Japonya'nın Mançurya'yı istilası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Japonya'nın Mançurya'yı istilası
İkinci Çin-Japon Savaşı
Japanese troops entering Tsitsihar.jpg
Japan askerleri Mukden sokaklarında,18 Eylül 1931
Tarih18 Eylül 1931 – 27 Şubat 1932
(5 ay, 1 hafta ve 2 gün)
BölgeMançurya, Çin Cumhuriyeti
SonuçJapon zaferi
Tanggu Ateşkes Anlaşması
Taraflar

Japon İmparatorluğu Japon İmparatorluğu

Flag of the Republic of China.svg Mukden
Komutanlar ve liderler
War flag of the Imperial Japanese Army.svg Şigeru Honjo
War flag of the Imperial Japanese Army.svg Jiro Tamon
War flag of the Imperial Japanese Army.svg Hideki Tojo[1]
War flag of the Imperial Japanese Army.svg Senjūrō Hayashi
Mançukuo Jang Haypeng
Flag of the Republic of China Army.svg Jang Hueliang
Flag of the Republic of China Army.svg Ma Janşan
Flag of the Republic of China Army.svg Feng Janhay
Flag of the Republic of China Army.svg Ting Çao
Güçler
30,000 – 60,450 kişi 160,000 kişi
Kayıplar
? ?
II. Dünya Savaşı'nı tetikleyen olaylar
Libya soykırımı 1923–1932
Japonya'nın Mançurya'yı istilası 1931
Fransa-Sovyet-Çek Paktı 1935
II. İtalya-Habeşistan Savaşı 1935–36
Renanya'ya yeniden asker yerleştirilmesi 1936
İspanya İç Savaşı 1936–39
Anti-Komintern Paktı 1936
İkinci Çin-Japon Savaşı 1937
Anschluss 1938
Münih Antlaşması 1938
Çekoslovakya'nın İşgali Mart 1939
Almanya'nın Litvanya'ya verdiği ültimatom Mart 1939
İngiltere-Polonya askeri ittifakı Mart 1939
Arnavutluk'un işgali Nisan 1939
Çelik Pakt Mayıs 1939
Molotov-Ribbentrop Paktı Ağustos 1939

Japonya'nın Mançurya istilası; 18 Eylül 1931'de, Japon İmparatorluğu'nun Kuantung Ordusu'nun, Mukden Olayı'ndan hemen sonra başlayan işgal harekatı. Japonlar, bölgede Mançukuo adında bir kukla devlet kurarak, işgali II. Dünya Savaşı sonuna kadar sürdürdüler.

Askeri harekât[değiştir | kaynağı değiştir]

Temmuz 1931'de Vanpaoşan Olayı ile başlayan Çin-Japon ihtilafı, 18 Eylül 1931'de yaşanan Mukden Olayı ile zirve yaptı. Mukden Olayı ile aynı gün, İmparatorluk Karargahı, Kuantung Ordusu'na, olayı daha fazla büyütmeme ve daha geniş bir alana yaymama konusunda talimat verdi. Karargahtan gelen bu talimata rağmen, Kuantung Ordusu Başkomutanı Şigeru Honjo, emrindeki kuvvetlere, Güney Mançurya Demiryolu hattında tüm yönlere doğru operasyonları genişletme emri verdi. Korgeneral Jiro Tamon'un emriyle II. Tümen'e bağlı birlikler, 730 mil uzunluğunda demiryolu hattı boyunca ilerleyerek, birkaç gün içinde Anshan, Hayçeng, Kayyuan, Tieling, Fuşun, Siping, Çangçun, Kuançengtzu, Yingkou, Antung ve Penhsihu şehirlerini ele geçidi.

Aynı şekilde, 19 Eylül'de General Honjo'nun talebi doğrultusunda Kore'deki Joseon Ordusu komutanı General Senjūrō Hayashi, emrindeki 20. Piyade Tümeni'nin güçlerini bölerek, 39. Karma Tugay'ı oluşturdu. Aynı gün İmparatorun izni olmadan bu tugay da Mançurya'ya doğru yola çıktı. Japon kuvvetleri, 20-25 Eylül tarihleri arasındaki beş günlük kısa süre içinde, Hsiungyueh, Çangtu, Liaoyang, Tungliao, Tiaonan, Kirin, Chiaoho, Huangkutun ve Hsin-min'i aldı. Böylelikle Liaoning and Kirin eyaletleri kontrol altına alınırken, Kore ile ilişkiyi sağlayan ana demiryolu hattı da güvence altına alınmış oluyordu.

