Şeyh Said İsyanı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Şeyh Said İsyanı
Doğu İsyanları
Cumhuriyet March 30, 1925.jpg
Bölgeyi (Palu, Çapakçur, Genc, Piran, Hani, Lice, Ergani, Eğil, Silvan) kuşatan süngülü Türk askerleri (30 Mart 1925 tarihli Cumhuriyet gazetesı)
Tarih 13 Şubat 1925 - 31 Mart 1925[1]
Bölge Elazığ, Bingöl, Diyarbakır ve çevresi
Sonuç Kesin Türk zaferi. İsyan bastırıldı.
Taraflar
Türkiye Türkiye Kürt aşiretleri
Komutanlar
Türkiye Mustafa Kemal
Kazım Paşa (3. Ordu)
Mürsel Paşa (VII. Kolordu)
Naci Paşa (V. Ordu)
Şeyh Said  (Esir) ve daha sonra idam
Güçler
Mart boyunca: 25.000 (bunun 12.000'den azı silahlı asker, geri kalanı silahsız lojistik kuvvet)[2]
Nisan başında toplam: 52.000[3] (İngiliz istihbarat kaynaklarına göre[4])
15.000 isyancı[3]

Şeyh Said İsyanı (Dönemin adıyla: Genc Hâdisesi, Şubat - Nisan 1925), Güney Doğu Anadolu'da merkezi yönetime karşı girişilen geniş çaplı Zaza-Kürt[5][6][7]aşiretlerin destek verdiği Hilafet taraftarı[8] ayaklanma.

Ayaklanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kürtlere uygulanan baskı ve yasaklanmalar ve özellikle Mart 1924'te Hilafet'in kaldırılması Güney Doğu Anadolu'da çeşitli muhalefet odakları doğurmuştu.[9] Bu muhalefet odaklarından Kürt İstiklal Komitesi'nin çalışmaları açığa çıkarıldıktan sonra, politika önderlerinden önde gelen yöneticilerinin çoğu tutuklandı.[kaynak belirtilmeli]Şeyh Said'e bağlı kişilerin Diyarbakır'ın Eğil nahiyesine bağlı Piran köyünde (Diyarbakır ilçesi Dicle) arama yapan bir jandarma müfrezesiyle çatışmaya girmeleri (13 Şubat 1925), kısa sürede genişleyecek yaygın bir ayaklanmanın kıvılcımını oluşturdu.[kaynak belirtilmeli]Genc vilayetinin kazası Darahini'yi basarak (16 Şubat) valiyi ve öteki görevlileri esir alan Şeyh Said, halkı İslam dini adına ayaklanmaya çağıran bir bildiriyle hareketi tek bir merkez altında toplamaya çalıştı. Bu bildiride 'din uğruna savaşanların lideri' anlamına gelen mührünü kullandı ve herkesi din uğruna savaşa çağırdı. Başlangıçta isyan İslâm şeriatının tesisi adına başlatılmış ise de sonradan Kürt istiklâl hareketine çevrilmiştir.[10]

Mistan, Botan ve Mıhellemiler aşiretlerinin desteğini aldıktan sonra Genç ve Çapakçur (bugün Bingöl) üzerinden Diyarbakır'a yöneldi. Maden, Siverek ve Ergani'yi ele geçirdi. Şeyh Abdullah'ın yönettiği başka bir ayaklanma kolu da Varto üzerinden Muş'a doğru harekete geçti. Varto'yu ele geçiren isyancılar, Muş'a ilerledilerse de halktan toplanan yardımcı kuvvetlerle Murat Köprüsü civarında mağlup edilip, Varto'ya geri çekilmeleri sağlandı. 21 Şubat'ta gelişmeler üzerine hükümet doğu vilayetlerinde sıkıyönetim ilan etti. 23 Şubat'ta ayaklanmacıların üzerine gönderilen ordu birlikleri Kış Ovası'nda Şeyh Said kuvvetleri karşısında tutunamayarak Diyarbakır'a çekilmek zorunda kaldı. Ertesi gün Elazığ'a giren Gökdereli Şeyh Şerif yönetimindeki başka bir ayaklanma kolu kenti kısa süre de olsa denetim altına aldı. Elazığ birkaç gün boyunca isyancılar tarafından yağmalandı.[11]

Şeyh Said Harekatı'nın başlangıç durumunu gösteren TSK'ya ait askeri harita.

