Arvad

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Koordinatlar: 34°51′22″K 35°51′30″D / 34.85611°K 35.85833°D / 34.85611; 35.85833

Arvad
أرواد
Arado
—  Şehir  —
Arvad Kalesi
Arvad Kalesi
Takma ad: Pieria'daki Antakya
(Yunanca:Αντιόχεια της Πιερίας)
(Arapça:بييريأ في أنطاكية)
Arvad'ın Suriye'deki konumu.
Ülke Suriye Suriye
İl Tartus İli
İlçe Tartus İlçesi
Yüzölçümü
 - Land 0,20 km2 (0,1 sq mi)
Rakım m (0 ft)
En yüksek Rakım m (10 ft)
Nüfus (2010)
 - Toplam 25.461
Zaman dilimi Doğu Avrupa Zaman Dilimi (+ 2.0)
 - Yaz (YSU) Doğu Avrapa Yaz Zamanı (+ 3.0)

Arvad[1], Ervad[2] (Arapça: أرواد) ya da Arado (Yunanca: Άραδο), Arados (Yunanca: Άραδος), Arpad, Arfad, takma ad olarak Pieria'daki Antakya (Yunanca: Αντιόχεια της Πιερίας) bazen Ruad Adası olarak da kullanılır, Akdeniz'de 0,20 kilometrekare yüzölçüme sahip, Suriye'nin Tartus İlçesi ve Tartus İli'ne bağlı, Arvad Adası üzerinde bulunan şehir. Suriye'de yerleşim olan tek adadır. Şehir, adanın tamamını kaplar. Şehir ve ada, Suriye'nin en büyük liman kenti Tartus'un sadece 3 km (1,9 mil) batısındadır. Arvad, bugün tamamiyle, balıkçılıkla geçinen bir şehirdir.[kaynak belirtilmeli]

( Arados, Bahreyn'in en büyük ikinci kenti olan Muharrak'ın da Yunanca ismidir. [3])

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Antik Çağlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Adaya, ilk yerleşim 2000'lerin başında, Fenikeliler tarafından gerçekleştirilmiştir. Fenike kontrolü altında ada, Arvad veya Jazirat (Kelime anlamı "ada") adı altında bağımsız bir krallık olmuştur. Fenike kontrolünde adanın ismi, της Πιερίας (Aynook)[4] olmuştur. Yunanca'da ise ada en sık Arados ismiyle kullanılır. Şehir, bazı eski antik kaynaklarda ise Arpad ve Arphad adıyla geçmektedir.[5] Şehir, Selevkos İmparatoru Antiochus I. Soter tarafından Antiochia in Pieria olarak tekrar isimlendirilmiştir. Ada, bu çağlarda, Orontes (Asi) Vadisi ve Nehri boyunca yapılan ticari faaliyetler için önemli bir üs halindeydi.

Trablusşam'ın, 50 km (30 mil) kuzeyinde bulunur. Şehrin bulunduğu, Arvad Adası, boylamasına 800 metre, enlemesine ise 500 metredir. Adanın batı kısmı doğal ağır ve yüksek duvarlarla kaplıdır, doğusunda ise bu duvarlar alçak ve neredeyse yok denilecek kadar az olduğu için ayrıca anakaraya bakmasından dolayı, şehrin yapay liman bulunur. Arvad, günümüzde ve tarihte, tıpkı Suriye ve Doğu Akdeniz'deki Fenike kolonileri ve şehirleri gibi önemli bir ticaret merkezi ve şehriydi. Arvad, bağımsız olduğunda ve Fenike'ye bağlı olduğunda, her zaman güçlü bir donanmaya sahipti. Bu donanma, antik Mısır ve Asur yazıtlarında anlatılmıştır. Bu, Arvad'ın Asi Nehri'nin Lübnan'ın güneyindeki ağzından, o günkü Lübnan bölgesinin kuzey sınırlarına kadar olan bölgedeki, Kuzey Fenike Şehir'leri üstünde bir çeşit egemenlik, hakimiyet ve üstünlük kurduğunuda gösterir. Aynı, Sayda (Sidon)'un o zamanlarda, Güney Fenike Şehir'leri üzerinde yaptığı gibi. Arvad o zamanda bağımsız olmadan öncede, yerel bir hanedana, kendine özgü bir madeni para birimine sahip olduğu bilinmektedir. Ve yapılan tarihsel araştırmalar sonucunda, Arvad ve Arvad Adası, Fenike'den ayrıldığı zamanki, Arvad Kralları'nın isimlerini ortaya çıkarmıştır.

