İçeriğe atla

Abhazlar

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Abhazlar
Аԥсуаа
Apsuaa
Önemli nüfusa sahip bölgeler
 Abhazya127.000 (Abhazya Nüfus Sayımı 2018)[1]
 Türkiye39.000 - 600.000[2][3][4][5]
 Rusya11.366[6]
 Suriye10.000-30.000[5]
 Almanya5.000[5]
 Gürcistan (Abhazya dışında)3.527[7]
 Ukrayna1.458[8]
Diller
Din
Genellikle Sünni İslam (diasporada), Doğu Ortodoks (Abhazya'da)
Abhazlar
Abhaz kadınlar

Abhazlar (AbhazcaАҧсуа, Apsva veya Apsua) Abhazya'da yaşayan Kuzeybatı Kafkasya halkı. Abhazya dışında en büyük Abhaz nüfusu Türkiye'dedir. Türkiye'deki Abhazların ataları 19. yüzyılda diğer Kuzey Kafkas halklarıyla birlikte Ruslar tarafından sürgün edilmiştir. Ayrıca Rusya, Kazakistan ve Ukrayna'da da Abhaz nüfusu vardır. Kuzey Kafkasya'da yaşayan Abazalar ile Abhazların aynı kökenli olduğu kabul edilir.

Rusya ve Rusçadaki kullanımı birbirine yakın iki formda görülen ISO 639 kodu abk (Abhazca аҧсуа бызшǝа) ve abq (Abazaca абаза бызшва) olan ve ikisi birlikte Kuzeybatı Kafkas dilleri ailesinin Abhaz-Abaza dilleri grubunu oluşturan dilleri konuşan halklar için Türkiye'de ayırt etmeksizin yalnızca Abaza adı kullanılır. Yani Abhaz (Абхаз) ve Abazin (Абазин) Abazaların iki grubuna Rusçada verilen adlardır. Abhazya'daki Abazalar “Abhaz”, Rusya'ya bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde yaşayan Abazalar “Abazin” olarak adlandırılır. Rusça aracılığıyla geçtiği Batı dillerinde de genellikle böyle kullanılır. Türkçede ise yüzyıllardır var olan “Abaza” adı böyle bir ayrım içermez. O yüzden Abaza etnik kimliğinin alt kimlikleri olarak Apsuva (Rusların Abhaz dedikleri) ve Asuva (Rusların Abazin dedikleri) kullanımı da görülür. Rusçada Abhaz denen Abazalar (Apsuvalar) Türkiye'nin iç-batı bölgelerinde (İzmit, Adapazarı, Düzce, Bolu, Bursa-İnegöl, Kütahya, Bilecik ve Eskişehir) yoğunlaşmışken, Rusçada Abazin denen Abazalar (Asuvalar) ise iç-doğu bölgelerinde (Bilecik, Eskişehir, Samsun, Amasya, Tokat, Yozgat, Zonguldak, Bartın, Sivas, Kayseri, Adana) yerleşmişlerdir.[9]

Tarih Öncesi Dönem

[değiştir | kaynağı değiştir]

Erken dönemlerden MÖ 2 binyılına uzanan tarihi süreçte Abhazya ve diğer Batı Gürcistan bölgeleri çevresindeki toplulukların etnik kökeninin ne olduğu sorusu tarihçiler arasında görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Tarihçilerin çoğunluğu, bu dönemde belirli bir etnisiteden bahsetmenin imkansız olduğuna inanmaktadır. MÖ 2. yüzyıldan Antik Çağ'a kadar bu topraklarda elde edilen materyallere dayanarak araştırmacılar, Batı Gürcistan'ın bu dönemde Kolhis toplulukları tarafından iskan edildiği sonucuna varmaktadır. Bu topluluklar arasında bazı alt etnik gruplar ayırt edilse de bir bütün olarak ortak bir Kolhis kültürünü oluşturmaktadırlar.[10] Günümüz Abhazya topraklarında bu dönemde Kartvel dilli (Güney Kafkas Dilleri) nüfusun varlığını bilim insanları, Sohum şehrinin adının Kartvel kökeniyle de kanıtlamaktadır; "Tskhumi" ismi Svancadan gelmekte olup gürgen ağacı anlamına gelir[11]. Ayrıca Argonotlar ve Altın Post mitosu üzerine yapılan dilbilimsel araştırmalara göre, Argonotlar'ın geçtiği dönemde burada Güney Kafkas dillerinin konuşulduğuna dair görüşler de mevcuttur.[12]

Antik Çağ öncesi Abhazya nüfusu hakkındaki bilgiler, Miletli Hekataios (MÖ 6. yüzyıl), Herodot (MÖ 5. yüzyıl) ve Strabon gibi Erken dönem Antik Yunan tarihçileri tarafından yazılmıştır. Antik Yunan kaynaklarında Batı Gürcistan, Dioscurias'a (bugünkü Sohum) kadar tamamen Kolhisli kabilelerle iskan edilmiş görünmektedir; bu noktadan sonra ise etnik olarak karışık nüfusa sahip yerleşim alanları başlar. Dioscurias'ın kuzeybatısında Kolhislerle birlikte Kerketler, Koraksler ve başka halklar anılır; tarihçilerin bir kısmı bunları Kuzey Kafkasya kökenli halklar olarak kabul ederken, bir kısmı da Kolhislerin alt etnik grupları olarak görmektedir[13].

2. yüzyıl yazarları Flavius Arrianus ve Batlamyus, Nikopsia (günümüz Tuapse) yakınlarında "Lazika" adında coğrafi bir noktadan, Arrianus'a göre ise "Eski Lazika"dan bahsederler. Bazı bilim insanlarının varsayımına göre bu isim, bu topraklardaki en eski, Antik Çağ öncesi Kolhis nüfusuna işaret etmektedir.[14][15]

Abhazya'da Antik Çağ ve Orta Çağ bölgeleri:
1. Dağlık Abhazya (Asıl Abhazya)
2. Kıyı Abhazya (Eski Güney Henioheti)
3. İç Henioheti (Sanigeti)
4. Ziketi (Eski Kuzey Henioheti)
5. Absileti (Eski Koraheti)
6. Misiminler (Eski Kolaeti)
7. Abhazya ve Egrisi kıyı bölgesi "Şua Sopeli"

Erken Antik Çağ'da, MÖ 6. yüzyıldan MS 1. yüzyıla kadar, günümüz Abhazya toprakları yine Kolhis'e bağlıydı ve nüfusunun etnik yapısı değişmeden korunmuştu. Dioscurias'ın kuzeybatısında yaşayan halkların kesin etnik kökeni bilinmemektedir. Kolhis devletinin kuzey dağlık bölgesinde, Dioscurias'a kadar yayıldığı anlaşılan Svan nüfusu bulunuyordu.[16]

MS 1.- 2. yüzyıllarda Batı Gürcistan'ın Karadeniz kıyılarında Apşiller ve Abazglardan bahsedilir.[17] Bu toplulukların bu topraklarda ne zamandan beri yaşadığı konusu bugün tarihçiler arasında tartışmalıdır. Bir kısım tarihçi onların Kolhis Krallığı'nın en eski sakinleri olduğunu ancak Kolhis-Kartveli kültürel-tarihsel dünyasına ait oldukları için erken kaynaklarda özellikle ayrı şekilde bahsedilmediklerini düşünmektedir. Diğer bir kısım tarihçi ise Apşiller ve Abazglar'ın tam da bu dönemde bölgeye yerleşmiş Kuzey Kafkasya kökenli halklar olduğunu savunmaktadır.[18] Apşiller ve Abazglar'ın etnik kökenine dair de görüş ayrılıkları vardır. Bazıları, onların Kolhis'te yaşayan diğer halklar (Megrel-Lazlar, Svanlar) gibi Kartvel etnik grupları olduğunu öne sürer. Bu görüşün savunucuları, Apşiller ve Abazglar ile günümüz Abhazları arasındaki etnik bağı reddeder ve bugünkü Abhazlar'ın (Apsualar) sadece 17. yüzyılda bölgeye göç etmiş Kuzey Kafkasya kökenli bir ulus olduğunu savunur. Tarihçilerin çoğunluğunu oluşturan diğer grup ise bu iki kabilenin günümüz Abhazlarının ataları olan Abhaz-Adige kökenli halklar olduğunu kabul eder. Bu ikinci görüş Nikolay Marr, İvane Cavahişvili, Simon Canaşia, Nikoloz Berdzenişvili, Giorgi Melikişvili, L. Lavrov, Zurab Ançabadze ve diğer Gürcü tarihçiler tarafından da paylaşılmaktadır.[19]