Mart başında Şeyh Said'in emrindeki yaklaşık 10.000 kişilik bir kuvvet Diyarbakır'a saldırdı ve kuşatma altına aldı.[11] Kuşatanlar takviye alıyordu ve kuşatma Şeyh Said tarafından bizzat yönetiliyordu.[11] Mürsel Paşa komutasındaki garnizon günlerce süren saldırıları geri püskürtmeyi başardı. Fakat bir gece bir grup şehrin Kürt sakinlerinin yardımıyla Diyarbakır içine girebilmeyi başardı. Bunların varlıkları garnizon tarafından farkedildi.[11] 7-8 Mart arası süren ağır bir çarpışma sonrası şehre sızan grup bozguna uğratıldı ve sadece birkaçı kaçabildi. Kuşatma'nın başarısız olduğunu gören Şeyh Said, kuşatmayı kaldırdı ve adamlarını Diyarbakır'dan çekti.[11]

Ortada önde oturan beyaz sakallı Şeyh Sait, onun sağında Şeyh Şerif, arkada kalpaklı Binbaşı Kasım (Kasım Ataç), onun solunda siyah sakallı Melikanlı Şeyh Abdullah.[12]:s. 259

Olayın başlangıcında Mustafa Kemal ciddiyeti anlayıp, Heybeliada'da rahatsızlığı nedeniyle dinlenen İsmet İnönü'yü acilen Ankara'ya çağırdı. İnönü ve ailesini bizzat Ankara Garı'nda karşılayan Mustafa Kemal, olayları anlatmak için İsmet Paşa'yı Çankaya'ya götürdü. Çankaya'da, İsmet Paşa'ya "Doğuda din elden gidiyor bahanesiyle İngiliz destekli provokatif ama ciddi bir ayaklanmanın başladığını" söyledi.[kaynak belirtilmeli] İsmet Paşa'nın Ankara'ya gelmesi dedikoduların başlamasına neden oldu.[kaynak belirtilmeli] Ali Fethi Bey'in görevden ayrılacağı, yeni hükümeti İsmet İnönü'nün kuracağı ve önlemleri onun alacağı konuşulmaya başlanmıştı.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Ali Fethi Okyar ile İsmet İnönü'nün arası açıktı. Ali Fethi Bey olayı isyan olarak tanımlamamıştı ve sıkıyönetimle durdurulacağına inanıyordu. Ancak, olayların hızla tırmanması karşısında Başbakan Ali Fethi Okyar'ın istifasını isteyen Mustafa Kemal Atatürk, 3 Mart'ta İsmet İnönü'yü yeni bir hükümet kurmakla görevlendirdi. Bir gün sonra TBMM hemen Takrir-i Sükun Kanunu'nu kabul ederek hükümete olağanüstü hal yetkileri tanıdı. Ayaklanmayla ilgili yayınlara konan yasak daha sonra başka önlemleri de kapsayacak biçimde genişletildi. Ayrıca Ankara ve Diyarbakır'da İstiklal Mahkemeleri kurulması kararlaştırıldı.[kaynak belirtilmeli] Bu sırada Diyarbakır'ı kuşatma altına alan Şeyh Said kuvvetleri, hükümet kuvvetleri tarafından püskürtülerek geri çekilmeye başladı.[kaynak belirtilmeli] Geniş çaplı bir sevkıyatın ardından toplu saldırıya geçen (26 Mart) ve bir bastırma harekatıyla ayaklananların çoğunu teslime zorlayan askeri birlikler, İran'a geçmeye hazırlanan ayaklanma önderlerini Boğlan'da (bugün Solhan) sıkıştırdı. Şeyh Şerif ve yanındaki bazı aşiret reisleri Palu'da yakalanırken, Şeyh Said de Varto yakınlarında yakın bir akrabasının ihbarıyla Carpuh Köprüsü'nde ele geçirildi (15 Nisan 1925).[kaynak belirtilmeli]

