I. Abdurrahman

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
I. Abdurrahman
I. Kurtuba Emevi Emiri
Abd ar-Rahman I.jpg
İspanya'nınAlmunecar kentindeki I. Abdurrahman heykeli
Hüküm süresi 756–788
Önce gelen II. Mervan Emevi Halifesi
Sonra gelen I. Hişam Kurtuba Emevi Emiri
Tam adı Abdurrahman bin Muaviye bin Hişam bin Abdülmelik bin Mervan
Doğum tarihi 731, Şam
Ölüm tarihi 788, Kurtuba
Hanedan Emevi
Babası Muaviye bin Hişam
Annesi Hulal, Berber asıllı cariye

I. Abdurrahman (Arapça: عبد الرحمن الداخل ) (d. 731, Şam - ö. 788, Kurtuba) Tam kunyesi Abdurrahman bin Muaviye bin Hişam bin Abdülmelik bin Mervan. "Dakhil (muhacir)", "Sakr Kureyş (Kureyş Doğanı)" ve "Endülüs Doğanı"lakapları ile de anılmıştır.

İspanya'daki Endülüs Emevî Devleti'nin ilk şekli olan Kurtuba Emevi Emirliği'nin kurucusudur. Bu Emirlik , 756-929 döneminde İber yarımadasıni yönetmiş, daha sonra da Kurtuba Emevi Emiri olan III. Abdurrahman tarafından 929'da Kurtuba Emevi Halifeliğine dönüştürülmüştür.

Hayati[değiştir | kaynağı değiştir]

Şam'dan Endülüs'e kaçma[değiştir | kaynağı değiştir]

Abdurrahman 10. Emevi halifesi Hişam bin Abdülmelik'in torunudur. Babası Muaviye bin Hişam ve annesi Berber asıllı bir cariyedir. Abbasiler'in Emevileri yenerek halifeliği ele geçirdiği 750 yılında Abdurrahman 16 yasındaydı. Abdurrahman ve ailesinin küçük bir kısmı Emevilerin iktidar merkezi olan Şam'dan kaçtılar. Bu grup içinde Abdurrahman yanında kardeşi Yahya, 4 yasındaki küçük oğlu Süleyman, bazı kızkardeşleri ve Rum asıllı Hristiyan bir azatlı kölesi olan Bedr bulunmakta idi. Bu küçük aile grubu Şam'da Fırat Nehri yoluyla ayrılmayı başardılar. Yeni halifelik kuran Abassiler Şam'dan kaçan Emevi asıllıları bulmak için süvari güçleri göndermişlerdi ve bu güçlere, ele geçen Emevi asıllıları hemen öldürülmek emri verilmişti. Abdurrahman küçük oğlu Süleyman'nı kızkardeşleri ile bir köyde bırakıp ağabeyi Yahya ve azatlı kölesi Bedr ile gücügücüne bu köyden kaçabilmişlerdi. Fakat yine takip edilmişler ve bu sefer Fırat Nehri kıyısında Abbarı süvarileri onlara yetişmişlerdi. İki kardeş kaçmak için suya atlamışlardı. Fakat Yahya akıntıya karşı yüzmekte zorluk çekince kıyıdan kendisine merhamet gösterileceğini bildiren süvarilere inanmış; kıyıya geri dönmüş ve öldürülmüştü. Abdurrahmsn ve Bedr karşı kıyıya yüzebilip kurtulmuşlardı. [1]

Bundan sonra Abdurrahman ve Bedr gizli gizli Filistin ve Sınai yolu ile Mısır'a geçtiler. Mısır'dan İfrikiyye'ye geçiş zor oldu. Çünkü Emevilerin İfrikiye valisi "Abdurrahman bin Habib el Fihri" Abbasilere bağlanmak fikrinden ayrılıp Kuzey Afrika'da kendine özerk bir devlet kurmaya çalışmaktaydı ve yaşamakta olan Emevilere İfrikiyye'ye gelmek için açık davet vermişti. Abdurrahman ve diğer Emeviler bu davete uyup İfrikiyye'ye gelmişlerdi. Ama vali "Abdulrahman bin Habib" sonra fikrini değiştirdi. Bu yeni gelen Emevilerin yörede egemen olan yörel soylular ve ilerigelenler ile anlaşarak kendinin eline geçirdiği iktidar gücüne karşı olup gücüne büyük bir tehdit olabileceklerinden korkmaya başlamıştı. 755'de korktuğu başına geldi ve Kayravan'a yeni gelmiş olan bazı Emevilerin bu şehirdeki ilerigelenlerle anlaşıp kendi aleyhinde komplolar kurudukları ortaya çıktı. Bu komplolar ifşa edildikten sonra elimine edilmekle beraber, bunların durumun vahametine göstergeler oldukları gayet açıktı ve bundan sonra vali İbni Habib İfrikiyye'ye yeni gelen Emevilere karşı gayet hașin davranmaya başladı.

