Sığır vebası

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Esculaap4.svg     Bu maddede yazılanlar yalnızca bilgi verme amaçlıdır.
Yazılanlar, doktor uyarısı ya da önerisi değildir.
Sığır vebası
Sınıflandırma ve dış kaynaklar

Sığır vebası (Rinderpest, Malkıran ya da Çor), viral bir sığır hastalığı. Son derece ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hayvanlarda sindirim kanalı mukozasında şiddetli ülseratif ve hemorajik lezyonlarla karakterizedir.

Hastalık genel durgunluk, bitkinlik, halsizlik, iştahsızlık, yüksek ateş, gözyaşı, burun akıntısı ve salya akıntısı gibi belirtilerle birden ortaya çıkar. 3 gün içinde bütün sindirim kanalında şiddetli nekrotik ve ülserli yangı şekillenir. 4. günde başlayan çok şiddetli ishal sonucu hayvan birkaç gün içinde ölüme sürüklenir. Ahırdaki hayvanların tümü hastalanır ve hemen hemen hepsi öldüğü için sığırların en öldürücü ve en bulaşıcı hastalığıdır.[1] 8 Ağustos 2011'de Birleşmiş Milletler'de yapılan törende insanlardaki çiçek hastalığından sonra bu hastalığın dünyadan silinen ikinci hastalık olduğu ilan edilmiştir.

Etiyoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Hastalık etkeni Paramyxoviridae familyasına ait Morbillivirus suşlarıdır. (-)ssRNA'ya sahip, zarsız virustur. Etken, küçük ruminant vebası, köpek gençlik hastalığı ve insanların kızamık virusu ile yakından antijenik ve morfolojik özellik gösterir. Dış çevre şartlarına dayanıksızdır.

Sığır vebası Hollanda'da ciddi salgınlara neden olmuştur.

Epizootiyoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Sığır vebası yaklaşık 4. yüzyıldan beri bilinen en eski vebalardan biridir. Bununla birlikte hastalık, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da yayılmış ve 1762 yılında da Fransa’da ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde ilk Veteriner okullarının kurulmasına sebep olmuştur. Türkiye’de I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında yaygın seyreden sığır vebası'nın eradikasyonundan yaklaşık 37 yıl sonra 1969’da Van ilinde görülmüş ve son olarak da 1991 yılında tespit edilerek kısa sürede kontrol altına alınmıştır. Etken her yaşta sığırı etkiler ve akut seyreder. Oldukça yüksek bir mortaliteye sahiptir. Yaklaşık %95-100 oranında ölümcüldür. Sığır ve mandalar hastalığa en duyarlı türler olarak bilinir.

Sığır vebası insan sağlığı ile doğrudan ilgili bir hastalık değildir. İnsan, diğer çiftlik hayvanları ve ev hayvanlarına bulaşmaz. Hastalık ülkemizde eradike edilmiştir.

Patogenez[değiştir | kaynağı değiştir]

Etkenlerin solunum yoluyla alındığı kabul edilmektedir. Bulaşık yiyecek, içecek yoluyla bulaştığı kesindir. Alınan etkenler yumuşak damaktaki lenf foliküllerine yerleşir. 10-15 günlük inkubasyon süresi vardır. Bunu 2-3 günlük viremi takip eder. Viremi döneminde klinik olarak ateş belirgindir. Ateşi izleyen süreçte bağısaklardaki aşırı villus yıkımına bağlı şiddetli bir diyare (ishal) şekillenir. Virus daha sonra vücuttaki tüm lenf yumrularına dağılır. Kemik iliği, üst solunum yolları ve sindirim mukozasında hızla üremeye başlar. Etkenin ürediği bölgelerdeki lezyonlar nekrotik tiptedir.

Klinik-Patolojik bulgular[değiştir | kaynağı değiştir]

Hayvanlarda ağız mukozasında özellikle üst ve alt damak ile diş etlerinde ülseratif/nekrotik karakterde lezyonlar vardır. İştah ciddi derecede kaybolmuştur. Yaygın bir stomatitis ve buna bağlı salya artışı görülür. Lezyonlar ağız mukozasında sınırlı kalmayarak özofagus ve midelere sirayat eder. Diğer belirgin bulgular hemorajik abomazitis, hemorajik enteritis ve kalın bağırsak mukozasında yangısal hücre infiltrasyonlarına bağlı bağırsak kıvrımlarında kalınlaşma (Zebroid görünüm) ve nekrotik tonsillitis vardır.[2]

İmmunoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Sığır vebasının sadece bir immunojenik tipi vardır ve bir türle temas diğer bilinen tüm türlere karşı bağışıklık oluşturur. Bu sayede, bir aşı tüm suşlarda etkili olur. Canlı bir aşıyla aşılamadan yaklaşık bir hafta sonra birçok sığır, yeterli bir bağışıklık geliştirir.

Buzağılar bağışık analarından kolostrumu alarak pasif bağışıklık sağlarlar ve alınan antikorlar, aşı virusunun bir bağışıklık oluşturmasını önleyerek yaklaşık dokuz aya kadar bağışıklık sağlayabilirler.

Klasik sığır vebası türlerinde, serum antikorları enfeksiyonun ilk haftası içinde ilk kez belirlenebilir. Bununla birlikte, düşük profilli türlerle enfekte ve Sığır Vebası Doku Kültürü Aşısı (TCRV) ile aşılanmış hayvanların serumundaki değişim 10 gün veya daha fazla sürebilir.[3]

Koruma-Kontrol ve tedavi[değiştir | kaynağı değiştir]

Sığır vebası son derece ölümcül bir hastalıktır ve eğer bir bölgede baş gösterirse ciddi derecede yayılır. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik tedavisi işe yaramaz, zira sığır vebası teşhisi konulan hayvanlarda tedavi uygulanmaz. Hastalık tespit edilen hayvanlar uyutulur. Korumada en önemli husus yasadışı hayvan giriş-çıkışlarının engellenmesi ve düzenli aşılamalardır. Alt simge metni

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. http://www.bornovavet.gov.tr/sigirvebasi.htm
  2. Barrett, T. (1994) Rinderpest and Distemper Viruses. In. Encyclopedia of Virology. Academic Press, London.