Enderûnlu Fâzıl

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Osmanlı döneminde toplatılan ilk kitap olan Zenanname'nin bir nüshası.


Enderûnlu Fâzıl (1759 - 1810), 18. yüzyılda yaşamış olan divan şairlerindendir. Enderûn mektebinde yetiştiği için "Enderûnlu" lâkabını almıştır. Akkâ’da doğdu. Asıl adı Hüseyin'dir. Akkâ muhafızı Zâhir Ömer’in torunudur. Babası öldürülünce Fazıl ve kardeşi Hasan amcaları ile birlikte İstanbul’a getirildi. Hükümdarın fermanı ile kendisi ve kardeşi 1775’te Enderun’a alındı.Sefahate düşkünlüğü ve aşk maceraları dolayısıyla saraydan çıkarıldı İstanbul sokaklarında on iki yıl serseri bir hayat sürdü. Daha sonra devlet büyüklerine yazdığı övgü dolu kasidelerle memurluk talep etti. Anadolu ve Rumeli'de memuriyetlerde bulundu. Hicivlerinden rahatsız olanlarca şikayet edildi ve 1214’te Rodos’a sürüldü. Rodos’ta iken gözlerini kaybetti. Daha sonraki on yılını yatakta geçirdi. Ölmeden bir- iki yıl önce gözlerinin açıldığı belirtilmektedir. 1810'da ölmüştür. Osmanlı döneminde toplatılan ilk kitap olan[kaynak belirtilmeli] Zenanname'yi (Kadınlar Kitabı) yazan şairdir.[1]

Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Defter-i Aşk'ta şâir, başından geçen aşk mâceralarını hikâye eder. Saraya alınışını, Enderûn'daki bazı delikanlılara aşık olunca kovuluşunu, sefâletini ve bir Çingene genciyle olan gönül ilişkisine yer verir.

Hûban-nâme'de (Güzel Oğlanlar Kitabı), dünyanın çeşitli uluslarına mensup delikanlıların cinsel ve fiziksel özelliklerini anlatır. Sevgilisi, diğer ülkelerin güzel erkeklerini de öğrenmek istediğini söyler ve Fâzıl bu isteği yerine getirmek için kaleme sarılır.

Zenannâme'de İngiliz ve Rus kadınlarını birbirinden ayıran cinsel özelliklerden, kadınlar hamamında nasıl kavga edildiğine ve İstanbul’da kaç çeşit kadın yaşadığına ilişkin çarpıcı bilgiler yer almaktadır.

Çengi-nâme'de ise Fâzıl’ın, İstanbul’daki meşhur köçekleri tasvir ettiği bir eseridir. Rakkâsnâme diye de bilinir.

Divan, dini şiirler, devrin büyüklerine övgüler ve yine delikanlılar için yazılmış gazellerle doludur. Fâzıl bu şiirlerle kendisine özgü bir tarz yaratır, o güne kadar söylemeye cesaret edemediği bazı ifadeleri açıkça kullanır.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]