Tartışma:Nakşibendilik

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Kollar[kaynağı değiştir]

Tarikatın kollarından sadece bir kısmı açıklanmış. Gümüşhanevî Dergâhına sadece değinilmiş. Erzincani ve Necip Fazıl Kısakürek merhumun mensup olduğu ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri ile nihayet bulan Arvâsî kolları da eklenmeli... Tabii ki bunlara sadece yurtiçi kollar, bir de bunların yurtdışında, özellikle orta ve uzakdoğuda bulunan Müceddidiye kolları da cabası... Bilvesile selamlar... Ayhmeh (mesaj) 14:00, 19 Şubat 2013 (UTC)


23 Ekim 2012 sürümü[kaynağı değiştir]

Son sürümle(23 ekim 2012) daha tarafsız ve kaynakları ile daha geniş ve uzunca bir bilgi aktarımı yapıldı.
Yapılan değişiklikler şuan onay bekliyor. En kısa zamanda onaylanırsa sevinirim. REDKAYAmesaj 09:01, 24 Ekim 2012 (UTC)


Ğ[kaynağı değiştir]

makale taraflı değildir. başka bir ansiklopediden, bazı yanlış bilgiler çıkartılarak konulmuştur.

gericiler gericisi bir islam tarikatı. nurculuk, süleymancılık, fetullahcılık, ismailağa cemaati vs. hepsi bu ekoldendir. sunni şeriatını türkiyeye getirmek için kıçlarını yırtarlar.95.9.230.114 12:49, 16 Temmuz 2012 (UTC)

yobaz klübü.186.94.188.99 10:55, 13 Nisan 2013 (UTC)

Taraflılığına kanıtlar[kaynağı değiştir]

İşte metinden taraflı olduğunu gösteren alıntılar:

1. "sohbetin kendisine verdiği zevk ve huzurdan sonra" 2. Cenab-ı Hak (ansiklopedide böyle denmez, tanrı denir, Allah denir) 3. "Aynı zamanda o, çok mütevâzi idi; misafirlere çok saygı gösterirdi." (Bu sadece yorum.) 4. "farz-ı kifaye ilimler" (böyle bir bilim yok) 5. "herkese açık bir müessese" (yani yalnızca müridlere ve mürid adaylarına) 6. "Nakşibendiye tarikâtı çeşitli ilimlerle meşgul olmaya" (Çeşitli ilimlerle? Örneğin biyoloji, astronomi, dilbilim, anlambilim, fizik, vd. de içine giriyor mu? Yalnızca din olmasın sakın?) 7. "Nakşibendi Tarikatı silsilesi, üç koldan Hz. Peygamber'e kadar ulaştırılır." (Nakşibendi olmayan müslüman değildir, biçiminde mi anlamalıyız bunu?) 8. "muteber kaynakların haber verdiğine" (Ansiklopedik değil. Güvenilmez olan kaynak zaten kaynak değildir.) 9. "kadri yüce Şeyh Hâce Muhammed Baba Semmâsî" (Yüce demek, şeyh demek taraflılık değil mi? Nesnel nitelendirmeler mi bunlar?) öğĞ10. "İlimle meşgul olmanın, pozitif ilimlerden, bilhassa fizik, kimya, biyoloji vs. gibi Hakk'ın kudret ve azametini idrake vesile olan ilimlerden faydalanmanın bir çeşit zikir olduğunu kabul etmiştir." deniyor ve hemen ardından "Bir de Nakşibendiye tarikatı mensupları, Şerîat esâslarına uymaya ve ona bağlı olmaya son derece önem vermişlerdir." deniyor. Hem bilimi rehber almak hem de şeriat esaslarına bağlı olmak nasıl bir zihnin ürünüdür acaba? Bilim kayıtsız koşulsuz sorgulamayı, din de kayıtsız koşulsuz iman etmeyi emrederken, ikisi birarada nasıl olacak? Bilim yapmak "zikir" ise, sözgelimi Tanrının yok olduğunu kanıtlamaya çalışmak da zikir olur mu?11. Bu metnin bir de Arapça ve Farsça'dan yana taraflılığı var. Türkçe bir ansiklopedide böyle bir dil kullanılır mı? Örneğin, "murakabeden ve mertebelere teveccüh", "fenâ fi'ş-Şeyh", "alim, kamil bir mürşid" (daha yüzlerce sözcük var bu metinde bunlar gibi) ne demektir? Sokaktan herhangi on kişiyi çevirip sorun bakalım; kaç kişi anlayacak bunları? Bunların Türkçesi yok mu? Hele bir de "alân" ne demek? Türkçe sözcüğe şapka giydirmek de neyin nesi? (81.215.248.210 15:13, 9 Ocak 2006 (UTC))


