Beyrut Muharebesi (1912)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Koordinatlar: 33°53′13″K 35°30′47″D / 33.8869°N 35.5131°E / 33.8869; 35.5131

Beyrut Muharebesi
Trablusgarp Savaşı
Battle of Beirut (1912).svg
Beyrut Muharebesi'nde tarafların manevraları
Tarih24 Şubat 1912
Bölge
Sonuç İtalya'nın zaferi
Taraflar
 Osmanlı İmparatorluğu  İtalya
Komutanlar ve liderler
İtalya Krallığı Paolo Thaon di Revel
Güçler
1 zırhlı korvet
1 torpido botu
2 kruvazör
Kayıplar
1 zırhlı korvet
1 torpido botu
2 subay ve 49 er ölü, 19 yaralı
yok
140 sivil ölü, 200 sivil yaralı

Beyrut Muharebesi veya Beyrut Harekâtı,[1] 1911-1912 yılları arasında cereyan eden Trablusgarp Savaşı'nın bir parçası olarak 24 Şubat 1912 tarihinde, Beyrut yakınlarında Osmanlı ve İtalyan kuvvetleri arasında meydana gelen deniz muharebesidir.

Trablusgarp Savaşı devam ederken İtalyan kuvvetlerinin Libya sahillerine çakılıp kalmaları ve iç bölgelere bir türlü girememesi üzerine İtalyan hükûmeti, On İki Ada ve diğer bazı Osmanlı şehirlerini baskı altına alarak Osmanlı hükûmetini bir barış antlaşması imzalamaya zorlamaya karar verdi. İtalyanların saldırmayı düşündüğü şehirlerden biri de Beyrut'tu. Beyrut bir Osmanlı şehri olmasına karşın Fransız nüfuzunun yoğun olduğu bir bölgeydi; şehirde çok sayıda Avrupalı yaşıyordu. Aynı zamanda Beyrut bütün ilahi dinlerce kutsal sayılan Kudüs'ün bir kapısı durumundaydı. İtalya'nın Beyrut'a saldırısı, sadece Osmanlı İmparatorluğu'nu değil diğer Avrupa devletlerini de rahatsız edecek; bunun sonucunda büyük devletler barışa zorlamak için Bâb-ı Âli'ye baskı yapacaklardı.[kaynak belirtilmeli]

Bu gerekçelerle 24 Şubat 1912'de bir İtalyan filosu Beyrut'a saldırdı; limanda bulunan iki Osmanlı gemisi batırıldı ve şehir topa tutuldu. İtalya'nın Beyrut'u bombardımanı, büyük devletleri harekete geçirdi. 9 Mart 1912'de büyük devletlerin Roma'da bulunan elçileri, İtalyan Dışişleri Bakanı San Giuliano ile ayrı ayrı görüşerek hükûmetlerinin savaşı sona erdirmek için taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını bildirdiler. Ayrıca Trablusgarp Savaşı Libya ile sınırlı kalmayıp, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz bölgesine de yayılmıştı. Bu gelişmelerden ötürü Beyrut bombardımanı, Kızıldeniz bölgesinde yer alan ve Osmanlı sınırına yakın Eritre ve Somali gibi İtalyan sömürge bölgelerinin güvenliğinin sağlanması ve bu bölgelere sevkiyatın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlaması bakımından da İtalyanlar için faydalı sonuçlar sağlamıştır.

Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

Trablusgarp Savaşı sırasında İtalyan ordusu, Akdeniz'deki Osmanlı deniz kuvvetlerinin İtalyan Doğu Afrikası'na giden ikmal ve asker gemilerine yönelik baskın düzenlemesinden çekiniyordu. Böyle bir baskın olasılığını önlemek için Tuğamiral Paolo Thaon di Revel'e Beyrut limanını temizlemesi ve orada bulabileceği Osmanlı donanma gemilerine saldırması emredildi. Revel'in gücü Giuseppe Garibaldi ve Francesco Ferruccio zırhlı kruvazörlerinden oluşuyordu.[2] Her iki kruvazör de Giuseppe Garibaldi sınıfındandı ve taretlere monte edilmiş ikişer adet 10 in (250 mm) top, onar adet 6 in (150 mm) top, altışar adet 4,7 in (120 mm) top, onar adet 6 librelik top, onar adet 1 librelik top, ikişer Maxim makineli tüfek ve beşer torpido tüpüyle donatılmıştı.[3]

