Devol Antlaşması

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Devol Antlaşması
İmzalanma 1108
Yer Devol (modern Arnavutluk)
İmzacı
devletler
İmzalayanlar
  • Bizans İmparatorluğu I. Aleksios
  • I. Boemondo
  • Devol Antlaşması (Yunanca: συνθήκη της Δεαβόλεως), Birinci Haçlı Seferi'nin ardından Antakyalı I. Boemondo ile Bizans İmparatoru I. Aleksios arasında 1108'de yapılan bir antlaşmadır. Adını, Devol'da (modern Arnavutluk) bulunan Bizans kalesinden almaktadır. Antlaşma hemen uygulanmamasına rağmen, Antakya Prensliği'ni Bizans İmparatorluğu'nun vasal devleti yapmaya yönelikti.

    Birinci Haçlı Seferinin başında, Haçlı orduları Konstantinopolis'te toplandı ve fethedecekleri her toprağı Bizans İmparatorluğu'na verme sözü verdiler. Bununla birlikte, Aleksios'un eski düşmanı Robert Guiscard'ın oğlu Boemondo, Antakya Prensliği'nin kendisinin olduğunu bildirdi. Aleksios'un prensliğin meşruluğunu tanımaması üzerine Boemondo destek aramak için Avrupa'ya gitti. Aleksios'a karşı açık savaş başlattı, ancak kısa sürede teslim olmaya ve Aleksios ile bir antlaşmanın imzalandığı Diabolis'teki (Devol) imparatorluk kampında görüşmeye zorlandı.

    Anlaşma şartları uyarınca, Boemondo, İmparatorun bir vasalı olmayı ve gerektiğinde İmparatorluğu savunmayı kabul etti. Ayrıca bir Rum Patriğinin Antakya'ya atanmasını kabul etti. Bunun karşılığında, kendisine Antakya için sebastos ve doux (dük) unvanları verildi ve onun varislerine Edessa Kontluğu'na geçme hakkı garanti edildi. Boemondo, Puglia'ya çekildi ve orada öldü. Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti. Antakya 1137'de geçici olarak Bizans yönetimine girdi, ancak 1158 yılına kadar gerçekten Bizans'ın vasal devleti olmadı.

    Devol Antlaşması, Bizans'ın uyuşmazlıkları savaştan ziyade diplomasi ile çözme eğiliminin tipik bir örneği olarak görülmekle birlikte Bizanslılar ile Batı Avrupalı komşuları arasında bulunan güvensizliğin hem sebebi hem de sonucu olmuştur.

    Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

    Antakya kuşatması, Orta çağ minyatür boyaması

    1097'de Haçlı orduları, Avrupa'dan doğuya doğru gruplar halinde yolculuk ederek Konstantinopolis'te bir araya geldiler. Selçuklu Türkleri ile olan savaşında paralı asker olarak hizmet etmeleri için yalnızca bir miktar batılı şövalye talep eden I. Aleksios, Kudüs'e gidecekleri yolu keserek orduları engelledi ve eskiden kendisine ait olan toprakları imparatorluğa geri vermeye yemîn edene kadar orduların ayrılmalarına izin vermedi.[1] Haçlılar sonunda bu yemîni grup olarak değil daha ziyade tek tek ettiler. Buna karşılık, Aleksios onların emrine rehberler ve korumalar verdi.[2] Ancak Haçlılar, Bizans taktikleri karşısında kızgındılar, örneğin Haçlılar yolculuklarını finanse etmek için yağmalamayı umdukları Selçuklulara karşı Nicaea'yı kuşattıklarında, Bizans teslim müzakereleri yapılmıştı.[3] Önemli şehirleri, adaları ve gerçekte batı Küçük Asya'nın çoğunu tekrar ele geçiren Aleksios, tarafından ihanete uğramış olarak hisseden Haçlılar, Bizans'ın yardımı olmadan yollarına devam ettiler. 1098'de Antakya'yı uzun bir kuşatmadan sonra ele geçirdikten ve sonra kendileri bu kentte kuşatılınca, Aleksios onlarla buluşmak üzere yürüyüşe geçti, ancak Blois Kontu Stephen'dan durumun umutsuz olduğunu duyunca, Konstantinopolis'e geri döndü.[4] Kuşatma karşısında beklenmedik bir şekilde ayakta kalan Haçlılar, Aleksios'un onları terk ettiğine inanıp ve Bizans'ı tamamen güvenilemez bulmaya başladılar.[5] Bu nedenle yeminlerini geçersiz saydılar.[6]