Tokyo, Ordunun merkezi hükumetten emir almadan, kendi başına hareket etmesi haberi karşısında şoke oldu. Sivil hükumet, askerlerin bu emir tanımaz, asi tutumlarından dolayı bir kaosa sürüklendi. Ancak birbiri ardına gelen zafer haberleriyle, sivil yönetim askerlere karşı iyice zayıf duruma düşmüştü. Hatta zafer haberlerinden sonra, hükumet tarafından bölgeye üç tümen asker daha gönderilmesi kararlaştırıldı.

Anılan dönemde, hükumetin oluşturulması için ordu ve donanmadan da kabinede üye bulunması, anayasal bir zorunluluktu. Askerler kolaylıkla hükumet üstünde hakimiyet oluşturabilmekteydi. Askerlerin desteği olmadan, hükumetin ayakta kalması imkansızdı.

Çin'den kopuş[değiştir | kaynağı değiştir]

Liaoning Bölgesel Hükumeti, Mukden'den kaçtıktan sonra yerine, Liaoning eyaletinin Çin Cumhuriyeti'nden ayrılacağını ilan eden bir "Halkların Korunması Komitesi" getirildi. Diğer ayrılıkçı hareketler, Japon işgali altındaki Kirin'de "Yeni Kirin Ordusu Generali Xi Qia, Harbin'de ise ve General Zhang Jinghui tarafından örgütlendi. Ekim ayının başında, Liaoning'in kuzeyindeki Taonan kentinde General Jang Haypeng, Japon Ordusu'nun yüklü miktarda askeri yardımı karşılığında, Çin'den ayrıldığını ilan etti.

13 Ekim'de General Jang Haypeng, General Xu Jinglong komutasındaki Hsingan Islah Ordusu'nun üç alayına, kuzeye doğru giderek, Heilongjiang eyaletinin başkenti Qiqihar'ı ele geçirmesi emri verdi. Kentteki bazı unsurlar kenti barış içinde teslim etmeyi önerdi. General Jang, bu teklifi kabul etmek üzere şehre doğru ihtiyatla ilerledi. İlerleyen birlikler, General Dou Lianfang'ın direnişiyle karşılaştı. Çıkan şiddetli çatışma sonucunda, kuzey kıyısını koruyan birlikler ağır kayıplar vererek kaçtı. Bu savaş sırasında Nenjiang demiryolu köprüsü, General Ma Janşan'a sadık birlikler tarafından dinamitlenerek, kullanım dışı bırakıldı.

Japon işgaline direniş[değiştir | kaynağı değiştir]

Nen Nehri'ndeki köprünün tamirini bahane olarak kullanan Japonlar, Kasım ayı başlarında Japon birliklerinin himayesinde bir onarım ekibi sevk etti. Kuomintang hükumetinin, Japon istilasına karşı direniş gösterilmemesi yönündeki emirlerine karşı çıkan, Heilongjiang Bölge valisi, Müslüman General Ma Janşan'la, isyancı Japon askerler arasında çatışma başladı.

Nenjiang Köprüsü'nü tutmayı başaramasa da, gösterdiği direniş, yurt içi ve yurt dışı basında büyük yankı uyandırdı ve ulusal kahraman haline geldi. Olayın bu derecede duyulması Japon Karşıtı Gönüllüler Ordusu'na katılımı da arttırdı.

Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı. Çoğunluğunu Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri'nin 8. Tümen'ine bağlı, 4. Karma Tugay askerlerinin oluşturduğu destek kuvvetleri, Kasım ayında bölgeye gönderildi.

5 Kasım tarihinden itibaren, 400 askeri ölen, 300 askeri de yaralanan General Janşan, bu kayıplarına rağmen, 15 Kasım 1931 tarihinde Japonların teslim ol çağrısını kabul etmedi ve Qiqihar şehrini teslime yanaşmadı. 17 Kasım tarihinde dondurucu bir havada, General Jirō Tamon 3,500 askerle bir saldırı başlattı ve 19 Kasım tarihinde General Janşan'ı Qiqihar'dan söküp attı.

Mançurya'nın güneyindeki askeri faaliyet[değiştir | kaynağı değiştir]

1931 yılının Aralık ayının sonlarına doğru, General Şigeru Honjo, 10,000 askerini bombardıman birlikleri refakatinde, zırhlı trenler içinde, Mukden'den Chinchow'a sevk etti. Birlikler Chinchow'a 30 kilometre (19 mi) yaklaşmışken, Japon Savaş Bakanı General Jirō Minami tarafından operasyon iptal edilerek, birliklere geri çekilme emri verdi. Zira Milletler Cemiyeti'nin, Asıl Çin (China Proper) ile Mançurya arasında, tarafsız bir tampon bölgesi oluşturulması önerisi, küçük değişikliklerle Japon Başbakan Wakatsuki Reijiro'nun sivil hükumetince kabul edilmişti. Anlaşmazlığın çözümü için Tokyo'da bir Çin-Japon barış görüşmesi de planlanmaktaydı.