merhaba ben materyalist bir insanım.size çok şey yazmayacağım ama şunu söyleyeyim ki tarikatlar müslüman değil dincilik ve din istismarcılığı yapan insanlar yetiştirir.ben hiçbir şekilde dine karşı değilim örneğin bir camide alınan din eğitimi bir okulda alınan din eğitimi müslüman yetiştirir tarikatlar bu günkü hizbullahları yetiştirir hizbullahın iranda bir olayı vardı bir okulun sınıfına girip öğrencilerin önünde sırf kadın olduğu için bir öğretmenin kafasını kesmişlerdi nakşibendi de işte tam da böyle bir tarikattır aslında tüm tarikatlar böyledir tarikatların çoğu türk islam birliğini savunurlar peki burda kürtlerin,alevilerin,arapların,hristiyanların,yahudilerin ve materyalistlerin konumu ne olacak?

Taraflılığına kanıtlar'a cevap[kaynağı değiştir]

Selamunaleykum Mesajı yazan sahsın bıraktıgı izlenim cahillikten ziyade imanı eksik ve din hakkındaki basit konulardan bile haberi olmayan biri gibi.Din mukaddestir tartışmak şirktir.Taraf derseniz tarafım .Haktan tarafım.Eger dini kuralları daha iyi bilirim diyorsan once kendi vucudundaki hrşeyi öğren sonra benim aklımdakilerin hepsini bil onların peşine seni ve beni yaradanın sözleri hakkında yorum yap.Tabi o kadar öğrenenler yorum yapmaktan korkar ama en azından bu mantığı biraz düşünürsen günaha girmezsin.İyi gunler

Kesin taraflı[kaynağı değiştir]

Ve maalesef böyle bir propogandaya tolerans gösteremiyeceğim.Taraflı şablonu koymamam için neden yok.Üzgünüm.--Simon Bolivar 16:08, 26 Nisan 2006 (UTC)

Madde adı değişmeli[kaynağı değiştir]

Yanılmıyorsam "nakşibendi" bir tarikat değil, nakşibendilik (nakşibendiyye) tarikatının üyesi anlamına geliyor. Dolayısıyla maddenin adını nakşibendilik (veya nakşibendiyye) değiştirmek gerekiyor. Filanca 09:46, 27 Ağustos 2006 (UTC)

Tarikatların oluşumu İbn Arabi döneminde başlamıştır. İbn arabi gibi insanlar (el Cili hocası) Hint ve Yunan felsefelerinden etkilenerek yaşadığı topluma kendi inançlarını yaymaya çalışmışlardır. bınu da İslam ile bağdaştırmaya çalışarak islam dışı tasavvuf ve tarikatların oluşımuna zemin hazırlamışlardır. maaalesef bunuda islam dinin bir gereği, inanışı gibi göstererek topluma yaymaya çalışmışlardır. Özellikle kendilerini keramet sahibi insanlar gibi göstererek (gaybı bilme,aynı anda iki yerde bulunma, insanın kalbini okuma vb.) tamamen İslam'a ters düşen hatta küfre kadar götüren söz ve eylem içinde olmuşlardır. özellikle Vahdedi Vücud anlayışı yani herşeyin Tanrı oluşu gibi felsefi düşünceleri tamamen küfür içermektedir. bu anlayışla neye ibadet ederseniz edin tanrıya ibadet etmiş sayılacağından Firavun'un dahi mümin (inanan) olduğu gibi Kuran2a zıt bir düşünceye sahip olmuşlardır.Bu nedenle bütün dinler onlar için aynıdır.tanrıya ibadet ederler ve cehennemde azap görmüyeceklerdir.Bunların uzantısı olarak bazı şehler peygamberliğini ilan etmişler bazılarıda daha da aşırıya giderek gaybi bilgileri direk Allah'tan aldıklarını, gece rüyalarında peygamberle görüştüklerini, namaz kılarken aynı anda iki yerde olduklarını söylemişlerdi. hatta daha da ileri giderek peygamberlerden daha üstün olduklarını söyleyip gaybi bilgileri Allah'tan aracızız olarak aldıklarını peygamberler ise Cebrail (as) aracılığıyla aldıklarını söylemişlerdir. günümüzün şeh ve şıhlarıda Allah'u alem pek farklı değillerdir. İslam adına hareket ettiklerini söyleyenler İslam'a en büyük haksızlığı yapanlardır.bu nedenle oluşumlarına ve eylemlerine pek bazı güçlerce dokunulmaz. onlara göre zaten pasifleştirlmiş ve yönlendirilmişlerdir. Şeh veya Şıhhı kontrol altına almak demek ona bağlı olan birçaok insanı kontrol etmek demektir.

