Gel Gel Ne Olursan Ol Yine Gel

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Gel Gel Ne Olursan Ol Yine Gel, yaygın olarak Mevlana'ya atfedilen ancak Ebu Said-i Ebu’l-Hayr'a ait olduğu iddia edilen şiir. İçerik olarak Mevlana'nın felsefesine denk düştüğü ve döneminin en önemli şairi olduğu için ona isnad edildiği düşünülür.[1]

Yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]

Lirik bir özellik taşır ve nasihatlardan oluşur. Anlamına ilişkin çeşitli yorumlar yapılmaktadır. Farsça yazılan şiirin kelime oyunlarının arkasına saklandığı, Ebu'l Hayr'ın burada "gel" derken "pişman"lıkla eş anlamlı bir kelime kullandığı ve çağrısını "İslam'a gel" olarak yaptığı öne sürülür.

Şairi[değiştir | kaynağı değiştir]

Mevlana’ya atfedilen ve çok sık alıntılanan bir şiir olmakla birlikte kaynağı tam olarak bilinmez. Ebu Said-i Ebu’l-Hayr'a ait olduğu çeşitli kaynaklarda ileri sürülen şiir; "Rubaiyyat-ı Baba Efdal-i Kasani" adlı eserde 7 numara ile "Baba Efdal"'in rubasi olarak yer alır.[2]

Mutasavvıf Şefik Can, Mevlana'nın altı ciltlik Mesnevi’si varken bu şiirin ona ait olmayan 7. ciltte yazılı olduğunu söyler.[3] Şefik Can konuyu şöyle açıklar: "Mevlana’ya ait olduğu söylenen bu meşhur dizelerin, Kirmani isminde bir şaire ait olduğunu Ziya PaşaHarabat” adlı eserinde belirtiyor. Sonra Mevlana dergahından Necati Bey adında bir katip, nasıl olduysa bir dergide bu beytin altında Mevlana yazdığını görmüş, her yerde söylemiş, diyor Şefik dede... Yine her nasılsa bu bilgi hiç tadile uğramadan tâ bugünlere dek gelmiş.."[4] Can ayrıca bu şiirin Mevlânâ'ya ait olmadığı halde onunmuş gibi gösterilmesinin, halkın nazarında Mevlânâ'yı gözden düşürmek için uydurulduğunu ifade eder.[5]

Mevlana'nın intihal yaptığı yönündeki iddialara cevap veren İlber Ortaylı, Mevlana'nın hiçbir kitabında bu dizelerin bulunmadığını, bu şiirin Mevlana'dan sonra ona isnad edildiğini ifade eder.[1]

Tuğrul İnançer, Şefik Can'ın delilleriyle yazmasına rağmen şiirin Mevlana'ya atfedilmesinin sürmesinden yakınır ve anlam değişikliğine işaret eder: "O “Ne kadar günahkâr olursanız olun Allah’ın rahmetinden ümidi kesmeyin” ayetinin dörtlük haline getirilmesidir. Bu Hz. Mevlana’nın fikirlerine tamamıyla uygundur." İnançer Mevlânâ'ya ait benzer bir başka sözün (“Biz güzeliz, gel sen de güzel ol”) olduğunu söyler.[6]

Mevlana’nın beyitlerinin yer aldığı Divan-ı Kebir nüshalarında bu dizeler yer almıştır. Ancak son yıllarda yapılan karşılaştırmalı metinlerle basılan nüshalarda bu ve buna benzer tartışmalı, Mevlana'ya ait olmadığı düşünülen beyitler ayıklanmıştır.

Şiir metni[değiştir | kaynağı değiştir]

« 

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi,
İster puta tapan ol yine gel, ,
Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,
Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz...
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.

 »

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b "Mevlana "gel" Demedi!". 22 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Eylül 2015. 
  2. ^ "Yakup Şafak, Mevlana'ya Atfedilen Yine Gel Rubaisine Dair, Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi, 2009" (PDF). 8 Mart 2013 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2014. 
  3. ^ "MEVLÂNA NASIL "GEL" DEDİ ?". 25 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Eylül 2015. 
  4. ^ ""Ne olursan ol, gel"me!". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Eylül 2015. 
  5. ^ "Yaşayan Son Mesnevîhan Şefik Can Hoca Efendi İle Mevlânâ Ve Mesnevî Üzerine Söyleşi Söyleşi | 39 / Aralık 2003 Yaşayan Son Mesnevîhan Şefik Can Hoca Efendi İle Mevlânâ Ve Mesnevî Üzerine Söyleşi". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Eylül 2015. 
  6. ^ "'Gel, ne olursan gel' Mevlana'ya ait değil". 29 Eylül 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Eylül 2015.