Görğşmelerde, taraflar bir uzlaşma sağlayamadı, kısa bir süre sonra da Wakatsuki hükumeti iktidarını kaybetti. Yeni hükumet Inukai Tsuyoshi başbakanlığında kuruldu. Kuomintang hükumetiyle yapılan görüşmelerde bir uzlaşma sağlanmadı. Bunun üzerine yeni kurulan hükumet, Mançurya'daki askeri yığınağını ve tahkimatını arttırma yoluna gitti. Aralık ayında 20. Piyade Tümeni'nin kalanı ile 38. Karma Tugay Kore'den, 8. Karma Tugay da Japonya'dan, Mançurya'ya sevk edildi. Yeni birliklerin katılımıyla, Kuantung Ordusu'nun gücü 60,450 kişiye ulaştı. Japon Ordusu 21 Aralık'ta, Mançurya'da Liaoning ve Kirin bölgelerindeki, gittikçe şiddetlenmekte olan yerel Çin direniş hareketini bertaraf etmek için geniş çapta işgal hareketi başlatacağını ("eşkiyayı tasfiye") ilan etti.

28 Aralıkta, Nanjing hükümetinin tüm üyeleri istifa ettikten sonra Çin'de yeni bir hükümet kuruldu. İstifanın ardından askeri komuta kademesi de bir karmaşa içine düştü. Ordu mem kendisinin hem de ülkesinin uluslararası itibarını zedeleyecek bir karar alarak, Çin Seddi'nin güneyindeki Hebei eyaletine geri çekildi.[2] 3 Ocak 1932 tarihinde, Japon birlikler, Çinlilerin boşalttığı Chinchow kentini, tek bir el ateş etmeden ve en ufak bir direnişle karşılaşmadan ele geçirdi. Bir gün sonra da Shanhaiguan Bölgesi ele geçirildi ve böylelikle Japonya'nın güney Mançurya'daki askeri harekatı tamamlanmış oluyordu.

Kuzey Mançurya'nın işgali[değiştir | kaynağı değiştir]

Güney bölgelerin güvence altına alınmasıyla, işgali tamamlamak üzere, Japonlar bakışlarını kuzeye yönlendirdi. Japonlar Ma Janşan ve Ting Çao'nun taraf değiştirmesi için görüşmeler yapmaktaydı. Bu görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra, Ocak ayı başlarında, Albay Kenji Doihara, iş birlikçi General Qia Xi'den, birliklerini hareket ettirerek Harbin'i ele geçirmek için izin istedi.

Kuzey Mançurya'da bulunan son düzenli Çin birlikleri, General Ting Çao tarafından sevk ve idare edilmekteydi. General Çao, General Xi'ye karşı Harbin'i başarıyla savunmaktaydı. Ancak Japonya'dan destek olarak gönderilen, General Jiro Tamon komutasındaki 2. Tümen'in devreye girmesiyle durum değişti. Japonlar, 4 Şubat 1937'de Harbin'i ele geçirdi.

Şubat ayı sonuna kadar alternatifleri değerlendiren Ma, yeni kurulan Mançukuo hükumetine katılarak, Heilongjiang bölge valisi ve Savaş Bakanı olarak dahil oldu.

27 Şubat 1932 tarihinde, Ting Chao Çin direnişini ve düşmanlığına son verecek ateşkes önerisinde bulundu. Ancak Mançurya'daki Japon işgaline karşı gerilla savaşı yıllarca devam edecekti.

Japonya'daki atmosfer[değiştir | kaynağı değiştir]