TARİKATLARIN OLUŞUMU[kaynağı değiştir]

Tarikatların oluşumu İbn Arabi döneminde başlamıştır. İbn arabi gibi insanlar (el Cili hocası) Hint ve Yunan felsefelerinden etkilenerek yaşadığı topluma kendi inançlarını yaymaya çalışmışlardır. bınu da İslam ile bağdaştırmaya çalışarak islam dışı tasavvuf ve tarikatların oluşımuna zemin hazırlamışlardır. maaalesef bunuda islam dinin bir gereği, inanışı gibi göstererek topluma yaymaya çalışmışlardır. Özellikle kendilerini keramet sahibi insanlar gibi göstererek (gaybı bilme,aynı anda iki yerde bulunma, insanın kalbini okuma vb.) tamamen İslam'a ters düşen hatta küfre kadar götüren söz ve eylem içinde olmuşlardır. özellikle Vahdedi Vücud anlayışı yani herşeyin Tanrı oluşu gibi felsefi düşünceleri tamamen küfür içermektedir. bu anlayışla neye ibadet ederseniz edin tanrıya ibadet etmiş sayılacağından Firavun'un dahi mümin (inanan) olduğu gibi Kuran2a zıt bir düşünceye sahip olmuşlardır.Bu nedenle bütün dinler onlar için aynıdır.tanrıya ibadet ederler ve cehennemde azap görmüyeceklerdir.Bunların uzantısı olarak bazı şehler peygamberliğini ilan etmişler bazılarıda daha da aşırıya giderek gaybi bilgileri direk Allah'tan aldıklarını, gece rüyalarında peygamberle görüştüklerini, namaz kılarken aynı anda iki yerde olduklarını söylemişlerdi. hatta daha da ileri giderek peygamberlerden daha üstün olduklarını söyleyip gaybi bilgileri Allah'tan aracızız olarak aldıklarını peygamberler ise Cebrail (as) aracılığıyla aldıklarını söylemişlerdir. günümüzün şeh ve şıhlarıda Allah'u alem pek farklı değillerdir. İslam adına hareket ettiklerini söyleyenler İslam'a en büyük haksızlığı yapanlardır.bu nedenle oluşumlarına ve eylemlerine pek bazı güçlerce dokunulmaz. onlara göre zaten pasifleştirlmiş ve yönlendirilmişlerdir. Şeh veya Şıhhı kontrol altına almak demek ona bağlı olan birçaok insanı kontrol etmek demektir.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Tart%C4%B1%C5%9Fma:Nak%C5%9Fibendilik"'dan alındı


siz kim oluyorsunuz acaba cok merak ettim. esas cahil sizsiniz bu kesin. pis batili da ne demek oluyor? eger icinizde biraz hak sevgisi varsa batili da dogulu da insandir. kimseye pis diyemezsin sen. birgun o pis dedigin batili bir olay gelir senin hayatini kurtarir. ailene faydasi olur. nasil ama interneti kullanmayi biliyorsunuz? arabaniz da vardir sizin kesin yabanci marka.. insan insandir kardesim. kimseyi boyle elestiremezsin sen. once biraz edep adap ogren. orumcek kafalilar sizi. ne geldiyse sizin yuzunuzden geldi basimiza butun bu sacmaliklar. dinini kendi icinde yasa kardesim. ailene, cocuklarina ver tavsiyeni. cok dogruysan madem o kadar.! bildiginiz yanildiginiza yetmiyor. dunyadan haberiniz yok konusuyorsunuz. gercekten agzi olan konusuyor yaa.. beyniniz almiyor ki olani biteni. hadi kalin saglicakla. biraz kendinize gelin insanlar. sevin, sevilin. boyle ayrimcilik yapmayin artik. esas gunah size, yaziklar olsun sizin gibilere!