Yunanca kaynaklarda geçen "Apsilia" ve "Apsilae" terimlerine, Gürcü Orta Çağ kaynaklarında "Apşileti" ve "Apşili" karşılık gelmektedir; "Abazg" terimine ise "Aphaz" olarak rastlanır.[20] Birleşik Kolhis Krallığı'nın parçalanmasından sonra, Kolhis topraklarında Roma İmparatorluğu'na siyasi olarak bağımlı birkaç prenslik kuruldu; Arrianus'un belirttiğine göre Apsilia ve Abazgia da bunlardan biriydi. 2. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Batı Gürcistan, Lazika Krallığı (Egrisi) adı altında birleşir. Bu dönemde Apşileti, bir eyalet olarak doğrudan Egrisi'ye bağlıydı; Kodori'nin kuzeyi ise Abhazya'yı (Abazgia) oluşturuyordu. Abhazya doğrudan Egrisi'nin içinde olmasa da onun vasal bir devletiydi.[21]

6-8. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]

Orta Çağ başlarından itibaren Lazika kademeli olarak zayıflamaya başladı ve Doğu Roma İmparatorluğu'nun otoritesini tanımak zorunda kaldı. Bizans'ın Lazika ve vasalları (Abazglar, Apşiller) üzerindeki etkisi, bu halklar arasında Hristiyanlık dininin güçlenmesine yardımcı oldu. Yunan kaynaklarına göre 6. yüzyıl Abhaz kabileleri (Abazglar, Apşiller) Hristiyan idi ancak ağaçlara tapınma gibi bazı pagan geleneklerini de unutmamışlardı[19]. Lazika vasallığı altında Abazglar, en yüksek iç özerklik düzeyine sahipti ve kendi kral-prens kurumlarını korudular. 6. yüzyıl başlarından itibaren Lazika, kendisinden ayrılan ve doğrudan Bizans İmparatorluğu'na bağlanan Abhazya (Abazgia) üzerindeki etkisini kaybetti[22]. Bu dönemden itibaren, eski Abazgia topraklarının yanı sıra Sanigler, Misimianlar ve Apşillerin topraklarını da kapsayan Abhazya giderek güçlenmeye başladı. Yunanca "Abazg" ve Gürcüce karşılığı olan "Aphaz" terimlerinin anlamının genişlemesi bu güçlenmeyle ilişkilidir. Bizans'ın himayesinde yeni bir siyasi birlik olan Abhazya Prensliği kuruldu ve 7. - 8. yüzyıllarda burada alt etnik grupların aktif konsolidasyonu gerçekleşti. 6-8. yüzyıl kaynaklarında bu küçük gruplardan (Apşiller, Sanigler, Misimianlar) bahsedilme kesilir ve yazarlar sadece topluca Abhazlar olarak anmaya başlar. Akademisyen Simon Canaşia bu hususta şöyle der:

8. yüzyılda günümüz Abhazya topraklarında Abazglar açık bir üstünlük sağladı. Bu etnik isim kısa sürede daha geniş ve kapsayıcı bir anlam kazandı. Gürcüce formu olan "Aphazi", Abazg/Abazkh kökeninden Gürcü dilinin fonetik yasalarına göre türetilmiş olup kademeli olarak yaygınlık kazandı.

Böylece 8. yüzyılda Abazglar ve Apşillerin büyük etkisiyle Abhazların feodal bir ulus olarak temel oluşumu tamamlandı. Bu iki etnosun kaynaşmasıyla, sonraki dönemlerde Abhazya topraklarında yaşayan diğer grupların da katıldığı Erken Feodal dönem Abhaz ulusunun çekirdeği oluştu.[23]

7. yüzyılda zayıflamış olan Lazika Krallığı Bizans tarafından tamamen ortadan kaldırıldı; bunun ardından Abhaz prenslerinin hegemonyası tüm Batı Gürcistan'a yayılmaya başladı. Abhaz prensleri Doğu Gürcistan ile ittifak kurdular; 736 yılında Abhazlar ve Gürcülerin birleşik ordusu Anakopya'da Arapları geri püskürttü ve kısa süre sonra Araplar Gürcistan topraklarını terk ettiler.[19]

IX-X. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]
III. Bagrat (Gelati freskosu), birleşik Gürcistan Krallığı'nın ilk kralı. Baba tarafından Meshetili Bagrationiler'in temsilcisiydi, anne tarafından ise Abhaz kralları soyundan gelmektedir

8. yüzyılın 80'li yıllarında Egrisi Krallığı toprakları ve Abhazya Krallığı birleşti. Gürcü yazılı kaynaklarına göre, Kartli eristavları hanedanının son erkek temsilcisi Arçil, vefat eden kardeşi Mir'in kızını II. Leon ile evlendirdi ve ona Lazika/Egrisi tacını devretti.[24] Bu şekilde Egrisi ve Abhazya'nın birleşmesi gönüllü olarak gerçekleşti.[25] Bu dönemden itibaren "Abhazya" kelimesi tüm Batı Gürcistan'ı ifade etmeye başladı, "Abhaz" ise Gürcüler de dahil olmak üzere Batı Gürcistan'da yaşayan tüm halkların ortak üst adı haline geldi. II. Leon, daha önce vasal olduğu Bizans imparatoruna karşı çıktı, kendisini kral ilan etti ve Abhazya Krallığı başkentini Kutaisi'ye taşıdı.[26] Tarihi kaynaklarda Abhazların kralı olarak adlandırılır.[27]

Bugün Abhaz krallarının etnik kökeni tam olarak bilinmemektedir. Bazı tarihçiler onları Abhaz bazıları ise Gürcü olarak kabul eder. Ayrıca, Bizans İmparatorluğu'na bağlı ve onların vasalları oldukları için Yunan kökenli olduklarına dair varsayımlar da mevcuttur. Bazı tarihçiler, Abhaz prenslerinin etnik kökenini önemsemezler. Onlara göre önemli olan, Abhazya Krallığı'nın dili, kültürü, dini ve siyasetiyle bir Gürcü devleti olması ve krallarının da bu özelliklere göre Gürcü olmasıdır. Abhazya Krallığı nüfusunun çoğunluğunu etnik Kartvel kökeni halklar oluşturuyordu.[13] 10-11. yüzyılda yaşamış bazı Ermeni tarihçileri, aralarında Hovhannes Drashanakertsi de dahil olmak üzere, Abhazya Krallığı'ndan "Egrisi" (Lazika) adıyla bahseder ve Abhazlara "Egrisililer" derler.[28]

Eski tarihi Abhazya, Abhazya Krallığı'nın sadece kuzeydeki küçük bir kısmını oluşturduğu için nüfusundaki etnik Gürcüler Megreller ve Svanların payı, etnik Abhazlardan çok daha fazlaydı. Ülkenin kuzeydoğu kesiminde yaşayan etnik Abhazlar, devlet politikasının yürütülmesinde, özellikle birleşik Gürcü devletinin oluşmasında önemli bir rol oynamışlardır.[19] Akademisyen Nikoloz Berdzenişvili şöyle belirtir[29]:

Abhazların ve Gürcülerin bu birliği... birbirini fethetmenin sonucu değil, Abhazların Gürcü kültür dünyasına kademeli ve barışçıl girişinin sonucuydu.

