Seferihisar, İzmir

Vikipedi, özgür ansiklopedi

(Seferihisar sayfasından yönlendirildi)
Git ve: kullan, ara

Koordinatlar: 38°17′N, 26°45′E

Seferihisar, Türkiye
Harita
Turkiye'de yeri

Turkiye'de yeri
Bilgiler
Şehir nüfusu

ss 17.526[1] (2000)

İlçe nüfusu

ss 34.761[2] (2000)

Yüzölçümü

ss 386 km²

Nüfus yoğunluğu

ss 90/km²

Koordinatlar 38°17′N, 26°45′E
Posta kodu

ss 354 60

Alan kodu

ss 0232

İl plaka kodu

ss 35

Yönetim
İl

ss İzmir

Kaymakam

ss Şakir Erden

Belediye başkanı

ss Tunç Soyeri

Kaymakamlık website

ss{{{internet1}}}

Belediye website

ss {{{internet2}}}

Seferihisar, İzmir'in güneybatısında ve Ege Bölgesi'nde yer almaktadır. Seferihisar, Cumhuriyet öncesinde 1884 yılında ilçe olmuştur. Günümüzde İzmir'in 28 ilçesinden birisidir. İzmir’in 28 ilçesinden biridir.

Seferihisar'ın Beyler, Çamtepe, Gödence, İhsaniye, Kavakdere, Orhanlı, Turgut ve Düzce olmak üzere toplam 8 köyü bulunmaktadır. Çamtepe Güzelbahçe ilçesinden 2001 yılında Seferihisar'a bağlanmıştır. Beyler, Orhanlı, Gödence, Çamtepe ve İhsaniye köyleri orman köyleridir. Kavakdere köyü ise dağınık yerleşme yapısına sahiptir. Orhanlı köyü 1979 tarihinden itibaren yeni yerleşim alanına kurulmuş, eski köyün yerinde bir mahalle kalmıştır. Evliya Çelebi'nin de dediği gibi zeytin ve üzüm temel geçim kaynakları arasındadır.

İlçenin iki beldesi de şimdi Seferihisar'a bağlanmış ve belediyelikleri kaldırılmıştır.

Seferihisar ilçe merkezi 6 mahalleye sahiptir. Bunlar, Turabiye, Cami Kebir, Hıdırlık, Tepecik, Çolak İbrahim Bey, Sığacık ve Ulamış mahalleleridir.

Konu başlıkları

[değiştir] Coğrafi konumu

İl merkezine uzaklığı 45 km’dir. Kuzeyde Urla ve Güzelbahçe, Doğuda Menderes ile çevrilidir. İlçenin batısının ve güneyinin Ege Denizi’ne kıyısı olmakla birlikte ilçe merkezi denizden 5 km içeride bulunmaktadır. İlçenin yüzölçümü 386 km²’dir. Seferihisar’ın matematiksel konumu ise 26°45'00" doğu; 27°01'30" doğu boylamları ile 38°17'00" kuzey ve 38°02'00" kuzey enlemleridir.

İlçe topraklarından demiryolu hattı geçmemekte, en yakın istasyon İzmir kent merkezinde (45 km) ve Adnan Menderes Havalimanı’nda (40 km) hizmet vermektedir.

İlçenin deniz kıyısında yolcu ve yük taşımacılığına ait bir limanı bulunmazken, Sığacık’ta bir balıkçı barınağı yer almakta, yine Sığacık’taki 400 yat kapasiteli yat limanının inşaatı sürmektedir.

İlçe merkezinin kuruluş yeri deniz seviyesinden 18 m yükseltidedir. Kent, kuzey-güney yönünde uzanan Kızıldağlar’ın (1080m) batısında , denize inen yamaçlar ve Kocaçay vadisinin düzlükleri üzerine kurulmuştur.

Seferihisar ilçe merkezinin yakın çevresindeki yerleşmelere uzaklığı şöyledir:

  • Güzelbahçe  :23 km
  • Konak (İzmir kent merkezi)  :45 km
  • Urla  :30 km
  • Çeşme  :85 km
  • Ürkmez  :23 km
  • Gümüldür  :28 km
  • Özdere  :38 km
  • Selçuk  :60 km
  • Menderes  :45 km
  • Kuşadası  :70 km

[değiştir] Coğrafi yapısı

[değiştir] Yer şekilleri

Sığacık

Seferihisar, Urla Yarımadası'nın alçak depresyonlarından biri üzerinde yer almaktadır. Güzelbahçe'den Seferihisar'a doğru uzanan bu geniş depresyon alanı yer yer akarsularla parçalanmış olduğundan arızalı bir görünüm sunar. Bu alan, daha sonra Ulamış, Düzce ve Turgut köylerinin bulunduğu geniş depresyonla birleşerek güneybatı yönünde düz ve düze yakın eğimlerle Azmak Ovasına ulaşır, oradan da denizle son bulur.