Cahilliğin en büyüğü[kaynağı değiştir]

İnsanlığın en çok sıkıntı çektiği dönemler, bir konuda doğru sonuca varacak kadar bilgi sahibi olmayanlara KONUŞMA HAKKI verildiği dönemlerdir. Bir konu üzerinde 40 yılını vermiş bir kişiyle, şeytanın kulağına fısıldadığı 3-5 satırlık "sözde mantık zincirinden" başka bilgisi olmayanın aynı yerde görüş bildirmesi NE BÜYÜK BİR FACİADIR !!! Taraflılık, tarafsızlık konusunun gündem edildiği bir yerde, varsa eğer bir bilgisi ortaya koyması gerekenlerin, sadece kendi düşüncelerinden ibaret olan saçmalıkları TARAFSIZ BİLGİ diye ortaya sürmelerinden daha büyük bir cehalet olabilir mi ? Burada sadece insanlığın yüz akı Peygamberlere değil, Peygamberlerden sonra insanların en üstünü olan Velilere yöneltilmiş hakaretten başka birşey yok. Bari diğer insanları yanlış yönlendirme ey cahil ! Hangi Veli hangi tarihte VESİLE kanununu inkar etmiş de "Ben direk Allah'tan birşey aldım" demiştir. İnsanların en kötüsü ve en cahili KENDİ TEZİNİ İSPAT İÇİN hiçbir kural tanımadan YALAN söyleyen ve iftira atandır. Eğer insanların en kötüsü değilse, o zaman BİLGİYE dayanmadan SALLAYAN bir kara cahildir.


GELELİM "ANSİKLOPEDİ NASIL OLUR ?" KONUSUNA...

Bazı arkadaşlar ANSİKLOPEDİ ŞÖYLE OLUR, ansiklopedide şöyle denmez, böyle denir şeklinde yorumlar beyan etmişler. Aferin onlara... Eğer kainatta bir referansa dayanmadan kural oluşturma imkanı olsaydı, dediklerine tamamen katılmak zorunda kalırdım. Oysa kainatta referansa dayanmadan verilebilecek TEK BİR BİLGİ YOKTUR !!!!!!

Mesela meşhur FİZİK bilimi, tüm kainatı mekan, zaman, hız kavramlarını REFERANS ALARAK anlatır. Yani Zaman nedir dendiğinde "YOL bölü HIZ" diye cevap verir. Peki hız nedir dendiğinde, "Yol bölü zaman" der. Yol nedir dendiğinde ise,"Hız çarpı zaman" der. Kısaca bu 3 kavramı refarans almadan yani bunları VAR ve DOĞRU kabul etmeden FİZİK diye bir bilim oluşturulamaz,fizik adına tek kelime konuşulamaz.

Burada kritik soru şu:

Ansiklopedide şöyle yazılmaz, böyle denmez diyenlerin ANSİKLOPEDİ konusundaki referansları nelerdir ve bu referanslar KİMDEN ALINMIŞTIR ?"

Yani ANSİKLOPEDİ tanımını kimden almışlardır? Onlar belki bilmiyorlardır, ben cevap vereyim: Bozulmuş hristiyanlık dininin saçmalıkları dolayısıyla büyük sıkıntılar çekmiş ve buna tepki olarak yine aşırı bir kutba saparak dinin adını bile ağza almamayı seçmiş, rönesans sonrası Avrupanın ANSİKLOPEDİ TANIMI.


Bu durum, insanlığın sapıklığın zirvesinde olduğu yıllarda yaptığı HELVADAN TANRI olayına benziyor. Önce helvadan tanrılar yaparlarmış. Yolda karınları acıkınca da onu yerlermiş.