"Tekvin (Oluşum) (Genesis)"[6] ve "Hezekiel (Ezekiel)"[7] kitaplarında, halkın denizci, balıkçı ve Sur servisinde asker olarak çalıştıkları yazılmıştır. Şehir bağımsız olduğu zamanlarda, anakaradaki Marathos (Amrit) ve Simyra gibi şehirleri yetkisi altına almıştır ayrıca güneyden birçok farklı devletinde yetkisi altına girmiştir. En erken Fenikeliler ve bağımsızlıktan sonra Tel El-Amarna Yazıtları 'na göre, MÖ 17. yüzyılda, Mezopotamya ve Orta Doğu'ya hükmeden Amoriler'in kontrolüne girmiştir.[8] Mısır firavunu III. Thutmose, MÖ 1472'de Suriye seferi sırasında şehri kontrol altına almıştır. Ablukadan kurtulan şehir, MÖ 13. yüzyıl'ın ilk yarısında ise II. Ramses'in Suriye seferlerinde tekrar Mısır'a bağlanmıştır.[9] Daha sonra MÖ 12 ve 11. yüzyıllarda anakaradaki önemli şehirlerle beraber Asya ve Asya Adaları'ndan gelen yağmacılar tarafından ele geçirilmiştir. Ancak halk kısa süre sonra yağmacılardan kurtulmuştur.[10] Şehrin deniz ve deniz ticareti konusundaki önemi Asur krallarının yazıtlarında da anlatılmaktadır. Yazıtlarda, I. Tiglath-Pileser MÖ. 1020 civarlarında, "Arvad gemilerini kullandım!.." diyerek övünmüştür. Başka bir Asur kralı II. Aşurnasirpal ise MÖ 876 civarlarında Arvad'ı haraca bağlamıştır , ancak Arvad halkı ayaklanmıştır ve o zamanın Aram Şam Krallığı kralı Hadadezer ile ortak olmuştur, daha sonra ise o bölgede toprak sahibi 12 kral bir antlaşma yaparak yaklaşık 80,000 kişilik bir ordu kurmuşlardır. Yeni Asur kralı II. Şalmaneser 'in yaklaşık 200,000 kişilik ordusunu MÖ 854 civarlarında Qarqar Savaşı 'nda yenmişlerdir. Bu savaş öncesi isyanı çıkaran Arvad, savaşa Kral Mattan Baal öncerliğindeki 300 (civarında) kişilik ordusuyla katılmıştır.

Abd-ilihit, MÖ. 701 civârında, III. Tiglat-Pileser ve Sanherib'den sonra kral olmak istemiştir ve rüşvet teklif etmiştir, böylece kral olmayı başarmıştır. MÖ 664 civarında, Asurbanipal, kendi kralı Yakinlu'yu, kraliyet haremine katılması için kızlarında birini vermek mecburiyetinde bırakmıştır.[11] Persler'in kontrolü altında, Arvad, Trablusşam merkezli, ve Trablusşamda halka açık bir meclis ile birlikte, Sayda ve Sur ile birleştirilmiş ve dörtlü bir konfedersayon oluşturulmuştur. Büyük İskender MÖ 332'de Suriye'ye akınlar düzenlerken, Arvad Adası ve şehri, İskender'e Sur'u alması için kara ve deniz yardımı gönderen, zamanın Arvad kralı "Strato" yüzünden savaşmadan teslim olmuş ve Makedonya (İskender) İmparatorluğu topraklarına bağlanmıştır. Daha sonra ise Suriye ve Arvad, Selevkos İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Bu bize, Selevkos Suriye krallarının bölgeye rahat bir şekilde yayıldığını ve bölgede politik görüşlerde ayrılıkları olan mülteci grupların oluşacağını (ki oluşmuştur) gösterir. Bu bilgiler, MÖ 138 civarlarına ve Roma İmparatorluğu'na ait, Doğu'daki şehir yöneticileri ve şehirler ile bağlantı ve konuşmalar sırasında, Doğu'dakilerin, Orta Doğu Yahudilerini sevdiklerini ve onlara iyilik yapmak istedikleri anlatılırken belirtilmiştir. Arvad, Selevkoslardan sonra Roma Cumhuriyeti (MÖ 200), sonra Büyük Roma İmparatorluğu'na (MÖ 141) ve daha sonra Doğu Roma İmparatorluğu'na (Bizans) (M.S. 330) bağlanmıştır. Batı'daki ve daha doğudaki Romalıların, Musevi ve Yahudilere iyilik yapmak istediklerini anlatmaya başladıkları sıralarda, Roma, Orta Doğu'ya yeni girmişti ve Suriye, Orta Doğu ile çevresindeki çeşitli meselelere müdahele etmeye başlamasından hemen sonraydı ve bu konuşmalara göre Arvad o zaman oldukça büyük bir önem sahipti, hem stratejik, hem askeri hemde ticari açıdan...