Seferihisar morfolojik bakımdan bazı birimlere ayrılabilir. İlk ayırt edilen birim aşınım yüzeyleridir. Akarsu vadileriyle yarılan aşınım yüzeylerinin eteklerindeki yamaçlar ise ayrı bir morfolojik birim oluşturur.

Seferihisar yöresinin yer şekillerinde akarsu aşındırması sonucu meydana gelen biriktirmenin rolü büyüktür. Nitekim Azmak Dere, Yassı Çay ve kollarının biriktirme şekillerinden alüvyal ova düzlükleri oluşmuştur. Azmak Dere ve kollarının oluşturduğu taban ovasına Azmak Ovası denilmekte, bir başka ova tabanı ilçe merkezinden başlayıp, Teos ören yerine kadar devam etmektedir.

Seferihisar'da diğer bir morfolojik birim kıyılardır. Kıyılar, Urla Yarımadası'nın diğer kıyıları gibi girintili çıkıntılıdır. Bu kıyıların girintili çıkıntılı olmasının nedeni ; Dördüncü zaman (Kuaterner) glasyel dönemi sonunda deniz seviyesinin yükselmesi ve bu arada tektonik hareketler sonucu meydana gelen kırılmalara bağlanabilir.

Sığacık ovası ve güneyindeki kıyılar düz ve girintisizdir. Bu alanlar dereler tarafından getirilen alüvyonla dolmuş ve bugünkü şeklini almıştır.

İlçe arazisinde en fazla yükselti 680 metre ile Çakmaktepe'dedir.

[değiştir] İklimi

İklim şartlarının belirlenmesinde planeter faktörlerden başka yükselti, rölyef, bakı, kıyı konumu, denizden uzaklık, kıyı akıntıları gibi fiziki coğrafya koşulları da etkili olmaktadır. Seferihisar'da ise morfolojik bakımdan yüksek alanlar az olduğu için rölyefin ve yükseltinin pek etkisi yoktur. Yörenin ikliminde en büyük etki denize aittir. Denize yakınlık ve denizin ılıman etkisiyle sıcaklık kış aylarında pek düşmez.

Seferihisar'da ortalama yıllık sıcaklık, meteoroloji istasyonunun 1929 - 1995 yılları arası kayıtlarına göre ; 16.4 C°, aylık ortalama maksimum sıcaklık Temmuz ayında 35.2 C°, aylık ortalama minimum sıcaklık 4.2 C° dir.

Seferihisar ve çevresinde yüksek yaz sıcaklıkları yaşanırken kışlar ılık geçmektedir. Bu duruma göre Seferihisar'ın Akdeniz termik rejim bölgesi içinde olduğu söylenebilir. Çünkü yılın 4 ayında (Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül) sıcaklıklar 20 C° nin üstündedir.

Seferihisar'da yıllık ortalama rüzgar hızı, yaklaşık olarak 3,5 m/sn civarındadır. Ocak, Şubat, Mart aylarında rüzgar hızında nisbi bir artış gözlenirken Mart ayından Haziran ayına kadar bir azalma daha sonra tekrar yükselme gözlenmekte ise de bunlar önemli bir değer değildir. Diğer yandan kışın ve geçiş mevsimlerinde rüzgarın hızı zaman zaman oldukça artmaktadır.

Seferihisar'da yıllık ortalama bağıl nem %64 olup, aylara göre değişmektedir. Sonbahar'dan itibaren bağıl nem oranı ilkbahar sonuna kadar yıllık ortalamadan fazla, Mayıs ayından itibaren yıllık ortalamanın altındadır. Minimum nem durumuna bakıldığında; hiçbir ayda atmosfer neminin % 10 un altına düşmediği anlaşılır. Batı sektörlü rüzgarların etkin olduğu, sıcaklığın azaldığı, bulutluluğun arttığı kış aylarında bağıl nem oranı artmakta, kuzey sektörlü rüzgarların görüldüğü ve bulutluluğun azaldığı yaz aylarında ise azalmaktadır. Kısaca söylenebilir ki deniz etkisinde olan yörede bağıl nem değerleri her ay yüksektir.