Ayaklanmayı destekleyen eski Şuray-ı devlet reislerinden Kürt Teali Cemiyeti reisi Seyit Abdülkadir ve 12 arkadaşı İstanbul'da tutuklanarak yargılanmak üzere Diyarbakır'a getirildiler. Yargılanma sonucunda Seyit Abdülkadir ve 5 arkadaşı ölüme mahkûm olarak, idam edildiler (27 Mayıs 1925).[kaynak belirtilmeli]Diyarbakır'daki Şark İstiklal Mahkemesi Şeyh Said ve 47 ayaklanma yöneticisi hakkında da ölüm cezası verdi (28 Haziran).[kaynak belirtilmeli]Cezalar, başta Şeyh Said olmak üzere, ertesi gün infaz edildi.[kaynak belirtilmeli]

Bu isyanın çıkmasında Lozan Barış Konferansı sırasında, İngiltere ile üzerinde anlaşmaya varılamayan Musul sorununun etkisi olduğu gösteren çokça belge ve beyan da vardır.[kaynak belirtilmeli] Mustafa Kemal daha zaferden hemen sonra, Lozan konferansı sürerken 14 Ocak 1923’te Eskişehir’de yaptığı konuşmada, Musul-Kerkük sorununa değinirken, bu soruna bağlı olarak Kürt devleti konusunu da ele almış ve şunları söylemişti: “Musul-Kerkük kadar önemli olan ikinci konu, Kürtlük sorunudur. İngilizler orada (Kuzey Irak’ta y.n.) bir Kürt devleti kurmak istiyorlar. Bunu yaparlarsa, bu düşünce bizim sınırlarımız içindeki Kürtlere de yayılır. Bunu engellemek için sınırı güneyden geçirmek gerekir.” [13]. Lozan sırasında ve sonrasında İngiliz sözcüleri bunu çağrıştıracak yorumlarda bulunmuşlardır. İngiltere’nin İstanbul Büyükelçilik görevlisi Kidston, 28 Kasım 1919’da Londra’ya gönderdiği raporda, “Kürtlere ne kadar güvenmesek de, onları kullanmamız çıkarlarımız gereğidir” diyordu.[14] İngiltere Başbakanı Lloyd George ise, 19 Mayıs 1920’de San Remo’da yapılan Konferans’ta “Kürtlerin arkalarında büyük bir devlet olmadıkça varlıklarını sürdüremezler” diyor, bölgeye yönelik İngiliz politikası için şunları söylüyordu: “Türk yönetimine alışmış olan Kürtlerin tümüne yeni bir koruyucu kabul ettirilmesi güç olacaktır.. İngiliz çıkarlarını, dağlık kesimlerinde Kürtlerin yaşadığı Musul ve içinde bulunduğu Güney Kürdistan ilgilendirmektedir. Musul bölgesinin, öteki bölümlerinden ayrılarak yeni bağımsız bir Kürdistan Devleti’ne bağlanabileceği düşünülmektedir.. Ancak bu konuyu anlaşma yoluyla çözmek çok güç olacaktır.” [15].

