Dizel partikül filtresi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
FAP-Filter Peugeot.jpg

Dizel Partikül Filtresi (DPF), dizel motorlarda yanma sonucunda doğal olarak oluşan Partikül Maddeleri(PM) (veya halk deyişi ile kurum, is) gidermek veya azaltmak amacı ile egzoz sistemine ilave edilen bir filtredir.

PM, hava kirliliğine neden olan en tehlikeli bileşenlerdendir. Boyutları 0.1 μm'a kadar düşebilen bu partiküller, solunum yolu ile vücuda girip, çok küçük boyutları nedeni ile akciğer, kalp hatta beyin gibi hayati organların derinliklerine kolayca ulaşabilir, ciddi hastalıklara ve erken ölümlere neden olabilirler.

Egzoz emisyon seviyelerinde izin verilen PM değerlerinin, ciddi oranda sınırlandırılması DPF kullanımını zorunlu hale getirmiştir. Euro 4 normunda izin verilen PM seviyesi 0.025 g/km iken, Euro 5 normunda bu değer, 0.005 g/km 'e sınırlandırılmıştır.

DPF, egzoz gazı içinden geçerken içerdiği PM'i tutar ve hapseder. Bu şekilde aracın yaydığı egzoz gazındaki PM seviyesini sınırlandırır. Fakat PM'lerin DPF içinde birikimi zamanla egzoz gazının geçiş direncini arttırarak, geri basınca (back pressure) neden olur.

Geri basıncın artması özellikle motor performansı ve yakıt tüketimi açısından kesinlikle istenmeyen bir durumdur. Bu durum yani DPF'in tıkanma seviyesi, DPF 'in giriş ve çıkış basınç farkı ve sıcaklık sensörleri ile sürekli takip edilir. Sensörler, DPF 'in belli bir tıkanma noktasına geldiğini algıladığında, motor kontrol ünitesi ilave yakıt püskürtmeleri (tek bir püskürtme zamanını ele alırsak ön ve ana püskürtmelerden sonra yapılan artçı püskürtmeler) yardımı ile egzoz gazı sıcaklığını arttırır. Bu şekilde PM'lerin yakılarak DPF'den atılmasını hedefler. Bu işleme "Rejenerasyon" işlemi denir.

Yıllar içinde ilerlemelere bağlı olarak farklı DPF sistemleri geliştirilmiş ve kullanıma geçmiştir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]