Beyrut'taki Osmanlı kuvvetleri kazamatlı zırhlı korvet Avnillah ve torpido botu Ankara'dan oluşuyordu.[4] Osmanlı İmparatorluğu Avnillah'ı savaş öncesinde kaçakçılığı önlemek üzere şehre göndermişti. Her iki gemi de Beyrut limanına dayanarak devamlı kıyı devriyesindeydi.[5] Ankara, 1906'da tamamlanan, iki 37 mm'lik top, iki adet 14 in (360 mm) çapında torpido tüpü ve tüp başına iki torpido ile donatılmış, nispeten yeni bir gemiydi.[6] Buna karşılık, Avnillah 1869'da inşa edilmiş, antika bir zırhlı korvetti. 1907'deki yeniden inşasında dört adet 3 inçlik top ve sekiz adet 6 librelik top ve 14 in (360 mm) çapında tek bir torpido tüpüyle donatılmıştı. İki gemi de düşük hızları sebebiyle Osmanlı donanmasının geri kalanıyla bir arada çalışmaya uygun değillerdi.[5] Savaşın başında Avnillah saatte 7 mil, Ankara ise 12 mil hız yapabilmekteydi.[7]

Gemiler Beyrut'a atandığında Avnillah komutanının elinde olası bir savaşta yapacağı görevler, hatta muharebe usulleri öğreten talimnameler bile bulunmamaktaydı. Gemi komutanı Binbaşı Şemsettin[8] Bahriye Nezâreti'ne gönderdiği ısrarlı istekler sonucunda Nezaret Müsteşatı Amiral Rüstem'den aldığı talimat eşit kuvvetle mendirek önüne çıkarak çatışmaya girmesini, eğer daha üstün kuvvet karşısında kalırsa önce düşmanı Beyrut açık bir şehir olduğu için bombardıman edemeyeceği konusunda uyarmasını, düşmanın saldırması durumunda umut kalmayana dek muharebe etmesini ve mürettebat ile cephaneyi kıyıya çıkartıp kendi gemisini batırmasını kapsıyordu. Ancak bu talimat, içinde askeri kuvvet bulunan Beyrut limanı uluslararası anlaşmalara göre açık şehir olmadığı için uygulanabilir değildi. Dahiliye Nezareti gemilerin geri çekilmelerini istese de Bahriye Nezareti bu isteği kabul etmemişti.[9] Sonuç olarak Osmanlı kuvveti, İtalyanlar karşısında çok daha zayıftı ve yaklaşan savaşta ciddi oranda dezavantajlıydı.[10]

Muharebe[değiştir | kaynağı değiştir]

Beyrut Limanı'nda İtalyanlar tarafından batırılan Avnillah zırhlı korveti (1912)

20 Şubat 1912'de Augusta'dan denize açılan iki İtalyan kruvazörün orijinal görevi Mersin ile Silifke arasındaki kıyıları kontrol etmekti. Yoldayken donanma komutanlığından aldıkları emir üzerine, 24 Şubat 1912'de şafak vaktinde Beyrut Limanı'na vardılar.[11] Bu esnada Avnillah limanın içinde, gümrük antreposunun 50 metre açığında, liman ağzına karşı mendireğe iskele bordasını vermiş, iki 150 mm ve üç 75 mm topunu kullanmaya uygun bir pozisyonda demirliydi. Ankara da rıhtımdan sekiz metre ileride bağlı duruyordu.[12] Avnillah eratı sabah namazının ardından ufukta gördükleri dumandan komutanlarını haberdar etmişler, muharebe pozisyonu almışlardı. İtalyan amiral, uluslararası ihtilafa yer vermemek için limandaki Osmanlı gemilerinden kendilerini belli etmelerini isteyen işaret flaması çekti ve buna dikkat çekmek için bir ikaz topu ateşledi.[11][2] Bu ilk mermi Avnillah komutanı tarafından muharebenin başlaması olarak değerlendirildi. Bunun üzerine Avnillah 150 mm'lik ve 75 mm'lik birer topuyla cevap vermiş, mermiler Ferruccio'nun yakınına düşmüştü.[8] İtalyanların ateşi kesmesi üzerine Avnillah'taki Osmanlı komutanı İtalyan gemilerini görünce düşmanla haberleşmek için ateşkes bayrağı altında bir işkampavya gönderdi. Müzakereler devam ederken Osmanlı komutanı, Ankara'ya limanın mendireği yakınında konum almasını emretti. Amiral Revel, saat 07:30'da Beyrut valisine gönderdiği ve iki savaş gemisini saat 09:00'a[a] kadar teslim etmesini isteyen bir ültimatomla Osmanlı işkampavyasını geri gönderdi.[13] Mesaj saat 08:30'da vali tarafından alındı. Vali bir teslimiyet emri çıkarma sürecindeydi, ancak bu emir İtalyanların verdiği son mühlete kadar İtalyanların eline ulaşmadı. Bunun üzerine göre İtalyanlar saat 09.00'da limandaki Osmanlı gemilerine saldırmaya başladı.[14][b] Bu esnada bir İtalyan hastane gemisi de menzil dışında beklemekteydi.[12]

