Manyetik anomali algılayıcı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
P-3 Orion deniz karakol uçağının maneytik anomali algılayıcısı kuyruk kısmındaki bu çıkıntıda yer almaktadır.
SH-60 Seahawk helikopteri, "MAD bird" (Türkçe: deli kuş) adında, telle salınabilen bir manyetik anomali algılayıcısına sahiptir

Manyetik anomali algılayıcı (İngilizce: Magnetic anomaly detector) Dünya'nın manyetik alanındaki küçük değişiklikleri saptamaya yarayan bir cihazdır. Bu terim, genellikle deniz kuvvetleri tarafından sualtında seyreden denizaltıların tespit edilmesinde kullanılan manyetometre cihazı için kullanılabildiği gibi jeolojik araştırmalarda toprak altındaki minerallerin yer ve miktarını tespit etmeye yarayan ekipmanlar için de kullanılmaktadır. Manyetik anomali algılayıcının çalışma prensibi, büyük miktarlardaki ferromanyetik kütlelerin (örneğin sualtında seyreden çelik gövdeli bir denizaltı) gezegenimizin manyetik alanı'nda gözlemlenebilir değişiklikler yaratmasına dayanmaktadır.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Manyetik anomali algılayıcılar ilk kez II. Dünya Savaşı sırasında hem ABD hem de Japonya tarafından denizaltıların tespit ve takibi için kullanılmıştır. Gemi ve uçaklardan genelde teller vasıtasıyla salınarak kullanılan ekipmana Japonlar jikitanchiki adını vermiştir. Savaş sonrasında ABD Deniz Kuvvetleri sonar geliştirme çalışmalarına paralel olarak manyetik anomali algılayıcılarını da geliştirmeye devam etmiştir.

Kullanımı[değiştir | kaynağı değiştir]

Algılayıcı, yüklü olduğu gemi, uçak veya helikopterin metal kütlesi ve titreşiminden etkilenmemesi için genelde bir tel vasıtasıyla söz konusu aracın arkasından salınarak kullanılır. Buna karşın etkili tespit ve takip için hedefin algılayıcıya ve yüzeye çok yakın bulunması gerekliliği yüzünden, alınan sinyaller daha çok radar ve sonar ile daha önceden de gözlemlenen hedeflerin ince yer tespitinde kullanılmaktadır.

İşlevi[değiştir | kaynağı değiştir]

Manyetik anomali algılayıcılar ile ilgili yaygın bir kanı, bir hedefin tespit edilebilmesi için bütünüyle ferromanyetik maddelerden yapılmış olması ve Dünya'nın manyetik alanına dikey konumda bulunması gerektiğidir. Dikey konumdaki hedeflerin daha kolay algılandığı gerçek olsa da, modern algılayıcılar değişik konumlardaki hedefleri algılayabilmektedir. Yine bu kanı dikkate alınarak geliştirilen ve gövdesinin büyük çoğunluğu çelik yerine titanyumdan inşa edilen Rus Alfa sınıfı denizaltılar da manyetik anomali algılayıcılar tarafından tespit edilebilmektedirler.

Titanyum gibi ferromanyetik olmayan maddelerin de tespit edilebilmesi, manyetik anomali algılayıcıların esasen Dünya'nın manyetik alanındaki değişiklikler yerine, söz konusu hedeflerin kendi oluşturdukları manyetik alanları tespit ettiğine yönelik bir görüş oluşturmuştur. Buna göre, özellikle Alfa sınıfı gibi büyük denizaltıların gövdelerinin alt ve üst kısımlarındaki sıcaklık farkı, bu kısımların etrafındaki deniz suyunun tuzluluk oranını değiştirmektedir. Farklı oranlarda meydana gelen bu değişim, gövdenin iki kısmı arasında bir potansiyel fark ve dolayısıyla da bir elektrik akımı oluşmasına yol açmaktadır. Silindirik şekilli gövdeyi saran bu akım, denizaltıya kendi küçük manyetik alanını kazandırmakta, ve bu da algılayıcılar tarafından tespit edilebilmektedir.

Diğer kullanım alanları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Vietnam Savaşı sırasında AC-130 Spectre saldırı uçaklarına yerleştirilen manyetik anomali algılayıcılar sayesinde ormanın derinliklerinde gizlenmiş kamyonların motorları çalıştırırken endüksiyon bobinlerinden geçen akım (ve bunun oluşturduğu manyetik alan) izlenerek Kuzey Vietnam ve Vietkong güçlerinin lojistik operasyonları yakından takip edilebilmiştir.
  • ABD'nin New York eyaletinde birkaç kentte hayalet ve Dünya dışı varlıklar arayan bazı gruplar, bilimsel bir dayanağı olmadığı halde sık sık manyetik anomalı algılayıcıları kullanmaktadır.
  • Jeologlar bu aracı maden yataklarını belirlemede kullanmaktadır.