Seferihisar'da yıllık ortalama yağış miktarı 588.1 mm dir. En yağışlı mevsim kış mevsimi ve ne yağışlı ay Aralık ayıdır (142mm). En az yağış ise yaz aylarında görülür (Temmuz ayında 1 mm). Seferihisar yarı nemli, mezotermal, su noksanı yaz aylarında çok kuvvetli, deniz etkisi alan bir özelliğe sahiptir. Mayıs - Eylül ayları arasında topraktaki su yetersizliği yörede tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Kasım ayından Nisan ayına kadar olan dönemde ise buharlaşma az olduğu ve yağış miktarları da yeterli olduğu için toprakta su bulunmaktadır.

[değiştir] Bitki örtüsü

Seferihisar ekolojik ve fizyonomik bakımından ortak özellikler gösteren bitki topluluklarına sahiptir. Bitki toplulukları iki ana formasyonda görülür. Bunlar; maki topluluğu ve orman topluluğudur. Maki olarak ayırt edilen ve baskın türlerini, delice, menengiç, zakkum, katırtırnağı ve yer yer fundaların oluşturduğu formasyonda maki - garip şeklinde topluluklar da vardır. Ayrıca küçük topluluklar halinde kızılçam ormanları ile yüksek yapılı, kalın gövdeli, tek ağaç şeklinde meşeler yayılış gösterir. Doğal bitki örtüsü arasında kültür bitkilerinden zeytin ve narenciye ağaçları dikkati çeker.

[değiştir] Nüfusu

2000 yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre toplam nüfusu 34.761’tür. Bu nüfusun 17.526’sı merkezde, 17.235’i belde ve köylerde yaşamaktadır. Seferihisar’da 20 ilköğretim okulu, 4 orta öğretim kurumu bulunmakta; 4245 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda, 261 öğretmen görev yapmaktadır. İlçede, sağlık hizmetleri , 4 sağlık ocağı, 1 sağlık evi ve 1 devlet hastanesi tarafından verilmektedir.

[değiştir] Ekonomisi

Seferihisar ilçesi genelinde ekonomik faaliyetlerin temelini tarım ve onun içerisinde de zeytincilik oluşturmakta iken, narenciye ve enginar yetiştiriciliği ile süs bitkileri ağırlıklı seracılık, hayvancılık son yıllarda önemli gelir kaynağı olmaya başlamıştır. Öte yandan balıkçılık devam ederken, turizm; günümüzde ilçe ekonomisine katkı veren en önemli sektörlerdenbiri haline gelmiştir. Nüfusun % 80'i tarımla uğraşmaktadır.

İlçenin sanayi ve ticaret hayatında çeşitli alanlarda faaliyet gösteren işletme, fabrika, atölye ve imalathaneler bulunmaktadır. Bunları saymak gerekirse; İlçe merkezinde tanzim et satış mağazası ve otobüs işletmesi olmak üzere 2 adet belediye iktisadi teşekkülü, 11 adet un fabrikası, 9 adet mandıra, 8 adet zeytinyağı fabrikası, 11 adet yaş meyve-sebze paketleme işletmesi, 2 adet beşer tonluk süt toplama merkezi, 50 adet marangoz imalathanesi, 10 adet soğuk demir atölyesi, 6 adet alüminyum ve 4 adet plastik imalathanesi bulunmaktadır. Narenciye paketleme tesislerinde işlenen ürünler ihraç edilmekte, diğer imalathane ve atölyeler ise ancak ilçe ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

[değiştir] Tarihi

[değiştir] Dünden bugüne Seferihisar

Seferihisar ilçesi topraklarında en eski yerleşim yeri Teos olup, burasının M.Ö. 2000 yıllarında Akalar'dan kaçan Giritliler tarafından kurulduğu ve Kayralıların bir kenti olduğu bilinmektedir. Böylece yöreye 4000 yıldan bu yana yerleşildiği söylenebilir.