Bu arkadaşların yaptığı da bu ! Önce HELVADAN bir REFERANS ANSİKLOPEDİ TANIMI üretip sonra bu tanıma tapmak ! Bu tanımın dediğinin bir santimetre dışına çıkmamak.


Bu ne büyük bir MANTIK YANLIŞIDIR: Kendi referansını kendi elinle yap, ardından da bu referansı insanlara delil olarak gösterip, "Bak işte yazdığın Hazret kelimesi bu referansa uymuyor demek" . Bu mantıksızlığa ilkokul öğrencileri bile kanmaz.


Al o batılı pisliklerin ansiklopedi tanımını beyninden çıkart ve çöpe at. Sen akıllı bir Türk'sün ve pis bir batılının 300 sene önce ürettiğinden çok daha KALİTELİ bir ansiklopedi tanımı üretebilirsin.


Bu tanımın içinde şöyle yazmalısın:


Bizim şu anda bu ansiklopediyi yazıyor olmamız bile, insanlığın yüz akı, güzellerin en güzeli ve bilimin kaynağı olan Peygamberlerin çabalarının bir sonucudur. Onların çabaları, ortaya koydukları metotlar ve yetiştirdikleri güzel insanlar olmasaydı, şu anda ÖZGÜR ansiklopedi maddesi yazmak yerine, başka bir grup insanın "Boynunda prangalı kölesi" olarak toprak üstünde yatıyor olacaktık. Sadece bu nokta bile, bu BÜYÜK İNSANLARA SONSUZA KADAR ve her yerde HAZRETİ diye hitap etmemiz için yeterlidir(Onlara olan saygı,sevgi, minnettarlık ve vefamızı beyan etmek amacıyla) . Bu nedenle, bu ÖZGÜR ansiklopediyi Peygamberlere itaf ediyor ve bu ansiklopedide bu BÜYÜK İNSANLARIN isimlerinin, "başlarında HZ. olmadan yazılmasını YASAKLIYORUZ"

İşte EN TARAFSIZ ve insanlığa EN UYGUN ansiklopedi tanımı maddelerinden birisi !!!

Temizlendi[kaynağı değiştir]

Dini ünvanları ve görüş kapsamına giren ibareleri temizledim ve şablonu kaldırdım.

Vito Genovese 22:03, 7 Ekim 2006 (UTC)


TARTIŞMA MADDELERİNİ SİLMEK VİKİPEDİNİN HANGİ 5 kuralında yazıyor ?

Ben sadece burada kullanılan ansiklopedi kavramının aldığı REFERANSLARIN kaynağını tartışıyorum. Bir cevabınız varsa yazın. Yoksa yenildiğinizi kabul edin. Engizisyon mahkemesi değil burası ! Ancak engizisyonda papanın kararına göre hüküm verilebilir.

Vikipedi, tıpkı Türkiyem gibi; şeriat batağı onu kendi karanlık çukuruna çekmeye çalışıyor[kaynağı değiştir]

Vikipedi'de kıyamet kadar şeriat propagandası içeren madde var. Bu türden maddelerin tüm ansiklopedi maddelerine oranını hesaplayan oldu mu acaba, merak ediyorum. Bu madde özeline gelince, sözde tarafsız; maddeyi ayrıntıyla eleştirmeyeceğim, nasıl olsa ciddiye alınmaz; ama en azından şu en sonda verilen "link"lere ne demeli? Amaç, "Nakşibendi"nin ne anlama geldiğiyle ilgili ayrıntılı bilgiler veren başka sitelere yönlendirmek mi (herhalde değil, çünkü bağlantı verilen siteler o türden siteler değil), yoksa şeriat propagandası yapmak mı? Vikipedi, tıpkı Türkiyem gibi; şeriat batağı onu kendi karanlık çukuruna çekmeye çalışıyor. 85.98.230.14 21:19, 15 Kasım 2006 (UTC)

Şeriat Batağı Nedir.[kaynağı değiştir]