    1098'de Boemondo tarafından kurulan Antakya Prensliği de dahil olmak üzere irili ufaklı birçok Haçlı devleti vardı. Antakya'nın Aleksios'un sözde ihanetine rağmen Bizans'a geri verilmesi gerektiği savunuldu[7], ancak Boemondo burayı kendisi için istedi.[8] Aleksios elbetteki itiraz etti; önemli bir limanı olan Antakya, Asya'nın ticaret merkezi ve önemli Antakya Doğu Ortodoks Patriği olan Doğu Ortodoks Kilisesi'nin kalesiydi. Yüzyıllar boyu Bizans elinde bulunmayan Kudüs'ten farklı olarak imparatorluğun elinden yalnızca birkaç on yıl önce çıkmıştı. Bu nedenle, Aleksios, Boemondo'nun 1097'de ettiği yemine göre imparatorluğa geri dönmesi gerektiğine inandığı Prenslik'in meşruluğunu tanımadı. Bu nedenle, Boemondo'yu Antakya'dan çıkartmaya çalıştı.[8]

    Boemondo, hem Aleksios'a hem de Doğu Ortodoks Kilisesi'ne karşı 1100 yılında daha ileri düzey bir hakarette bulundu: Valenceli Bernard'ı Latin Patrikliğine atadı ve aynı zamanda Konstantinopolis'e sığınan Rum Patrik İoannis'i kovdu.[9] Kısa süre sonra, Boemondo Suriye'deki Danişmendliler tarafından esir alındı ve üç yıl hapsedildi, Antakyalılar yeğeni Tancred'i naip olarak seçtiler.[10] Boemondo serbest bırakıldıktan sonra 1104 yılında Selçuklular tarafından Harran Muharebesi'nde mağlup edildi;[11] bu yenilgi hem Selçukluların hem de Bizanslıların Antakya üzerindeki etkilerini yeniden tesis etti. Boemondo, Antakya'nın kontrolünü Tancred'e bıraktı ve destek bulmak amaçlı İtalya ile Fransa'yı dolaşmak için Batı'ya döndü. Papa II. Paschalis'in[12] ve kızıyla evli olduğu Fransız Kral I. Philippe'in desteğini kazandı. Bu seferin bir haçlı seferi niteliği kazanıp kazanmadığı ise belli değildir.[8]

    Boemondo'nun Sicilya'daki Norman akrabaları, Bizans İmparatorluğu ile 30 yıldan fazla bir süredir ihtilaf halindeydiler; babası Robert Guiscard, İmparatorluğun en zorlu düşmanlarından biriydi. Boemondo uzaktayken, Aleksios Antakya ve Kilikya'nın şehirlerini yeniden ele geçirmek için bir ordu gönderdi. 1107'de Suriye'de bulunan Müslümanlara karşı planlanan haçlı seferi düzenlemek yerine Boemondo, Aleksios'a karşı açık bir savaş başlattı ve Adriyatik'i geçerek İmparatorluğun en batısı olan Dyrrhachium'u kuşatmaya başladı.[13] Ancak babası gibi Boemondo da İmparatorluğun iç mekanında önemli ilerleme kaydedemedi; Aleksios, meydan muharebesinden kaçınması sonucu uzayan Boemondo'nun kuşatması, ordusu arasında baş gösteren bir veba salgını nedeniyle kısmen başarısız oldu.[14] Boemondo, kısa sürede kendisini Dyrrhachium'un önünde izole bir şekilde zor konumda buldu: Deniz yoluyla kaçışı Venedik tarafından kesilmiş ve II. Paschalis ise desteğini geri çekmişti.[15]

