Ashab-ı Kehf

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Ashâb-ı Kehf (Ar: أصحاب الكهف) ya da Yedi Uyurlar, dünyânın değişik kültürlerinde izlerine rastlanan halkını terkeden bir topluluğun hikâyesidir. Bütün versiyonların ortak yanını, halkından yüz çeviren ve onları terkeden bir grup oluşturmaktadır. Bu hikâyelerin en eski kaynağı Mahabharata destânıdır. Destanda anlatıldığına göre, yedi kişi, peşlerinde bir köpek olduğu hâlde riyâzet için krallığa ve dünyâya yüz çevirirler.[1] Hristiyanlığın ilk devirlerinde önemli bir hikâye olan Yedi Uyurlar daha sonra Hristiyan dünyâsında önemini yitirdi. İslâm'da ise Ashab-ı Kehf (Mağara Yârânı) adıyla Kehf sûresinde kıssası zikredilmekte ve İslâm kültüründe önemli bir yer tutmaya devâm etmektedir.

Hristiyanlıkta[değiştir | kaynağı değiştir]

Selçuk-Efes'teki mağaradan bir bölüm.

Hikâyenin en eski versiyonu, kayıp bir Yunanca kaynaktan aldığını söyleyen Süryani râhip Suruçlu Yakup'a aittir.[2] Hikâyenin çerçevesini Tourslu Gregory (y. 538-594) ve Diyakoz Pavlus (y.720-799) (Historia Langobardorum’da) çizer. En iyi bilinen batı versiyonu Jacopo da Varazze'nin Legenda aurea (Altın Efsâne) eserinde yer alır.

Yedi Uyurları tasvir eden bir Orta Çağ el yazması.

Hristiyanlıkta yedi kişi olarak tasvir edilmektedirler, bu yüzden de Yedi Uyurlar olarak bilinirler.

Efes[değiştir | kaynağı değiştir]

Efsâneye göre Decius (Dakyus) zamanında yedi veyâ sekiz Hristiyan genç devrin putperest inançlarına kurban edilmekten korkarak yaşadıkları yerin yakınlarındaki bir mağaraya sığınırlar ve üzerleri kapatılır. Orada mucizevî bir uykuya dalarlar.[3] Bu kişilerin adları, bir rivâyete göre Maximilian, Iamblicus, Martinian, John, Dionysius, Exacustodianus ve Antoninus'tu.[4] Başka kaynaklarda başka isimler rivâyet edilir. Bu mağaraya gelen askerler şaşkınlık içinde geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harçla kapatılmasını emreder. Burada "Yedi Kâfir'in ölüme terkedildiklerini" bildiren bir levhâ bırakarak giderler.

Selçuk-Efes'teki Ashab-ı Kehf mağarası.

Yedi Uyurlar'ın üzeri kapatıldıktan yaklaşık 184,[4] 200,[5] veyâ 230[6] sene sonra mağaranın yer aldığı arsanın maliki, işçileriyle birlikte mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar ile karşılaşırlar. Iamblicus, şehre ekmek almaya gider ve Meryem oğlu İsa'nın adının şehirde serbestçe anıldığını farkeder. Decius zamanından kalma paralarla alışveriş yapmaya çalışır. Psikoposun karşısına çıkarılırla. Hikâyelerini dinleyen piskopos bunun bir mûcize olduğunu dile getirir.

Ürdün[değiştir | kaynağı değiştir]

Batlamyuslar zamanında Filadelfiya olarak adlandırılan ve günümüzde Ürdün sınırları içinde kalan Amman şehrinde bir grup genç, liderleri Maximilian ile birlikte o sırada şehre gelen İmparator Hadrianus'a başkaldırırlar. Putları reddederek sadece İbrahim'in, Musa'nın ve İsa'nın Tanrısının tapılmaya değer olduğunu savunurlar. İmparator idam edilmelerini ister. Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulup sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar. 300 sene sonra uyandıklarında Maximilian'ı şehre yiyecek almaya gönderirler. 300 sene önceki paradan şüphelenen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelip Maximilian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce onun anlattıklarına inanmasalar da daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mûcize olarak kabûl ederler.

Hristiyanlar nezdindeki durumu[değiştir | kaynağı değiştir]

Ortodoks ve Katolik kiliseleri olayı yâd ederler. Bununla birlikte Batı'da aydınlanmanın ve Protestanlığın yükselişi ile birlikte Yedi Uyurlar hikâyesi apokrif bir efsâne olarak nitelendirildi ve Roma Katolik Kilisesi olayı insanları etkilemeye yönelik bir romantizm olarak itibarsızlaştırdı.[4]

