Dil gelişimi

Vikipedi, özgür ansiklopedi

İnsanlar arasında etkileşimi sağlayan dil; düşünce, duygu, istek ve deneyimlerimizi birbirimize aktarabilmeyi sağlar. Oldukça karmaşık bir iletişim sistemidir. İnsan yaşamının erken dönemlerinde bu doğrultuda başlayan dil gelişimi; ses, sembol ya da sözcüklerin o dile ait belirli kurallar çerçevesinde kullanılmasını ve gelişmesini kapsar.[1] Kültürel açıdan bakıldığında, çocukların genellikle 4-5 yaşına kadar olan dil gelişimi sürecinde seslerin nasıl sözcükler haline geldiğini ve bu oluşan sözcükleri kendi düşüncelerini ifade etmek için nasıl bir araya getirerek kullanabileceklerini öğrenebildikleri görülmektedir.[2] Bu öğrenme sürecinde en çok kendi aile ortamları ve yaşadıkları sosyal çevrenin etkili olduğu bilinmektedir.[3]

Dil gelişiminin inceleniş şekli[değiştir | kaynağı değiştir]

Literatürde dil kazanımı, alıcı dil ve ifade edici dil olmak üzere başlıca iki kategoride incelenmektedir:

Alıcı Dil: Sözel uyaranların duyu sinir ağı ve işitsel algısal süreçler aracılığı ile alınması ve anlaşılmasını ifade eder.[4]

İfade Edici Dil: Duyu-sinir ve motor sinir işlevler (örn. nefes alma, ses çıkarma, rezonans, artikülasyon mekanizmaları gibi) ile zihinsel kavramın bir ses imgesi aracılığıyla ifadesidir.

Bebekler dil öğrenmeye ilk etapta kullanılan dildeki sesleri öğrenerek başlarlar.[4] Bebekler ve çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar, ifade edici dil becerilerinden önce alıcı dil becerilerinde ustalaştıklarını ortaya koymaktadır.[5]

Teorik çerçevesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Dil edinimi konusunda farklı görüşler ortaya konmaktadır:

Davranışçı Yaklaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Başta B.F. Skinner olmak üzere davranışçı bakış açısında olan teorisyenler dil öğreniminde; pekiştirmenin, taklit etmenin ve yetişkinlerin verdikleri tepkilerin izlenilmesinin önemine vurgu yapmaktadırlar. Dolayısı ile davranışçı görüşte çevresel faktörler dil gelişiminde ilk sırada yer almaktadır. Bu süreçte özellikle  aile üyeleri ve diğer erişkinlerin vermiş olduğu gülümseme, sarılma gibi tepkilerle çocukların dili kullanma becerisi konusunda  şartlandırıldığı ve iletişimlerinin pekiştirildiği fikrine odaklanılmıştır. Yine bu yaklaşıma göre  aile üyelerinden başlayarak çocuğun yakın çevresindeki bireylerin değer yargıları, çocukla kurdukları ilişkilerinde çocuğun dil gelişimi üzerinde oldukça etkili olduğu belirtilmektedir [3].  

Sosyal Etkileşim Yaklaşımı[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu yaklaşıma göre dil öğreniminde sosyal ve kültürel ortam önemlidir. Çocuklar dili etkileşim ve iletişim bağlamında  öğrenirler.  

Nativist Yaklaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu yaklaşıma göre ise dil öğrenim becerisi doğuştan gelmekte ve genetik olarak da nesilden nesile aktarılmaktadır.

Biyolojik Yaklaşım[değiştir | kaynağı değiştir]

Dil gelişiminin biyolojik temellere dayandırıldığı bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın öncülerinden  Noam Chomsky, dil öğreniminde doğuştan sahip olduğumuz mekanizmaların kolaylaştırıcı etkisinden söz eder. Bu bağlamda insan beyninin, bireyin dilin yapısını anlamasına ve belirli dillere özgü kural ve özellikleri öğrenmek için stratejiler ve teknikler geliştirmesine olanak tanıyan bir dil edinim cihazına (Language Acquisition Device-LAD) sahip olduğunu savunur .[6]

Normal Konuşma Gelişimi[değiştir | kaynağı değiştir]