Haçlı Seferleri tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Arvad'ın, Haçlılara bir köprü olarak kullanıldığı zamanlarda (1301 - 1302) aralarında ittifâk kuran Fransız ve Moğol akınları.

Arvad, Haçlı Seferleri boyunca, haçlılar tarafından bir köprü veya dinlenme noktası olarak kullanılmıştır. Hıristiyanlığın Kutsal Topraklar'da kaybettiği son toprak parçası olarak bilinmektedir.

Haçlılar, 1291'de anakaranın ve toprak kaybeden Kudüs Krallığı'nın kontrolünü kaybettiler ve Kıbrıs'a çekildiler. 1300lerin sonlarında, Haçlılar, Moğol lider Mahmud Gazan[12] ile askeri operasyonları düzenlediler ve yaklaşık 600 askerle bir girişimde bulundular, 300 asker, Kıbrıslı III. Hugh'un oğlu Sur Prensi Amalric yönetiminde, ve 300 civarında da Tapınak ve Malta Şövalyeleri'nin yardımıyla[12] düzenlenen operasyonda, Arvad alındı ve Haçlılara kamp ve köprü olarak kullanıldı.[12][13] Ardından haçlılar, Moğollar'ın onlara göndereceği yardımcı birlikleri beklerken, onlar Tartus'u (Tortosa) da aldı ve oradan İslam topraklarına tekrar akınlar başlattı.[13][14] Moğolların yardımcı birlikleri gelmeyince, Haçlı orduların çoğu saldırılarını durdurarak Kıbrıs'a geri döndü, yine de bir grup asker Arvad'da bırakıldı. Daha sonra, 1302'de Papa Beşinci Clemens, Arvad'ı başarılarından ötürü resmen Tapınak Şövalyeleri'ne bıraktı. Tapınak Şövalyeleri, adayı, Tapınak Şövalyesi, Mareşal Barthélemy de Quincy'nin kontrolünde, 120 şövalye, 500 okçu ve 400 Suriyeli yardımcı kuvvetlerle yönetmeye başladı.

Şubat 1301'de Moğollar ancak 60,000 asker ile yetişebildi ve sadece kuzey ve orta Suriye'de bazı akınlar yapabildiler. Kutlukşah (Moğollar için:Qutluqh-Shah, Fransızlar için:Cotelesse), Şam'ı aldı ve korumak için Ürdün Vadisi'ne 20,000 civarında asker yerleştirdi ve Şam'a Moğol bir yönetici yerleştirildi.[15] Ve kısa süre sonra Moğollar yenildi ve Şam'dan çıktılar.

Moğollar, Şam'dan çıktığı sırada, Mısır Memlük Devleti, Filistin ve Suriye üzerindeki hakimiyetini kontrolü tekrar kurmaya başlamıştı. Ve kısa süre sonra Arvad'ı da (o zaman, Ruad) Tapınak Şövalyeleri'nden almayı başardılar. Memlük filosu adaya güçlü bir ordu çıkarttı ve bu ordu köklü ve adaya yerleşmiş Tapınak Şövalyeleri ile çarpışarak yendi ve zorlu aşamayı geçmiş oldular. Ardından adanın doruk noktasındaki uzun ve sağlam Tapınak Şövalyeleri'nin kalesinide ele geçirdiler ve bu olay tarihte, "Ruad'ın Düşüşü" olarak adlandırıldı, böylece Haçlılar, kutsal topraklardaki son karalarınıda kaybetmişlerdi. Haçlılar ve Ruad kalesi, 26 Eylül 1302'de kuşatıldılar ve Memlüklerin güvenlik sözüyle teslim oldular.[16] Ancak, Memlükler onları kandırmıştı ve sözlerini tutmayarak tüm okçuları ve Suriyeli yardımcı kuvvetleri öldürdüleri, ilk çarpışmadan geriye kalan tüm Şövalyeleri ise en kötü şartlarda Kahire'deki hapishanelere mâhkum ettiler.[17]

