İçeriğe atla

Muhsin Bey

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Muhsin Bey
Filmin sinema afişi
YönetmenYavuz Turgul
YapımcıAbdurrahman Keskiner
SenaristYavuz Turgul
OyuncularŞener Şen
Uğur Yücel
Şermin Hürmeriç
Sönmez Yıkılmaz
Kemal İnci
Erdoğan Sıcak
Tayfun Çorağan
MüzikAtilla Özdemiroğlu
Görüntü yönetmeniAytekin Çakmakçı
StüdyoUmut Film
CinsiSinema filmi
TürüAile, Dram, Komedi, Macera
RenkRenkli, 35 mm
Yapım yılı1987
Çıkış tarih(ler)iMayıs 1987
Süre119 dakika[kaynak belirtilmeli]
ÜlkeTürkiye
DilTürkçe

Muhsin Bey, 1987 yapımı, Yavuz Turgul'un yazıp yönettiği filmdir. Oyuncular Şener Şen ve Uğur Yücel, sinema çevrelerine göre bu film ile oyunculuklarının zirvesine çıkmışlardır.[kaynak belirtilmeli] Film yine birçok otoriteye göre Türk sinema tarihinin en başarılı filmlerindendir.[kaynak belirtilmeli] Filmin yüksek çözünürlüğe sahip bir kopyasını yapmak üzere Mimar Sinan Üniversitesi 2014 yılında çeşitli çalışmalar yapmıştır. Filmin görüntü ve sesi yenilenmiş ancak orijinalinden 20 dakika eksik olan bu kopya rağbet görmemiştir.[1]

Filmden bir sahne.

Film; prensiplerine bağlı eski bir müzik yapımcısı olan Muhsin Bey ve şöhret olmak isteyen Ali Nazik ismindeki saf delikanlının basit macerası olarak başlayıp, Muhsin Bey'in yaşam ve onur mücadelesine dönüşen olayları konu almaktadır.

Muhsin Kanadıkırık (Muhsin Bey), Beyoğlu'nda yaşayan, müzik kariyerinin sonlarına doğru organizatöre dönüşmüş bir şekilde; şarkıcılara pavyon, gazino, kaset gibi çalışacak yerler aramaktadır. Bir İstanbul beyefendisi tipinde, kendi deyimiyle "orta direk" olarak hayatını sürdürmektedir. Ev sahibesi Madam Agavni, düşkünler evindeki Afitap hanım ve komşusu Sevda Hanım ile arası çok iyidir. Eşi Almanya'da hapiste olan ve bir kızı bulunan Sevda Hanım'ı her ne kadar çok sevse de kendisine bir türlü açılamamaktadır. Ayrıca pavyonda şarkı söylemesi için kendisine yardımı dokunmuştur.

Çırağı Osman'ın kirayı at yarışına harcaması sonucu parası kalmadığı için ofisinden atılan Muhsin Bey, işlerini evinin yakınındaki kıraathanede yürütmeye başlar. Bu durum meslektaşı Şakir tarafında alay konusu edilir. Bu sırada kıraathaneye Ali adında Urfalı biri gelir ve Muhsin Bey'i sorar. Kendi amcasının Muhsin Bey'le askerlik arkadaşı olduğunu söyler. Türkücü olmak istediğini söyleyen Ali, Muhsin Bey'den yardım ister. O sırada işleri kesat giden Muhsin yeni yatırıma girmekte isteksiz olduğundan Ali'yi önce kovar ama sonra evine alır.

O gece diş ağrısı artan Muhsin Bey, her ne kadar komşulardan rakı ile dişinol istese de fenalaşır. Bunun üzerine Ali, Muhsin Bey'i dişçiye götürür ve dişçi Muhsin Bey'in dişini çeker. Ertesi sabah ağrıdan tamamen kurtulan Muhsin Bey, Ali'nin çatıda söylediği türküyle uyanır. En sonunda yumuşayan Muhsin Bey, Ali Nazik'in hikâyesini dinler. Fakir bir aileden gelen, annesini ve üç abisini daha çocukken kaybeden Ali, çocukken türkücü olmak istediğini söyleyince ailesiyle arası açılmıştır. Fakat içindeki türkücülük isteği hiç sönmemiş ve büyüyünce evden kaçmıştır. Sonrasında amcası Bitli Salman'ın tavsiyesiyle Muhsin Kanadıkırık'ı bulmak için İstanbul'a kaçmıştır.