Seferihisar’ın kuruluşu hakkında birkaç tez bulunmaktadır.Bunlardan ilkine göre ; Seferihisar III. Pön Savaşları (Roma-Kartaca Savaşları) sırasında Roma’ya yenilen Kartacalı Anibal’in , Suriye Selefkoslarına sığınmak üzere Anadolu’ya geçmesi (M.Ö. 150-146) üzerine , Roma donanmasının Teos önlerinde Myonnesos açıklarında kartaca donanması ile savaşırken, Romalı General Tysaferin’in, konaklama yeri olarak askerlerine inşa ettirdiği üs olarak kurulmuş ve Tysaferinopolis adı verilmiştir.

İkinci tez ise; M.Ö. 7. yüzyılda Anadolu toprakları üzerinden , Roma’ya göçen, Hind-Avrupa ırkından Etrüskler tarafından kurulduğuna aittir. Anadolu’ya geldiklerinde kıyılara yeterince yaklaşmak isteyen etrüskler’in Seferihisar’ı önce bir konaklama yeri olarak kurdukları, sonra büyük bir kısmının Teos ve Sığacık limanlarından yararlanarak İtalya’ya göçtükleri,bir kısmının ise burada kaldığı ve Seferihisar’ın da M.Ö. 5. Yüzyılda güçlü bir kent olduğu ileri sürülmektedir.

Seferihisar adının Romalı general Tysaferin’den geldiği,Selçuklulara kadar Tysaferin veya Tysaferinopolis olarak anıldığı,Anadolu’nun Türkleşmesi sırasında adına eklenen hisar kelimesiyle Tysaferinhisar’a dönüştüğü sanılmaktadır. Yüzyıllar boyunca kullanılan bu ad, bugün Seferihisar olarak karşımızdadır.

Ege’nin diğer yöreleri gibi Seferihisar’da da M.Ö 7.-5. yüzyıllar arasında Lidyalılar, İranlılar, Atinalılar ve Ispartalılar hüküm sürmüştür. Daha sonra yöreye İranlılar, Bergama krallığı,Makedonyalılar, Yunanlılar, Romalılar ve Bizanslılar egemen olmuştur.

Seferihisar , 1084 yılında Selçuklu komutanı Emir Çakabey tarafından alınmış, II Haçlı seferi ( 1147 – 1449 ) sonrasında , bölge Sultan Mesut tarafından Selçuklu topraklarına katılmıştır. Bu dönemden günümüze ulaşan cami,mescit,hamam ve köprü gibi yapıları ilçede görmek mümkündür. Bunlar arasında başta Ulu Cami,Hıdırlık Cami,Turabiye Cami,Sığacık Cami,Güdük MinareCami,Eyüboğlu Hamamı,Çınar Hamamı,Hereke ( Düzce ) Medrese ve Külliyesi gelmektedir.

Seferihisar , 1308 yılında Selçukluarın dağılması ile 1320 de Aydınoğullarının egemenliğine , ardından 1394yılında da Osmanlıların eline geçmiştir. 1402 Ankara Savaşı nihayetinde Moğolların işgaline uğrayan bölge ,1425 yılında tekrar Aydınoğullarının elindedir, ancak Cüneyt Bey’in ölümünden sonra Seferihisar artık Osmanlıların olmuştur.

Seferihisar 14.-15.-16. yüzyıllarda Düzce ( Hereke )’ deki medresesiyle bir ilim ve kültür ocağı haline gelmiştir.

Osmanlı toprak bölünüşüne göre has arazi içerisinde bulunan Seferihisar’ın geliri Üçüncü Murat’ın annesi Valide Sultan tarafından , Mekke’ye vakfedilmiştir. Seferihisar 19. yüzyıl başlarında 20 bini aşkın nüfusa sahipken , köylerden çıkan veba hastalığı nüfusu kırmış, Seferihisar’ın 4 – 5 köyü yok olmuştur.

1850 yılında İzmir , Aydın vilayetinin merkezi olunca , Seferihisar nahiyesi de 1884 yılında belediye olmuştur.

15 mayıs 1919 tarihine kadar Seferihisar’da % 50 Rum ahali, % 50 yerli ve Mora göçmeni Türk ahali ile birlikte yaşamışlar, İzmir’in 15 Mayıs 1919 da Yunan işgaline uğramasıyla , işgal yılları başlamış, 11 Eylül 1922 de ilçe kurtarılmıştır.