Bu sırada Abdurrahman ve Bedr, kendilerine gayet yakınlık gösteren Nafta Berber aşireti reisi yanında, Kabile bölgesine sığınmışlardı. Burada kendilerini İfrikiyye valilik otoritesinden saklı tutmaya çalışmaktaydılar. Vali Bin Habib bu bölgeye kendi adamlarını casus olarak göndermiş ve kendi askeri güçlerini kaçakları tutuklamak için yollamıştı. Bin Habib'in arama birlikleri bu Kabile bölgesindeki saklandıkları mevkiye geldikleri zaman bu Berberi aşireti reisinin karısı Abdurrahman'ın şahsi eşyalarını kendi eşyaları arasında saklamıştı ve bulunmalarını böylece önlemişti. Arama birlikleri onları bulamadan ayrıldıktan sonra Abdurrahman ve Bedr hemen bu kamptan ayrılıp batıya doğru, ta Atlas Okyanusu kıyılarına kadar gitmek hedefiyle, ayrıldılar. 755'de Abdurrahman ve Bedr günümüzde Ceuta yakınlarında Akdeniz sahillerine yetiştiler.

Buradan İber yarımadasına, Araplar işgali altında ve Bin Habib'in valisi olduğu bölgenin batısında bulunan arazilerden oluşan Endülüs bölgesine geçmeye karar verdiler. Fakat Endülüs 740'li yıllarda çıkan bir ayaklanmasının bastırılmasına rağmen pek istikrarlı bir bölge değildi. Bu bölgeye göç eden Müslüman Berberler ve Araplar arasında ve göç eden Arapça ve Berberlerin değişik aşiretleri kendi aralarında devamlı askeri ve gayriaskeri mücadeleler olmaktaydı. Abdurrahman Ceuta'ya geldiğinde Endülüs bölgesinin isimsel olarak valisi yine Fihri sülalesinden olan "Yusuf bin Abdulrahman el Fihri" idi. Bu valiyi Endülüs'e en eski gelip yerleşmiş olan; "belediyun" olarak anılan ve çoğunluğu Güney Arabistan ve Yemen asıllı Arap aşiretllerden gelmiş olan Arap asıllı göçmenler tutmakta idiler. Bunlara karşı olan grup, valinin veziri olan ve damadı olan "Sumayl bin Hatium El Kılabi"'yi tutan ve "Şamîyun" adı verilen Suriye ve Şam'dan gelmiş olan Araplar veya kuzey Arabistan'da yaşayan "Kays" aşireti asıllı askeri birliklerdi. Bunların çoğu Endülüs'e 742 ve sonrasında göç etmişlerdi. Bu Suriye'den göç etmişler arasına takriben 500 kişiyi aşmayan Emevi aşireti asıllı olanlar vardı. Abdurrahman bunlar arasında büyük şahsi destek görmeyi ummaktaydı. [2]

Abdurrahman Kuzey Afrika'da kalıp Bedr'i, kendi elçisi olarak, Cebelitarık Bağazı üzerinden İber yarım adasına gönderdi. Bedr önce Suriye asıllı üç ordu birliği komutanları ile (Ubeyulallah bin Osman, Abdullah bin Halid ve Kinnasrin'li Yusuf Bin Buht) yakın temaslar kurdu. Bunlar Abdurrahman'a destek sağlamak için Endülüs valisinin rakibi kliğin başkanı ve o zaman Zaragoza'da bulunan vali veziri "Sumayl bin Hatıum El Kılabı" ile konuştular. Ama Sumayl, gayet tutarlı bir öngörü ile, eğer Abdurrahman Endülüs'e geçerse emirliğini ilan edip kendini elimine edeceğinden korkarak, bu desteği vermekten kaçındı.[2]

