Şeyhî

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Şeyhi sayfasından yönlendirildi)

Şeyhî (?-1431) Kütahya doğumlu Türk Divan şairi.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Asıl adı Yusuf Sinanüddin veya Yusuf Sinan'dır. Germiyanlı Şeyhi ya da Hekim Sinan olarak da bilinir. Babasının adı Mecdüddin'dir.[1] Orhan Gazi ve I. Murat'a vezirlik yapmış olan Sinanüddin Fakıh Yusuf Paşa ile karıştırılmamalıdır.

Şeyhi'nin doğum tarihi bilinmese de, Kütahya'da doğduğu ve çocukluğunu burada geçirdiği bilinmektedir. Şair Kasım İzarî, kız kardeşinin oğludur. Bazı kaynaklarda, 1371 yılında doğduğu belirtilse de bu tarihin doğruluğu ispatlanmamıştır.

Şeyhi, bilime olan merakı ile İran'a gitmiş; burada başta tıp ve tasavvuf olmak üzere yoğun bir eğitim görmüştür. Öğrenimini tamamlayarak Anadolu'ya geri dönmüştür. Bu sıralarda Hekim Sinan olarak anılmaktadır. II. Yakub Bey'in hem hekimi hem de sohbet arkadaşıdır. Tıpta en ziyade mahareti göz hastalıkları üzerinedir.[2] Bir hekim olarak ünlenen Şeyhi'nin tedavi ettiği hastalar içinde Sultan Mehmed Çelebi de vardır. Bu tedavi üzerine Çelebi Mehmed'in ricası üzerine II. Yakub Bey Şeyhî'yi Osmanlı'nın hizmetine vermiştir.[3]

Şeyhî son zamanlarını memleketi Kütahya'da geçirmiştir. Köyüne dönüşünde (muhtemelen köylülerce) soyulur, dövülüp saldırıya uğramıştır.

Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, genel kanı 1431 yılında öldüğü üzerinedir.[4][5] Türbesi Kütahya'da Şair Şeyhi Dumlupınar Mahallesi'nde bir ziyaret yeridir.[6]

Çalışmaları ve Edebî Kişiliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Şeyhî, kaside ve mesnevide zamanının en ileri gelen şâiri idi. Köyünde uğradığı saldırı üzerine Harnâme (Eşeknâme) isimli mesneviyi yazar. Bu fabl eserde, kaderi yük taşımak olan bir eşeğin semiren öküzlere özenmesi üzerine başına gelenler mizahi ve alegorik bir dil ile hicvedilmiştir. Kendisinin şiirde üstadı Ahmedî'dir.

Hacı Bayram Veli'den fazlasıyla etkilenmiş ve onun dervişi olmuştur. II. Murat zamanında saraya çok yakın olan Şeyhi, padişahın hekimlerindendir. Bizzat padişahın isteği üzerine Hüsrev ü Şirin'in Türkçe tercümesini yazmaya başlamıştır. Bu eserini tamamlayamadan ölmüştür. Eseri kız kardeşinin oğlu Cemâlî Germiyanî tamamlamıştır.

Şeyhi erken dönem Divan Edebiyatı şairlerindendir ve divan edebiyatının gelişmesine büyük katkısı olmuştur. Tasavvufi bir kişilik olmasına ve tasavvuf eğitimi almış olmasına rağmen eserlerinde tasavvufi öğeler bulunmamaktadır. Din dışı şiirler yazmayı tercih etmiştir.

Başlıca Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

, Ayrıca edebi eserlerinin yanında tıpla ilgili eserlerden kaleme almıştır. Bunlar:

Eserlerinden örnek[değiştir | kaynağı değiştir]

Gelir Redifli Gazelinden:

Can bülbili teferrüc-i dîdâr kılmasa
Firdevs bostânı gözüne kafes gelür

Her bî-haber ne bile mahabbet safâsını
Nâ-merde aşk u derd hevâ vü heves gelür

Bilmez kimesne kaafile-i dûstdan haber
Geh geh budur kulaguma bang-ı ceres gelür

Şeyhî ko peşpeşeyi dahı şehbâzı kıl şikâr
Sîmüg-i himet olana âlem meges gelür

(Vezin: Mef’ûlü failâtü mafâilü fâilün)

Değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

Akşemseddin'in onun hakkında "Âferin Germiyân Türkî" diyerek övdüğü belirtilir.
Rivâyet olunur ki Akşemseddin bir nice sûfîler ile halvetde oturur iken nâ-gâg âferîn Germiyân Türkî didi ve yine sükût eyledi. Halvetden çıkdıkdan soñra şeyh hoş-hâtır oldıgı zamânda olanlarıň biri şeyhuň âferîn Germiyân Türkî didüginden su'âl eyledi. Şeyh cevâb virüp 'âlem-i sülûkda merâtib-i 'anâsırdan merâtib-i eflâke 'urûc itdüm dördüncü âsmâna çıkdum anda melâ'ikeye emr olmuş bu beyti okırlar:
Ey kemâl-i kudretüň nefhinde 'âlem bir nefes
V'ey celâl-i 'izzetüň bahrinde dünyâ keff ü hes
Bu beyti ne okursız didüm eyitdiler meger Germiyân ilinde Şeyhî dirler bir şâ'ir vardur bu beyti ol söyledi Allâh Te'âlâya hoş geldi bize buyurdı bu beyti tesbîh eyledük."

Şeyhî ile ilgili bir diğer olay da Fatih Sultan Mehmed ile Şeyhî'nin yeğeni İzârî Çelebi arasında geçen bir konuşmadır. Fatih, medreselerinin inşâsı bittikten sonra bunları zamanın fâzıllarına tevzî' eder ve bir ziyafet verir. Sofrada herkese şerbet ikrâm edildiği halde Molla İzârî tereddüt edip dururken Fatih nedir diye sorar.
Aynı zamanda şâir olan İzârî, Fatih'in maksadını anlayarak ona bir beyit ile cevap verir. Bu elimde tuttuğum bizim Türkman şerbetimizdür manalarında tevriya ihtivâ' eden bu cevap, İzârî Türkmen asıllı olduğu için padişâhın çok hoşuna gider ve ihsânlarda bulunur.[7]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Germiyanoğlu II. Yakub Bey'in Şaban 825 tarihli vakfiyesinde yazar
  2. ^ Uzunçarşılı, İ.H. Kütahya Şehri, İstanbul Devlet Matbaası, 1932, s, 267, 268
  3. ^ 825 tarihli Germiyan oğlu Yakub Bey vakfiyesinde Şeyhî'nin şâhitler arasında bulunduğuna bakılırsa bu tarihte yine eski efendisinin yanına geri döndüğü anlaşılır. Sonradan tekrar Osmanlı padişahının yanına gitmiştir
  4. ^ Müstakimzâde Süleyman Sa'deddin Efendi, Mecalletün Nisâb adlı eserinde 1451 Nisan/Mayıs aylarında öldüğünü yazar
  5. ^ Halet Efendi kitapları Numara 628 da 1423'te gösterse de 1428'de Germiyanoğlu II. Yakub Bey'in Edirne'ye seyahatinde beraberinde bulunduğu ve onun vefatına mersiye yazdığına göre 1428'den sonra öldüğü kesindir
  6. ^ Evliya Çelebî, Seyahatnâme, 9. cilt
  7. ^ Güler, K., Türkmen, U. Kütahya Sanatçıları, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Kültür Hizmeti, 2013, s.240

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]