Ceyhun Atuf Kansu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ceyhun Atuf Kansu (d. 7 Aralık 1919, İstanbul - ö. 17 Mart 1978, Ankara) Türk yazar, şair ve doktordur.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

7 Aralık 1919 günü Bostancı'da dünyaya geldi. Babası, uzun yıllar Erzurum milletvekili olarak mecliste görev alan siyasetçi ve eğitimci Nafi Atuf Kansu, annesi eğitimci Müfdale Hanım'dır[1].

Küçük yaşta annesini kaybetti. Babasıyla birlikte 1921'de Ankara'ya gitti. 1938 yılında Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdi. İlk şiirini okul dergisinde yayımladı.

1938 - 1944 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp öğrenimi gördü. Tıp öğrenimi sırasında doğa, çocuk, yurt sevgisini işlediği ilk şiir kitaplarını yayımladı (Bir Çocuk Bahçesi'nde, Bağbozumu Sofrası). Bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara Numune Hastanesi’nde çocuk hastalıkları alanıyla ilgilendi. Bir yandan da Altındağ mahallesi'nde açtığı bir poliklinikte gecekondu mahallesi çocuklarına sağlık hizmeti götürmeye çalıştı. Çocuklar Gemisi adlı kitabını yayımladı.

Kendi isteğiyle gittği Turhal'da 11 yıl çalıştı. Bir yandan Turhal Şeker Fabrikası'nın çocuk doktoru olarak çalışırken, diğer yandan şiir kitapları yayımlamayı sürdürdü (Yanık Hava, Haziran Defteri ve Yurdumdan).

1959 yılından itibaren Ankara'da Ankara Şeker Fabrikası ile Şeker Şirketi Genel Müdürlüğü 'nde doktorluğu sürdürdü. Bu dönemde Ankara Radyosu'nda yaptığı Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal ve dil konuları üzerine konuşmalarıyla tanındı. Bağımsızlık Gülü kitabıyla 1965-1966 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Sakarya Meydan Savaşı kitabıyla 1970-1971 Behçet Kemal Çağlar Ödülü'nü aldı.

Etimesgut Şeker Fabrikası'nda çocuk doktorluğu görevinde iken kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. 17 Mart 1978 günü Ankara'da toprağa verildi

İlk şiiri lise öğrencisiyken arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Filiz adlı okul dergisinde 1938'de yayımlandı. Ardından şiirleri İnkılapçı Gençlik, Ülkü, Yücel, Millet, İstanbul gibi dergilerde yer buldu. Olgunlaşmış bir şiirle kuşağının önde gelen temsilcileri arasında yerini aldı. Bu dönemdeki şiirlerinde toplumsal sorunlara ağırlık verdi. Halk dilinden, halk söyleyişlerinden geniş biçimde yararlanarak, halkın özlemlerini, sevinçlerini, acılarını ve yaşama savaşımını coşkulu bir söyleyişle dile getirdi. Şiirlerinin kaynağını hoşgörü, insanlık sevgisi, ulusal bağımsızlık ve doğa oluşturdu. "Çocuk" dergisinde masalları, Vakit ve Ulus gazeteleri ile Varlık ve Seçilmiş Hikayeler dergilerinde öyküleri de yayınlandı. 1986'dan başlayarak adına bir şiir ödülü kondu.

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Şiirleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Bir Çocuk Bahçesinde (1941)
  • Bağbozumu Sofrası (1944)
  • Çocuklar Gemisi (1946)
  • Yanık Hava (1951)
  • Haziran Defteri (1955)
  • Yurdumdan (1960)
  • Bağımsızlık Gülü (1965)
  • Sakarya Meydan Savaşı (1970)
  • Buğday, Kadın, Gül ve Gökyüzü (1970)
  • Tüm Şiirleri (iki cilt ölümünden sonra, 1978)

Fıkraları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Devrimcinin Takvimi (1962)
  • Ya Bağımsızlık Ya Ölüm (1964)
  • Köy Öğretmenine Mektuplar (1964)
  • Tonguç'un Kitapları(1965)
  • Atatürkçü Olmak (1966)
  • Atatürk ve Kurtuluş Savaşı (1969)
  • Balım Kız Dalım Oğul (1971)
  • Halk Önderi Atatürk (1972)
  • Cumhuriyet Ağacı (1973)
  • Sevgi Elması (1972)
  • Cumhuriyet Bayrağı Altında (1973)

Hekimlikle İlgili Kitapları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Turhal Dolaylarında Çocuk Bakımı(1954)
  • Anneler Soruyorlar (1959)
  • Kasabalar ve Köylerde Çocuk Bakımı (1961)

Çocuk Kitapları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • İyi İnsan Mehmet Ali
  • Üvey Ana

Ödülleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Cahit Külebi'nin C.A. Kansu için yazdığı dizeler[değiştir | kaynağı değiştir]

« Ceyhun kardeş sen bu ilden gideli

Dağlarım yıkıldı, çöllerim bomboş.

Söğütlü dereler, iğdeli beller,

Kuraktan çatlamış göllerim bomboş. »

Nazım Hikmet'in, C.A. Kansu'nun annesinin ölümü üzerine yazdığı şiir[değiştir | kaynağı değiştir]

Ceyhun Atuf'un Moda'da bir darüleytamda (yetimyurdu) yöneticilik yapmakta olan annesi Müfdale Hanım, eşi Nafi ve kardeşi Vehbi Bey'leri Milli Mücadele'ye katılmak üzere Ankara'ya yolladıktan kısa bir süre sonra apandistinin patlaması sonucu hayatını kaybetmiş ve Kuvay-ı Milliyeci dostları tarafından gömülmüştü. Vehbi ve Nafi Bey'lerle İnebolu'da tanışmış olan şair Nazım Hikmet, aşağıdaki şiiri yazmıştır.

« 

Vehbi ve Nafi Kardeşlerimin Acılarına: Aldığım Bir Mektup (**) 1337 Mart Ankara

Dün gece mektup aldım bir felakete dair

Siyah satırlarında şöyle yazılı:

Şair!

Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze

Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze

Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun?

Yoksa hülyalarınla hâlâ uyuyor musun?

Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır:

Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır?

Dileriz derdimizi avutmasın seneler

Bize son vazifeni yapmış olursun eğer

Zavallı gönlümüzde bu derin mâtemi sen

Rübabının sesiyle ebedileştirirsen...

Ah bir hale düştük ki duysa kâinat ağlar

Hem bir kardeş kaybettik, hem çok sevgili bir yâr

Biz gurbette ağlarken o da gurbette öldü

Biz gurbete gömüldük, o toprağa gömüldü...

Şimdi o uzaklarda, çok uzaklarda bizden!

Hayaline ağlayan yorgun gözlerimizden

Yüzü rüyalardaki yüzler gibi kayboldu.

Zaten o bir çiçekti bir çiçek gibi soldu

Bir bahçeye gitti ki açılmaz çiçekleri

Kahpe felek kendini bildiği günden beri

Gökler zulümleriyle bu kadar alçalmadı.

Artık güzelliklere imanımız kalmadı.

Hiçbir ümidimiz yok hiçbir gayemiz de

Şair? Fani neşeyi artık arama bizde

Şimdi biz bir hayale ağlarız için için

Tesellisi olmayan gönüllerimiz için

Sade ona kavuşmak tesellidir diyoruz

Ona kavuşmak için ölümü bekliyoruz. »


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]