Seferihisar için önemli tarihlerden biri de 11 Nisan 1934 de Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçe merkezini ve Sığacık’ı ziyaretleridir. Atatürk ilçeye gelmeden önce Sığacık’a geçmiş, sahilde incelemelerde bulunmuştur. Karşılaştığı Sığacık İlkokulu öğretmeninden not defterini istemiş, Harf devrimine rağmen öğretmenin not defterinin eski yazıyla yazılmış olduğunu görünce üzülmüştür. Sonra küçük öğrenci Mehmet İnce’ye sorular sorup ,onu okşamış ve Seferihisar’a dönmüştür. Üzerinde yerli malı kumaştan golf elbise olan Atatürk, askeri gazinoda ağırlanıp, kahvesini içtikten sonra ,halkı selamlayarak ilçeden ayrılmıştır.

Seferihisar’da Cumhuriyet döneminde kayda değer bir olay da Kore Savaşları’na katılan Türk kuvvetlerinin , ikinci kafileden itibaren ,1951-1960 yılları arasında on yıl,hazırlık eğitimini burada yapmış olmalarıdır.

[değiştir] Teos

Teos, Anadolu ve adaları üzerindeki 12 İon kentinin en önemlilerinden biridir. İlk yerleşme M.Ö. 11. yüzyılda Minyaslılar tarafından kurulmuştur. Kral Kodrus'un iki oğlu tarafından yönetilen İyonyalılar, daha sonra bölgeye yerleşmiş ve kısa zamanda güçlenerek deniz aşırı koloniler elde etmişlerdir. M.Ö. 7. yy'da Milet'li Thales'in 12 İyon kentinin Teos'ta ortak bir meclis kurmasını önermesi, Teos'un o çağlardaki kuvvetli durumunu simgeler. M.Ö. 6. yy'da Pers istilasının başlamasıyla Teos'da diğer İyon kentleri gibi düşmüş, bunun üzerine Teoslular, gemilerle adalara geçerek kurdukları kolonilere yerleşmişlerdir.

M.Ö. 494'de Lade Savaşı'nda koloniler yeniden zafer elde ettikleri için, Teos kısa zamanda toparlamış, gidenler geri dönmüş ve deniz aşırı ticaret sayesinde Teos tekrar zengin bir kent haline gelmiştir. M.Ö. 304'de bütün İyon kentlerini etkileyen depremden sonra Antiganus, Lebedos'un bütün nüfusunu toplayıp Teos'a götürmeyi teklif etmiştir. Bu konuyla ilgili planlar Seferihisar'da bulunan uzun bir kitabede mevcuttur. Ancak Antiganus planlarını gerçekleştiremeden Teos, M.Ö. 302'de Büyük İskender'in generali Lysimachus tarafından ele geçirilmiş, Lysimachus yeniden inşa ettirdiği Efes'de yerli nüfus olmadığı için Teos'daki ve Lebedos'daki nüfusun bir kısmını buraya naklettirmiştir.

M.Ö. 190 yılında Romalılar ile Teos'un yöneticisi Antiochus III'ün arasında kıyılarda egemenlik çekişmesi vardı. Antiochus III'ün askerleri için ayırdığı büyük gıda stokları Romalıların dikkatini çekmiş ve Teoslulara bu stokları vermelerini, aksi taktirde düşman muamelesi göreceklerini bildirmişlerdir. Teoslular bu teklifi kabul etmişler, ancak Doğanbey adası arkasındaki koyda Roma donanmasına tuzak hazırlamışlardır. Romalıların yükleme işini kentin güneyinden başka bir koyda yapmaları üzerine planları bozulmuş, durumu öğrenen Romalılar Teos donanmasına saldırarak yenmiş ve onları barış antlaşması yapmaya zorlamışlardır. Bu olay Teos'un tarihteki son belgesidir. Roma idaresi altındaki Teos, tarihteki olayların akışı içinde silinip kaybolmuştur.

Teos'un kuzey ve güneyinde iki limanı ve her iki limandan ortalama 1.5 km uzaklıkta ortadaki bir tepe üzerinde akropolü vardır.En eski surlar bu tepe üzerindedir. Kent, akropol ile güney liman arasında gelişmiştir. M.Ö 3.yüzyıla ait sur duvarları düz hatlar ve dik kırıklıklarla devam eder. Güneyde limana ait bazı kalıntılar vardır. Aynı şekilde kuzeyde Sığacık kale surları altından denize girmiş bazı liman kalıntıları mevcuttur. Surların hemen yanında inşa edilen tapınak, Teos'un büyük tanrısı Dionysos için yapılmıştır. Tapınak, batı kesiminde duvar içindedir. Mimarı M.Ö 2. yüzyılda yaşamış Priene'li Hermogenes'tir. 1924 yılında yapılan kazılardan sonra Mabedin mermerleri hemen yakında kurulan bir mermer atölyesinde işlenip satıldığından günümüze çok az kalıntı kalmıştır.