Bu Yazıyı yazanın "Şeriat Batağı" terimini açıklaması gerekmektedir. Şerîat ile ilgili bir açıklama Vikipedi de bulunmaktadır. Ayrıca insanın inanması ile ilgili bir kavram hakkında elbette ilgili kişinin kaynakları, ilgilendiği alana yönelik olacaktır. Ve "Şeriat Batağı" gibi henüz Vikipedi gibi bir büyük ansiklopedi de dahi yer almayan sözcüklerle ilgili çalışmaları dört gözle beklemekteyiz. --ahmet 04:28, 16 Kasım 2006 (UTC)

Hemen açıklayayım: Şeriat batağı, anayasa yerine Kuran'ın "rehber" olarak bellenmesi, bilimin verileri ve hukukun ilkeleri yerine dinsel kuralların geçerli olması, din ve devlet işlerinin ayrı değil bir olması, yani her yerde dinsel kuralların geçerli olması, aklın ve bilimin öncülüğünde sınırsız araştırma ve eleştirme özgürlüğü yerine, İslami öğretiler gereği sorgulamadan-araştırmadan kayıtsız koşulsuz iman etme, farklı görüşleri yok sayma, özgür bireyler yerine "kul" olma, yani Arap ülkelerinde olduğu gibi, bilimsel hiçbir keşfin olmadığı bir ortamda yaşamaya mahkum olma, herkesin ve özellikle de kadınların katı baskılar altında tutulması demektir, yani bilimsel karanlık, kültürel karanlık demektir. 85.98.230.139 16:32, 16 Kasım 2006 (UTC)
Bu sizin görüşünüzüdür ve adsına Şeriat Batağı Koymuşsunuz. Ansiklopedik, akademik, bilimsel hiç bir dayanağı yoktur. Görüşünüze saygı duyuyorum ve İNSAN ne isterse onu düşünebilir. Fakat Hakikat TEK tir. Düşünmekle hakikat,gerçek değişmez ancak keşfedilebilir. Hem sizin için hem kendim vede herkes için dileğim düşüncelerimizin HAKİKAT'e, gerçeğe yaklaşmasıdır. İnanç ölçülebilir ve tartılabilir değildir. Şeriat kanunlarının uygulamasındaki hatalar şeriatin suçu değil uygulamacıların başarısızlığıdır.--ahmet 12:28, 17 Kasım 2006 (UTC)

Bugünkü ve İlk Temsilcileri Arasındaki Çelişki Vurgulanmalı[kaynağı değiştir]

Bilim konusunda İslam inancına yenilikler getiren ve çağı için ilerici olan bu tarikat neden kalıplaşmış ezber düşüncelerle anlatılıyor. İlk çıkışıyla şimdiki temsilcileri arasındaki çelişkiler ortaya konmadan bu madde tarafsız kabul edilmemeli. Barisozel 17:28, 3 Haziran 2007 (UTC)

Konuya yakın olanların anlayabileceği bir madde olduğu için daha nasıl anlatılabilir ki?[kaynağı değiştir]

Öncelikle en çok dokunan başlığa bir cevap yazayım da sonra diğerlerini toplamaya çalışırım. "Şeriat batağı" bu kavram nasıl bir kavramdır? Güzel Türkiyem'de bazı kesimlerin niye karşı çıktığını bile bilmediği şeriat; -öncelikle şeriatın ne demek olduğunu öğrenmesi gerekiyor- her zaman insan olmayı ve yumuşak huyluluğu tavsiye etmektedir. Savaş haricinde hiç bir insanı dininden, ırkından, ailesinden veya her hangi bir sebepten bırakın öldürmeyi veya canına zarar vermeyi, malına zarar vermekten bile alıkoyuyor. Dahası savaş bile olsa cephede (veya bugün şartlarında nerede derseniz) açıkca savaşmayanlara zarar vermekten bile uzak tutuyor. Zaten genel geçer İnsan hak ve özgürlükleri gereği, HİÇ KİMSE HİÇ KİMSENİN GİYİMİNE KUŞAMINA VE ÖZEL YAŞANTISINA KARIŞAMAZ. Ama asıl anlaşılmayacak şey şudur ki; hem Müslüman olduğunu iddia edip hem de Kur'an ve Sünnetle sabit emirleri inkâr eden nasıl hâlâ insanlığının da iddiasındadır? Bu konu ile ilgili son olarak şunları ileteyim. Osmanlı devletinin son zamanlarında hızlanıp, son 15-20 yılda artık önünün alınamaz olduğu batılılaşma merakı, gençleri nasıl batağa ve topluma fayda yerine zarara yönelterek yok ediyor diye düşüneniniz oldu mu hiç? Bu konuda şeriat neleri emrediyor dersiniz?

