Aleksandr Puşkin

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Aleksandr Puşkin
Vasiliy Tropinin'in Puşkin portresi
Vasiliy Tropinin'in Puşkin portresi
Doğum Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
6 Haziran 1799
Moskova, Rusya İmparatorluğu
Ölüm 10 Şubat 1837 (37 yaşında)
Sankt Petersburg, Rusya İmparatorluğu
Milliyet Rus
Meslek Şair, romancı, oyun yazarı
Dönem Rus şiirinin altın çağı
Tür Roman, şiir, tiyatro, öykü, masal
Konu Romantizm, ön-gerçekçilik



İmza
Aleksandr Puşkin imzası

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Rusça: Алекса́ндр Серге́евич Пу́шкин) (6 Haziran, 1799 - 10 Şubat, 1837): Rus şair ve yazar. Birçok kişi tarafından en büyük Rus şairi ve Rus Edebiyatı'nın kurucusu kabul edilir.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Aleksandr Sergeeviç Puşkin, 1799’da Moskova’da doğdu. Babası Sergey Lvoviç, soylu bir ailenin ilk çocuğudur. Annesi Nadejda Osipovna Hannibal’in dedesi Etiyopya'lı Hannibal’in Rus Çarı I. Petro’nun vaftiz çocuğudur. Puşkin soylu bir ailenin üyesidir. Annesi ve babası eğitimli insanlardır. Puşkin, ilk bilgilerini yabancı eğitmenlerden edindi. Henüz sekiz yaşındayken Fransızcası Rusçası kadar iyiydi. On bir yaşına geldiğinde ise özgürlükçü ve alaycı yazarlarını beğendiği Fransız Edebiyatı’ndan etkilenerek Fransızca şiirler ve komediler yazmaya başlamıştı.

Döneminin tanınmış şair ve yazarları, Puşkin’in evine gelip gidenler arasındadır. Ancak hiçbiri onu kendisine Rus masallarını anlatan, eski Rus türkülerini söyleyen dadısı kadar etkilememişti. Yaşlı dadısı Arina’nın anlattıkları, Puşkin’in çocukluk ruhunda önemli izler bıraktığı düşünülmektedir.

Şiire başlaması[değiştir | kaynağı değiştir]

Puşkin, on iki yaşına geldiğinde, Rus Çarı I. Aleksandr’ın Tsarskoye Selo’da (Çar’ın yazlık köyü) açtırdığı okula yazdırıldı ve buradaki altı öğrenim yılı boyunca tıpkı okulun diğer öğrencileri gibi, Petersburg’a gitme izni verilmeden dış dünyadan kopuk bir şekilde eğitim gördü.

Puşkin’in lise yıllarında yazdığı şiirlerinde gerçekçilik eğilimi açıkça göze çarpar. O dönem şiirinde kullanılmayan kaba ve gündelik sözcükleri kullandığı şiirleriyle Derjavin’in dikkatini çekmeyi başardı.

Artık ünlü bir şair sayılmaya başlayan Puşkin, okul yıllarından sonra Petersburg’a gitti. Yazdığı ve birçoğu yasaklanan özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları bu sıralarda toplum arasında yayıldı. Rus edebiyatı tarihinde şiir, ilk kez olarak, herkes üzerinde hayranlık uyandırdı. Yeni doğan ve adeta üzerine titrenen bir çocuk gibi coşku ile büyümeye başladı.

Puşkin 14 yaşında şiir okurken

Rus Çarı I. Aleksandr tarafından Kafkasya’ya atandı ve burada ünlü “Kafkas Esiri” ve “Bahçesaray” adlı destanlarını yazdı. Onun edebiyatında ne klâsik şiirin kuralcılığı ne Romantizmin etkileri yer alır. Puşkin, gerçeği olduğu gibi anlatmayı ister.

Kafkasya’dan dönen Puşkin’in Rusya’daki askeri yönetime karşı oluşundan dolayı dört yıl süreyle başkente girmesi yasaklandı ve ailenin sahip olduğu Mihaylovskoye köyünde yaşamak zorunda bırakıldı. Hükümet tarafından oğlunu gözetim altında tutmakla görevlendirilen babası da görevini yerine getirdi.