9.-10. yüzyıllarda Batı Gürcistan'ın, Abhazya Krallığı'nın Hristiyan cemaati, Abhaz krallarının aktif katılımıyla nihayet Yunan kilisesinden ayrıldı ve kilise olarak Mtsheta'ya bağlandı. Bu konu Pavle İngorokva, İvane Cavahişvili, Nikoloz Berdzenişvili, Korneli Kekelidze ve Marika Lortkipanidze tarafından özel olarak incelenmiştir.[30]

Pavle İngorokva'ya göre bu kilise reformu, Abhazya Krallığı'nda Gürcü dilinin ve yazın hayatının yayılmasını ve Gürcistan'ın ulusallaşmasını amaçlıyordu. 9. yüzyıldan itibaren Abhazlar (etnik Abhazlar) arasında Gürcü dili hakim bir konum kazandı. Bu dil, hem kilise hem de sivil yaşamdan Yunan dilini tamamen çıkardı.[31]

978 yılında Abhazya Krallığı tahtına, baba tarafından Bagrationi hanedanı'nın temsilcisi, anne tarafından ise Abhaz kralları ile soydaş olan III. Bagrat çıktı. Böylece Bagrat, birleşik Gürcistan'ın ilk kralı oldu.[19]

XI-XIV. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Kurucu Davit döneminde Gürcistan Krallığı. Abhazlar birleşik Gürcistan'da Abhazya, Apşileti ve Ciketi eristavlıklarında yaşıyorlardı.

X. yüzyılın sonundan itibaren, Gürcistan birleştiğinde, Abhazya bölgesi birleşik Gürcistan Krallığı içinde esas olarak yöneticileri Şarvaşidze hanedanı (Abhazca Çaçba) olan Sohum Eristavlığı şeklinde biliniyordu.[32] Bu dönemden itibaren, zaten genişlemiş olan "Abhaz" kavramı daha da genişler. Birleşik Gürcistan Kralı unvanında ilk sırada "Abhazların Kralı" yer almaktaydı; çünkü III. Bagrat başlangıçta sadece bu unvanı almış, Kartvellerin Kralı unvanı ise kendisine ancak XI. yüzyılda verilmiştir. Birleşik Gürcistan Kralı unvanında "Abhazların Kralı" ifadesinin ön plana çıkması, bu dönemden itibaren "Abhaz" kavramının artık hem Batı hem de Doğu Gürcistan'da genel olarak Kartvelleri ifade etmesine neden olmuştur.[33]

Kraliyet unvanındaki "Abhazların Kralı" ifadesinin ilk sırada yer almasından kaynaklanan Kartvel ve Abhaz (aynı zamanda Gürcistan ve Abhazya) özdeşleşmesi; özellikle yabancı, Yunan, Arap, Rus literatürüne yansımıştır. Yabancı yazarlar "İber" ve "Abhaz" terimlerini birbirine paralel, eş anlamlı olarak kullanırlar. Örneğin, XI. yüzyılın Bizanslı tarihçisi Georgios Kedrenos, Gürcistan kralı I. Giorgi'yi (1014-1027) Abhazya arhontu, oğlu IV. Bagrat'ı ise İberya arhontu olarak adlandırır.[34] Bizans tarihçisi İoannis Zonaras da aynı IV. Bagrat'ı Abasgia Arkhontu olarak anar. İmparator II. Basileios'un Gürcistan seferini anlatan metinde, Basileios'un Abhaz Giorgi'ye kaşı sefere çıktığı ve İberya'ya yöneldiği söylenir[35].

Gürcü ve Abhazları Doğulu Arap ve Fars tarihçiler de özdeşleştirir. XIII. yüzyılın Arap coğrafyacısı ve tarihçisi Yakut, Abhazya'da Hristiyan bir halk olan Kurcların (Gürcüler) yaşadığını belirtir. XIII. yüzyılın Selçuklu yazarı İbni Bibi Tamar'ı Gürcülerin Kralı, krallığını ise başkenti Tiflis olan Abhazların Krallığı olarak adlandırır. Abhaz ve Gürcüyü Nizami Gencevi, Hakani Şirvani ve başkaları da özdeşleştirir.[13] Orta Çağ Rus kaynaklarının da İberya'nın Abhazya olduğunu belirttikleri dikkat çekicidir.[36]

Bu dönem Gürcistan'ında Abhaz ve Gürcü birliğinin sadece bu kelimelerin eş anlamlılığıyla sınırlı olmadığı belirtilmelidir. Gürcistan'ın kuzeybatı kesiminde yaşayan asıl Abhaz halkı da Gürcü olmayanlar olarak görülmüyordu. XI. yüzyıl Gürcü tarihçisi Leonti Mroveli, Kafkasya halklarının kökeninden bahsederken, Batı Gürcistan'ı etnik olarak tamamen "Egros"un payı olan ülke olarak değerlendirir.[37] Nikoloz Berdzenişvili, bir XI. yüzyıl eserindeki bu konseptin VII-VIII. yüzyıllardan kaynaklanarak gelmesi gerektiğini düşünür[38] ve şöyle belirtir[39]:

"Bu anlatı, Batı Gürcistan topluluklarının hem etnik akrabalıklarının hem de onların bir kaç asırlık tarihi-kültürel birliklerinin (eski Yunan-Latin yazını ve özellikle arkeolojik veriler ışığında net bir şekilde görüldüğü üzere) dikkate değer bir kanıtıdır."

Marika Lordkipanidze de Orta Çağ Gürcistan'ında Abhazların Gürcü olmayanlar olarak değerlendirilmediği görüşündedir. Bunu kanıtlamak için, etnik olarak Gürcü olan Bagrationi krallarının kendi unvanlarındaki “Abhazların Kralı” ifadesinde değişikliğe hiçbir zaman başvurmamış olmalarını öne sürmektedir.[13]

XV-XVIII. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Vahuşti Batonişvili'ye göre Abhazya Prensliği arması

Gürcistan Krallığı'nın Dağılması ve Göç

[değiştir | kaynağı değiştir]

XV. yüzyılın sonunda birleşik Gürcistan Krallığı, Kartli Krallığı, Kaheti Krallığı, İmereti Krallığı ve Samtshe Atabeyliği'ne bölündü. Tarihi Abhazya, İmereti Krallığı sınırları içinde kaldı. İmereti Krallığı bünyesinde Guria Prensliği ve Odişi (Megrelya) Prensliği'nin kurulmasının ardından Abhazya, Odişi sınırlarına dahil oldu; XVII. yüzyıldan itibaren ise başında yine Şarvaşidzelerin bulunduğu ayrı bir prenslik olarak şekillendi. Odişi ile Abhazya arasındaki sınır Kodori üzerinden geçiyordu.[40] Bu dönemde "Abhaz" kavramı artık geniş anlamıyla kullanılmıyordu; Gürcüler ve başkaları için Abhazlar, artık somut olarak bu prensliğin yerli halkının ismi idi ki bu da esasen etnik Abhazları kastediyordu.[13]

XV. yüzyıl-XVII. yüzyıllarda Gürcistan'a Kuzey Kafkasyalı topluluklar kitlesel olarak yerleşmeye başladı. Tüm bunlar ağır siyasi ve sosyal bir arka plan üzerinde gerçekleşiyordu: Safevi İmparatorluğu ve Osmanlı'nın Gürcistan topraklarında yürüttüğü bitmek bilmeyen savaşlar, nüfusu zor durumda bırakıyordu. Ülkenin kuzey dağlık bölgelerinde (Abhazya dahil) yaşayan halk kademeli olarak ovalara iniyor, yüksek dağlık bölgeler ise boşalıyordu. Dağlık bölgelerdeki bu araziler, zamanla Kuzey Kafkasya'dan göç eden halklar tarafından dolduruldu. Abhazya'nın tarihi topraklarına Çerkes kökenli halklar yerleşti. Bu yeni yerleşen Kuzey Kafkasyalı kabilelerin asıl isimleri bilinmemekle birlikte, Gürcüler, Abhazya'da yaşayan eski Abhazlardan dolayı onlara da Abhaz adını verdiler.[13]