"Zina'ya YAKLAŞMAYIN" - Gençlik fuhuş batağında mı değil mi?

"Bedene sarhoşluk veren her türlü maddenin AZI DA ÇOĞU DA HARAMDIR" - Gençlik ya alkolik, ya uyuşturucu bağımlısı, hiç yoksa sigara tiryakisi.

Gıybet (dedikodu) ve Kötü Zan haram kılınmış - Dedikodularla ve kötü düşüncelerimizle yaptığımız yanlışlar neticesinde aralarımız açılıp, yuvalar dağılmıyor mu?

Helal olan boşanma bile Allah'ın en sevmediği helal olarak tanımlanarak, ciddiyetli sebepler olmadıkça boşanmaktan alıkoyulmuş. - Mahkemeler boşanma davalarıyla dolup taşarken incir çekirdeğini doldurmaz sebeplerle nice kadınlar sahipsiz, nice çocuklar aile sıcaklığından uzak büyümek zorunda kalmıyor mu? Sonrasındaki neticeleri kendiniz düşünün.

"Bir insanı öldürmek tüm dünyayı öldürmek gibidir, bir insanı kurtarmak tüm dünyayı kurtarmak gibidr" - Seri meçhul katiller piyasada kol gezerken, her türlü batağa (uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık v.s.) düşmüş gençliği, en azından bir genci kurtarmaya çalışanımız nerede? Hem kim, hangi terorist eylemi veya ne adına olursa olsun canlı bomba olayını İslâmla bağdaştırmaya çalışıyor? Kaldı ki İslâmi Terör örgütü diye bi kavram olsun...

Kendine ait olmayan bir malı ne gizli ne açıkça (zorbalıkla) zimmetine geçiremezsin - Sokaklar kapkaççılarla, Devlet daireleri yolsuzlarla, Bankalar hortumcularla v.s. dolu değil mi? (temizlenip temizlenmedikleri ayrı bi tartışma konusu)

Mesela kumar... Gecede servetler kazanıp servetler kaybettiren hastalık... Bu da yasak o Bataklık dedğiniz şeriatte. Sonuç ne yasağı delenler cephesinde?

Bu maddeler uzar gider, detaylara girsek böylesi bi ortamda kafa karıştırmaktan öte geçmez. Haaa aklıma geldi sizin takıldığınız yerlerden birazı da cezalarındaydı. Hep öne sürdüğünüz Hırsızlık yapanın eli kesilsilir mi? Zina etti diye adam öldürülür mü? Siz bu kadar kapsamlı indirilmiş bir dinin bu kadar basit adam cana kıyacağını mı sanıyorsunuz? O işler öyle kolay değil. OLAYI BİZZAT GÖREN (duyan ya da zanneden değil) sayısı olayın ciddiyetine göre değişiklik gösteren şahitliği kabul edilecek seviyede şahitLER lazım ki, öyle her adamın şahitliği de kabul edilmez. Her şey sağlandıktan sonra diyelim o ceza verildi, e canım suçluysa cezasını da çeksin ki suçun arkası kesilsin. Hem Cumhuriyet tarihi boyunca ihtilallerde mahkum olan, idam edilen, işkence gören v.s. sayısız adamın (görüşü ne olursa olsun) suçu neydi.

Kur'anla çizilmiş kırmızı hudutları geçenler müslüman olduklarını iddia etme hakları olmadığı için yaptıkları işlerin de İslâmla bağdaştırılması en büyük yanlıştır.


""herkese açık bir müessese" (yani yalnızca müridlere ve mürid adaylarına)" Bu madde bana saçma geldi. Kim olursa olsun, GELENE GELME DENMEZ Kİ!