Bunun üzerine Bedr ve kendine destek veren Emevi yandaşları ile birlikte kendilerine gelenkesel rakip olan Yemenli aşiretler asıllı askeri birlik komutanları ile ilişkiler kurmaya karar verdiler. Geleneksel olarak güney Arabistanlı Yemenli aşiretler ile Hicazlı Kays'lı aşiretlerden olan Emeviler arasında büyük bir rekabet bulunmakta idi ve iki kabile grubu asıllı Araplar arasında pek yakın ilişkiler azdı. Endülüs valisi Emir Yusuf el-Fihri, kendinde vezir olmasına rağmen, çok haris olup kendi menfaatiuni herşeyin üstünde tutan El-Sumayl'i kontrol edememekte idi. Diğer Yemen asıllı aşiretelere ait olan askeri birlik komutanları da ne Fihriler sülalesi ne de Suriyeli asıllı aşiretlerce yönetilen bir İber yarımadasında kendi geleceklerini iyi olarak görmemekte idiler. Fakat kıdemlerinde ilerletmek ve daha fazla iktidar gücü kazanmak için bunlar Emevi Abdurrahman'a destek sağlarlarsa kendilerine hızla ilerleme fırsatı açılabileceğini düşünüp Abdurrahman'a destek sağlama kararı aldılar. Fakat İber yarımadasına daha önce bir önemli Emevi lideri gelmemişti. Genç Emevi Abdurrahman'ın geçmişi ve yetenekleri hakkında pek bilinen yoktu. Bu nedeble pekçok Yemenli aşiretlere ait olup Endülüs'e göç etmiş olan Arap birlikleri komutanı Abdurrahman'a verecekleri desteği çok rizikolu ama gerçekleşirse gayet iyi sonuç verecek bir kumar olarak görmekte ve Abdurrahman'ın yetenekleri hakkında şüpheler beslemekte idiler.[2]

Bedr bu desteği sağladıktan sonra Afrika'ya döndü ve Abdurrahman'ı Endülüs'e çağıranlarin ona gönderdiği daveti ona bildirdi. Abdurrahman küçük bir grup takipçisi ile birlikte bir küçük gemi ile Eylül 755'de Endülüs'e geçmek üzere Afrika'dan ayrıldı. Bu sırada o zamana kadar kendine destek vermekte olan Berber kabileliler Abdurrahman aleyhine döndüler. Abdurrahman'ın yanında bulunan Berberler ve diğer Berber kabilleliler onu tutuklayıp Endülüs'e geçmesine önlerlerse ondan bir kurtulma parası alma imkanı olacağını düşündüler. Abdurrahman zaten yanında bulunan Berberi kabile mensuplarına bahşiş dağıtmıştı. Fakat daha fazla kurtulma bahşişini alabileceklerini düşünerek Abdurrahman'nın gemisini kıyıdan ayrılmasını önlemeye koyuldular. Bu gemi kovalayıcı Berberlerden birinin Abdurrahman'nın gemisini durdurmak için gemi kenarına gayet sıkıca yapıştığı ve ancak gemi tayfalarının onun ellerini keserek onu böylece gemiden uzaklaştırabildikleri hikaye edilmsktedir.[2]

Abdurrahaman'ın büyük olasılıkla Eylül 755 basında Endülüs'e, Malaga'nın hemen doğusunda bulunan, Almunecar adlı limana çıktığı kabul edilmektedir. Günümüzde İspanya'da karaya çıktığı sanılan Almunecar kenti aahilinde Abdurrahman'ın bir heykeli bulunmaktadır.

Endülüs'de iktidarı eline geçirme mücadeleleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Endülüs bölgesine Malaga yakınlarında karaya çıktığında Abdurrahman kendine biat etmiş olan "Ebu Osman" ve "İbni Halid" ile onlara rekat etmekte olan 300 atlı bir süvari askeri birliği tarafından karşılandı.[2] Bu bölgede bulunan "Kaiyis" ve "Yaman" aşiretlerine ait Arap asıllıların arasında çıkmış olan büyük bir ihtilaf ve rekabetten faydalandı [3] Malaga'da kaldığı nisbeten kısa bir dönemde çok çabuk olarak gayet büyük sayıda yörel taraftar toplamayı başardı. Kaybolmuş sanılan bir Emevi prensinin Endülüs'de ortaya çıkmasından etkilenen Arap asıllılar, özellikle Suriye'de yaşayan Arap aşiretlerinden olup Endülüs'e göç etmiş olan çok sayıda kişi, ona biat etmek için dalga dalga Malaga'ya gelmeye başladılar.