Konuşma gecikmesi olup olmadığının tespiti için öncelikle dil öğrenimindeki  basamakların bilinmesi önemlidir. Normal konuşma gelişiminde sırasıyla; agulama, babıldama, ekolali, jargon (anlaşılmaz konuşma), sözcükler, sözcüklerin bir araya getirilmesi ve cümle kurma  aşamaları birbirini izler. Aylara göre bakıldığında bebeklerde  1 ay-1 yaş arası "söz öncesi iletişim evresi"dir. Bu evrenin 2. ve 3. aylarında anne-babaların agucuklar olarak tanımladığı seslemelere sık rastlanır. 4. ve 6. aylarda [ba], [da] gibi ünsüz-ünlü sıralı mırıldanmalar (babıldama) başlar. 7. ve 9.  aylarda, [bababab], [adada] gibi evrensel özellikler taşıyan heceler üretilir. Çıkarılan [dada], [bababa], [mamam] gibi tekrarlı sesler ailelerin bebeklerinin gerçek sözcükler söylediklerini sanmalarına neden olur. "Söz düzeyi ilk sözcük evresi" olarak adlandırılan 12. ve 18. ay arasında çocuklar genellikle yaklaşık 10-50 arası kelime dağarcığına  ulaşırlar. Ekolalinin olduğu ve jargon sözcük kullanımının yoğun olduğu bu dönemde çocuğun konuşmasının  %20-25'i başkalarınca anlaşılabilir düzeydedir.  2 yaşına geldiklerinde en az 50 sözcük dağarcığına sahiptirler, iki kelimeli cümle kurabilirler, jargonlar büyük oranda azalmaya başlamıştır ve konuşmasının %60-70'i başkaları tarafından anlaşılır. 2-2.5 yaşları arasında çocukların konuşabildiği sözcük sayısı 400’e kadar çıkabilir, 2-3 sözcüklü cümleler kurabilir, isimleri ve zamirleri uygun şekillerde kullanabilir düzeye gelmiştir ve bununla birlikte ekolali azalmıştır. 2.5-3 yaş arasında çoğulları ve geçmiş zamanı kullanır, 3 nesneyi doğru sayabilir, 3-5 sözcüklü cümleler kurabilir ve konuşmasının %80-90'ı başkaları tarafından anlaşılır. 3-4 yaşlarda 3-6 sözcüklü cümleler kurabilir, sorular sorabilir, öykü anlatabilir ve konuşmasının tamamına yakını anlaşılır. 4-5 yaşlarında ise 6-8 sözcüklü cümleler kurabilir.[7][8]

Konuşma Gecikmesinin Nedenleri

Konuşma gecikmesinin olası nedenleri arasında zihinsel yeti eksikliği, işitme kaybı, maturasyonel dil gecikmesi, sözel anlatım bozukluğu, karışık dili algılama, sözel anlatım bozukluğu, bilingualizm, psikososyal yoksunluk, otizm, seçici konuşmazlık, serebral palsi sayılabilir.

Çevresel Faktörler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sosyoekonomik Etkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Boylamsal nitelikteki çalışmalarında farklı sosyoekonomik düzeydeki çocukların 0-3 yaş dönemindeki kelime edinimlerini  araştırmışlardır ve  çocuğun yetiştiği ev ortamındaki düşük, orta ve yüksek sosyoekonomik düzeyin çocukların duydukları kelime sayısını etkilediğini göstermişlerdir (Örn. Düşük SED 616 kelime, orta SED 1.252 kelime, yüksek SED 2.153 kelime).[9] Çocukların yaşadıkları sosyoekonomik düzeye göre üç yaşına geldiklerinde karşılaştıkları kelime sayıları arasındaki farkın, yaklaşık 30 milyona kadar çıkabildiği belirtilmektedir. Literatürde yer alan diğer araştırma sonuçları da ailelerin sosyoekonomik düzeylerinin ,[10][11][12][13]eğitim seviyelerinin[14][15] ve ev-içi okuryazarlık ortamlarının [16][17] çocukların kelime bilgileri ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Erken çocukluk döneminde çocukların dil gelişimi daha hızlıdır ve bu dönemde ailelerin çocuklarıyla birlikte kitap okuma, oyun oynama, şarkı söyleme ve sohbet etme gibi kelime açısından zengin etkileşim ve deneyimler sunmaları çocuklarının kelime hazinelerini artırmalarına katkı sağladı görülmüştür.[18][19][20]