İslâm'da[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'ân'da Ashab-ı Kehf'in (Mağara Yârânı'nın) kıssası anlatılır. Ancak ne zaman yaşadıklarına dair bilgiler isimleri hakkındaki rivâyetler tefsirlerde geçmektedir. Ashab-ı Kehf kıssası Kehf sûresinde geçmektedir.[7] Tefsirlerde ve diğer kaynaklarda gençlerin Takyanus adında bir kralın hükümdarlığı zamanında halkın putlara tapmasından nefret ederek bir mağaraya çekildikleri anlatılır. Ashab-ı Kehf denilen gençler Afşin şehrinde yaşıyorlardı. Bir rivâyete göre bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşâvere heyetindeydiler. Adları şöyleydi; Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş. İmparatorun putperest olduğu, putperestliği kabul etmeyen bazı insanları yakalatıp öldürtüğü ve bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendiği anlatılır. Hükümdar onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler. Aksine onu inançlarına davet ederler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanır. Gençler inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne giderler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban ile çobanın Kıtmir isimli köpeği de onlara katılır. Dağda çobanın gösterdiği bir mağaraya girerler, dua ederek merhamet dilerler. Hükümdar gençleri sorar, kaçtıklarını ve mağaraya sığındıklarını haber alıp adamlarıyla mağaraya gider. Mağaranın ağzını kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Kehf suresinde bu sûre 300 veyâ 309 yıl olarak geçer. Bu sürenin sonun ilâhi bir sevkle uyandırılırlar. Ne kadar zaman geçtiğini bilmezler ancak çok az uyuduklarını zannederler. Acıktıkları için bir arkadaşlarını şehre yiyecek getirmesi için göndermeye karar verirler. Bu kişinin adı Yemliha’dır ve O'nun kılık değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini söylerler. Yemliha, şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar. Halk onların uyudukları mağaranın girişine bir mescid yapmaya karar verirler.

Mağaralar[değiştir | kaynağı değiştir]

Uygur Özerk Bölgesi'ndeki mağara ve eklentileri. Burası, yöredeki Uygur Müslümanlarına göre Kehf sûresinde anlatılan mağaradır

Mağaralar Anadolu’da ve dünyanın değişik ülkelerinde kendilerine atfedilen makam ve anlamları ile farklı dinlerden insanların inandığı ve ziyaret ettiği önemli inanç merkezleridir.[1] Dünyada bu mağaraların kendi sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kentin dördü Türkiye'dedir; Afşin, Selçuk, (Efes), Lice ve Tarsus.

Hristiyanlar tarafından kabul edilen hikâyedeki mağara Selçuk ilçesindeki Efes antik şehrinin yakınlarındaki Panayır Dağı eteklerinde bulunmaktadır. Bu mağaranın üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarıldı, kazıda 5. ve 6. yüzyıla ait mezarlar bulundu. Yedi Uyurlara ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hem de kilise duvarlarında bulunmaktadır.

Türkiye'deki Müslümanlar nezdinde mağaranın yeri hakkındaki tartışma daha çok Afşin ve Tarsus ilçeleri arasında olmaktadır. Ashab-ı Kehf mağarasının Afşin ilçesinde olduğunu kanıtlamak için Afşin Eshâb-ı Kehf Derneği, bilim adamlarından oluşan bir heyete rapor hazırlattı ve bunu yerel mahkemede açtıkları keşif davası ile karara bağlattı. Tarsuslular da, Tarsus şehrine iki saat uzaklıktaki Bencilüs veya Encilüs denilen dağdaki mağarayı tefsirler, tarihi kaynaklar ve arşiv belgelerine dayanarak Eshâb-ı Kehf mağarası olarak göstermektedir.

Diyarbakır'da da Ashab-ı Kehf'e atfedilen bir mekân vardır. Kehf sûresinin 17. âyetinde geçen "(Resûlüm! Orada bulunsaydın) güneşi görürdün: Doğduğu zaman mağaralarının sağına meyleder; batarken de sol taraftan onlara isabet etmeden geçerdi. (Böylece) onlar (güneş ışığından rahatsız olmaksızın) mağaranın bir köşesinde (uyurlardı)."[8] meâlindeki tanımlamaya uygun bir mağara Lice'de bulunmaktadır. Yerden yüksekte ve üzerinde gölgelik şeklinde bir çıkıntı olan bu mağara, içeriye doğru girintilidir ve âyette geçen tanıma uymaktadır. 12. asırda Artuklu hükümdârı Melik Âdil burayı imar ettirip buraya bir kitâbe yaptırdı. Tarihçi Abdürrezzak Semerkandî'nin bir eserinde şöyle geçmektedir, "Sultan Üveys, Lice'deki Ashab-ı Kehf'e Bingöl üzerinden sefer düzenledi ve Muş Ovası'na vardı".

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b Refiye Şenesen; Pagandan Hıristiyanlık ve Müslümanlığa Bir İnanç Merkezi: Ashab-ı Kehf ve Günümüzde Tarsus Ashab-ı Kehf'te Hıdrellez Şenlikleri; Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Merkezi; Erişim Tarihi: 25 Aralık 2015
  2. ^ Pieter W. van der Horst; "Pious Long-Sleepers in Greek, Jewish, and Christian Antiquity"
  3. ^ Encyclopædia Britannica'da Seven Sleepers of Ephesus maddesi, Erişim Tarihi: 25 Aralık 2015
  4. ^ a b c John Sanidopoulos; "The Historicity of the Seven Sleepers of Ephesus"; Erişim Tarihi: 25 Aralık 2015
  5. ^ James Wood; The Nuttall Encyclopædia; 1907 "Seven Sleepers"
  6. ^ E. Cobham Brewer; Dictionary of Phrase and Fable; 1894; "Seven Sleepers"; s. 2519
  7. ^ Kuran, 18:9-25
  8. ^ Kuran, 18:17