Yedi kök soy

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Cole Thomas The Consummation The Course of the Empire 1836.jpg
Cole Thomas The dream of the architect 210 Sun Unedited.jpg

Yedi kök soy (root-race),Teozofi’de kullanılan bir terim olup, Dzyan kitabı gibi Doğu’nun kadim metinlerinden yola çıkan Batı teozofisinin, dünya tarihini ve dünya insanının bedensel değişim sürecini açıklamak üzere ortaya attığı, bilimsel dayanağı olmayan bir teoriyi dile getirir. Bu teoriye göre, Dünya gezegeninde insan türü, bugünün insanının beşinci kök soyu oluşturduğu, “yedi kök soy” olarak belirtilen, yedi basamaklı bir süreç geçirmektedir.

Yedi kök soy süreci[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu süreç ve önceki kök soylar hakkında teozofların iddiaları şöyle özetlenebilir:

  • Esîrî alemdeki birinci kök soy: Dünya gezegeninde ilk insan bedenleri fiziksel alemde değil, esîrî alemde meydana getirilmişlerdi. Bunlara insan demek pek olanaklı değildi; çünkü insan bedeni formunda olmayan, hatta belirli bir biçimi olmayan esîrî yaratıklardı. Havadan değil, esîrden besleniyorlardı. “Adem’in yeryüzüne gelişinden önce mevcut olan bu düşünce projeksiyonları bir gölün sularındaki amibi andıracak biçimde, düşüncesinin yöneldiği yöne doğru hareket edebilme özelliğine sahipti." (Edgar Cayce) “Bu ilk kök soya Polarean soy adı verilir. Az çok eliptik forma sahip bu ‘soy’un beyin vs. gibi iç organları bulunmuyordu. Düşünme yetisine sahip değildi, algılaması bir tür dokunma duyusundan ibaretti, görme duyusu yoktu, fakat kulağa sahip olmasa da bir tür işitme duyusuna sahipti. Yaşamı güdülerden oluşuyordu. Ruhu kendisini sadece içgüdülerle, hazlarla, hayvani arzularla vb. ile ifade ediyordu. Bilinç durumu, rüyayı andırıyor, atıl bir yaşam sürüyordu.” (Rudolf Steiner)
  • Hyperborea’daki ikinci kök soy; Bu soya Hyperborean kök soy denir. Yeryüzünde ısının azalması maddelerin katılaşma sürecine girmesine neden oldu. Hermafrodit (çift cinsiyetli) olan bu ikinci kök soy bireyleri kendi kendilerini dölleyerek bir tür “kendiliğinden yumurtlama” tarzında ürüyorlardı. Sürmeye devam eden yoğunlaşmayla beraber boyları kısalmıştı, fakat günümüz insanına oranla dev boyutlardaydılar.
  • Lemurya’daki (Mu kıtası) üçüncü kök soy: Üçüncü kök soyda, bu soyun kendi gelişim sürecinin orta zamanlarında meydana gelen “yoğunlaşmanın tamamlanması”yla iskelet, sinir, kas sistemi oluştu ve cinsiyetler ayrılarak, bilinen insan formu meydana geldi. Artık ciğerleriyle hava soluyabiliyorlardı. Esîrî alemden tümüyle çıkmışlardı. Üçüncü kök soyun dev boyutlarda olmalarından dolayı Lemuryalı devler denilen bireyleri artık bilinen cinsel yolla üreyecekti. Bilinç ve zihinsel etkinliğin geliştiği üçüncü kök soy bireyleri, iyice katılaşmış olmalarının ve dev bedenlerinin (3-4 metre) verdiği avantajla ilk kentlerini dev taşlardan inşa ettiler.
  • Atlantis’teki dördüncü kök soy: Dördüncü kök soy Atlantis’te ortaya çıkmıştır. Lemuryalı atalarının bilmediği duyguları geliştirdiler. İlk Atlant dili, Lemurya’da yaşamış üçüncü kök soydaki gibi eklemlemeli (agglutinant) bir dildi. (Türkçe yeryüzünde az sayıda olan eklemlemeli dillerden biridir.)
    • İlk Atlantisliler’in sözleri bir anlama sahip olmalarının yanı sıra, psişik ve majik etkilere de sahip bulunuyordu; örneğin sözlerle bitkilerin büyümeleri hızlandırılabilir, vahşi hayvanları evcilleştirilebilirdi. Bu ilk Atlantisliler Atlantis’in birinci “alt soy”udur (Rmoahal’lar, her kök soy kendi içinde ‘alt soy’ kategorilerine ayrılır).
    • Atlantisliler’in birer inisiye olan kral ve liderleri üçüncü “alt soy” döneminde ortaya çıktılar. Fakat bencillik ve güçlerin kötüye kullanımı da yine bu dönemde ortaya çıktı.
    • Dördüncü “alt soy” döneminde Manu adındaki bir uzaylı, müritleriyle birlikte Orta Asya’ya çekildi. (Kimi teozoflara göre de, Atlantis’teki seçilmişlerin bir kısmı Nuh ve Rama adındaki iki uzaylı önderliğinde Orta Asya’ya, bir kısmı ise Mısır’a göç etmiştir.)
    • Beşinci “alt soy” döneminde insanda mantıklı düşüncenin, yargılama yeteneğinin gelişmesine ve hesaplama ve sentezleme becerilerinin ilerlemesine karşın, buna ters orantılı bir şekilde, psişik gücü kullanma yeteneğinin gerilemesi, kısırlaşması söz konusu oldu.
    • Zeka ve düşünce yeteneğinin iyice gelişmesiyle, altıncı “alt soy”da adalet ve hukuk düzenlemeleri ortaya çıktı.
    • Yedinci “alt soy”, Atlantis’in batışıyla birlikte, yerini bugünkü insanlığın oluşturduğu beşinci kök soya bırakmıştır.
  • Beşinci kök soy son günlerini yaşamaktadır; bir ayıklanma olacak ve kalanlar, herkesin gerçek yerini bulacağı altıncı kök soyu oluşturacaktır. Maddenin kölesi olmaktan kurtulmuş ve psişik yeteneklerini kullanabilen bir insanlığın oluşturacağı altıncı kök soy, Altın Çağ’ı yeniden bulacak olan kök soydur. Evrim, yedinci kök soyla tamamlanacaktır.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Kozmik Hafıza, Rudolf Steiner, Dharma Yayınları
  • Visions de l'Atlantide,Edgar Cayce, J'ai lu