Bazı kaynaklara göre, Abhazya'nın yerli nüfusu olan Eski Abhazlar da Kuzey Kafkasya'ya göç etmişlerdir. Bu süreç XIV. yüzyıldan itibaren başlamış ve krallığın dağılmasından sonra özellikle güçlenmiştir. Bu kaynaklara göre, Gürcistan'dan göç eden Abhazlar, Kuban Nehri ve sol kollarının yukarı kısımlarına yerleşmiş ve zamanla yeni bir etnik grup olan Abazaları oluşturmuşlardır.[19] Avrupalı yazarlar bazen Abhazya'yı "Eski" veya "Büyük Abhazya" olarak adlandırırken, Kuzey Kafkasyalı kabilelerin (Abazaların) yerleşim yerini "Küçük Abhazya" olarak adlandırmışlardır.[41][42]

İslamiyetin Yayılması

[değiştir | kaynağı değiştir]

Göç eden Adıge kabileleri, Abhazya'ya kendi pagan dinlerini getirdiler. Öte yandan, bölgede hakimiyet kuran Türkler İslam'ı yaymaya çalışıyorlardı. Bu durum, eski Abhazların inancındaki Hristiyanlık konumunun sarsılmasına neden oldu. Dini değişim süreci Gürcü yazılı kaynaklarında açıkça yansıtılmıştır[13]. XV. yüzyıla ait bir belgede ("Mtsneba Sasculo") şöyle denmektedir[43]:

Abhazya Hristiyanlıktan tamamen sapmış, Mesih'in emirlerinden uzaklaşmıştı.

XVII. yüzyılın]] ilk yarısına ait bir belge ise şu bilgiyi verir:

O vakit Abhazlar tanrısızlığa ve yasasızlığa döndüler...
Abhazlar dini ve Katolikosluğu yozlaştırdılar.
(Levan Dadiani dönemi Khobi Kilisesi’ne ait belge)[44]

XV. yüzyılın sonundan itibaren Abhazlar, Batı Gürcistan'ın bazı bölgelerine, esas olarak Megrelya'ya saldırılar düzenlemeye başladılar. XVII. yüzyıl ve XVIII. yüzyılın ilk yarısındaki hemen hemen tüm saldırılar Vahuşti Batonişvili tarafından tarif edilmiştir.[45] Bu tür saldırılar hakkında Jean Chardin ve Arcangelo Lamberti'nin verileri dahil olmak üzere yabancı kaynaklar da mevcuttur.[46] Dikkat çekicidir ki, XV. yüzyıl yabancı yazarları Sohum'u bir Abhaz şehri olarak görmezler.[47] Ayrıca, XVII. yüzyılda Arcangelo Lamberti'nin bildirdiğine göre Dranda, Mokvi, İlori ve Bedia, Egrislilere (Megrelya) aittir.[48] XVII. yüzyıl Batılı yazarları Biçvinta'yı da Abhazlara atfetmezler. Eseri Jean Chardin'in seyahatnamesine dahil edilen İtalyan misyoner Zampi, Batı Gürcistan Katolikosu hakkında şöyle yazar[49]:

Bu Katolikos'un yetkisi Odişi, İmereti, Guria, Abhaz ve Svan ülkelerine yayılır. Metropolitlik makamı, Abhazların yakınında bulunan Biçvinta'dadır.

Bu bilgiler muhtemelen, yaşam tarzı ve inançları bakımından Megrelya ve Batı Gürcistan'ın geri kalanından farklı olan nüfusun (yerleşen Adıgeler), Biçvinta ve Sohum'da henüz yerleşmediğini ve bu nedenle bu şehirlerin nüfusunun Avrupalılarca Abhaz olarak kabul edilmediğini göstermektedir.[13]

XVII. yüzyılın sonunda, görünüşe göre sayıları oldukça artan Müslüman Abhazlar, Megrelya'nın bir kısmını, Samurzakano'yu (bugünkü Gali belediyesi) ele geçirirler. Bu dönemden itibaren bu bölgenin "Abhazlaşma" süreci başlar ve bu süreç hem Gürcü hem de yabancı kaynaklarda iyi yansıtılmıştır. Bu bölgeye Abhazların özel olarak yerleştirilmesine ilişkin bilgiler dikkat çekicidir.[50] XVI-XVII. yüzyıl Gürcü belgeleriyle Nicaneli köyünün hala bir Gürcü (Megrel) köyü olduğu kanıtlanmaktadır; 1626 yılı Abhazya Katolikosluğu büyük defterine göre de Nicaneli, Odişi'dir.[51] Durum XVIII. yüzyılın başında değişir. 1712 tarihli bir belgede Katolikos II. Grigor Lortkipanidze şöyle yazar:

Nacanevi köyü Abhazlar yüzünden boşaldı. Altmış hane Nepsadze halkı Katolikos tarafından Kvapu Şarvaşidze'ye emanet edilmişti.

Aynı belgede, köyden ayrılan ve tamamı Megrelce olan nüfusun soyadları listelenmiştir.[52] Abhazlardan korunmak için Megrelya Prensi II. Levan Dadiani, Kelasuri Duvarı olarak bilinen özel bir sur inşa eder.[53] Bu duvar hakkında Vahuşti Batonişvili şöyle yazar: "Büyük Levan Dadiani, Abhazların çıkamaması için bu suru çekti".[54] Arcangelo Lamberti tarafından hazırlanan haritada bu duvarın üzerinde "Abhazlardan korunma duvarı" yazılıdır.[13]

Abhazların yaşam tarzı ve din değişimini Nikoloz Berdzenişvili nüfusun etnik kompozisyonundaki kısmi değişime bağlarken, Pavle İngorokva eski Abhazların tamamen Kuzey Kafkasya'dan gelen Apsualar tarafından asimile edildiğini savunur.[13] Apsuaların veya bir kısmının Abhazya topraklarına dışarıdan geldiği görüşü, belli ölçüde kendi efsaneleriyle de örtüşmektedir. Birbirinden farklı birkaç efsane mevcuttur; bazılarına göre Apsualar buraya Mısır'dan gelmiş, diğer bir versiyona göre ise Ermenistan üzerinden önce Kuban'a yerleşmiş, oradan da soğuktan rahatsız olup Abhazya'ya geçmişlerdir.[55] Apsuaların kuzeyden geldiği fikrinin sadece Gürcü tarihçilere ait olmadığını belirtmek gerekir. XIX. yüzyıl Rus araştırmacıları da bu konuda şöyle yazmıştır[56]:

(Rusça) Афхазцы не всегда обитали там, где теперь живут; а предания их многие исторические данные и обычан их указывают, что они пришли с севера и потеснили картвельские племена, пака не остановились у Ингури.

(Türkçe) Abhazlar her zaman şimdi yaşadıkları yerde yaşamıyorlardı; efsaneleri, birçok tarihi veri ve gelenekleri onların kuzeyden geldiklerini ve Enguri'de durana kadar Kartvel kabilelerini sıkıştırdıklarını göstermektedir.