Fotoğraf galerisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Referanslar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Malcolm Barber, Trial of the Templars (Tapınak Şövalyeleri'nin (Tapınaklıların) Denemesi)
  • Martin Bernal, Black Athena Writes Back (Kara Athena Cevaplıyor) (Durham: Duke Üniversitesi Baskısı, 2001), sf. 359.
  • (Orijinal Dil): Lawrence I Conrad ile Averil Cameron'un yazdığıBizans ve İslam öncesi Yakın ve Orta Doğu: Antik Dönem Sonu ve İslam Periyodu Başlangıcı'nın İlk Atölyesi'nden Kağıtlar Kitabı'nın içindeki ‘Arvad'ın Fethi: Orta Çağ ve öncesinde Yakın Doğu ve Orta Doğu tarihinin öğrenilmesi için kritik ve önemli bir kaynak.’ bölümü ve Antik Dönem Sonu ile İslam Periyodu Başlangıcı'ndan Bilgiler bölümü, 1, baskı 1, Edebî kaynak materyallerindeki sorunlar (Princeton: Darwin Baskısı, 1992), sayfa 317-401 arası bilgiler.
  • Alain Demurger, The Last Templar (Son Tapınak Şövalyesi)
  • Hazlitt, The Classical Gazetteer (Klasik Hazlitt Gazetesi Ansiklopedisi) (1851), sf. 53.
  • Newman, Sharan (2006). Real History Behind the Templars (Tapınaklıların Arkasındaki Gerçek Tarih). Berkley Basın-Yayın-Dağıtım Grubu. ISBN 978-0-425-21533-3.
  • Jean Richard, Les Croisades (Fransızca) (tr:Haçlı Seferleri, en:The Crusades)
  • Sylvia Schein, "Gesta Dei per Mongolos" (Almanca) - (tr:Moğolların Geniş Tarihi)
  • Dave Eggers, Zeitoun (kitap) (ABD İngilizcesi) - (Zeitoun Kitabı)

Kaynakça ve Dipnotlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Türk Tarih Kurumu Yayınlarından, sayı 11, bölüm 1, s. 181. Türk Tarih Kurumu, 1945 [1]
  2. ^ Uçar, Şahin, Anadolu'da İslâm-Bizans mücadelesi, s. 72, İşaret, 1990 [2]
  3. ^ Monique Kervran, Fredrik Talmage Hiebert, and Axelle Rougeulle, Qalʻat al-Bahrain: Bir askeri ve ticari üs, Muharrak MÖ 3. milenyumdan - MS 17. yüzyıl'a. (Brepols, 2005: ISBN 2503991076), p. 249.
  4. ^ Krahmalkov, Fenike, Kartaca Sözlüğü, sf. 47.
  5. ^ Hazlitt, sf. 53
  6. ^ Tekvin (Genesis-Oluşum), sf.10 - paragraf 18
  7. ^ sf.11 ve sf. 27 - paragraf 8
  8. ^ Tel El-Amarna Yazıtları satır, 28 ve 44 (B.M.)
  9. ^ "Breasted"(Göğüslü), Antik Kayıtlar
  10. ^ Paton(Ansiklopedik Kitap), Suriye ve Filistin, sf. 145-146-147
  11. ^ Rawlinson, Fenike Tarihi sf.57 ve 456.
  12. ^ a b c Schein, sf. 811
  13. ^ a b Demurger, sf. 147
  14. ^ "The Trial of the Templars" (Tapınaklıların Denemesi), Malcolm Barber, 2. basım, sayfa 22, cümle (orijinal dilde): "In November, 1300, James of Molay and the king's brother, Amaulry of Lusignan, attempted to occupy the former Templar stronghold of Tortosa. A force of 600 men, of which the Templars supplied about 150, failed to establish itself in the town itself, although they were able to leave a garrison of 120 men on the island of Ruad, just off the coast.
  15. ^ Jean Richard, sf.481
  16. ^ Demurger, sf.156
  17. ^ (Orijinal dil)"Nearly 40 of these men were still in prison in Cairo years later where, according to a former fellow prisoner, the Genoese Matthew Zaccaria, they died of starvation, having refused an offer of 'many riches and goods' in return for apostatising"" The Trial of the Templars (Tapınak Şövalyeleri'nin (Tapınaklıların) Denemesi), Malcolm Barber, sf.22