Abdurrahman'ın İber yarımadasına çıkması haberi bu yarımadada gayet çabuk yayıldı. Bu sırada Endülüs valisi Emir El Fihri ve Suriyeli askeri komutan olan El Sumayil kendilerinin resmen idareleri altında bulunan bu arazilerde ortaya çıkan ve kendi yönetimlerini tehdit eden bu duruma nasıl hakim olabileceklerini düşünmekte idiler. Abdurrahman'ın kendi ailelerinden olan bir kadınla evlendirilmesineve eğer bu evlilikten sonra Abdurrahman kendilerine karşı gelirse onun öldürülmesine karar verdiler. Fakat bu kararlarını tatbikata koymaya başlamadan önce Endülüs'ün kuzey sınır bölgesinde ciddi bir ayaklanma başladı. Bu ayaklanmacılar kendilerine ve önemli bir ticaret şehri olan ayaklanma merkezi olan Zaragoza'ya bağımsızlık verilmesini talep ettiler. El Fihri ve El Sumayni bu ayaklanmayı bastırmak için ordularınin başlarında Zaragoza ve civarı yörelerine yöneldiler. Bu Abdurrahman için Endülüs'te iktidar gücünü kazanmak için büyük bir fırsat oldu. Bu sırada Abdurrahman Endülüs'teki gücünün dayandığı Emevi aşiretliler ve Yemenli "jundlar" idi. Bunlara dayanan Abdurrahman Mart 736'da Sevilla şehrini pek az direniş görerek eline geçirdiler. Fazla çaba göstermeden Zaragoza merkezli ayaklanma girişimini de bastırmaya muvaffak oldular. Ama tam bu sırada Kurtuba'ya daha kuzeyde Bask ülkesinde bulunan Pamplona'da yeni bir ayaklanma çıktığı haberi geldi. Bu ayaklanmayı bastırmak için Yusuf bin Abdurahman komatasında büyük bir askeri birlik Pamplona'ya gönderildi. Fakat ayaklanmacılar bu birliği mağlubiyete uğratıp tamamiyle imha ettiler. Bu vahim durum ortaya çıkmışken El-Fihri ordusu ile "düzmece hükümdar" olarak kabul ettiği Abdurrahman üzerine güneye yürümeye başladı. Endülüs'de kimin iktidarı ele alacağı bir iç savaş çıkmasina sebep oldu.

Bu iç savaşın ilk muharebesi Kurtuba şehri yakınında oldu. İki taraf bölgenin başkenti olan Kurtuba şehrinin hemen dışında bulunan Musarah ovasında akan Guadalquivir Nehri'nin iki sahilinde mevzi aldılar. Bu nehir o yıl uzun süren bir kuraklık döneminden sonra yağan yağmurlar nedeni ile olağan yatağından taşmıştı. Fakat önceki kuraklık dolayısıyla bölgede yiyecek sıkıntısı vardı. Abdurrahman'ın ordusu erzak sıkıntısı çekmeye başladı. El Fihri kendi ordusuna gayet iyi yiyecek ve erzak tedariki sağlamıştı. El Fihri ordusunun mensuplarinı bu erzaki gayet gösterişli şekilde tüketmesiniemretti. Boylece aclik ceken Abdurrahman ordusunun moralini yıkmaya gayret etti. Gelenek üzere ilk defa ki taraf arasında barış müzakereleri açıldı. Bu müzakerlerde büyük olasılıkla Abdurrahman'a El Fihri'nin kızı ile evlenmesi ve bu evlilik için büyük bir servet ceyiz olarak getirmesi teklif edilmişti. Fakat Abdurrahman'ın emirliği tümüyle kendi yönetimi ve kontrolü altına alma talebi yaptı. Bu kabul edilmediği için bu müzakerelerde barış sağlanamadı.

Daha gerçek çarpışmalar başlamadan önce Abdurrahman ordusundaki askerlerin hoşnutsuzluğu belli olmaktaydı. Emri altında bulunan Yemen asıllı Arap askerler ona çok güzel ve hızlı İspanyol atı verilmesinden ve onun bu ata binmesinden kuşkulanmaya başlamışlardı. Bu Yemenliler Abdurrahman'ın daha kendini hiç bir savaşta göstermemiş olmasından ve bu güzel hızlı atın Abdurrahman'a savaş meydanına kaçabilmek için çok iyi fırsat sağlamakta olduğundan kuşkulanmataydiler.