Muhsin Bey, Ali Nazik'i türkücü yapmaya karar verir. Planı Ali'yi önce gazinoya sonra TRT'ye çıkarmaktır. Gazino için Arap Celal'in mekanı ayarlanır ve yakın arkadaşı olan bir başka gazinocu Laz Nurettin'i Ali Nazik'i dinlemesi için ikna eder. Çırak Osman da TRT için birini ayarlar ama adam dolandırıcı çıkar. Bu arada Ali ile ev arkadaşı olan Muhsin Bey, Ali'yle hayallerini ve düşüncelerini paylaşır. Akşamında Arap Celal'in gazinosunda sahne alan Ali heyecandan türküyü detone ve sözlerini unutarak okur. Bunun sonucunda sahneye çıkma şansını kaybettiği gibi Laz Nurettin, Ali'yle alay eder. Muhsin Bey sinirli bir şekilde Sevda Hanım ve Ali ile eve döner.

Dolandırıldıkları için ellerinde kalan son paralarıyla Ali'yi Urfa'ya geri göndereceklerken Muhsin Bey, Ali'yi türkücü yapmayı yeniden kafasına koyar ve bunun için insanları dolandırır. Muhsin Bey, Ali'nin kasetini çıkarır fakat dolandırıcılıktan hapse girer.

Aradan beş yıl geçtikten ve Muhsin Bey hapisten çıktıktan sonra her şey çok değişmiştir. Evi yıkılacak olan Muhsin Bey, Madam Agavni'yi, Afitap Hanım'ı, Osman'ı, Ali Nazik'i ve Sevda Hanımı kaybetmiştir. Ali Nazik başlangıçtaki amacından tamamen saparak normal türküden arabesk söylemeye geçmiş ve Şakir'in yeni açtığı gazinoda Sevda ve Osman'la beraber çalışmaya başlamış, ayrıca kaba, ruhsuz, duygusuz birisine dönüşmüştür. Muhsin Bey orayı Sevda Hanım ve çocuğu ile terk eder ve yıkılmadan önce geldikleri evlerinde uykuya dalarlar.

Yavuz Turgul birçok defa Muhsin Bey'in en sevdiği filmi olduğunu belirtmiştir.

Film Türkiye'nin ve Özellikle de İstanbul'un dönüşümünü somutlaştıran, ahlaki çöküşünün ve yozlaşmanın başlangıcını en başarılı şekilde gösteren bir baş yapıt olarak kabul edilir. Karakterler birbirlerine karşı bir sürü çatışmalarla yazılmış, hepsinin dönüşüm içindeki konumu ayrı ayrı işlenmiştir. Kırdan kente göç sonucu değişen İstanbul'un 80'ler atmosferi Muhsin Bey'in sözlerine de yansır. "Zaten güzelim İstanbul'u Kebabçı salonu haline getirdiniz." Filmin seyri boyunca giderek boyut kazanan, birbirlerinden yeri geldikçe uzaklaşan Muhsin Bey ve Ali Nazik karakteri, müziğin de değişen toplumsal dinamiklerle evrilmiş olduğunu kendi deneyimlerinde görürler. Karakterlerin zaman zaman ortak noktalarda buluşup zaman zaman fikirde ayrıldığı bu hikâyenin sonunda, Ali Nazik ve içindeki grubun diğer gruba içinde bulunduğu durum itibarıyla galip geldiğini söylemek çok zordur. Muhsin Bey, Ali Nazik'e kıyasla her ne kadar daha aşağı bir konumda kalmış izlenimi verse de, filmin senarist ve yönetmeni Yavuz Turgul'a göre "Ali Nazik gazinonun neon ışıklı tabelalarında beşinci sırada yer almaya devam edecek, ve beş yıl sonra (1992) rezil bir otel odasında yüksek doz uyuşturucu içmekten hayatını kaybedecektir."[2]

1988 St. Sebastian Ödülü,

  • Mayıs, 1987
  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 21 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Kasım 2015. 
  2. ^ Can Bediroğlu (2016). "Değişen Dünya Değişmeyen Adam Muhsin Bey". Film Hafızası. 5 Mayıs 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Mayıs 2024. 

Dış bağlantılar

[değiştir | kaynağı değiştir]
Ödüller
Önce gelen:
Aaahh Belinda
Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Film Ödülü
1987
Sonra gelen:
Gece Yolculuğu