A. N. Dyachkov-Tarasov

XIX-XX. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Abhazya'nın son prensi Mihail Şervaşidze

19. yüzyılın başından itibaren Gürcistan topraklarının Çarlık Rusya tarafından ilhakı başlar. 1801 yılında Kartli-Kaheti Krallığı'nın ilhak edilmesinden 9 yıl sonra, 1810 yılında Rus birlikleri Abhazya'ya girdi ve Sohum'u ele geçirdi ancak Abhazya'nın diğer bölgelerini uzun süre kontrol edemediler. Başlangıçta Şervaşidze hanedanı Abhazya'da sınırlı özerklik hakkını korudu. Abhazya Prensliği'nin nihai olarak ortadan kaldırılması St. Petersburg'da ancak 1864 yılında ilan edildi; bu sırada Abhazya'nın son hükümdarı Mihail Şervaşidze tutuklanarak Rusya'ya sürgün edildi.[19]

19. yüzyılda Gürcistan'da, Abhazya dahil olmak üzere nüfus sayımı üç kez yapıldı; 1800 yılı verilerine göre Gürcistan'da 52 bin Abhaz yaşıyordu; 1832 yılında 56,6 bin, 1865 yılında ise 60 bin kişiydi. 1886 yılında (tarihsel olarak Abhazya topraklarını kapsayan) Sohum Okruğu'nda ayrı bir sayım yapıldı ve buna göre Abhazya'da toplam 68.773 kişi yaşıyordu; bunların 34.806'sı Gürcü ve 28.320'si Abhaz'dı.[57]

„Dağlılar köyü terk ediyor“, Pyotr Gruzinsky
Abhaz Muhacirler, Samsun şehrindeki limanda, Türkiye, 1864 yılı

Abhazya'da Rus yönetiminin kurulmasına Abhaz halkının direnişi de eşlik etti. 1821-1827, 1840-1842, 1866 ve 1877 yıllarında geniş çaplı silahlı ayaklanmalar düzenlendi. Tüm ayaklanmalar Rus yönetimi tarafından bastırıldı. Ayaklanmaların yenilgisini, Abhazların Osmanlı İmparatorluğu'na zorunlu göçü izledi. 1864 yılında (Kafkasya'nın nihai olarak boyun eğdirilmesinden) sonra Rusya artık doğrudan Kafkasyalı dağlıları vatanlarından sürmeye başladı. Bu dönemde Osmanlı'ya 700 bine yakın Çerkes, Ubıh, Abhaz, Çeçen ve Dağıstanlı göç etti. Sürgün edilen Kafkasyalı dağlılara, Arapça'da "göç etmiş" anlamına gelen "Muhacirler" deniliyordu.[19] 1864 yılında sürgün edilen Abhaz muhacirlerin sayısı 20.000'den fazladır; yaklaşık bir o kadar Abhaz, 1866 ayaklanmasının bastırılmasından sonra Osmanlı'ya göç etti; 1877'deki son ayaklanmanın yenilgisinden sonra ise 30-40 bin muhacir vatanından ayrıldı. Toplamda, Abhaz ve Abaza muhacirlerin genel sayısı 135.000 kişiye ulaşıyordu.[58]

1877 yılındaki Abhaz ayaklanmasının bastırılmasından sonra Rusya hükûmeti, vatanında kalan Abhaz nüfusu "cezalandırdı". Neredeyse tüm Abhaz halkı, küçük bir istisna dışında, resmen "suçlu nüfus" ilan edildi ve bu durum haklarını önemli ölçüde kısıtladı. Abhazların Abhazya topraklarının büyük bir kısmında, özellikle Karadeniz kıyı şeridinde, yüksek dağlık bölgelerde ve Sohum civarında (25 kilometre uzağına kadar) yaşamaları yasaklandı. Abhazların "suçlu halk" statüsü ancak 1907 yılında kaldırıldı.[19]

Rus İmparatorluğu hükûmetinin, daha sonra vatanına dönme arzusu gösteren muhacirlerin bir kısmına engeller çıkardığı kaydedilmelidir. Abhazların zorunlu göçü sonucunda Abhazya'da boşalan topraklara Rusya; Ermeniler, Ruslar ve diğer etnik grupların yerleşmesini teşvik etti. Bu topraklar üzerinde yerleşme izni Gürcülere verilmiyordu. Bu dönemin Gürcü basınından görüldüğü üzere, İlya Çavçavadze önderliğindeki Gürcü aydınları, muhacirlik sürecini durdurmak için her türlü çabayı gösteriyordu. Muhacirlik tarihine ilişkin ilgili bir eser Abhaz tarihçi Giorgi Dzidzaria tarafından kaleme alınmıştır. 1920 yılında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükûmeti, muhacirlik meselesini tartışılmak üzere Antanta Konseyi oturumuna sundu.[13]

1917 Yılına Kadar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Sohum Askeri İdaresi haritası. Marika Lortkipanidze'ye göre bu isim, "Abhazya" ve "Abhaz" kelimelerinin kökünü kazımaya yönelikti.

Abhazya'nın boşalan yerlerine Rusya hükûmeti Ermeniler, Ruslar ve Rumları yerleştiriyordu. Buna rağmen, 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde Abhazya'daki en kalabalık etnik grubu Gürcüler oluşturuyordu. Giorgi Ançabadze, bunun nedenini Rus hükûmetinin direnişine rağmen Gürcülerin yine de Abhazya topraklarına yerleşmesi olarak görmektedir. Ona göre bu süreç, özellikle 19. yüzyılın sonundan itibaren, Abhazya'ya başta Megreller olmak üzere komşu yerlerden göçlerin başlamasıyla güçlenmiştir. Giorgi Ançabadze, Gürcülerin bir kısmının eski zamanlardan beri Abhazya'da yaşadığını inkâr etmez.[19] Buna karşılık Marika Lortkipanidze, Abhazya topraklarındaki Gürcü nüfusun çokluğunun doğal olduğunu ve Abhazya bölgesinin her zaman Gürcü devletinin bir parçası olduğu ya da kendisi bir Gürcü devleti temsil ettiği için bunun antik çağlardan beri böyle olduğunu savunur. Lortkipanidze ayrıca, bunun Abasg-Apsillerin Gürcü olmayan kökenlerini reddetmek anlamına gelmediğini, meselenin, Kuzey Kafkasya kökenli etnik grupların (Abasglar, Apsiller ve daha sonra Apsualar) Abhazya'da her zaman azınlıkta olduğu gerçeği olduğunu belirtir.[13]

1864-1883 yılları arasında Abhazya topraklarına Sohum Askeri İdaresi deniliyordu, 1883 yılından itibaren ise tarihi Abhazya, "Sohum Okruğu" adıyla Kutaisi Valiliği sınırlarına dahil edildi. Marika Lortkipanidze'ye göre bu isimler ("Sohum Askeri Bölgesi", "Sohum Okruğu"), "Abhazya" ve "Abhaz" kelimelerini silmeye yönelikti.[13] Bu koşullar altında 19-20. yüzyılların geçişinde Rus ve Gürcü kamuoyunda önemli etki taşıyan Abhaz aydınları oluşmaya başlar. Bu dönemde Abhaz diline Dört İncil (Tetraevangelion) dahil olmak üzere birkaç dini kitap çevrildi. Abhazca ders kitapları ve ilk edebi eserler oluşturuldu. Tüm bunların öncesinde, bazen Gürcü, bazen Latin, ancak daha sık olarak Kiril alfabesine dayalı olarak Abhazcaya uyarlanan Abhaz alfabesi oluşturulmuştu.[19][13]

XX-XXI. Yüzyıllar

[değiştir | kaynağı değiştir]

1917-1921 Yılları

[değiştir | kaynağı değiştir]

1917 Ekim Devrimi sonucunda Rus İmparatorluğu çöktü. Kafkasya'da, aralarında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'nin de (1918) bulunduğu birkaç bağımsız devlet kuruldu. Bu dönemde Abhaz halkı arasında birkaç siyasi akım ortaya çıktı. Bir kesim Gürcü devleti bünyesinde kalmayı gerekli görürken (bu durum bazen "Gürcistan ile birleşme" olarak adlandırılıyordu), diğer bir kesim ise Kuzey Kafkasya cumhuriyetleriyle birleşmek istiyordu. Sonuç olarak, Gürcistan ile birlik olmak görüşü galip geldi ve Abhazya, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'ne özerklik statüsüyle dahil oldu.[19]