Dionysos şenliklerinin düzenlendiği bu kentte en önemli yapı olan tiyatro, kentin güneyindedir. Helenistik yapıdaki tiyatroda oturma yerleri (Auditorium) bugüne ulaşmamıştır. Tiyatronun olduğu yerden çevreyi seyretmek çok uygundur. Tiyatro manzarası Myonnessus'u içermektedir. Odeion 1964 yılında bulunmuştur. Tiyatroya benzeyen bu yapıda 11 oturma sırası görülmektedir. İki kişi onuruna Roma döneminde dikilen heykellerin yazılı altlıkları burada bulunmuştur. Odeion o dönemde genellikle müzik dinlenilen, üstü kapalı bir mekandır. Kent merkezinin kuzey doğusundaki büyük yıkıntı alan ise Gymnasion'dur. Burada bulunan yazıtlardan anlaşıldığına göre kız ve erkek öğrencilerin devam ettiği bu okulda üç öğretmen vardır. Tapınağın güneyinde günümüzde hala ayakta kalmış olan su deposu vardır. Yaklaşık 45 m boyundaki bu yapı yamaca inşa edilmiştir. Depoya su güney batıdaki Çeşmebaşı kaynağından künklerle getirilmiş, buradan planlı bir sistemle tüm kent ve limana dağıtılmıştır.

Teos'daki binalar sert kireç taşından yapılmıştır. Bu taşlar Seferihisar'dan 1.5 km kadar uzaklıkta bugünkü adı Taşdibi olan bir tepeden çıkarılmıştır. Karagöl denilen yerde günümüzde bile pek çok inşaat artığının bulunması taşların çıkarıldıktan sonra işlenerek inşaat yerine götürüldüğünü göstermektedir.

[değiştir] Teos’taki Arkeolojik Araştırmalar

Antik çağda Ionia’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Teos, konumu itibariyle, Ionia’da erken koloni yerleşmelerinin prototipini yansıtır. Erken dönemlerden bu yana uzmanların ilgisini çeken yerleşimdeki ilk kazı çalışmaları 19. yüzyılda Society of Dilettanti tarafından gerçekleştirilmiş, ardından 20. yüzyılın başlarında çalışmalar Fransız ekip tarafından sürdürülmüştür.1960’larda Ankara Üniversitesi’nden uzmanlar tarafından da kazı çalışmalarının yapıldığı Teos’ta ,antik yerleşim alanı ve Dionysos Tapınağının kazısı Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Mustafa UZ tarafından yürütülmüştür. Kendisinin beklenmeyen ölümü üzerine Dr. Numan TUNA tarafından üstlenilen proje 1989’dan beri Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi (TAÇDAM) tarafından desteklenmektedir.

Teos’un antik çağ yapıları ve teraslarını göstermek amacı ile üretilen topografik haritalar kentin arazi kullanımının sürekliliğini ve mülkiyet dokusunu ortaya koymuştur.Akropol tepesinin güneydoğu kısmında yürütülen arkeo-jeofizik araştırmaların amacı modern arazi teraslaması ile antik kent duvarlarının uzanımı arasındaki ilişkiye ışık tutacak sonuçların elde edilmesiydi akropoliste bulunan arkaik dönem kamu yapıları,dionysos tapınağı ,agora,kent ,savunma duvarları ve antik liman Teos’un en göze çarpan yapılarıdır.

Vitrivius’un Mimarlık Üzerine On Kitap (III.3.6-8,IV 3.1) adlı eserinde Dionysos Teos Tapnağının antik dönemin en önemli yapılarından biri olduğu vurgulanmıştır. Tapınağın podyumu ve temenos alanının platformları doğal tepenin traşlanması ve tesviye edimesi iel oluşturulmuştur. Tapınakta yapılan yeni çalışmalar yapının 8.10 * 19.3 metre boyutlarında bir stylobate üzerine inşa edilmiş prostylos olabileceğini düşündürmektedir.Helenistik yapı öncesine ait Arkaik tapınağın var olduğuna işaret eden kanıtlar bulunmaktadır.