Beyrut Limanı'ndaki Ankara torpido botunun su üzerinde kalan bacası (1910'lar)

İtalyanlar Osmanlı korvetine 6.000 metre mesafeden ateş açtı. Attıkları ilk salvo mendirek önüne ve içine düştü. Avnillah bu ateşe 09.35'e kadar bir 150 mm ve iki 75 mm topuyla[15] etkisiz bir şekilde karşılık verdi. İlk salvodan altı dakika sonra Avnillah baş güvertesinden isabet aldı, geminin yapısı sebebiyle yangına etkili şekilde müdahale edilemedi. Garibaldi'nin isabet ettirdiği ikinci mermi cephanelik kapısını vurdu ve bir eri yaraladı, üçüncü mermi baş batarya yanında patladı, dördüncü mermi ise baş bataryaya isabet ederek tüm batarya mürettebatını öldürdü. Ardından ikinci batarya da isabet aldı ve batarya mürettebatı öldü; cephanelik kapısının aldığı hasardan ötürü toplara cephane aktarılamaz duruma gelindi ve ateş kesildi.[16] Ağır hasar alan ve karşısında üstün silah gücü bulunan Osmanlı korveti sancağını indirdi ve mürettebat gemiyi 09.30'dan itibaren terk etti.[2][17] [18]

Bu noktada Garibaldi, limana yaklaşarak Ankara ile 600 metre mesafeden çatışmaya girdi, ancak gemiye zarar veremedi.[2] Garibaldi daha sonra bir torpido ile Avnillah'ı batırmaya çalıştı ancak ıskaladı. Torpido, yakınlarda demirleyen birkaç tekneye çarptı ve altısını batırdı.[19] İtalyan kruvazörü ardından Osmanlı korvetinin ortasına isabet eden ikinci bir torpido fırlattı. Saat 11:00'de zırhlı korvet sığ suya battı, iki kruvazör kuzeye çekildi.[20] Ancak muharebe sona ermemişti; 13.45'te İtalyan kruvazörleri geri döndü ve bir kez daha Osmanlı kuvvetleri ile çatışmaya girdi. Limanda kalan tek savaş gemisi kruvazörlere göre çok daha küçük olan Ankara torpido botuydu, yaklaşan Ferruccio ile üç dakikalık bir çatışmanın ardından Ankara da battı. Çatışma sona erdiğinde iki İtalyan kruvazörü batıya, Tobruk'a doğru yola çıktı.[21][16] Muharebede Avnillah mürettebatından 2 subay ve 49 er öldü, 19 kişi yaralandı. İtalyan gemilerinde ölü veya yaralı yoktu.[16][18][22] Beyrut şehrinde ise 140 kişi ölmüş, 200'den fazlası yaralanmıştı.[22]

Sonuçlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Muharebede Beyrut'taki Osmanlı deniz gücü tamamen yok edildi ve bölgedeki İtalyan nakliyelerine yönelik tek Türk deniz tehdidi ortadan kaldırıldı. İtalyanlar bu sayede savaşın geri kalanında Güney Akdeniz'de tam deniz hakimiyetini elde tuttular. Osmanlı tarafındaki kayıplar ağırdı. Her iki Osmanlı savaş gemisi de battı, buna karşılık İtalyan gemileri Osmanlı savaş gemilerinden doğrudan isabet almadı ve herhangi bir kayıp vermedi.[23] Avnillah, Trablusgarp Savaşı'nda batan tek zırhlı gemiydi.[24] Hasar Osmanlı donanma gemileriyle sınırlı değildi, şehir de ağır hasar almıştı. Kruvazörlerden gelen serseri mermiler şehre büyük hasar vermiş ve bir çok yangın çıkartmıştı. Yangınlar birkaç bankayı, şehrin gümrük binasının bir kısmını ve diğer binaları tahrip etmişti. Bombardıman ve yangınlar ve sonucunda şehirde 66 sivil öldü, yüzlerce sivil yaralandı.[21] Şehrin bombardımanının kasten mi yapıldığı, yoksa başarısız topçu atışları sebebiyle mi olduğu konusu tartışmalıdır.[25]