    Müzakereler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bizans İmparatoru I. Aleksios

    1108 Eylül'ünde Aleksios, Boemondo'nun Diabolis'te (Devol) bulunan imparatorluk kampında kendisiyle müzakere etmesini istedi. Boemondo'nun hastalığın vurduğu ordusu ile artık Aleksios'u savaşta yenemeyeceği için kabul etmekten başka şansı yoktu. 1097'de ettiği yemini bozduğunu kabul etti,[16] ancak Boemondo, Aleksios'un 1098 Antakya kuşatmasına desteğinden geri dönerek anlaşmayı ihlal etmesi nedeniyle mevcut koşullar üzerinde herhangi bir etkisinin olduğunu reddetti. Aleksios, 1097 tarihli yemini geçersiz saymayı kabul etti.[17] Antlaşmanın özel şartları general Nikeforos Bryennios tarafından müzakere edildi ve Anna Komnini tarafından kaydedildi:[18]

    • Boemondo, imparatorun ve ayrıca Aleksios'un oğlu ve mirasçısı İoannis'in vasalı olmayı kabul etti;[19]
    • Nerede ve ne zaman olursa olsun, imparatorluğun savunmasına yardımcı olmayı kabul etti ve bu hizmet karşılığında yıllık 200 talent ödenmesini kabul etti;
    • Antakya için sebastos ve doux (dük) unvanları verildi;
    • İmparatorluk yurtlukları olan Antakya ve Halep ona verildi (İkincisi ne Haçlıların ve ne de Bizansların kontrolü altındaydı, ancak Boemondo'nun burayı fethetmeyi deneyeceği anlaşılıyor);
    • Laodicea ve diğer Kilikya topraklarını Aleksios'a vermeyi kabul etti;
    • Aleksios'un "Konstantinopolis büyük kilisesinde yetişmişler arasından" bir Rum patriği atamasına izin verecekti. (Rum Patrikliğinin yeniden kurulması, imparatora bağlılığın kabulünün işaretiydi ancak çözülmesi zor Kilise hukuku açısından sorunlar meydana getiriyordu.)[20][21]

    Şartlar, Boemondo'nun batı anlayışına göre müzakere edildi ve böylece, kendini, Aleksios'un bir feodal vasalı, Batı'da geleneksel olduğu gibi, tüm yükümlülüklerini yerine getiren bir "kul" (homo ligius ya da ἄνθρωπος λίζιος) olarak görüyordu: kendisinin dahil olduğu savaşlar hariç, İmparator'a askeri yardım sağlamak ve hem Avrupa'da hem de Asya'da bütün düşmanlarına karşı onun yanında hizmet etmek zorundaydı.[22]

    Anna Komnini, Boemondo'nun sık sık kendi hatalarını göstererek ve Aleksios ile İmparatorluğun yardımseverliğini övdüğü olayları çok tekrarlayan ayrıntılarla anlatır; Boemondo için olaylar aşağılayıcı olmalıydı. Öte yandan, Anna'nın çalışmaları babasını övmek için yazılmıştı ve anlaşmanın şartları tamamen doğru olmayabilir.

    "En güçlü ve en kutsal imparator Lord Aleksios Komnenos'a ve onun ardılı ve çok istenen İoannis Porfirogennetos'un önünde yemin ederim ki tarafımdan kabul edilen ve konuştuğumuz tüm koşulları gözlemleyeceğim ve onların kutsallığını muhafaza edeceğim ve imparatorluğun iyiliği için olan şeylere dikkat edeceğim. Şimdi ve gelecekte, asla nefret veya ihanet düşüncesi ile sizin karşınıza gelmeyeceğim .. ve Roma egemenliğinin fayda ve onuru için her şeyi hem düşüneceğim hem de icra edeceğim. Dolayısıyla Tanrı'nın, Haç'ın ve kutsal İncil'in yardımını dilerim."
    Devol Antlaşması karara bağlandığında Boemondo tarafından içilen yemin, Anna Komnini tarafından kaydedilmiştir.[23]