İyi bir komutan olan Abdurrahman ordusu mensuplarının kendine karşı besledikleri bu şüphelerden haberdardı ve Yemenli Arap askerlerin kendine inancını tekrar kazanmak istemekteydi. Bunun için "Yıldırım" adlı bir katır üstüne binmiş bir şekilde savaşa gelmiş olan bir Yemenli komutana yaklaştı ve bindiği İspanyol atının kontrolünün çok zor olduğunu bunun için kendi atı ile "Yıldırım" adlı katırı değiştirebileceğini söyledi. Bu kabul olunca değiş tokuş yapılıp Abdurrahman savasa bu katır üzerinde katılacağı ortaya çıktı. Bu Yemenli askerlerini kendine olan inancını ve moralini gayet yükseltti. Çok geçmeden iki ordu nehrin ayni yakasında karşılıklı düzene geçtiler. Abdurrahman'ın bir bayrağı olmadığı anlaşıldı. Giydiği yeşil renkli sarığını çıkardı ve bir mızrağın üzerine bir bayrak gibi açtı. Bundan sonra Kurtuba Emevi Emirliği'nin ve Endülüs Emeviler Devleti'nin bayrağı ve senbolu buna izafeten bir mızrağa takılmış ve yeşil renkli açık bir sarık kumaşına benzer olmuştur. Muharebenin ilk taaruzunu Abdurrahman süvarileri ile yaptı. El Sumayıl kendi süvari gücü ile bu taazuruzu durdurmak için bir karşı taaruza geçti. Bu iki süvari gücü arasındna yapılan uzun süren ve gayet şiddetli çarpışmalar sonunda [4]

Abdurrahman bu muharebeden gayet kararlı olarak galip çıktı., Muharebe meydanı düşmanlarının cesetleri ile dolmuştu.

El Fihri ve El Sumayl ordularından kalan kısımları ile bu muharebe sahasından kaçmayı başardılar.

Abdurrahman galibiyetinden sonra Kurtuba şehrine girdi. Kurtuba Emeviler Emirliği devleti yönetimini kurdu.

Fakat muharebeden kaçmış olan El Fihri birlikte kaçtığı ordusu kalıntısını yeni askerlerle takviye etti. Çok geçmeden tekrar Abdurrahaman ile muharebeye girişmek için ordusu ile Kurtuba onlerine geldi. Geleneklere göre önce barış müzakereleri yapılmaya başlandı. Bu sefer müzakereler pozitif sonuç verdi. El Fihri'nin hayatı ve serveti bağışlandı ve Kurtuba şehri sınırları dışına çıkmadan o şehirde yaşamasına izin verildi. El Fihri'nin oğul ve kızları rehine olarak Abdurrahman'ın sarayında yaşamaları gerekti. Her gün Abdurrahman ile iştişareye gelmesi şart koşularak şehirden kaçması önlendi. El Fihri bir müddet bu şartlara uydu. Fakat şehirde ve etrafındaki bölgede çok sayıda kendi taraftarları bulunmaktaydı ve bunlar kendisinin tekrar emirlik idaresini eline almasını istemekteydiler.

Çok geçmeden El Fihri Kurtuba şehrinden kaçtı ve kendini tutanların idarede olduğu bölgelerde yeni bir idare kurup yeni bir ordu toplamaya başladı. Abdurrahman'ın atadığı Sevilla Valisi bu yeni orduyu ortadan kaldırmak için faaliyete geçti. Nisbeten küçük birkaç çarpışmadan sonra Al Fihri'nin yeni ordusunu mağlup edip elemine etmeyi başardı. El Fihri bundan sonra merkezî Endülüs'te bulunan eski Vizigot başkenti olan Toledo'ya kaçtı. Fakat bu şehirde yakalandı ve idam edildi. Kesik başı başkent Kurtuba'ya gönderildi. Bu kesik baş bu şehirde bulunan bir nehir köprüsü üzerine çakılarak halka gösterilmeye başlandı. Kurtuba'da zindanda bulunan El Sümeyil de bundan çok geçmeden idam edildi.