Doğal kaynaklar açısından son derece zengin bir arazi olan Mançurya'nın fethi, Japonya'yı Büyük Buhran'ın etkilerinden kurtaran ve halkın desteğini pekiştiren bir "can simidi" olarak görülüyordu.[3] Amerikalı tarihçi Louise Young, savaş çılgınlığına tutulan Japonya'da, 1931'den 1933'e kadar devam eden bu savaşa, halkın büyük bir desteği bulunduğunu söylüyordu.[4] "Can simidi" metaforu, Mançurya'nın Japon ekonomisinin işleyebilmesi için son derece elzem olması yüzünden kullanılmıştır. Bu sebeple de buranın ele geçirilmesi halk arasında çoşkuyla karşılanmıştır. Bölgenin elden çıkma olasılığı karşısında da, halk son derece sert tepki vermiştir.[5] Bu dönemde Japon basını üzerinde, sonraki dönemlerde olduğu kadar büyük bir baskı olmadığını ifade eden Young, isteseler editörlerin savaş karşıtı duygu yaratan atmosfer oluşturmak için yazılar yayınlayabileceklerini, ancak bunun tam tersini tercih ettiklerini belirtmektedir.[6] Japon liberal dergisi Kaizō'da gazeteci Gotō Shinobu, Kuantong Ordusu'nu hem Japon, hem de Çin hükumetlerine karşı darbe yapmak suçu işlediğini yazmıştı.[6] Ana akım medyada Kaizō benzeri yayınlar azınlıktaydı. Asahi gibi gazeteler, savaş karşıtlığının satışları azalttığını fark etmişler ve militarist bir çizgi takip etmişlerdi.[6] 1904'te Rus-Japon Savaşı öncesi yazdığı savaş karşıtı, savaşın anlamsızlığını anlatan ve Japon Ordusu'nda savaşan kardeşi için yazdığı "Kardeşim yaşamdan vazgeçmeyin" adlı şiiri ile tanınan, Japonya'nın en meşhur pasifist şairi Akiko Yosano bile, topluma hakim olan savaş çılgınlığının etkisi altında kalmış;[7] Kuantung Ordusu'nu, uzlaşmacı, korkak tavırları bir kenara bırakarak, buşidoya davet ediyor ve İmparator uğruna savaşta hayatını feda etmenin, bir Japon erkeği için en onurlu davranış olacağını söylüyordu.[7]

Dış etkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Batı medyası, sivillerin bombalanması, bombardımandan sağ kurtulanların üzerine ateş açılması gibi, vahşet haberleri yapıyorlardı.[8] Bu tip haberler, Batı'da, II. Dünya Savaşı sonuna kadar devam edecek bir Japon karşıtlığı oluşmasında etkili olmuştu.[8]

Lytton Komisyonu tarafından, işgalle ilgili olarak hazırlanan raporda, Çin'in Japonya'yı bir ölçüde provoke ettiği ve Çin'in Mançurya üzerindeki egemenliği konusunda şüpheler olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, raporun kabul edilemez olduğunu duyuran Japonya, gittikçe etkisi daha da azalmakta olan Milletler Cemiyeti'nden çekildiğini açıkladı. Bu karar Japonya'yı uluslararası platformda izolasyona itecekti.[9]

Mançurya krizi karşısında Milletler Cemiyeti'nin başarısızlığı, bu kurumun gücünü iyice azaltarak, işlevinin sorgulanmasına da yol açtı. Japonya gibi güçlü bir ulus, diğer ülkelere karşı agresif bir politika izlemeye karar verdiyse, Milletler cemiyeti'nin buna karşı yapacak bir şeyi olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu durumdan haberdar olan Adolf Hitler ve Benito Mussolini gibi liderler, çok geçmeden komşularına saldırarak, aynı yöntemi uygulayacaklardı.[10]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ http://www.britannica.com/EBchecked/topic/598171/Tojo-Hideki
  2. ^ Christopher Thorne, The Limits of Foreign Policy. New York: Capricorn, 1973. p. 329.
  3. ^ Young, Louise Japan's Total Empire: Manchuria and the Culture of Wartime Imperialism, Los Angeles: University of California Press, 1998 pages 83-93.
  4. ^ Young, Louise Japan's Total Empire: Manchuria and the Culture of Wartime Imperialism, Los Angeles: University of California Press, 1998 page 90.
  5. ^ Young, Louise Japan's Total Empire: Manchuria and the Culture of Wartime Imperialism, Los Angeles: University of California Press, 1998 page 95.
  6. ^ a b c Young, Louise Japan's Total Empire: Manchuria and the Culture of Wartime Imperialism, Los Angeles: University of California Press, 1998 page 85.
  7. ^ a b Young, Louise Japan's Total Empire: Manchuria and the Culture of Wartime Imperialism, Los Angeles: University of California Press, 1998 page 84.
  8. ^ a b Meirion and Susie Harries, Soldiers of the Sun: The Rise and Fall of the Imperial Japanese Army p 161 ISBN 0-394-56935-0
  9. ^ Meirion and Susie Harries, Soldiers of the Sun: The Rise and Fall of the Imperial Japanese Army p 163 ISBN 0-394-56935-0
  10. ^ Ben Walsh, GCSE Modern World History - second edition 2001, p 247