    Sözlü anlaşma, iki kopya halinde, biri Aleksios'a, diğeri Boemondo'ya verildi. Anna'ya göre, Boemondo'nun antlaşmanın kopyasını imzalayan şahitleri arasında Amalfi piskoposu ve Papalık temsilcisi Maurus, Tarentum piskoposu Renard ve Brindisi'deki Aziz Andrew manastırının baş keşişi eşliğinde iki rahip ile beraber onlara eşlik eden az sayıda din adamı ve adsız "hacılar" (muhtemelen Boemondo ordusunda askerler) vardı. Aleksios'un şahitleri ise imparatorluk sarayından Napoli sebastos'u Dagobert oğlu Roger, Gand William, Principat Richard, Mailli Geoffrey, Raoul oğlu Hubert, Romalı Paul, Kraliçe ile ilişkili (eski Bulgaristan cral/Kral ailesinden) Macaristan büyükelçileri Peres ve Simon ve Büyükelçiler Hadım Basileios ve Konstantin idi.[24] Aleksios'un tanıklarının çoğu, Bizans ordusu ve imparatorluk sarayında yüksek pozisyonlarda bulunan Batılılardı;[25] Basileios ve Konstantin Sicilya'da Boemondo'nun akrabalarının hizmetinde büyükelçilerdi.

    Antlaşmanın hiçbir kopyası günümüze ulaşmamıştır. Antlaşma, Latince, Yunanca veya her ikisinde yazılmış olabilir. Her ikisi de, muhtemelen Latince bilen Batılıların sayısı göz önüne alındığında, eşit derecede muhtemeldir. Boemondo'nun tavizlerinin Latin Avrupa'da ne kadar bilindiği açık değildir; yalnızca birkaç tarihçi antlaşmayı anlatır; Foucher de Chartres, Boemondo ve Aleksios'un sadece uzlaştıklarını belirtir.[26]

    Analiz[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yaklaşık 1140 yılında Küçük Asya ve Haçlı devletleri

    Antlaşmanın ağırlığı, Aleksios'un lehineydi ve nihai Antakya ve topraklarını İmparatorluğa katılmasını sağlıyordu.[27] Boemondo'yu Antakya'dan çıkartmanın imkansızlığını kabul eden Aleksios, Bizans egemenlik yapısına soktu ve İmparatorluğun yararına çalışmasını sağladı.[28] İmparator (ya Aleksios ya da gelecekte İoannis) antlaşmadan dönmek için herhangi bir sebep göstermedikçe, Boemondo Doux unvanıyla ölünceye kadar Antakya'yı elinde tutacaktı. Prenslik, Boemondo'nun ölümünden sonra doğrudan Bizans idaresine geri dönecekti. Boemondo bu nedenle Antakya'da bir hanedan kuramadı, ancak mirasçıları ile Edessa Kontluğu'na Suriye'nin içlerinde kazanmayı başarabildiği diğer topraklara geçme hakkını garanti altına aldı.[27]

    Boemondo'nun toprakları, Aziz Simeon ve kıyıları, Bakras ve Artah kasabalarını ve Jebel as-Summaq'deki Latin mülklerini içeriyordu. Bununla birlikte, Lazkiye ve Kilikya doğrudan Bizans egemenliğine geri dönecekti. Thomas Asbridge'in işaret ettiği gibi, İmparator'un Boemondo'ya (Halep'in kendisi de dahil olmak üzere) vermiş olduğu yerlerin çoğu, halen Müslümanların elindeydi (örn. Edessa ne Boemondo ne de Aleksios'un kontrolündeydi, Tancred orada olduğu kadar Antakya'da da naip olmasına rağmen), bu da Lilie'nin Boemondo'nun Antlaşma ile kazanım sağladığı değerlendirmesiyle çelişmektedir.[29] René Grousset, Antlaşmayı bir "dikte" olarak nitelendirir ancak Jean Richard, Boemondo'nun yapmakla ant içtiği feodal hukuk kuralların "hiçbir şekilde aşağılayıcı olmadığının" altını çizmektedir.[22] John W. Birkenmeier'e göre Antlaşma, Aleksios yeni bir ordu geliştirdiği ve onu yeni taktikler ile kullandığı bir noktada imzalandı, ancak bu bir Bizans siyasi başarısı değildi; "asla etkili olamayacağı Güney İtalya ve ismen hükümdarlığı ile asla gerçekleştirilemeyeceği Antakya'yı elinde tutma isteği karşılığında Boemondo'nun özgürlüğünü verdi."[30]