1918-1921 yıllarında, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükûmetine karşı Abhaz ayaklanmaları sıkça görülüyordu. Marika Lortkipanidze, bunun nedenini Abhazya'da Gürcistan Komünist Partisi'nin yürüttüğü aktif anti-Gürcü faaliyetlere bağlamaktadır. Ona göre komünistler, en aktif faaliyetlerini Gürcistan'ın uç bölgelerinde yürütüyorlardı.[13]

Kısa ömürlü Abhazya SSR arması

25 Şubat 1921'de Gürcistan'ın sovyetleşmesinden sonra Abhazya'da gelişen süreçler, Abhaz Bolşeviklerin lideri Nestor Lakoba'nın konuşma ve yazılarında genişçe yer bulmuştur.[59] 29 Mart 1921 tarihinde Abhazya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin kurulmasına karar verildi. Nestor Lakoba ve V. Eşba, Abhaz halkı adına Abhazya SSR'nin bağımsızlığını talep ediyorlardı ancak Abhazya'da yaşayan Gürcülerin (nüfusun çoğunluğunun) çıkarlarını tamamen göz ardı ediyorlardı. Dikkat çekicidir ki, Gürcü Bolşevikler, Abhazya SSR'nin Gürcistan'dan ayrılmasına ve bağımsız bir cumhuriyet olarak tanınmasına karşı çıkmadılar. Abhazya SSR, yine Abhaz liderlerin talebiyle 1931 yılında lağvedilerek tekrar Gürcistan SSR bünyesine dahil edildi.[19][13]

Abhazlar ve Gürcüler arasındaki önemli etnik gerginlikler tam da Sovyet döneminde başlar. Bu bağlamda durum özellikle 1940'lı yıllardan itibaren gerginleşir. Abhaz gösterileri kitlesel bir hal alıyordu (1956, 1967, 1978 yılları). Bu gösterilerde Abhazlar, Abhazya'nın Gürcistan'dan ayrılması dahil çeşitli talepler ileri sürüyorlardı; bu da karşılığında Gürcülerin protesto eylemlerine yol açıyordu. Giorgi Ançabadze, bu çatışmaların hatalı komünist politikalardan kaynaklandığını düşünmektedir. Ona göre, Sovyet yönetimi, hem Abhazya'yı hem de genel olarak Gürcistan'ı daha güçlü bir biçimde kontrol altında tutmak için bazen etnik çatışmaları kasıtlı olarak körüklüyordu. Buna rağmen, Sovyetler Birliği'nin varlığı boyunca Abhaz-Gürcü çatışmalarının etnik bir antagonizma karakteri kazanmadığı belirtilmelidir; karma Gürcü-Abhaz ailelerinin ve evliliklerinin çokluğu buna kanıt sunmaktadır.[19]

Sovyet döneminde Abhaz nüfusu 5 kez sayılmıştır:

  • İlk Sovyet sayımı olan 1926 verilerine göre Abhazya'da 201.016 kişi yaşıyordu; bunların arasında 67.494 Gürcü, 55.918 Abhaz, 25.677 Ermeni, 12.553 Rus ve 14.045 Rum bulunmaktaydı.
  • 1939 sayımında Abhaz ve Gürcü nüfusu nispeten arttı. Toplam nüfus 311.900 kişiydi (91.900 Gürcü, 56.200 Abhaz, 60.200 Rus, 49.700 Ermeni).
  • 1959 yılında nüfus 404.700 kişiydi (Gürcüler: 158.200, Abhazlar: 61.200, Ruslar: 86.700, Ermeniler: 64.400).
  • 1970 yılında nüfus 487.040'a ulaştı (199.600 Gürcü, 77.300 Abhaz, 92.900 Rus, 74.900 Ermeni).
  • 1989 son Sovyet sayımına göre Abhazya'da 239.900 Gürcü, 93.300 Abhaz, 74.900 Rus ve 76.500 Ermeni yaşıyordu.[57]

1990'lı Yıllardan Günümüze

[değiştir | kaynağı değiştir]

Gürcü-Abhaz siyasi gerginliği zirve noktasına 1980'li yılların sonunda ulaşmıştı. Sovyet yönetiminin kriz yaşadığı bu dönemde, Abhazya'da ve Gürcistan'ın geri kalanında ulusal hareketler şekillenmeye başladı. Abhaz milliyetçi örgütlerinin talepleri genellikle radikaldi ve ana talep olarak Abhazya'nın Gürcistan'dan ayrılması fikri bulunuyordu. Bu tür siyasi çekişmeler kısa sürede etnik anlaşmazlıklara ve çatışmalara dönüştü ve nihayetinde 1992-1993 savaşını başlattı[60]. Abhazya Savaşı binlerce insanın hayatına mal oldu; 4.040 Abhaz (1.820 sivil dahil) ve yaklaşık 9.000 Gürcü hayatını kaybetti.[61] Savaşı, Abhazya'da Gürcülere yönelik etnik temizlik ve nüfusun Gürcistan'ın diğer bölgelerine zorunlu göçü izledi. Göçmenlerin çoğunluğunu Gürcüler oluştursa da aralarında Abhaz nüfusunun büyük bir kısmı da bulunmaktadır. Tüm bunlar Abhazya nüfusunda hem sayısal hem de etnik açıdan önemli değişikliklere yol açtı. Operasyonel verilere göre 1992 yılı 1 Ocak itibarıyla Abhazya Özerk Cumhuriyeti nüfusu 535.061 kişi iken, 1997 yılının ilgili döneminde 145.586 kişiye düşmüştür. Böylece, savaştan sonra Abhazya nüfusu 388.075 kişi (%72) azalmıştır. Savaştan önce Abhazya nüfusunda Gürcülerin oranı %45,76 (244.872 kişi), Abhazların oranı ise %17,73 (94.767 kişi) idi. Abhazya'daki etnik temizlik sonucunda Abhazların nüfus içindeki payı %36,98'e yükselmiş olsa da sayısal olarak önemli ölçüde azalmıştır (40.774).[62]

Abhazya Özerk Cumhuriyeti hükûmetinin belirttiğine göre, Abhazların büyük bir kısmı kardeş kavgasına dönüşen bu savaşta yer almak istemedikleri için çatışmanın başlangıcında Abhazya'yı terk etmiştir. Bu kişilerin bugün, diğer göçmenler gibi Abhazya'ya dönme imkanları yoktur; çünkü Abhaz ayrılıkçılar tarafından hain olarak kabul edilmektedirler. Bunun yanı sıra, Abhazya'daki Abhaz nüfusunun önemli ölçüde azalmasının nedenleri arasında, mevcut ekonomik ve siyasi kaosun, dayanılmaz yaşam koşullarının ve suç oranlarının tetiklediği doğal göç süreçleri de gösterilmektedir.[62]

2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre, katılımcıların %60'ı kendilerini Hristiyan, %16'sı Müslüman, %8'i Pagan (Yerel Din), %8'i Ateist, %2'si diğer dinlere mensup ve %6'sı da kararsız olarak tanımladı. Hristiyanlar genel olarak Abhazya'da yaşarlar. Müslüman Abhazların çoğu ise Türkiye'de yaşamaktadırlar.[63] Ayrıca yerel inançlara inanan kişi sayısı da fazladır.[64]

7 Kutsal Anıkha vardır. Bölgede Hristiyanlık, Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde, 6. yüzyılda yayıldı. Fakat Abhazlar ilk defa 1. yüzyılda Hristiyanlığı Yurtsever Simun ve Andreas adında iki havarinin Abhazya'yı ziyaretiyle tanıdılar. Andreas, Simun ile Abhazya'da ayrıldı ve Simun burada kalarak halka Hristiyanlığı öğretti. 55 yılında Romalı lejyonerler tarafından Yeni Afon şehrinde öldürüldü. Kafkasya'nın ilk Hristiyan bölgesi Pitsunda şehridir ve Kafkasya'nın ilk Hristiyan cemaati Pitsunda'da kurulmuştur. Öte yandan pagan döneminden kalma inançların güçlü biçimde korunduğu görülür.