Tiyatro ve bouleteriondaki arkeolojik yüzey araştırmaları tamamlanmıştır.Kocakır Tepesinin güneydoğusunda doğal bir tepe üzerine inşa edilmiş olan tiyatro Roma döneminde, Hadrian’ın imparatorluğu sırasında birkaç ekleme yapılmıştır.Agoranın kuzey köşesinde yer alan bouleterion, anakaya üzerinde dört-beş m yüksekliğe sahiptir.Ve yapının teras duvarı için üç metre kalınlığında bir dolgu oluşturulmuştur.

Araştırmanın kapsadığı bir diğer önemli alan Güney Limanı’ndaki mendirektir. Antik dönem Batı Anadolu limanlarının bugüne dek korunagelen örneklerinden olan Güney Limanı, doğu-batı yönünde 200m kadar uzanır. mendireğin duvar inşa tekniğinin kent suruyla aynı olması ve kent surunun epigrafik kanıta dayalı olarak M.Ö 2. yüzyıla tarihlendirilmesinden ötürü mendireğinde aynı dönemde inşa edildiği öne sürülebilir.

Kent duvarlarının iç kesimelerinde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucunda seramik üretimi ile ilişkili döküntüler içeren alanlar ortaya çıkarılmıştır.Güney Limanının batı kısmında bu özellikteki döküntü yaklaşık 2 hektarlık bir alana yayılmaktadır.Antik liman alanı boyunca Agoranın doğu kesiminde sınırlı bir alanda yüzeyde ,yine aynı karakterde döküntüler izlemektedir.

[değiştir] Myonnesos

Doğanbey körfezinden 1 km kadar kuzeyde Myonnesos'un olduğu yer, günümüzde Çıffıtkale veya Sıçanadası olarak bilinmektedir. Myonnesos, tarihte ancak birkaç kere ortaya çıkmıştır. M.Ö 190 yılında Antiocus III, kıyıları korumaya çalışırken Teos'a yönelmiş olan Roma Donanması karşısında birçok gemi görür. Önce kralın donanması zannedilse de daha sonra korsan gemileri olduğu anlaşılır. Korsanlar Roma donanmasından kaçarak Myonnesos'a sığınmayı başarırlar. Tarihte geniş bir tabandan piramit gibi yükselen ve karadan çok dar bir patikayla ulaşılan sarp bir kaya olarak anlatılan Myonnesos için aynı zamanda deniz kıyısındaki kayaların deniz tarafından oyulmasıyla sivri çıkıntılara sahip olduğundan bahsedilir. Adanın bu özelliğinden dolayı Roma donanması, üzerlerine atılabileceğini düşünerek geri dönerler. Miletli Hecataeus M.Ö. 500'de Myonnesos'tan bir kent olarak bahseder. Buna karşılık Efesli Artemidorus burayı sadece bir yer olarak tanımlar. Tarihçi Pliny ise buranın eskiden bir kasaba iken kendi devrinde sönmüş olduğunu anlatır. Bir zamanlar Dionysos sanatçılarının barındığı yer olarak da adı geçen adanın ana kara ile bağlantısı güneyde 25-30 cm su altında kalmış olan antik yol ile sağlanmaktadır.

Düz alanlardan yoksun kayalık adada görülen Myonnesos'a ait tek yapı kalıntısı 2, 5-3 m yüksekliğinde ve 5-6 m uzunluğunda olan antik duvardır. Çok büyük boyutlu taşlarla inşa edilen bu duvar M.Ö. 500'lü yıllara tarihlenir. Üst kısımlarda mevcut kalıntılar ise 16. yy.'a aittir.

Myonnesos'da Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait izlere de rastlamak mümkündür. Selçuklular döneminde İpsilihisar olarak anılan ada, tarihte Cüneyt Bey Olayı olarak bahsedilen olaylar dizisine kadar Aydınoğulları'nın son beyi olan Cüneyt Bey'in kalesi olmuştur. Ada bu yenilgiden sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır. Tepenin hemen üstünde yer alan sıvaları korunmuş olan üç sarnıç ile bazı yapı kalıntıları Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir.

[değiştir] Sığacık

Bugün Seferihisar'ın bir mahallesi durumunda olan Sığacık, ilçe merkezinin 5 km batısında, 16. yüzyılda inşa edilmiş bir kalenin surları içinden çevreye doğru yayılan bir yapı kazanmıştır. Bu yerleşme eski Teos'un kuzey limanını oluşturan koydadır.