    Antlaşma'nın şartları çeşitli şekillerde yorumlandı. Paul Magdalino ve Ralph-Johannes Lilie'ye göre, "Anna Komnini tarafından yeniden üretilen Antlaşma, batı feodal geleneği konusunda şaşırtıcı bir aşinalık gösterir; ister bir Yunan, ister bir Latin imparatorluk kurumu tarafından hazırlansın Doğu Akdeniz'deki status quo açısından Batı için hassas bir düşünceye sahipti."[31] Aleksios, Tancred'e Antlaşması'yı uygulatmak için (1110-1111'de Pisa ile imzalanan antlaşma ve 1112'de II. Paschalis ile kilisenin birliği müzakereleri gibi) birçok diplomatik girişimde bulundu.[32] Buna karşılık, Asbridge, Antlaşma'nın batı örnekleri kadar Yunan etkisi taşıdığını ve Aleksios'un Antakya'yı pronoia düzenlemelerinin şemsiyesinin altına almak istediğini yakın zamandaki bir çalışmasında belirtir.[29]

    Neticeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    1137 yılında Antakya'yı ele geçiren Aleksios'un oğlu II. İoannis'in mozaik tasviri

    Boemondo, Antakya'ya geri dönmedi (1111'de öldüğü yer olan Sicilya'ya gitti.) ve antlaşmanın dikkatle ortaya konulmuş maddeleri hiçbir zaman uygulanmadı.[33] Boemondo'nun yeğeni Tancred, Antlaşmayı onurlandırmayı reddetti.[11] Aklında, Antakya için kendi fetih hakkı vardı. Onu Haçlı Seferine karışmayan birine teslim etmek için bir neden görmedi ve gerçekten de (Haçlıların inandığı gibi) buna karşı aktif bir şekilde çalıştı. Haçlılar, Aleksios'un Boemondo'nu kandırıp kendisine Antakya'yı verdiğine inanıyorlardı; Aleksios'un dolandırıcı ve güvenilmez olduğuna zaten inanmalarının yanı sıra bu antlaşma onların inançlarını kendi bakış açılarına göre doğruluyordu. Tancred'e Antakya'nın yasa dışı sahibi olarak atıfta bulunan antlaşma, Aleksios'tan, Boemondo'nun dışlanmasını veya bir şekilde kontrol etmesi beklentisini taşıyordu. Tancred, bir Rum Patriğinin şehre girmesine izin vermedi; Bunun yerine, Rum Patriği, Konstantinopolis'e atandı ve ismen orada güç sahibi oldu.