Abdurrahman Endülüs Emeviler Emiri olarak Kurtuba'da hüküm sürmeye başladı. Buna rağmen kuzey Endülüs bölgesi (Toledo, Zaragoza, Barcelona, vb.) onun doğrudan doğruya yönetimi altına girmediler. El Fihri'nin taraftarları Kurtuba'dan bağımsız olarak bölgede hüküm sürdüler. Bu bölge Kurtuba Emevi Emirliği idaresine ancak 779'da alınabildi.

Hüküm sürme dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kuzey sınırlarında siyasi ve askeri sorunlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Askeri, sosyal ve imar eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Abdurrahman 788 yılında Kurtuba'da öldü. Yerine oğlu Kurtuba Emevî Emiri olarak I. Hişam geçti.

Ailesi ve çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

"Abdülvahid Marekeşi" adli bir kronik Mağripl tarihçi Abdurrahman'ın uzun künyesini şöyledir: "Abdurrahman bin Muaviye bin Hişam bin Abdülmelik bin Mervan." [5]Abdurrahman'ın annesinin Nafza Berberleri aşiretindendi ve Abdurrahman 750'de Abbasilerin her Emeviyi öldürme amaçlı askeri katliamından sonra bu kabileye sığınmıştı. [6]

Abdurrahman oğullarının anneleri olan birçok hanım ile evlilik yapmış veya bunları cariye olarak korumuştur. Varisi olan oğlu I. Hişam "Hülal" adlı bir Berber asıllı bir cariyesinden olmuştur. Bildiğimiz oğullarının isimleri şu listede verilmektedir:

  • Sülayman (745–800)[6]: Toledo valisi. Erkek kardeşi Hişam'ın babası yerine tahta getirilmesini kabul etmediği için sürgüne gönderilmiştir. 796'da tahta geçen yeğenine karşı bir isyan tertip etmek üzere Endülüs'e geri dönmüş; yakalanmış ve 800 yılında idam edilmiştir.
  • Ömer (? – 758'den önce) Hristiyan Asturias Kralı I. Fruela tarafındna bir muharabede esir düşmüş ve idam edilmiştir.[7]
  • I. Hişam (757–17 Nisan 796) Kurtoba Emevi Emiri.
  • Abdullah.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Bu bilgilerin kaynağı 17. yüzyılda ünlü bir kronik tarihçi olan Ahmed bin Muhammed El-Makkari tarafından hazırlanmış olan "Nafh al-tib" kısa adlı eserinin birinci kısmında bulunan İspanya'da Müslüman Hanedanları Tarihi adlı eserdir. Bu eser ilk defa 1888'de Fransızca'ya çevrilmiştir.
  2. ^ a b c d e H. Kennedy (1996) Müslim Spain and Portugal: a political history of al-Andalus. Londra: Longman.
  3. ^ "'Abd ar-Rahman I". Chicago, IL: Encyclopædia Britannica, Inc.. 2010. ISBN 978-1-59339-837-8. 
  4. ^ Hitti, Philip K. (1968) Makers of Arab History. New York. Martin’s Press, s. 66
  5. ^ Fagnan, E. (Fr.çev. ve ed.) (1893) Histoire des Almohades d'´Abd el-Wahid Merrakechi (Algiers) ("Abdül vahid Merrakeşi"), s. 50.
  6. ^ a b Cherbonneau, M. A. (çev.) "Chronique d'İbn-el Kouthya", Journal Asiatıque 5th series Cilt VIII (Paris, 1856), s. 456.
  7. ^ Barrau-Dihigo, L. (1989) Historia politica del reino Asturiano (718–910) , Gijón, s. 134. {İspanyolca}

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ahmed ibn Mohammed Al-Makkari,
    • 1855, (hz. Reinhart, Pieter ve Anne Dozy) Analectes sur l'histoire et la littérature des Arabes d'Espagne E.J. Brill, [1] (Fransızca)
    • 2002, The History of the Mohammedan Dynasties in Spain, Royal Asiatic Society Books, (İngilizce)
  • Watt, William Montgomery ve Cachia, Pierre (2001), A History of Islamic Spain, Edinburgh:Edinburgh University Press, ISBN: 978-0202309361 [2] (İngilizce)
Önce gelen:
Son Emevi Halifesi'nin
Endülüs Valisi Yusuf bin Abdulraḥman El-Fihrī yerine ilk Kurtuba Emevî Emiri
Kurtuba Emevî Emirliği
756788
Sonra gelen:
I. Hişam