16. yüzyılda Osmanlı din görevlilerinin ve Çerkeslerin etkisiyle bölgeye İslam dini de girdi. Bölge büyük ölçüde Müslümanlaştı, ancak 1860'larda Müslümanlar göç etmek zorunda kalınca Hristiyanlar çoğunluk haline geldi.

Hristiyan Abhazlar, Abhazya, Gürcistan ve Rusya'da yaşarlar ve Abhazların büyük çoğunluğunu oluştururlar. VI. yüzyılda Bizans yoluyla Abhazlar arasında yayılan Ortodoks mezhebi, ayin dili olarak önce Rumca, VIII. yüzyılda Bizans'a karşı bağımsızlığın kazanılması sonucu kurulan Abhazya Krallığı döneminde ve 975'te Abhazya Krallığı'nın diğer krallıklarla Gürcistan Krallığı çatısı altında birleşmesinin ardından da Gürcüce kullanılmıştır. Günümüzde, Abhazca, Abhaz kiliselerinde ayin dili olarak da kullanılabilmektedir.[kaynak belirtilmeli]

Muhacirun olarak bilinen binlerce Abhaz, 19. yüzyılın ortalarında Rus Kafkasya'nın fethine direndikten sonra Abhazya'dan Osmanlı İmparatorluğu'na göç etti. Bugün Türkiye, dünyanın en büyük Abhaz diaspora topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Büyüklük tahminleri değişiklik gösteriyor - Abhaz tahminleri 150.000 ile 500.000 arasında değişiyor.

Abhazya'da Rus yönetiminin kurulmasına Abhaz halkının direnişi eşlik etti. 1821-1827, 1840-1842, 1866 ve 1877'de geniş çaplı ayaklanmalar yapıldı. Tüm ayaklanmalar Rus yönetimi tarafından bastırıldı. Ayaklanmaların başarısız olmasına Abhazların Osmanlı İmparatorluğu'na zorla sürgün edilmesi eşlik etti. 1864'ten sonra (Kafkasya'da nihai Rus İmparatorluk hegemonyası kurulması sonrası), Rusya tüm Kafkasyalıları doğrudan anavatanlarından sürmeye başladı. Bu dönemde 700 bine kadar Çerkes, Ubıh, Abhaz, Çeçen, Dağıstanlı Osmanlı İmparatorluğu'na göç etti. Sürgün edilen Kafkasyalılara Arapça göçmen anlamına gelen "Muhacir" deniyordu. 1864'te sınır dışı edilen Abhaz Muhacirlerin sayısı 20.000'den fazladır; 1866 ayaklanmasının bastırılmasından sonra çok sayıda Abhaz, Osmanlı İmparatorluğu'na sürüldü; 1877'deki son ayaklanmanın bastırılmasından sonra 30-40 bin Muhacir Abhazya'yı terk etmek zorunda kaldı. Abhaz ve Abaza Muhacirlerinin sayısı toplamda 135.000'di.[65]

1877 Abhaz ayaklanmasının bastırılmasından sonra, Rus yetkililer anavatanda kalan Abhaz nüfusunu "cezalandırdı". Hemen hemen tüm Abhaz halkı, birkaç istisna dışında, resmen "suçlu" ilan edildi ve hakları önemli ölçüde kısıtlandı. Abhazların, Abhazya'nın büyük bölümünde özellikle sahil boyunca, yaylalarda ve şehirden yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Sohum yakınlarında yaşamaları yasaklandı. Abhazlardan "suçlu halk" statüsü ancak 1907 yılında kaldırıldı.

Rus İmparatorluğu yetkililerinin, daha sonra anavatanlarına dönmek isteyen Muhacirlerin bir kısmı için engeller yaratması dikkat çekicidir. Rusya, Abhazların zorla sürgün edilmesi sonucunda ele geçirdiği Abhazya topraklarında Ermenilerin, Rusların ve heterojen bir nüfusun yerleşimini kolaylaştırdı. Gürcülerin bu bölgeye yerleşmelerine izin verilmedi. Bu dönemin Gürcü basınına göre, İlia Çavçavadze liderliğindeki Gürcü aydınları Muhacirlik sürecini durdurmaya çalıştı. Abhaz tarihçi Giorgi Dzidzaria, Muhacirlik tarihi ile ilgili bir eser yazdı. 1920'de Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti Hükûmeti, Üçlü İtilaf Konseyi'nin bir toplantısında Muhacirlik konusunu gündeme getirmiştir.

Abhazya'dan göç eden Abhazlar Türkiye'de Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu bölgelerinde yoğun olarak yaşamaktadırlar. Çerkeslerle ortak gelenekleri ve birbirine yakın dilleri olmasına karşın iki halk birbirinden ayrıdır.

Abhazlara genetik uzaklık açısından en yakın etnik grup Gürcülerdir,[66] Abhazların genetik yapısı Batı Gürcü genetiğiyle hemen hemen aynıdır.[67]

Abhaz Mitolojisi

[değiştir | kaynağı değiştir]

Başlıca Abhaz tanrı ve tanrıçaları:

Afi: Yıldırım tanrısı

Ançva Şana: Annelik tanrıçası

Ankı: Toprak tanrıçası

Arıs: Savaş tanrısı

Aşxua Mekepsis: Denizciler tanrısı

Atana: Bilgi ve akıl tanrıçası

Aynarjiy: Madencilerin, taşçıların ve heykeltıraşların tanrısı

Aytar: Hayvancılık tanrısı

Azveypşa: Orman ve av tanrısı

Caca: Tarım tanrıçası

Ceres: Tarım tanrısı

Gunda: Bal ve arıcılık tanrıçası

Haniya: Sağlık tanrıçası

Mışındaw: Deniz tanrısı

Nanı/Anan: Bal ve arıcılık tanrısı

Sawına: Değirmencilik tanrıçası

Şefsı: Madencilik tanrısı

Tsıwına: Bolluk ve bereket tanrıçası

Zızlan: Tatlı suların tanrıçası

Ziwawa: Yağmur tanrıçası

  1. ^ (2003) 2003 Census statistics 7 Nisan 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Rusça)
  2. ^ Abkhaz 25 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Lewis, M. Paul (ed.), 2009. Ethnologue: Languages of the World, Sixteenth edition. Dallas, Tex.: SIL International. Online version
  3. ^ (2009) Abkhazia Seeking Turkish Recognition of Independence 9 Aralık 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  4. ^ (2009) ABKHAZIA’S DIASPORA: DREAMING OF HOME 1 Aralık 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  5. ^ a b c Chirikba 2003 p8
  6. ^ 2002 Census statistics 9 Ocak 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Rusça)
  7. ^ (2002)
  8. ^ "Arşivlenmiş kopya". 11 Mart 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ağustos 2008. 
  9. ^ Papşu, Murat. Bir Adlandırma Sorunu: Abhaz mı Abaza mı? 18 Nisan 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Nart, İki Aylık Düşün ve Kültür Dergisi, Kafkas Dernekleri Federasyonu Yayın Organı, Sayı 51, Eylül-Ekim 2006
  10. ^ (Rusça) О. М. Джапаридзе, Западногрухинская культура, იხ. Очерки истории Грузии, I, тб., 1989. გვ. 119-140.
  11. ^ (Rusça) Г. М. Меликишвили, К вопросу об этиической принадлежиности населеня древней Грузии, მით. Очерки, გვ. 182-183.
  12. ^ (Rusça) Т. В. Гамкрелидзе, Вяч. Вс. Иванов. Иидоевропейский язик и индоевропейцы, II, тб., გვ. 907-909
  13. ^ a b c d e f g h i j k l m n o p (Gürcüce), (Rusça), (İngilizce) მ. ლორთქიფანიძე, აფხაზები და აფხაზეთი, თბილისი, 1990
  14. ^ პ. ინგოროყვა, გიორგი მერჩულე, თბილისი, 1954, გვ. 131 და შემდგომნი
  15. ^ მ. ინაძე, ანტიკური ხანის შავი ზღვის ჩრდილო-აღმოსავლეთ სანაპიროს მოსახლეობის ეთნიკური შედგენილობის საკითხისათვის, 1960, №2, გვ. 145-162
  16. ^ (Rusça) Г. А. Меликишвили, Иаселение юго-восточние Причерноморья в VIII – I вв. до и э. მით. Очерки истории Грузии, I, გვ. 283
  17. ^ ფლავიუს არიანე, მოგზაურობა შავი ზღვის გარშემო, თბილისი, 1961, გვ. 42-45
  18. ^ მ. ინაძე, 1960, №2, გვ. 162
  19. ^ a b c d e f g h i j k l m n Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; PDF3 isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  20. ^ ქართლის ცხოვრება, I, თბილისი, 1955, გვ. 235
  21. ^ (Rusça) Д. Л. Мусхелишвили, Историческая география Грузии IV- X вв. Очерки истории Грузии, II Тб., 1988, გვ. 383-386.
  22. ^ ს. ჯანაშია, ფეოდალური რევოლუცია საქართველოში. // მისივე შრომები, I. თბილისი, 1949. გვ. 68.
  23. ^ (Rusça)З. В.Анчабадзе, 1976. გვ. 51-52.
  24. ^ Cuanşer, Kartlis Tshovreba, I, s. 243
  25. ^ P. Ingoroqva, Giorgi Merçule, Tiflis, 1954, s. 189-218.
  26. ^ V. Guçua, GSE, c. 6, s. 191, Tiflis, 1983
  27. ^ Kartlis Tshovreba. I, s. 251
  28. ^ Hovhannes Drasxanakerttsi, Ermenistan Tarihi, Ermenice metin, Gürcüce çeviri ve yorumlar E. Tsagareişvili, Tiflis, 1965, s. 38, 109, 119, 257
  29. ^ N. Berdzenişvili, Abhazya Hakkında // Aynı yazar, Gürcistan Tarihi Meseleleri, c. III. Tiflis, 1966
  30. ^ M. Lortkipanidze, Egrisi-Abhazeti, Gürcistan Tarihi İncelemeleri, II, Tiflis, 1973, s. 422-428
  31. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; ReferenceB isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  32. ^ İstoriani da Azmani Şaravandedtani, Kartlis Tskhovreba, II, s. 33-34.
  33. ^ (Rusça) Афхазия и абхазцы средневсковых грузинских повествовательных источников. Груз. тексты на русский яхык перевел, предисловнем и примечаниями снабдил Г.А. Амичба, т.б., 1988
  34. ^ Georgika 5, Bizanslı Yazarların Gürcistan Hakkındaki Bilgileri, Tiflis, 1968, s. 46
  35. ^ Georgika 5, Bizanslı Yazarların Gürcistan Hakkındaki Bilgileri, Tiflis, 1968, s. 235
  36. ^ (Rusça) Повесть времениых лет, II, М., 1950, s. 213
  37. ^ Kartlis Tskhovreba, I, Tiflis, 1955, s. 5
  38. ^ N. Berdzenişvili, Büyük Mesele Üzerine Küçük Bir Not, Gürcistan Tarihi Meseleleri, III, s. 278
  39. ^ N. Berdzenişvili, Büyük Mesele Üzerine Küçük Bir Not, Gürcistan Tarihi Meseleleri, III, s. 278-279
  40. ^ {{ru icon) И. Г. Антелава, Социально-экономические отношеня в Абхазии в VXI – XVII вв., в книге: Очерки истории Абхзской АССР, I, Сухуми, 1960. გვ 100
  41. ^ გიულდენშტედტის მოგზაურობა საქართველოში. ტ. 2. გერმანული ტექსტი ქართული თარგმანითურთ გამოსცა და გამოკვლევა დაურთო გ. გელაშვილმა. თბილისი, 1964. გვ. 48
  42. ^ (Rusça) Новейшие географические и исторические известия о Кавказе, собранные и пополненные Семеном Броневским. Часть первая. Москва, 1823. გვ. 330
  43. ^ ქართული სამართლის ძეგლები, ი. დოლიძის გამოცემა, III, თბილისი, 1970 გვ. 222
  44. ^ ქსძ, II, თბილისი, 1965, გვ. 209
  45. ^ ვახუშტი ბაგრატიონი, ქართლის ცხოვრება, IV, თბ., 1973, გვ. 842, 863
  46. ^ (Rusça) И. Г. Антелава, Очерки истории Абхазии XVII – XVIII вв., Сухуми, 1951, გვ. 30–34
  47. ^ ქრონიკები და სხვა მასალა საქართველოს ისტორიისა, შეკრებილი თ. ჟორდანიას მიერ, II თბილისი, 1897, გვ. 261
  48. ^ არქანჯელო ლამბერტი, სამეგრელოს აღწერა, ლ. ასათიანის რედაქც., თბილისი, 1938, გვ. 120, 158
  49. ^ ჟან შარდენის მოგზაურობა სპარსეთსა და აღმოსავლეთის სხა ქვეყნებში (ცნობები საქართველოს შესახებ), ფრანგულიდან თარგმნა, გამოკვლევa და კომენტარები დაურთო მზია მგალობლიშვილმა, თბილისი, 1975, გვ. 137
  50. ^ (Rusça) И. Г. Антелава. Очерки истории Абхазии XVII – XVIII вв., Сухуми, 1951, გვ. 42
  51. ^ ქსძ, III, გვ. 397, 436
  52. ^ ქართული სამართლის ძეგლები, III, გვ. 670-671
  53. ^ თ. ბერაძე, ქსე, ტ. 5, გვ. 462, თბილისი, 1980
  54. ^ ვახუშტი ბაგრატიონი, ქართლის ცხოვრება, IV, თბ., 1973, გვ. 82
  55. ^ (Rusça) Ш. Инал-Ипа. абхазы, Сухуmi, 1960, с. 36-38
  56. ^ (Rusça) А. Н. Дьячков-Тарасов. Бзыбская Абхазия, Известня Кавказского отдела Императоского Руского географического общества, XVIII, Тифлис, 1905, გვ. 65
  57. ^ a b "ქართული გენეალოგია, აფხაზები". 6 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Şubat 2011. 
  58. ^ (Rusça) Г. А. Дзидзария, Махаджирство и проблемы истории Абхазии XIX столетия, Сухуми, 1982, გვ. 373
  59. ^ (Rusça) Н. Лакоба. Статьи и речи, Сухуми, 1987
  60. ^ აფხაზეთის ავტონომიური რესპუბლიკის მთავრობა, ოფიციალური საიტი, ისტორია
  61. ^ GEORGIA/ABKHAZIA: VIOLATIONS OF THE LAWS OF WAR AND RUSSIA'S ROLE IN THE CONFLICT
  62. ^ a b აფხაზეთის ავტონომიური რესპუბლიკის მთავრობა, ოფიციალური საიტი, მოსახლეობა
  63. ^ Hoiberg, Dale H., ed. (2010). "Abkhaz". Encyclopedia Britannica. I: A-ak Bayes (15th ed.). Chicago, IL: Encyclopedia Britannica Inc. p. 33.
  64. ^ Johansons, Andrejs. (Feb. 1972) The Shamaness of the Abkhazians. History of Religions. Vol. 11, No. 3. pp. 251-256.
  65. ^ (Rusça) Г. А. Дзидзария, Махаджирство и проблемы истории Абхазии XIX столетия, Сухуми, 1982, გვ. 373
  66. ^ Bitadze, L. "Anthropological History of Abkhazians" 4 Mayıs 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (PDF). Iv.Javakhishvili INSTITUTE OF HISTORY. AND ETHNO. Retrieved 27 March 2022.
  67. ^ Peltzer, Alexander. "Inferring genetic origins and phenotypic traits of George Bähr, the architect of the Dresden Frauenkirche" 12 Kasım 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Research Gate. Retrieved 8 April 2022.

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]