    Antakya ve ona bitişik Kilikya kentlerinin statülerinin sorunu daha sonraki yıllar boyunca İmparatorluğu rahatsız etti. Devol Antlaşması yürürlüğe girmemiş olsa da, ertesi otuz yıl, II. İoannis ve I. Manuil hükümdarlıkları döneminde, Haçlılarla yapılan görüşmelerde Antakya için imparatorluğun iddialarının yasal dayanağı olmaya devam etmiştir.[34] Bu nedenle, II. İoannis, 1137'de ordu ile Antakya'ya hareket edip kenti kuşatmak suretiyle egemenliğini dayatmaya çalışmıştır.[35] Antakya vatandaşları müzakere etmeye çalıştılar ancak İoannis, şehrin kayıtsız şartsız teslim olmasını istedi.[36] Kudüs Kralı Foulques'in iznini alan Antakya Prensi Raymond, şehri İoannis'e teslim etmeyi kabul etti.[36] Raymond'un İoannis'e bağlılık yemini ettiği sözleşme açıkça Devol Antlaşması'na dayanıyordu, hatta onun ilerisine geçiyordu: Raymond imparatorluğun vasallığını tanıyor, İmparator'a Antakya'ya serbestçe giriş sözü veriyor ve Müslümanlardan fethedilir edilmez Halep ile beraber, Şayzar, Humus ve Hama'nın karşılığında şehrin el değiştirmesini garantiliyordu. Ardından, Raymond yeni fethedilen yerlere hükmederken Antakya ise doğrudan imparatorluk yönetimine geri dönecekti.[37] Bununla birlikte, sefer, kısmen İoannis'i vasal olarak kabul etmek zorunda kalan Raymond ve Edessa Kontu II. Joselin'in bu yükü çekememeleri yüzünden en sonunda başarısız oldu. Antakya'ya döndüklerinde İoannis kenti tamamen ele geçirmek konusunda ısrar edince iki prens de ayaklandı.[38] İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.[39] Raymond ve Joselin'in isyanla bir alakaları olmadıklarına dair ısrarlarını diplomatik olarak kabul etti.[40] İoannis, harekatını 1142 yılında tekrarladı, ancak beklenmedik bir şekilde hayatını kaybedince Bizans ordusu geri çekildi.[39]

    Bizans koruması altında Antakya (1159–1180 boyunca)

    I. Manuil hükümdarlığı döneminde, 1158'e kadar, Antakya gerçekten de imparatorluğun bir vasalı haline geldi. Manuil, Prens Châtillonlu Renaud'u, Bizans Kıbrısı'na saldırısını cezalandırmak için ona bağlılık yemini etmeye zorlamıştır.[41] Rum Patrikliği, tekrar oluşturuldu ve Latin Patriği ile aynı anda hüküm sürdü.[42]

    Renaud'un 1160'da Müslümanlar tarafından ele geçirilmesinden sonra güçsüz naipler yönetiminde kalan Antakya zayıfladı. Antakya, Manuil'in 1180'de ölümünü takip eden iç bölünmelerin İmparatorluğun iddiasını devam ettirme kabiliyetini engellediği 1182 yılına kadar Bizans'ın bir vasal devleti olarak kaldı.