Yirmi dört yaşındaki Puşkin, bu sürgün döneminde yedi yıl sonra tamamlayacağı Yevgeniy Onegin adlı romanını yazmaya başladı. Çingeneler, Peygamber ve Boris Godunov adlı önemli eserlerini de yine bu sürgün yıllarında yazdı.

Bu uzun sürgün döneminden sonra Rus Çarı I. Nikolay tarafından Moskova’ya çağırılan genç şairin kaleminden çıkan her şey artık çarın sansüründen geçecekti. Polis baskınları ve aşk serüvenleri ise Puşkin’in yaşamının ayrılmaz parçaları oldu.

Evliliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Puşkin, bir baloda eski yüksek rütbeli bir memurun kızı olan Natalya Gonçarova ile karşılaştı ve bu genç kıza aşık oldu. Puşkin Natalya’ya evlenme teklif eder; Natalya ise, şairin evlenme teklifini belirsiz bir tarihte cevaplanmak üzere erteler. Puşkin, bu durum karşısında umutsuzluğa kapılmıştı ve Moskova’dan uzaklaşmak istedi. Bu nedenle de, 1829’da, bir gözlemci olarak Rus ordusuna katıldı ve Osmanlı topraklarına geldi. Sonradan yazdığı Erzurum Yolculuğu adlı eserinde yol izlenimlerini anlatan Puşkin’in, daha başka birçok eserinde de Erzurum’dan aldığı esinler yer bulur.

Moskova’ya dönen Puşkin, Natalya’ya evlenme teklifini yineledi. Uzun çekişmelerden sonra Natalya’nın ailesini de ikna etmeyi başardı ve sonunda nişanlandılar. Natalya ise, bu duruma karşı kayıtsız kalır ve sadece izlemekle yetindi. Natalya’nın bu tutumu da sonuna kadar böyle devam etti. Bitmek bilmeyen soruşturmalar ve yasaklamalar yüzünden rahatsız olsa da yazmaya devam etti. Yevgeniy Onegin, Don Juan, Veba Sırasında Ziyafet gibi manzum trajedyalarını ve Dubrovski, Maça Kızı gibi önemli eserlerini bu dönemde yazdı. Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlar. Öyle ki, Gogol’a ünlü Ölü Canlar romanını yazma fikrini Puşkin verdiği söylenir.

Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi. Puşkin, o sıralarda yazdığı birkaç imzasız mektup aracılığıyla, d'Anthès adındaki bu Fransız delikanlısının karısı Natalya Puşkin’e kur yaptığını öğrendi. 1837’de d'Anthès’i düelloya çağırır. 27 Ocak 1837'de St.Petersburg yakınında Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. Puşkin'in şahidi arkadaşı Danzas'tı. Düello'da kullanacağı silahı almak için gümüşlerini sattığı iddia edilir.

Düelloda Puşkin tarafından omzundan yaralanan d'Anthès, Puşkin’i karnından yaralamayı başardı. Büyük bir soğukkanlılıkla iki gün boyunca can çekişen Puşkin, Şubat ayında bir öğleden sonrası hayata gözlerini yumdu.

Şairin öldüğünü duyunca evinin kapısının önünde toplanan ve Yevgeniy Onegin’in son baskısını tüketen halk, şairin ölümü üzerine neredeyse hükümete karşı bir ayaklanma noktasına geldi. Bu gerekçe ile olayların çıkmasından çekinen polis, bir gece yarısı, şairin tabutunu gizlice kiliseden alır ve Mihaylovskoye köyüne götürerek toprağa verdi.

Gogol, “Puşkin, olağanüstü bir olaydır.” der; Dostoyevski daha mistik bir tavırla “ Puşkin, bize gelecekten haber veren bir peygamberimizdir.” der. Puşkin, modern Rus Edebiyatı’nın oluşmasına büyük katkılarda bulunan yazın ve düşün adamıdır. Puşkin, klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus Edebiyatı’nda “gerçekçilik akımı”nı başlatan liderlerden biridir.

Aleksandr Puşkin'in düello günü uğradığı son yer; Peterburg Nevski Prospekt'de Wolf's şekercisidir (şimdiki Cafe Litteraturnia). Bu cafede Puşkin'in balmumundan bir heykeli vardır.

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Puşkin'in birçok eserini filolog Metehan Mollamehmetoğlu Türkçe'ye çevirmiştir.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]