Küllüoba Höyüğü

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Arkeolojik Höyük
Adı: Küllüoba Höyüğü
il: Eskişehir
İlçe: Seyitgazi
Köy: Yenikent
Türü: Höyük
Tescil durumu: Tescilli[1]
Tescil No ve derece: 2489 / 1
Tescil tarihi: 15.11.1980
Araştırma yöntemi: Kazı

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir İl merkezinin 35 km. güneydoğusunda, Seyitgazi İlçesi'nin 15 km. kuzeydoğusunda, Yenikent Köyü'nün 1.300 metre güneyindedir.[2] Tepe, 300 x 150 metre ölçülerinde, 10 metre yükseklikte bir tepedir. Frigya dağlık bölgesinin kuzeyinde, yukarı Sakarya ovalarının batısında yer almaktadır.[3] Ankara, Konya ve Afyon civarından gelen tüm doğal ulaşım hatları Küllüoba'nın bulunduğu bölgede birleşmektedir ve buradan batıya, Eskişehir, İznik, İnegöl ovalarına uzanır. Bu batıya giden yollar, Kuzey Ege, Güney Marmara, dolayısıyla Balkanlar'a devam eder.[4]

Kazılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Höyükteki kazılar Eskişehir Arkeoloji Müzesi başkanlığında ve İstanbul Üniversitesi Prehistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Turan Efe bilimsel yönetiminde 1996 yılında başlatılmıştır.[2] Kazı çalışmaları İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Yürütücü Sekreterliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile INSTAP (The Institute for Aegean Prehistory - Ege Prehistoryası Enstitüsü) tarafından finanse edilmektedir.[3] Kazı çalışmaları günümüze kadar devam ettirilmiştir.[5]

Tabakalanma[değiştir | kaynağı değiştir]

Höyükte, Geç Kalkolitik Çağ'dan Erken Tunç Çağı sonuna kadar kesintisiz yerleşme olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte üst katmanlarda Orta Kalkolitik Çağ'a ait olduğu ileri sürülen çanak çömlek buluntuları nedeniyle, yerleşme geçmişinin daha erken dönemlere uzandığı düşülmektedir. En geç tarihlere ait buluntular Erken Tunç Çağı III evreye, yani Orta Tunç Çağı'na Geçiş Dönemi'ndendir. Öte yandan yerleşmenin güney ve güneydoğusu yönündeki tarlalarda Geç Helenistik Dönem'e ait bir yerleşme saptanmıştır.[3] Höyüğün batı kesiminde tabakalanma eskiden yeniye şu şekildedir.[2]

Höyüğün doğu kesiminde ise altta Erken Tunç Çağı I, üstte ise Erken Tunç Çağı II tabakalanmasından söz edilmektedir.[2]

Buluntular[değiştir | kaynağı değiştir]

Erken Tunç Çağı II evresi sonları yerleşme, etrafı bir kerpiç surla[6] çevrili yukarı şehir ve kale ile aşağı şehirden oluşmaktadır. Yukarı şehrin merkezi konumdaki meydanında megaron ve benzeri iki yapı ile saray olarak tanımlanan megaronlu, çok odalı bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Bu meydanı çevreleyen ve meydana bakan, radyal plandaki ve sura bitişik yapılmış konutlar, yine Eskişehir İli sınırları içinde yer alan Demircihöyük ve Tunceli'deki Pulur / Sakyol Höyük'teki gibi "Anadolu tipi yerleşim planı"nın Küllüoba yukarı şehirde de uygulanmış olduğunu göstermektedir.[2]

Erken Tunç Çağı II. evre sonuna tarihlenen megaronlu yapı kompleksinin, Batı Anadolu kökenli olabileceği, Miken Dönemi saraylarının bu plandan esinlendiği ileri sürülmektedir. Erken Tunç Çağı II evreden itibaren Batı Anadolu yerleşmeleri genişlemiş ve yukarı şehir (akropol) / aşağı şehir yapılanması şekillenmeye başlamıştır.[2] Bununla birlikte Küllüoba'da aşağı şehir / yukarı şehir farklılaşmasının Erken Tunç Çağı I. evrede oluştuğu ileri sürülmektedir. İkinci evrede ise kale kesiminde yapıların giderek anıtsal bir nitelik kazandığı belirtilmektedir. Temellerde daha büyük taşların kullanılmaya başlandığı bu evrede megaron ya da megaronsu yapıların da ortaya çıktığı görülmektedir.[7]

Erken Tunç Çağı III. evre hakkında mimari buluntular oldukça sınırlıdır. Bu dönem Küllüoba'sına ilişkin bilgilerimiz ağırlıklı olarak çanak çömlek buluntularına dayanmaktadır. Bu dönem malzemesi Troya II – III ile çağdaştır ve daha çok Troya II ile paralellik göstermektedir.[4] Küllüoba'nın unik eserleri depaslarıdır. Orta ve Batı Anadolu'nun Erken Tunç Çağı'nda içki kabı olarak kullanılan depaslar ortalama olarak 20-30 cm. uzunluğunda iken, Küllüoba depasları 40-50 cm. uzunluktadır.[8]

Değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

Kazılarda ele geçen Suriye tipi şişe, yerleşmenin Kilikya ile Troya arasındaki Erken Tunç Çağı "Büyük Kervan Yolu" üzerinde yer aldığını göstermektedir. Ele geçen diğer buluntular da Mezopotamya'dan gelen ticaret yolunun yerleşimden geçtiğini saptamasını desteklemektedir.[6]

Küllüoba yerleşmesinin 75 km. batısındaki Demircihöyük yerleşmesinden daha eskiye dayandığı öne sürülmektedir.[6]

Erken Tunç Çağı II evresi sonlarına tarihlenen ve saray olarak görülen anıtsal yapıların, yönetici bir kadronun gerçek anlamda ortaya çıkışının mimariye yansıması olarak görülmektedir ve Batı Anadolu'da ilk örnekleri bu evrede ortaya çıkmaktadır.[4]

Küllüoba, Batı Anadolu İlk Tunç Çağı kronolojisinin daha sağlıklı saptanmasına önemli katkılarda bulunduğu gibi, aynı zamanda İlk Tunç Çağının ikinci yarısında uzak bölgeler arası ortaya çıkan yoğun ticaretin ulaştığı boyutlar ve batı Anadolu ile Ege dünyasında şehirciliğin gelişimi ile ilgili yeni bir bakış açısı getirmektedir.[9]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]