    Balkan sınırında, Devol Antlaşması, Aleksios'un saltanatı sırasında ve sonrasında güneydeki Adriyatik kıyısındaki Norman tehdidinin sona ermesine işaret etti; sınır savunmasının etkinliği, 12. yüzyılın çoğuna Dyrrachium yoluyla başka istilaları da engelledi.[43]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    1. ^ Spinka, Latin Church of the Early Crusades, 113
    2. ^ Anna Komnini, The Alexiad, X, 261
    3. ^ Runciman, The First Crusade, 98
    4. ^ Runciman, The First Crusade, 182-3
    5. ^ Runciman, The First Crusade, 183
    6. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XI, 291
    7. ^ Raymond d'Aguilers (III, 67) Raymond de St.-Gilles'in "Rab'in Çarmıhın ve dikenli tacı üzerine ve birçok kutsal nesne üzerine İmparator'a yemin ettik ki İmparatorluğa ait herhangi bir şehri ya da kaleyi İmparatorun isteği dışında elde tutamayız." temelinde Boemondo'nun Antakya'yı elinde tutmasına muhalefet ettiğini bildirir. Bununla birlikte, Antakya'nın ele geçirilmesinden sonra, bağlılık yemini nihayet reddedildi.(Spinka, Latin Church of the Early Crusades, 113).
    8. ^ a b c M. Angold, The Byzantine Empire, 1025–1118, 251
    9. ^ Haçlılar şehri ele geçirdikten sonra IV. İoannis başlangıçta Antakya'da kalıyordu ve hem Rum hem de Latin rahiplere başkanlık ediyordu. Sonra Boemondo ile tartışmaya girdi, Konstantinopolis'e sığınıp, istifa etti (T.M. Kolbaba, Byzantine Perceptions of Latin Religious "Errors", 126).
    10. ^ Runciman, The First Crusade, 232
    11. ^ a b J. Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 46
    12. ^ Modern bilim adamları, Levant'ta bir sefer başlatmayı planladığına inanan Papa'dan Boemondo'nun Epirus'a yapmayı planladığı saldıyı sakladığını iddia ederler (J.G. Rowe, Paschal II, 181; J. Holifield, Tancred and Bohemond, 17).
    13. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XII, 317
      * M. Angold, The Byzantine Empire, 1025–1118, 251
      * Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 47
    14. ^ Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 48
    15. ^ M. Angold, The Byzantine Empire, 1025–1118, 251
      * S. Runciman, The First Crusade, 232
    16. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 348–349
      * Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 48
    17. ^ Aleksios ve Boemondo'nun önceki antlaşmadan geçersiz ilan etmedikleri tek madde, ikincisinin Aleksios'a verdiği "kul-efendi" sözüdür.(Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 349).
    18. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 348–358
    19. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 349–350
      * Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 48
    20. ^ J. Richard, The Crusades, c.1071 – c.1291, 131
    21. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 354–355
      * Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 48
    22. ^ a b J. Richard, The Crusades, c.1071 – c.1291, 130
    23. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 357
    24. ^ Anna Komnini, The Alexiad, XIII, 357–358
    25. ^ A. Kajdan, Latins and Franks in Byzantium, 93–94
    26. ^ Foucher de Chartres, Expedition to Jerusalem, XXXV
    27. ^ a b P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 31–32
    28. ^ A. Jotischky, Crusading and the Crusader States, 69
      P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 33
    29. ^ a b A. Jotischky, Crusading and the Crusader States, 69
    30. ^ J.W. Birkenmeier, The Development of the Komnenian Army, 46
    31. ^ P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 31–32
      A. Jotischky, Crusading and the Crusader States, 69
    32. ^ P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 32
    33. ^ S. Runciman, The First Crusade, 232
      * P. Stephenson, Byzantium's Balkan Frontier, 183
    34. ^ J.W. Birkenmeier, The Development of the Komnenian Army, 46
      * R.-J. Lilie, The Crusades and Byzantium, 34
    35. ^ J. Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 77
    36. ^ a b J. Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 78
    37. ^ A. Jotischky, Crusading and the Crusader States, 77
      * P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 41
    38. ^ Antakya sakinlerinin, Bizans egemenliğine geçme ihtimaline karşı düşmanca bir tavır takınmaları, onlar için kaçınılmaz bir sonuç doğuruyordu (J. Richard, The Crusades, c.1071 – c.1291, 151).
    39. ^ a b J. Richard, The Crusades, c.1071 – c.1291, 151
    40. ^ J.W. Birkenmeier, The Development of the Komnenian Army, 48
      * P. Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, 41
      * A. Stone, John II Comnenus (A.D. 1118–1143)
    41. ^ B. Hamilton, William of Tyre and the Byzantine Empire, 226
      * J. Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 121
      * William of Tyre, Historia, XVIII, 23
    42. ^ J. Norwich, Byzantium:The Decline and Fall, 122
    43. ^ P. Stephenson, Byzantium's Balkan Frontier, 183

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Birincil kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

    İkincil kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Konuyla ilgili yayınlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    • Asbridge, Thomas S. (2000). The Creation of the Principality of Antioch, 1098–1130 (İngilizce). The Boydell Press. 
    • Harris, Jonathan (2003). Byzantium and the Crusades (İngilizce). Hambledon and London. 
    • Lilie, Ralph-Johannes (1993). Byzantium and the Crusader States, 1096–1204 (İngilizce). Clarendon Press. 
    • Setton, Kenneth M., (Ed.) (1969-1989). A History of the Crusades (İngilizce). II ve V. 

    Koordinatlar: 40°43′K 20°51′D / 40.72°N 20.85°E / 40.72; 20.85