Marina İvanovna Tsvetayeva

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Marina İvanovna Tsvetayeva

Marina İvanovna Tsvetayeva (Rusça: Марина Ивановна Цветаева) es Marina İvanovna Efron (8 Ekim 1892, Moskova-31 Ağustos 1941, Yelabuga, Rus SFSC), Rus şair. Şiirlerinde özgün ve doğrudan bir dil ve kesik kesik ritimler kullanmıştır. Ülkesi dışında fazla tanınmamakla birlikte 20. yüzyıl Rus şiirinin en iyi şairlerinden biri sayılır.

Biyografi[değiştir | kaynağı değiştir]

Gençliğinin büyük bölümünü Moskova'da geçirdi. Babası üniversitede hoca, annesi piyanistti. On altı yaşında Sorbonne Üniversitesi'ne girdi. 1910'da ilk şiir kitabı Veçerni Albom 'u (Akşam Albümü) yayımladı. Kitaptaki şiirler henüz toy bir şairin ürünleri olmakla birlikte büyük umut vaat ediyordu. 1916-20 arasında kâğıt sıkıntısı yüzünden şiirleri basılamadı, ama elden ele dolaştı. Kitap olarak basılınca da büyük ilgi gördü. Uzun manzum masalı Tsar-devitsa (1922; Çar-Kız), en tipik ve en güzel şiirlerinden biridir.

Tsvetayeva Sovyet Devrimi'ni tepkiyle karşıladı. Kocası Sergey Efron da karşı devrimci Beyaz Ordu'da subaydı. Bu dönemde yazdığı şiirlerin çoğunda Bolşeviklere karşı direnişi yüceltti. Bunlardan 1917-21 arasında yazdığı, ama ancak 1957'de Münih'ta yayımlanan şiir dizisi Lebedini stan (Kuğu Kampı), bir Beyaz Ordu subayının karısının gözünden iç savaşın lirik bir tarihiydi.

Tsvetayeva 1922'de SSCB'den ayrılarak Berlin'e, ardından da Prag'a gitti. 1925'te Paris'e yerleşti. Stihi k Bloku 'yu (1922; Blok İçin Şiirler) ve sağlığında basılan son şiir kitabı Posle Rosii 'yi (1928; Rusya'dan Sonra) orada yayımladı. Ayrıca Ariadne (1924) ve Phaidra (1927) gibi klasik konuları işleyen iki manzum trajedi, yaratıclık üzerine birkaç deneme ve Moy Puşkin (1937; Benim Puşkin'im) gibi eleştiri kitapları yazdı. Son şiir dizisi Stihi k Çehii (1938-39; Çek Ülkesi İçin Şiirler), Nazilerin Çekoslovakya'yı işgaline karşı duyduğu tepkiyi dile getiriyordu.

Tsvetayeva 1930'larda yazdığı “Toska porodine” (1935; Vatan Hasreti) ve “Rodina” (1936; Vatan) gibi şiirlerinde ülkesi dışında yaşamanın getirdiği yabancılaşmayı ve Rusya'ya duyduğu özlemi dile getirdi. 1930'ların sonunda komünistlerle işbirliği yapmaya başlayan kocası kızını da yanına alarak SSCB'ye döndü. (Sonradan ikisi de Stalin dönemindeki terörün kurbanı olacaklardı.) 1939'da Tsvetayeva da ülkesine dönerek Moskova'ya yerleşti. II. Dünya Savaşı sırasında Moskova boşaltılırken uzak bir kasabaya gönderildi. 1941'de orada kendini öldürdü.