İtalyanların Beyrut'taki eylemlerine misilleme olarak muharebeden dört gün sonra Osmanlı hükümeti Beyrut, Halep ve Şam vilayetlerine tüm İtalyan vatandaşlarını kendi yetki alanlarından sürmelerini emretti; bu emir 60.000'den fazla İtalyan'ın bölgeden sınır dışı edilmesiyle sonuçlandı. İtalyan vatandaşlarının bölgeden misilleme yoluyla sınır dışı edilmesine rağmen, muharebe sayesinde İtalyan kuvvetleri Süveyş Kanalı'na yaklaşımlarda tam bir deniz üstünlüğü sağladı. İtalyanlar bu sayede Eritre'deki kuvvetlerini artık tereddüt etmeden takviye edebilir ve bölgeye yönelik Osmanlı tehdidinin çoğunu ortadan kaldırabilirdi. Böylece savaş hem stratejik hem de taktik açıdan bir İtalyan zaferiydi.[21]

İtalyanların Beyrut saldırısı üzerine Suriye kıyılarında çıkarı olan Fransa ile İtalya arasındaki ilişkileri gerginleşti.[12][26] Birleşik Krallık da İtalyanlara savaşı Kuzey Afrika'yla sınırlı tutma ve Akdeniz ile Ege'deki Osmanlı limanlarına saldırmama konusunda diplomatik baskı yapmaya başladı. İlerleyen aylarda İtalyanlar donanmalarının bu şekilde agresif kullanımını sınırladılar.[26]

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Bazı kaynaklara göre 09.30[8]
  2. ^ İtalyan kaynaklarına göre Amiral Thaom di Revel ültimatom bitimine kadar beklemiş, Türk kaynaklarına göre ise süre bitiminden 10 dakika öncesinde ateşe başlamıştır.[8][12]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel
  1. ^ Willson, H. W. (Nisan 2007). Zırh Devrinde Deniz Muharebeleri. 1. Kitap Yayınevi / Tarih ve Coğrafya Dizisi. s. 366. ISBN 9789756051566. 
  2. ^ a b c d Earle 1912, s. 1092.
  3. ^ Brassey 1898, s. 36.
  4. ^ Beehler 1913, s. 54.
  5. ^ a b Büyüktuğrul 1974, s. 75.
  6. ^ Gardiner 1985, s. 392.
  7. ^ Büyüktuğrul 1974, s. 78.
  8. ^ a b c d Büyüktuğrul 1974, s. 80.
  9. ^ Büyüktuğrul 1974, ss. 76-77.
  10. ^ Gardiner 1985, s. 389.
  11. ^ a b Büyüktuğrul 1974, s. 79.
  12. ^ a b c d Genelkurmay 1980, s. 102.
  13. ^ Article 5 – No Title (PDF). The New York Times. 26 Şubat 1912. s. 1. 17 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 4 Ekim 2020. 
  14. ^ Hidden 1912, s. 456.
  15. ^ Genelkurmay 1980, ss. 102-103.
  16. ^ a b c Büyüktuğrul 1974, s. 81.
  17. ^ Büyüktuğrul 1974, s. 84.
  18. ^ a b Genelkurmay 1980, s. 103.
  19. ^ Beehler 1913, s. 97.
  20. ^ Beehler 1913, s. 55.
  21. ^ a b c Earle 1912, s. 1094.
  22. ^ a b Langensiepen & Güleryüz 1995, s. 16.
  23. ^ Beehler 1913, s. 106.
  24. ^ Sondhaus 2001, s. 218.
  25. ^ Childs 1990, s. 122.
  26. ^ a b Childs 1990, ss. 120-125.
Genel

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]