Annenin Eğitim Durumunun Etkisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocuklarda hem alıcı hem de ifade edici dil becerilerinde anne eğitim durumunun kilit rolde olduğu ve bu becerilerin kazanımında anlamlı farklılıklara yol açtığı bulunmuştur. Anne ve babanın eğitim durumunun karşılaştırıldığı çalışmalarda annenin  eğitim durumu ile çocuğun alıcı ve ifade edici dil kelime testinden aldığı puanlar arasında pozitif bir ilişki olduğu belirtilirken babanın eğitim durumu  dikkate alındığında ise çocuğun sadece ifade edici dil kelime testinden aldığı puanların  anlamlı farklılık gösterdiği bildirilmiştir.[21]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Akpunar, G.Ş. ve Duman, G. (2019). Anaokulu çocuklarının ifade edici dil becerilerinin incelenmesi. Turkish Journal of Primary Education, 4(2), 98-111.
  2. ^ Smith, E.E., Nolen- Hoeksema, S., Fredrickson, B.L., Loftus, G.R., Bem, D.J. ve Maren, S. (2017). Atkinson& Hilgard: Introduction to Psychology(5). (Ö. Öncül ve D. Ferhatoğlu, çev.). Arkadaş Yayınevi. (2003).
  3. ^ a b Çakır, T. (2004). Çocukta dil gelişimi ve kuramsal yaklaşımlar. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (3), 139-162.
  4. ^ a b Karacan, E. (2000). Bebeklerde ve çocuklarda dil gelişimi. Klinik Psikiyatri, 3(4), 263-268.
  5. ^ Fraser, C., Bellugi, U. ve Brown, R. (1963). Control of grammar in imitation, comprehension and production. Journal of Verbal Learning and Verbal Behavior, 2, 121-135.
  6. ^ Dağabakan, F.Ö. ve Dağabakan, D. (2007). Dil ve çocukta dil gelişim kuramları. Milli Eğitim, 36(174), 155 - 161.
  7. ^ Toppelberg, C.O. ve Shapiro, T. (2000). Language Disorders: A 10-year research updates review. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, (39), 143-152.
  8. ^ Topbaş, S. (Ed.). (2000). Dil ve Kavram Gelişimi (4). Kök Yayıncılık.
  9. ^ Hart, B. ve Risley, T. R. (2003). The early catastrophe: The 30 million word gap by age 3. American Educator, 27(1), 4-9.
  10. ^ Aydoğan, Y. ve Koçak, N. (2003). Okul öncesi çocukların dil gelişimlerine etki eden faktörlerin incelenmesi. Millî Eğitim Dergisi, 159, 76-81.
  11. ^ Dereli, E. ve Koçak, N. (2005). Okul öncesi eğitime devam eden 4-6 yaş arasındaki çocukların ifade edici dil düzeylerinin bakım tarzı ve anne-baba eğitim düzeyi açısından incelenmesi (Konya ili örneği). Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 14, 245-253.
  12. ^ Erkan, P. (1990). Sosyoekonomik ve eğitim düzeyleri farklı olan ailelerin 48–60 aylar arasındaki çocukların dil yapılarının incelenmesi. [Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi]. Hacettepe Üniversitesi.
  13. ^ Rodriguez, E. T. ve Tamis‐LeMonda, C. S. (2011). Trajectories of the home learning environment across the first 5 years: Associations with children‟s vocabulary and literacy skills at prekindergarten. Child Development, 82(4), 1058-1075.
  14. ^ Koçak, N., Ergin, B. ve Yalçın, H. (2014). 60-72 aylık çocukların Türkçe dil kullanımı düzeyleri ve etki eden faktörlerin incelenmesi. KMÜ Sosyal ve Ekonomık Arastırmalar Dergisi, 16 (Özel Sayı II), 100-106.
  15. ^ Yıldırım Doğru, S. S., Alabay, E. ve Kayılı, G. (2010). Normal gelişim gösteren ve öğrenme güçlüğü olan çocukların sözcük dağarcığı ile dili anlama düzeylerinin belirlenmesi. İlköğretim Online, 9(3), 828-840.
  16. ^ Altun, D., Tantekin Erden, F. ve Snow, C. E. (2018). A multilevel analysis of home and classroom literacy environments in relation to preschoolers‟ early literacy development.Psychology in the Schools, 55(9), 1098-1120.
  17. ^ Lohndorf, R. T., Vermeer, H. J., Carcamo, R. A. ve Mesman, J. (2018). Preschoolers‟ vocabulary acquisition in Chile: the roles of socioeconomic status and quality of home environment. Journal of Child Language, 45(3), 559-580.
  18. ^ Niklas, F. ve Schneider, W. (2015). With a little help: Improving kindergarten children‟s vocabulary by enhancing the home literacy environment. Reading and Writing, 28(4),491-508.
  19. ^ Toub, T. S., Hassinger-Das, B., Nesbitt, K. T., Ilgaz, H., Weisberg, D. S., Hirsh-Pasek, K. ve Dickinson, D. K. (2018). The language of play: Developing preschool vocabulary through play following shared book-reading. Early Childhood Research Quarterly, 45,1-17.
  20. ^ Williams, K. E., Barrett, M. S., Welch, G. F., Abad, V. ve Broughton, M. (2015). Associations between early shared music activities in the home and later child outcomes: Findings from the Longitudinal Study of Australian Children. Early Childhood Research Quarterly, 31, 113-124.
  21. ^ Altun, D. (2019) 60-71 aylık okul öncesi dönemdeki çocukların alıcı ve ifade edici dil kelime bilgisinin teknoloji kullanımı ve ailesel faktörlere göre incelenmesi. Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 8(2), 1158-1182.