"(Çeşitli ilimlerle? Örneğin biyoloji, astronomi, dilbilim, anlambilim, fizik, vd. de içine giriyor mu? Yalnızca din olmasın sakın?)" İslam dini, insanı yaşantısında KENDİSİNE İHTİYAÇ OLACAK her türlü bilgiyi edinmesini emrediyor. Bunların başında Dini geliyor ki onu anlamadan yaşaması imkansız. "Ben müslümanım, dağda kulübeme çekilir akşam sabah ibadet ederim" fikrini de benimsemiyor. Sosyal olmayı, halka karışmayı, kaynaşmayı emrediyor. Mesela sağlık insanlık için en önemli ihtiyaçlardan birisidir. Böyle bi ihtiyaçtan İslam nasıl alıkoyar ki tarikat alıkoymaya kalksın? Savaşta silah ve techizat bakımından üstün olamıyorsa bile en azından aynı seviyede olmayı emreden islam, nasıl olur da teknolojiden, elektronikden, bilgisayardan, uçakdan, füzeden, uzay biliminden alıkoyar? Dilbilim çok hoşuma gitti, malum-u âliniz (bilmiyosanız da burada öğreniniz) Kur'anı gören gerçek edebiyatçılar (hangi dinin mensubu olursa olsunlar), Kur'anın edebiyatının eşsiz olduğunu söylemekten geri kalamıyorlar. Al sana dilbilim.

"Hem bilimi rehber almak hem de şeriat esaslarına bağlı olmak nasıl bir zihnin ürünüdür acaba? Bilim kayıtsız koşulsuz sorgulamayı, din de kayıtsız koşulsuz iman etmeyi emrederken, ikisi birarada nasıl olacak? Bilim yapmak "zikir" ise, sözgelimi Tanrının yok olduğunu kanıtlamaya çalışmak da zikir olur mu?" İyi de merak ettiğim bir şey var bu iddialarda bulunurken zahmet edin araştırın da yazarken karşımıza bir tane delil koyun. Nerede bilimle uğraşmayın deniliyor, nerede araştırmayın koyun gibi önünüze konulanı yeyin deniliyor, nerede, nerede, nerede? İslâm dini insana hep ilerlemeyi emrediyorken ilerlemek için gerekli olan ilmi ve sorgulamarı mı yasaklayacak, bu nasıl tezat? İslâm dîninde hiç bir tezat bulamazsın. Bir de eğer insan tanrının olmadığını falan ıspatlamaya çalışıyorsa, İslâmla alâkası ne ki yaptığı iş zikir olsun? Müslüman olmanın ilk şartının "Allahın varlığını ve BİRliğini" kabul etmek olduğunu göz önünde bulundurursak o çaba ve laf boşunadır.

Madde ismi[kaynağı değiştir]

Madde isminin Nakşibendi olması gerekmiyor mu? Sonuçta bildiğim kadarıyla tarikatın adı Nakşibendi, Nakşibendilik değil.--özgür|fikir 21:26, 9 Haziran 2011 (UTC)

Nakşibendiyye tarikatına, yani Nakşibendilik'e tabi olanlara Nakşibendi deniyor. -Dominator1453 (mesaj) 12:57, 9 Eylül 2016 (UTC)

23 Ekim 2012 sürümü[kaynağı değiştir]

Son sürümle(23 ekim 2012) daha tarafsız ve kaynakları ile daha geniş ve uzunca bir bilgi aktarımı yapıldı.
Yapılan değişiklikler şuan onay bekliyor. En kısa zamanda onaylanırsa sevinirim. REDKAYAmesaj 09:01, 24 Ekim 2012 (UTC)

Şablon:Nakşîbendîyye[kaynağı değiştir]

Merhabalar, Şablon:Nakşîbendîyye'ye ne oldu? Artık gözükmüyor. -Dominator1453 (mesaj) 12:53, 9 Eylül 2016 (UTC)

İki hafta geçti, cevap alamadım. Yeniden oluşturmayı düşünüyorum. -Dominator1453 (mesaj) 14:09, 26 Eylül 2016 (UTC)

İçerik[kaynağı değiştir]

Madde Nakşibendilik hakkında bilgi vermekten çok Nakişbendiliğin düsturlarını anlatıyor. Nakşibendilik konusuna değinmiyor bile. Turgut46 23.17, 10 Ekim 2018 (UTC)