Lozan konferansında Musul konusunun İngiltere ve Türkiye arasında ikili görüşmeler ile halledilmesi, bu gerçekleşmezse de konunun Milletler Cemiyeti ne götürülmesine karar verilmişti. 19 Mayıs 1924 de İstanbul'da yapılan görüşmelerde sonuç alınamamış ve İngiltere meseleyi 6 Ağustos 1924 de Milletler Cemiyetine götürmüştür. Şeyh Sait ayaklanması, İngiliz işgal güçlerinin Kuzey Irak’ta sıkıyönetim ilan ettiği, subay izinlerini kaldırdığı, birliklerini Musul’a taşıdıkları günlerde ortaya çıktı. O günlerde, Sömürgeler Bakanı Musul’a dek giderek denetlemelerde bulunuyor ve güçlü bir İngiliz donanması Basra’ya hareket ediyordu. [16] . İsyanın bastırılmasından bir ay sonra da 5 haziran 1926 da imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul İngilizlerin manda yönetimimi altındaki Irak'a bırakılmıştır.

Şeyh Said Ayaklanması'nın bastırılması Cumhuriyet yönetiminin Güney Doğu Anadolu'da denetimi sağlamasında önemli bir dönüm noktası oldu. Öte yandan ayaklanmayla ortaya çıkan gelişmeler, bir süre önce çok partili yaşama geçiş yönünde atılan adımların kesintiye uğramasına yol açtı. Ayaklanmaya karıştığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, çok geçmeden hükümet kararnamesiyle kapatıldı.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Sait Aşgın, Atatürk Döneminde Doğu Anadolu (1923-1938), Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi (Sayı 50, Cilt: XVII, Temmuz 2001), dipnot 32.
  2. ^ The emergence of Kurdish nationalism and the Sheikh Said Rebellion, 1880-1925, Robert W. Olson, University of Texas Press, 1989, sayfa 107-108. (İngilizce)
  3. ^ a b a.g.e. Olson, 1989, sayfa 116.
  4. ^ Université de Paris. Institut d'Etudes Turques, Université de Strasbourg. Institut de Turcologie, Turcica: revue d'études turques, Éditions Klincksieck., 1992, Cilt 24-25, sayfa 264. (İngilizce)
  5. ^ http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/02/13/seyh-saidin-torunundan-ilginc-iddia
  6. ^ http://www.taraf.com.tr/oral-calislar/makale-seyh-said-in-gizlenen-vasiyeti.htm
  7. ^ http://www.zaman.com.tr/mustafa-armagan/seyh-said-kurt-devletinin-basina-bir-turku-gecirecekti_938196.html
  8. ^ http://yakintarihimiz.org/seyh-said-dinci-naksi-ayaklanmasiydi.html
  9. ^ http://kurdisyanlari.blogspot.fr/2013/02/seyh-said-isyani.html?m=1
  10. ^ Sulhi Dönmezer, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne Yönelik Bozguncu Hareketler ve Tehditler, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi (Sayı 38, Cilt: XIII, Temmuz 1997)
  11. ^ a b c d e János M. Bak, Gerhard Benecke, Religion and rural revolt", Manchester University Press ND, 1984, ISBN 0719009901, sayfa 289-290. (İngilizce)
  12. ^ Uğur Mumcu, Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925, (1993; 9. basım), Tekin Yayınevi, İstanbul. ISBN 975-478-088-9
  13. ^ * “Eskişehir İzmir Konuşmaları” Kaynak Yay., İst.-1993, sf.95
  14. ^ “İngiliz Belgelerinde Türkiye” Erol Ulubelen, Çağdaş Yay., 1982, sf.195; ak. U.Mumcu, “Kürt-İslam Ayaklanması” Tekin Yay., 19. Bas., 1995, sf.24
  15. ^ “Sevr Anlaşmasına Doğru” Osman Olcay, SBF Yay., Ank.-1981, sf.121; ak. U.Mumcu, “Kürt-İslam Ayaklanması” Tekin Yay., 19.Bas. 1995, sf.28
  16. ^ “Türkiye Cumhuriyetinde Anlaşmalar 1924-1938” Genelkurmay Yay., Nak.-1972, sf.43-44; ak. U.Mumcu, “Kürt-İslam Ayaklanması” sf.53