Sığacık kalesi ve sur duvarları 1521 - 1522 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman'ın emri üzerine Rodos Seferi'ne hazırlık olması amacıyla donanma komutanı Parlak Mustafa Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. O dönemde meskun bir yer olan Sığla-Sığala'ya (Sığacık) bir dış kale bir de koğuş tabir edilen askerlerin günlük hayatını ve eğitimini geçirdiği iç kaleden oluşan bir kale yapılmıştır. İç kalenin denize bakan kısmında iki burç ve iki kapı bulunmaktadır. Dış kale ise Kuşadası, Ayasuluk ve Seferihisar adlı üç kapıya sahiptir. Aslında İki katlı olan kalenin kalan tek katının surlarına iki kulenin gizli merdivenlerinden tırmanılır.

Sığacık kalesi bir yerleşme yerini savunmaktan çok bir deniz üssü olarak hizmet vermiş, daha sonraları gümrük kontrol merkezi olarak kullanılmıştır. Kalenin surları ve iki kulesinden başka içinde Süleyman Han Cami, hamam ve mescit vardır. Surların yapımında Teos antik kentinin taşlarından yararlanılmış olup, duvarlarda Teos'tan gelme kitabelere rastlamak mümkündür. Kale içinde evler bitişik düzende olup, bazıları tek bazıları da iki katlıdır. Evlerin çoğu kerpiçtendir ve büyük bölümünde iç avlu bulunmaktadır. İki katlı evlere cumbalar ve tahta panjurlar eklenmiş, içerdeki merdivenler ve kapılar ahşaptan yapılmıştır. Kavak Yelleri dizisinin (Aslıların Evi) bölümleri bu beldede çekilmiştir. Daha ayrıntılı bilgi için: http://sigacik.sitemynet.com

[değiştir] Lebedos

Gümüldür – Ürkmez arasında günümüzde Kısık adı ile bilinen yarımada üzerinde bulunan kent, 12 İon kentinden biri olup, M.Ö. 7. yy da kurulmuştur.İlk yıllarına ait bilgi yoktur. M.Ö. 226 da Mısır firavunu II. Ptolemy tarafından ele geçirilmiş, ancak bu işgal 60 sene kadar sürmüştür. Lebedos tarihinin en önemli olaylarından biri de önce Teos sonra da Efes’ten kovulan ve bir süre Myonnesos’da barınan Dionysos artistlerinin sonunda buraya yerleşmeleridir. Strabo’nun Lebedos’ta her yıl Dionysos artistlerinin bu kente kendi geleneklerin yanı sıra hareket getirdiğini de göstermektedir. Lebedos’ta bugüne kadar kazı yapılmadığından açıkta görülen kalıntılar çok azdır.

[değiştir] Heraklia - Hereke/Düzce

Seferihisar ilçe merkezinin 16 km doğusundaki Beyler Köyünde, köyün kuzeydoğusunda büyük bölümü ayakta olan büyük bölümü ayakta olan büyük bir su kemeri dikkati çekmektedir. Yapının ,Roma döneminde insa edildiği ve büyüklüğüne göre de yöre için oldukça önemli bir yerleşmeye dağdan su getirmek amaciyla yapıldığı anlaşilmaktadır.Söylentilere göre burası Teos halkı tarafından yayla olarak kullanılmıştır. Üç adet kemeri ayakta olan su kemerine köyde ”Yedi Kızlar” denilmektedir.

[değiştir] Resimler

[değiştir] Dış bağlantılar


İzmir Haritası Seferihisar belde ve köyleri Türk Bayrağı

İl: İzmirİlçe Merkezi: Seferihisar
Beldeler: Doğanbey | Ürkmez
Köyler:
Beyler | Çamtepe | Düzce | Gödence | İhsaniye | Kavakdere | Orhanlı | Turgut | Ulamış

İzmir İlçeleri: Merkez İlçe | Balçova | Bayraklı | Bornova | Buca | Çiğli | Gaziemir | Güzelbahçe | Karabağlar | Karşıyaka | Konak | Narlıdere | Aliağa | Bayındır | Bergama | Beydağ | Çeşme | Dikili | Foça | Karaburun | Kemalpaşa | Kınık | Kiraz | Menderes | Menemen | Ödemiş | Seferihisar | Selçuk | Tire | Torbalı | Urla

Diğer diller