tüm taraflardaki klişeleri pekiştirmede önemli rol oynadı.[6][7]

Sovyet Gürcistanı[değiştir | kaynağı değiştir]

1921'de Gürcistan'ın sovyetleşmesi ve 1924'te yeni rejime karşı çıkan silahlı isyanın bastırılmasından sonra, birçok Gürcü milliyetçi aydın Avrupa'ya sürgün edildi. Sovyetler Birliği'nde Gürcü milliyetçiliği, dil, eğitimin teşviki, eski anıtların korunması, edebiyat, film ve spora odaklanarak gizli kapaklı yapılmaya başlandı veya kültürel bir hareket haline geldi. Yerel milliyetçiliğin her türlü açık tezahürü Sovyet devleti tarafından bastırıldı, ancak kültürel aktivitelere izin verildi ve korenizatsiya politikasının parçası olarak Gürcülerin Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nde “itibari bir milliyet”e dönüşmesine yardımcı oldu. [2] [4] Böylece, Sovyet rejimi, Gürcü milliyetçiliğinin odak noktasını kültürel meselelere odaklayarak 1980'lerin perestroyka dönemine kadar Gürcü milliyetçiliğinin siyasi bir hareket haline gelmesini engelleyebildi.[4]

1970'lerin sonlarında, Sovyet güçleriyle çatışan Gürcü milliyetçiliğinin yeniden ortaya çıktığı görüldü. Gürcücenin Sovyet Gürcistan'ındaki resmi dili statüsünün gözden geçirilmesiyle ilgili planlar 1978'in başlarında Kremlin'de hazırlanmıştı, ancak sert ve benzeri görülmemiş bir halk direnişinden sonra Sovyetler Birliği hükümeti bu planları terk etti. Aynı zamanda Ermeni ve Azerbaycan SSC'lerindeki resmi diller için de benzer revizyon planlarından da vazgeçildi.

Mihail Gorbaçov'un Glasnost politikası nedeniyle SSCB'nin zayıfladığı yıllarda Gürcü milliyetçiliğine daha fazla hoşgörü gösterildi. Sovyet hükümeti 1990'ların başında Gürcü bağımsızlık hareketine karşı koymaya çalıştı.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Georgia: A Political History Since Independence. I.B. Tauris. 2013. s. 21. 28 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2019 – Google Books vasıtasıyla. 
  2. ^ a b c d e f Sabanadze 2010.
  3. ^ Suny 1994.
  4. ^ a b c d Jones 2009.
  5. ^ Suny (27 Ocak 2006). "A tolerant nationalism". St. Petersburg Times. 20 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2016. 
  6. ^ Jones 1997.
  7. ^ Cornell 2000.

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]